mevlut.yeni@sabah.com.tr

Sivrisinek turizmi ve çarpık yapılaşma!

Sivrisinekle bir türlü yapamadığımız mücadeleyi her sene iş işten geçtikten sonra biz gazeteciler yazar dururuz.
Belediyelerden gelen yanıtlar yine bilinen “parasızlık”  edebiyatı üzerinedir. Olan yine bizim sade vatandaşımıza, tatil için Antalya’yı seçen yerli ve yabancı misafirlerimize oluyor.

Geçtiğimiz haftasonu Belek bölgesinde dünyanın en lüks tesislerinden birindeydik dostlarla. Sohbet buluşması  sivrisineklerin istilası yüzünden keyifsiz geçti desem sanırım yanlış söylememiş olurum. Ortalıkta misafir görmeyince konuğu olduğumuz tesisin müdürüne sordum “Turizm rekor kırıyor, sizde doluluk oranı düşük mü” diye. Cevap vahimdi, çünkü misafirler sinekten odalarına kapanmıştı adeta.

Hiç abartmıyorum sadece turistik tesislerde değil tatil bölgelerindeki merkezlerde de sivrisinekten uyumak neredeyse imkansız. Sivrilerle mücadelenin belirli dönemleri var ve eğer o kuluçka dediğimiz üreme döneminde onları inlerinde halletmezseniz ayaklandıktan sonra mücadele etmeniz imkansız gibi.

Her zaman olduğu gibi bir kez daha özellikle sivrilerin istilasına uğrayan Antalya merkezini yöneten Belediye Başkanları başta olmak üzere Belek ve Kadriye Belediye Başkanları  ile bu tür hizmetlerden sorumlu olan birliklerin yöneticilerine sivrilerle daha etkin mücadele etmeleri için gereğini yapmaları konusunda çalışmalara başlamalarını isteğimizi bir kez daha yineliyoruz. 

Akdeniz Radyo’dan bakınca...

Dün öğleden sonra İdris Taş  ve Murat Seyirci’nin Radyo Akdeniz’de birlikte hazırlayıp sundukları “Antalya Burada” isimli programın ilk konuğuydum. Radyo Akdeniz Güllük Caddesi üzerinde 10 katlı bir binaya taşınmış. Binanın son katı denize doğru bakıyor, süper bir manzarası var. Yalnız süper manzaranın içinde bizim betonkent Antalya’nın en çarpıcı örneğini de görmek mümkün.

Antalya’ya nasıl ihanet edildiğini sanırım bu radyoya gelenler balkona çıkarak göreceklerdir.

Geri kalmış ülkelerde bile rastlamak mümkün olmayan bu görüntüyle Antalya’nın beş yıldızlı  bir dünya kenti olması imkansızdır. Bu yazıyı okuyan eğer evi yüksek katlıysa balkona çıksın ve şöyle etrafa bir baksın, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.

Ne yazık ve gariptir ki bu imar çirkinliklerini gizleyecek projeler üretmek bir yana çok az kalan yeşil doku, geri kalmış, çağdaşlıktan uzak anlayışa hem de hızla teslim olmaya devam ediyor.

Eğer Antalya bir dünya kenti olacaksa bu kentin imar planlaması da bu anlayışla ters orantılı  olmamalıdır.

Tamiri imkansız gibi görülse de bana göre mümkündür.

En azından kalan alanları koruyup, imara açılacak bölgelerde ranttan ve çarpık yapılaşmadan uzaklaşmamız şarttır.

Dünkü radyo programında başta medya olmak üzere memleket ve kent sorunlarını konuştuk ama benim aklımda kalan tek fotoğraf radyonun terasından gördüğüm  çirkin Antalya manzarası oldu.

Sevgili İdris ve Musa yılların televizyon programcılığı deneyimlerini artık Radyo Akdeniz mikrofonlarında her salı saat 17.00-18.00 arası sürdürecekler. İki afacana başarılar diliyorum.


Bu Makale 23.06.2010 - 19:51:54 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.