serdarbas@usa.net

Hizmet tutkunları

Siyasetin tanımlarından birini, AK Parti Siyaset Akademisi öğretim görevlisi, Siyasal Bilimler Fakültesi profesörlerinden bir hoca (ismini yazımı bitirene kadar hatırlayamadım) vergiden en yüksek payı alma sanaatı olarak yapmıştı. Siyaset, seçimlerden sonra, hepimizin bildiği üzere, icraatlarını yerine getirmek, öncelikle destekçilerine ve mümkün olduğunca tüm halka hizmet etmek üzere örgütlerini organize eder.

Bu süreçte hepimizin bildiği üzere önce bakanlar tespit edilir.

Bu sürece tüm kanaat önderleri en yüksek seviyede müdahil olarak kendileri açısından en uygun adayın iş başına gelmesi için çaba sarf ederler.

Benzer süreç bakanlık müsteşarları, şimdilerde bakan yardımcıları ve hatta en alt kadrolara kadar devam eder durur.

Bu işlerin farkında olanlar özellikle proje üretirken ve bakanlıklarda herhangi bir talepleri olduğunda mümkün olduğunca siyasi desteği arkalarına alarak yola çıkarlar.

Düşünürler ki, siyasi kuvvetden yoksun talepci hasbelkader bakana bile  ulaşsa, bakanlık katlarının birinde talebi ile ilgili yasanın müsait olmadığına ikna edilir ve baştan savılırlar, adam bir atımlık kurşunu bakana ulaşacağım diye atmış ve güvenlikli kapıdan dışarı olmuşsa bir daha kapıdan geri dönmeleri bile hayal olur.

Adam bürokrasi önünde umudunu yitirmeye görsün hayallerinden bile vazgeçer.

AK Parti ilk iktidara geldiğinde, koalisyon döneminden yarım kalmış bir proje ile çoğunluğu koalisyon döneminden kalma her bakanlıkta farklı siyasi anlayışa hakim bürokratların önünde buldum kendimi, bakanlık kapılarından defalarca püskürtülüp, defalarca geri dönerken, yeni dönem bürokratları ile temaslarım başlamıştı o günlerde.

Bu bürokratlardan başarılı olmuş birine hakkını teslim ederek bir diğerine geçeceğim.

Sayın Dr. İsmet Yılmaz, yeni Savunma Bakanımız, mühendis ve hukukçu.

Ben kendilerini denizcilik müsteşarı olduğu dönemde tanıdım, insanları siyasi görüşleri ile sınıflandırmayan, inançları ile çelişen ancak memleket yararına proje üretenleri de gönülden destekleyen eşit şartlar veren istisnai bir bürokrat.

Aynı çalışkanlık, konuya odaklılık ve derviş ruhu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı müsteşarlığını da başarı ile yürüttüler.

Bakanlar kurulu açıklanınca seçim döneminin çirkin çekişmelerinin halkı ne denli siyasetten uzaklaştırdığını, müsteşarımızın siyasete atıldığını fark etmediğimi, anlayınca, idrak ettim.

Denizcilik Müsteşarlığı döneminde, projeler açısından olmazsa olmaz olan Genelkurmay ve ilgili Kuvvet Komutanlığı görüşleri ve diğer birçok konuda TSK ile seviyeli bir o kadar da verimli ilişki kurmuş ve yürütmüş olan Kültür ve Turizm Bakanlığı müsteşarımız Savunma Bakanı olmuştu.

Emek, iş bilme, azim, adil olmak gibi meziyetler, hizmet tutkunu bir bürokratı ödüllendirmişti.

Genelde bu meziyetlere sahip olanların haksızlığa uğradığı coğrafyamız da, bu akılla yönetimin bir işareti idi.

İyi bir Savunma Bakanımız oldu da, Kültür ve Turizm Bakan’ lığımıza bakalım iyi bir müsteşar nasıl bulunacak diye içimden geçmişti doğrusu.

Ve bir kaç gün önce haberi TurizmGüncel sayfalarında okuyunca, hem de bakanlık içinden, otuz yıla varan emek ile, adım adım bakanlığın tüm katlarını sabır ile çıkmış mükemmel bir seçim haberi almış oldum.

Evet yeni müsteşarımız Sayın Özgür Özarslan.

Yüce yaratan, sabır, vakit yaratma, nezaket, konuya vukufiyet vasıflarının tamamını birden vermiş, derviş ruhlu kuluna.

Sektörümüz gerçekten şanslı, hizmet tutkunu, sektörle senkronize, projeci, yenilikci ve büyük düşünen bir şahsiyet, Bakanlık bürokrasisinin başına geçti.

Bütün bu adımlar, önümüzdeki dönemden yeni takımın önemli şampiyonluklar, büyük projeler çıkaracağı umudumuzu artırıyor.

Cesar’ın hakkının Cesar’ a verildiği nice günler dileği ile hoşca kalın...



Bu Makale 28.07.2011 - 14:23:36 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Yağız Kurt - 08.08.2011 - 10:17

    En büyük AKPARTİ. En büyük başkan TAYYİP ERDOĞAN. O ve bakanları ne diyuorssa odur. Seçtikleri adamlar gayet başarılı. Turizm sektörünün işine gelmediği için habire Akpartiye ve Erdoğana laf uzatıp duruyorlar. Kardeş: Bu ülkede turizm olsa da olur, olmasa da . Çok da gerekli değil. Kendinizi bu ülkenin sanayisi falan sanmayın. Hipermarketlerin yanında bakkal gibi olan bir sektörsünüz. Biri üflese hemen krize giriyorsunuz. Sanayi, tarım, tekstil ve inşaat ve fabrikalar bizi taşıyan ana gemilerdir. Turizm neymiş. Haydan gelen haya giden bir sektör işte. Parası bereketli olmayan bir sektör.

  • Ahmet Coşkun - 30.07.2011 - 09:55

    Sayın Serdar Baş, yazılarınızı beğenerek takip ediyorum. Ancak sayın Yılmaz ve Özarslan'ın ben şahsen başarılı oldukları kanaatinde değilim. Şu fikrinizi paylaşıyorum; İnsan olarak beyefendi insanlardır. Ancak en basitinden Türkiye'nin resmi turizm politika belgesi olan Türkiye Turizm Stratejisi eylem planını kadük hale düşürmüşlerdir. Bakanlık resmi politika belgesinde öngördüğü hedeflerin yüzde seksenini takip edememiştir. Bu konu şahsi bir konu değildir. Siyasette makamlar maalesef başarıya göre takdir edilmemektedir. Sizin bir turizm yazarı olarak bu konuyu incelemenizi ve yazılarınızda görüş bildirmenizi temenni eder saygı sunarım.

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.