tneyisci@akdeniz.edu.tr

Turizmin yel değirmenleri

Turizmin yel değirmenleri
Konu ya da alan ne oluşa olsun, bizim eğitim sistemimiz kavramların derinlemesine irdelenmesine gerekli önemi hiç vermemiştir.

Kavramlar anlaşılmadan konuların anlaşılması olası değildir. Önce turizm dışından bir örnek; küresel iklim değişikliği. Tartışmaları inceleyiniz. Bu başlık altında “küresel ısınma” konusunu tartışmakta olduğumuzu göreceksiniz. İklim çoğul ve çok yönlü bir kavramdır. Isınabilir de soğuyabilir de. “İklim” sayısız değişkenin (sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yükselti, yön, vb.) ortak etkisiyle ortaya çıkan bir rejimin adıdır. Oysa “ısınma” tekil ve tek yönlüdür. İklim değişimini anlamadan ısınmayı, anlamış gibi görünmenin dışında, anlamak mümkün değildir. Örnekler çoğaltılabilir.

Gelelim Turizme. Turizm konusunda yazılan çizileni, söylenen duyulanı inceleyiniz. Turizm başlığı altında otelciliği tartışmakta olduğumuzu göreceksiniz. Tıpkı iklim kavramında olduğu gibi, turizm kavramı da çoğul ve çok yönlü bir sistemsel kavramdır. Oysa otelcilik tekil ve tek yönlü bir kavramdır. Turizmi anlamadan otelciliği anlamak olası değildir. Sorun burada.

Turizm kanaat önderlerinin sıklıkla 50-80 sektörle ilişki içinde olduklarını ileri sürmeleri, turizm sistemiyle ilgili değil, otelcilikle ilgili bir söylemdir. Turizm, somut ya da soyut, yaşama ilişkin, yaşama dokunan her şeyle ilgili, ilgili olması zorunlu bir sektördür.

İnsanlar oteller olduğu için turizm etkinliğine katılmazlar, dinlenme, eğlenme, öğrenme, yaşamdan keyif alma, hava atma, verim güçlerini artırma, macera yaşama, vb. gereksinimlerini, taleplerini karşılamak için turizm etkinliklerine katılırlar. Burada otel, bu taleplerin bazılarını da karşılayabilen sıradan bir araçtan başka bir şey değildir.

Turizm kavramı bu derinlikte anlaşılamadığı zaman turizm politika ve stratejileri otel inşa etme ve yataklarını dolduracak insanları bekleme üzerine oturtulmak zorunda kalır. Bu tek boyutlu, talebi dikkate almayan, pasif bir turizm anlayışıdır.

Çok tartışılan konulara bu perspektiften bakıldığında çok farklı bir manzara görülebilir.

Güneş, deniz, kum ya da kitle turizmi dediğimiz şey kötü bir şey değildir, ancak kötü uygulanan, iyi uygulanan kitle turizminden söz edilebilir. Kitle turizminin temel ürünlerinin klasik sıralanışı deniz, kum, güneş biçimindedir. Oysa insanların öncelikli talebi güneştir. Deniz başka, güneşin yeteri sıcaklıkta olmadığı yerlerde de vardır. Doğru sıralama güneş, deniz kum olmalıdır. Bu küçük ama anlamlı bir farklılıktır. Kavram üzerinde kafa yorulduğunu gösterir. Kitle turizminden yüksek gelirler elde edilebileceği gibi, zarar da edilebilir. Bireysel turizm için de geçerlidir bu kural.

Kendi içinde farklılıklar içeren kitle turizmi, kitle turizmini besleyen taleplere uygun alanlarda, uygulanır, uygulanmalıdır. Antalya özelinde, kitle turizmi için Manavgat-Alanya arasındaki alan son derecede uygundur ve buradaki tesisler bu uygulamadan yüksek gelirler de elde etmişlerdir. Yanlış olan, Belek, Titreyen Göl ve Kemer gibi bireysel turizm taleplerine uygun özgün alanların kitle turizmi alanlarına dönüştürülmüş olmasıdır. Bu alanlar sadece güneş-deni-kum alanları değil, bunlara ek olarak, orman, ağaç, dağ, sulak alan, yaban hayatı, kumul, tenhalık gibi farklı ve özgün değerlerin de alanıdırlar. Yanlış olan budur ve tümüyle turizm kavramının derinlemesine kavranamamış olmasıyla ilgilidir.

Kitle turizmine tepki olarak ortaya çıkan farklı taleplere uyumlu turizm uygulamalarına bireysel turizm diyelim. Bireysel turizm de kendi içinde pek çok farklılıklar içerir. Bu farklılıkların hepsinin nesnel ve tinsel temelleri vardır ve farklı talep gruplarından insanların taleplerini karşılayabilme potansiyeline sahiptirler. Bu farklılıklar araştırılıp irdelenmeden turizm kavramı anlaşılamaz.

Kitle turizmini talep edenler vardır ve güneş-deniz-kumun birlikte bulunduğu her yerde, her zaman olacaktır da. Kitle turizmi hiçbir turizm biçiminin alternatifi değildir. Aslında turizm talep, ürün, sunum ve uygulamalarının hiçbiri diğer talep, ürün, sunum ve uygulamalarının alternatifi değildir, destekleyicisidir. Turizm pek çok talebin, ürünün, sunumun ve uygulamanın birlikte talep edildiği, üretildiği, sunulduğu ve uygulandığı bir etkinlikler bütünüdür.

Turizmi kitle turizmi, kültür turizmi, kongre turizmi, bireysel turizm gibi adlar altında parçalayarak kategorize etmek turizm kavramının derinlemesine anlaşılamamış olduğunun kanıtıdır. Örneğin doğada yürürken sadece doğa ile ilgilenmezsiniz. Kaldı ki doğa bile ağaç, kuş, dağ, ırmak, çiçek gibi pek çok farklılığı içeren çok zengin bir kavramdır. Doğa yürüyüşü sırasında köyden geçerken sosyal, kültürel, bir meyve bahçesi ya da tarladan geçerken tarım, ekonomi, bir ırmağı geçer ya da dağa tırmanırken jeoloji, iklim gibi farklı konularla da etkileşime girebilirsiniz. Tıpkı kongre turizmine sadece kongre için gidilmediği, yanında önceden tasarlanmış bazı taleplerin karşılanabilmesinin de seçimde etkin olduğu gibi.

Her şey dahil konusundaki tartışmalarımız da benzer özellikler gösteriyor. Yanlış olan her şey dahil sistemi değil nere de ve nasıl uygulanacağı konusunda kafa yorulmamış olmasıdır. Basite indirgeyerek, kitle turizmi uygulamaları her şey dahil sistemi için de uygun alanlardır. Eğer bireysel turizme uygun alanlarda uygulanıyorsa yanlıştır. Bireysel turizm müşterileri ile kitle turizm müşterileri arasındaki talep, beklenti farklılıkları irdelenmeden ve somut biçimde ortaya konulmadan hepsine birden aynı ürünü pazarlamak büyük yanlıştır. Ve ülkemiz bunu başarmıştır.

Antalya’nın ilk her şey dahil sisteminin (küçük farklılıklara takılmayın) ilk turistik tesisinde (1970’li yıllar) başarıyla uygulandığının altını daha önceki bir yazımda çizmiştim.

Sözün özü ve kısası: turizm sektörü yel değirmenlerine karşı…

Not: bu kısa metinde kaç turizm kavramı eleştirilmiştir?


Bu Makale 13.06.2020 - 16:08:00 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.