serdarbas@usa.net

Hatalardan öğrendiklerim

İddialı bir turizm işletmesinde yönetici olarak çalıştığım yıllarda...

İddialı bir turizm işletmesinde yönetici olarak çalıştığım yıllarda, bağlı olarak çalıştığım turizm koordinatörünün en önemli iki korkusu;

1. Yetiştirdiği çalışanların başka işletmelerce transfer edilmesi

2. Taklit edilme (Kopyalanma), idi.

Önceleri bu iki tehlikeye karşı işletmeyi korumak için, elimden geldiğince sıkı önlemler aldım.

Aslında, işletmeyi ve çalışanları sektörle iletişimden uzaklaştıran bu korkular, başından itibaren beni rahatsız etmişti.

Bu konuyu her düşündüğümde içimden bir ses, kendisine yatırım yapılan, yüce yaradanın lütfu gibi bir işe sahip insanlar, neden işlerinden ayrılsınlar ki, diyordu.

Ne zaman ki, iddalı, başarılı ve aile şirketleri ile kurumsal yapıların, verimi en fazla artıran özelliklerini mükemmele yakın uygulayan şirketteki, işimden güya terfi etmek için ayrıldım ve “uçurtmam tellere takıldı”, o zaman;

Eski patronumun ne kadar haklı olduğunu anladım.

Bana harcanan emeği hiçe saymış, kendimce parıltılı kariyere doğru yelken açmıştım, değersiz halime onca değeri veren işletmeyi, belli bir tecrübe kazanmış halime hiç değer vermeyen bir işletmeye tercih etmiştim.

Eski patronum benim yerime başka bir çalışanına aynı şansı vermişti, kişilerin etkisini minimize etmiş olan kuvvetli bir sisteme sahip oldukları için, kısa sürede eskisinden daha iyi duruma bile gelmişlerdi.
Ancak 18 yıllık yöneticilik tecrübem, başarılı işletmelerin başındaki yöneticileri transfer etmenin, yeni işletmeye başarıları taşımak için yeterli olmadığını öğretti.

Yaratıcı taklit kültürünün babası Asyalılar, ABD ve Avrupanın mühendislik ürünü otomobilleri, elektronik cihazları ve elektrikli ev eşyalarını dahi yıllardan sonra çoğunlukla, ancak orjinaline yakın, nadiren orijinali kadar iyisini ve oldukça sınırlı sayıda da daha iyisini üretebilmektedirler.

Teknik konularda genel olarak doğru ve yanlışlar herkes için aynıdır, oysa sosyal bilimler de doğrular üzerinde mutabakat oldukça kısıtlıdır.

O halde, en üst düzeyde ki kırk yıllık bir kaç yöneticiyi bile transfer ederek, sosyal bilimler konusu olan otel yönetimi ile ilgili bırakın bir şirket kültürünü kopyalamayı, “best practices” en iyi uygulamalar
dahi güçlükle orijinali kadar başarılı yerine getirilebilir.

Taklitde ki güçlüğü oluşturan sebeplerden bence en önemlilerini sıralamak gerekirse;

1. Değişiklik, yenilik, gereklilik olduğu kadar zorlu bir süreçtir, yazık ki dünyada, yenilik ve değişiklik projelerinin önemli bir kısmı başarılı olamamaktadır.

2. Geçiş dönemlerinde genellikle, eski yöneticiden sonra, yeni yöneticiler, eski sistemin izlerini silmek adına, sistemi bir binaya benzetecek olursak, yapıyı alternatif bir taşıyıcı sisteme taşıtmadan, eski taşıyıcıları yok ederler.

Oysa sisteme maliyet yükleri artmış eski çalışanlar, binanın taşıyıcı sistemi kadar kolayca vazgeçilemez, özellikle geleneksel hizmet ve lezzet iddasında olanlar için, çünkü en azından sadık konuklarınız, yeni çalışanların en az eskileri kadar başarılı olmalarını ve kendilerine gereken önemi vermelerini beklerler.

3. Birincisinden daha da önemlisi, yeni yöneticiyi genellikle mükemmel sistemlerden alırsınız ve genellikle güneşli günlere alışık, uzun yıllardır orkestra şefliği ve patron ilişkileri yöneticiliği (bu özellik,
bazı durumlarda iş bilmekten daha faydalıdır) dışında hiç bir şey yapmamış, mükemmel laboratuvar ortamlarına alışık bir şahsiyet ile karşı karşıyasınızdır. Oysa siz öncelikle mükemmel laboratuvar koşullarını sağlayacak kişiyi arıyorsunuzdur.      Ancak sizin adam, önceki iş yerinde kendine sağlanan imkanların büyük bir kısmını burada bulamayınca azot gibi açığa çıkmıştır. 
 
4. Yeni adamı elini, kolunu, gözünü ve ağzını bağlayıp, şikayetçi olduğunuz eski ekibe teslim etmişsinizdir. Bu durumda eğer yeni adam Stevan Segal değilse işi oldukca zordur.
 
Bütün yukarıda saydığım sebepler, konuk olduğunuz otelde yaşadığınız iklimi, müdür Mikail beyi alarak sağlamayı size garanti etmez.

Güneşli günler dileği ile hoşca kalın.
 

Bu Makale 07.01.2012 - 16:08:59 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Haluk Süngü - 28.01.2012 - 01:51

    Sn. Baş, Bahsettiğiniz konu esasen tüm açıklığı ile ortada, transfer eden ve edilen kişilerin yaptıkları görüşmelerde açık ve net olmamamın verdiği zararlarda ortadadır. Yönetici olarak transfer edildiğim tesiste sevgili patronumla yaptıgımız görüşmede çizilen hedefler, hedeflerin yakalanması için gerekenler ve en sonunda hedefe adım adım yaklaşmak için gereken sabır konusunda mutabık kalındı. Lafta kalmaması için Hedefe ulaşmak için yapılması gerekenler madde madde yazıldı çizildi ve beş yıllık bütçe yapıldı. Hedef çok ama çok büyüktü. Çalışma başladı, tesis açıldı. Ay ve ay bütçeleri tutura, tuttura yürümeye başladık. Sonuç olarak ne oldu... Sn. Patronum alışık olmadığı kurumsallık çerçevesi içerisinde sağdan, soldan, işi bilenen , işi bilmeyenen ( Hatta çöp toplayan aracın çalışanlarına) çevredeki otellerin dolulukları nasıl diye sorup, Aldıgı cevap Abi en az çöp sizden çıkıyor. Cümlelerine istinaden... 5 yıllık yapılmış olan bütçeyi ve hedeflerine adım adım yürüyen ve çizgisinde emin adımlarla yükselen ekibi sadece ve sadece aman benim otelim dolu diyebilmek için tesisi standart otel çizgisine çeken otel sahipleri oldukça işimiz çok ama çok zor... Saygılarımla... Haluk Süngü

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.