tneyisci@akdeniz.edu.tr

Acıların Çocuğu Gorki’nin kentinde 5 kısa gün

Acıların Çocuğu Gorki’nin kentinde  5 kısa gün

Yoksulluk ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için ünlü Rus yazar Aleksey Maksimoviç Peşkov, Rusça'da  "acı" anlamına gelen "Gorki" takma adını kullanmış ve ününü bu adla kazanmıştır. Rusya’nın 5. Büyük kenti olan Nizhny Novgorod 1932-1990 yılları arasında bu ünlü yazarın adıyla anılmıştır.

Check-In

Siz hiç daha önce adını hiç duymadığınız, hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir kente, hem de bulunduğunuz yerden binlerce km uzaktaki (uçakla en az 6 saatte ulaşılabilen) bir kente gittiniz mi? Ben, yaklaşık bir ay önce, böyle bir deneyim yaşadım. Ancak, öncelikle itiraf etmem gereken bir konu var. Bu kenti 1993 yılında, kısa süreliğine de olsa, ziyaret etmişim, hatırlamıyorum. Aklımda kalan tek şey, Kazan’dan başlayıp Moskova’da sonlanan Volga nehri boyunca bir tekne gezisi, ki bende bıraktığı çok derin izlerini hala hatırlıyorum, sırasında “Gorki Kenti” ne de uğramış, kısa da olsa, bir tur attığımız gerçeğidir. Aklımda kente ilişkin bundan başka hiçbir şeyin kalmamış olması size de ilginç gelmiyor mu? Bu sonuçta bize kenti gezdiren rehberimizin yeteneğinin çok büyük etkisi olduğuna, profesyonel rehberlik yapmış biri olarak, gönülden inanıyorum. Yazın bunu bir kenara.

Bu kente, kentin tanıtımı ve Türk turistler tarafından ziyaret edilme imkanlarını artırabilmeye katkı sağlamak amacıyla, Turizm Güncel adına davet edildik. Davetliler arasında biri Petersburg ve diğeri Prag’dan iki turizmci dışında, İstanbul’dan bir acenta sahibi ve yöneticisi ile Türkiye'nin Moskova eski Ticaret Müşaviri bir Rusya uzmanı da vardı. 5 gün süre ile bu kentte, daha doğrusu kentin yakın çevresinde bir rehber, bir tercüman demek daha doğru olabilir, eşliğinde dolaştık. Güneşin geç (08 30) doğup erken (15 30) battığı aralık ayının kısa günlerinde 4 gün içinde yaklaşık 800 km, bir başka ifadeyle günde 200 km, yol yapmışız. Gezdğimiz yerler arasında Semyonov (80 km), Gorodets (75 km), Pavlovo (80km), Arzamas (115 km) bulunuyordu. Davet sahibi bayan Alla’nın içten misafirperverliği 5 yıldızı hak ediyordu.

nıvıgrad1

Kuruluş tarihi 13. yüzyıla uzanan, efsanevi Volga’nın en büyük kolu Oka ile birleştiği noktada konumlanmış Nizhny Novgorod Rusya’nın 5. Büyük kenti. Bir Rus atasözü “Rusya’yı tanımak Volga’yı Tanımaktır” diyormuş. Nizhny Novgorod’u tanımak da, tanıtmak da Volga ile başlamalı diye düşünüyorum. Ancak tercümanımız bize Volga konusunda neredeyse hiç bilgi vermedi. Aslında profesyonelce bir rehberlik hizmeti aldığımız da söylenemez. Yoktu da ondan mı? yoksa önemli görülmediği için mi? bilemiyorum. Uzun yollar boyunca sesiz kaldı. Donanımlı bir turist rehberi bu geziyi çok farklı bir kalıba dökebilir, bu dinamik kentten yıllarca anımsayacağımız izlenimlerle ayrılmamıza yardımcı olabilirdi. Yukarıda “yazın bunu bir kenara” ifadesiyle demek istediğim buydu. Bir destinasyonu tanıtmak, en azından kolay ulaşım, güvenlik, konaklama imkanları, vb. kadar, destinasyonun ruhunu yansıtabilen, görülenlerin ardını gösterebilen, destinasyona çekicilik, derinlik kazandıracak rehberlik hizmetlerini öncelikli ve gerekli kılar. İlk gün bize verilen tanıtıcı broşürlerin içinde ne Türkçe ne de İngilizce yazılmış tek satırlık bilgi yoktu. Nizhny Novgorod işe gecikmeden her türden yetkin ve etkin turizm rehberleri (profesyonel turist rehberi, tanıtım malzemeleri, vb.) yetiştirme ve hazırlamaya başlayarak girişmelidir.

Bu yazıyı kaleme alırken tercümanımızın söylediklerinden değil kendi rehberlik deneyimlerimden yararlandığımın bilinmesini isterim.

Nizhny Novgorod Türkler tarafında listeye alınmış, Lviv ile benzerlikler gösteren bir destinasyon özellikleri taşıyor ve Türk turistlerin ilgisini çekebilecek niteliklere sahip gibi görünüyor. Bu yazının amacı kenti bir turist rehberi edasıyla tanıtmak değil kentin Türk turistlerin ilgisini çekebilecek değerlerini ön plana çıkarmaktır. Mesele turistler şunu ister, şunu bekler, şundan hoşlanır öngörülerine yanıt aramak değil, Nizhny Novgorod kentine Türkler neleri görmek, nelere katılmak, neleri yaşamak için gelebilirler gibi özgün ve özel sorulara yanıt aramaktır.

Volga Ana

Avrupa’nın en uzun (3 700 km) nehri olmasının yanında, ülke topraklarını bir atar damar gibi boydan boya kat eden Volga, ülke nüfusun yaklaşık yarısına ev sahipliği yaptığı gibi tarım ve sanayisinin yaklaşık ¼’ünü destekliyor. “Volga Ana” olarak adlandırılmasının temel nedeni bu olsa gerek. Bu pek çok küçük göl, ırmak, barajdan oluşan bu devasa nehir Rusya’yı Kanallarla Beyaz Deniz’e, Karadeniz’e, Baltık Denizi’ne, Azov Denizi’ne, Hazar Denizi’ne bağlayan devasa bir ulaşım ve ticaret sistemi oluşturmaktadır.

Sayıları 2 yüzü aşan kolları ile su toplama alanı Türkiye yüzölçümünden 1,5 kez daha büyük olan Volga’nın debisi Hazar Denizi’ne ulaştığı noktada 8 000 m3/sn buluyor.

Bu nehir 1917 devrimi sonrasında kanlı iç savaş kararının verilmesine tanıklık ettiği gibi, 2. Dünya savaşı sırasında savunulması sırasında 1 milyon Rus’un yaşamını kaybetmesine de neden olmuştur.

Tanrının kırbacı olarak da bilinen Türk Hun İmparatorluğu'nun Kağanı Attila ile çocukluğunu kıyılarında geçirdiği Volga Nehri'nin eski ismi Atıl/İtil arasında ilişki kurulmaktadır. “Atıl” adına oralı anlamı veren illa kelimesinin eklenmesiyle, Volgalı anlamına gelen Attila ismi ortaya çıkmıştır.

Moskova ve Kazan’a eşit uzaklıktaki (400 km, uçakla 1 saat) Nizhny Novgorod turizmde bir yer edinecekse bunun en önemli ayaklarından biri başkent Moskova diğeri de Volga Nehri olmalıdır. Nizhny Novgorod’un sahip olduğu turizm değerleri, en azından tek başına ayakta durabileceği ortam yaratılıncaya kadar, Moskova ve Volga ile birlikte düşünülmek durumunda olmalı. Moskova Nizhny Novgorod arsında Volga tekne turu etkin bir araç olarak kullanılabilir. Volga tekne turuna Türkler için ilginç gelebileceğini düşündüğüm Tatar Cumhuriyeti başkenti Kazan da dahil edilebilir. Gözümün Volga nehrine takıldığı her an üzerinde rahat bir teknede geçirdiğim günleri, seyreylediğim değişen manzaraları, yediğimiz nefis yemekleri, gördüğümüz doğa ve kültür değerlerini ve yaşadığımız ya da bize yaşatılan enerji dolu Rus gecelerini, eğlencelerini hatırladım. Volga nehir gezisinin birkaç yıl önce bir bölümüne katıldığım Ren Nehri gezisi kadar akılda kalıcı ve yaşanmaya değer olduğunun altını çizmeliyim.

Nizhny Novgorod

Amaç Nizhny Novgorod’u tanımak ve tanıtımına destek vermekti sanıyorum, ancak bu kenti keşfe ayırdığımız süre, toplam kalış süremizle karşılaştırıldığında, oldukça kısıtlı kaldı. Yani kente yeteri kadar dokunamadık o da bize dokunamadı. Gorky kenti olarak bilinse, bir zamanlar adını taşımış olsa bile (1932-1990) kent Gorky’ye yabancı gibi. Ya da bana öyle geldi. Salzburg size her şeyiyle Motzart’ı hatırlatır, yaşatırken bu kentte Gorky müzesine sıkışıp kalmış gibi. Nizhny Novgorod’u bir Gorky kentine dönüştürebilmenin, onu kent ve kentli ile bütünleştirebilmenin yolları araştırılmalı. Markaların marka oluşturmadaki olumlu etkileri gözden kaçırılmamalı.

novograd4

Şansımıza mı demek gerekir, hava olağandan çok sıcaktı ve geceler dışında eksi derecelerle pek yüz yüze gelmedik. Daha önce yağmış kar kalıntılarının ortalıkta olmalarına karşın kar da yüzünü hiç göstermedi. Resimlerden bu üniversiteler kentine güneşin ve ışığın daha cömert, ağaçların yemyeşil olduğu yaz aylarında gelinmesi gereğini net bir biçimde fark edebiliyorsunuz. Aynı binalar, aynı caddeler ve aynı Volga yerli yerinde dururken, aralık ayının puslu havası, yapraklarından soyunmuş ağaçlar bu kentten pek çok şeyi alıp götürmüş gibi... Bu monoton uzun geceler otantik Rus yemekleri, halk dansları, balalayka müzikleri ile desteklenmiş eğlencelerle renklendirilebilir, ancak biz tanık olamadık. Bu tür etkinlikler yaz aylarında gelecek turistlerin de ilgisini fazlasıyla çekebilecektir. Buna Rusya denince akla gelebilen bale, müzik etkinlikleri de eklenebilir. Kentte özellikle gençlerin uğrak yeri pek çok nitelikli bar ve diskotek bulunması kentin gece hayatının neredeyse tek alternatifi gibi görünüyor.

İstanbul’umuzun İstiklal Caddesini andıran Balşoya Pokrovskaya caddesi kentin omurgasını oluşturan Devlet Bankası ve tiyatro gibi mimari değeri yüksek binalarla çevrili bir yaya yolu. Bu yolun Volga Nehrine yakın ucunda kentin en görkemli yapısı olan Kremlin’in görkemli Dimitrievskaya kulesi bulunuyor. Pek çok Rus kentinde olduğu gibi, 13 kule ve 12 m yüksekliğindeki surlarla çevrili kremlin kentin kalbi konumunda. Volga, kolu Oka ve kent kremlinden muhteşem bir görüntü sunuyor. Surlarla çevrili alanda yönetim binalarının yanında ikinci dünya savaşında yaşamını yitirmiş askerler anıtı, Güzel Sanatlar Müzesi ve Savaş araç ve silahları sergisi bulunuyor. Nizhny Novogrod Sovyetler Birliği döneminde savaş araçları üretim merkezi olarak hizmet verdiğinden uzun süre dışarıdan gelen ziyaretçilere kapalı kalmıştır. Örneğin kremlinde başka savaş araçları yanında, bu kentte üretilmiş olan T-34 tankları burada sergilenmektedir. Dönemin en yasak yerlerinden biri olan Sokol Askeri Üssü’nde bugün turistler için MIG 29 savaş uçaklarıyla hava akrobasileri ve uzay turları düzenlenmekte.

Bu nokta Nizhny Novgorod için tarihiyle ilişkili olarak tank, makinalı tüfek, tabanca kullanımı gibi turistik ürünlere dönüştürülebilir. Bu bağlamda biz bir atış kulübünde tabanca atışı etkinliğine katıldık. Bu etkinlik gezi boyunca aktif olarak katıldığımız tek etkinlikti ve silah kullanma konusunda hiç de istekli olmamama karşın, keyif aldığımı itiraf etmeliyim. Bu tür merak uyandıran ürünler üzerinde çalışılıp, başta insentif gruplar olmak üzere, talep edilebilecek ürünlere dönüştürülebilir.

novograd2

Kent planında işaretli otuza yakın müze ve sanat galerisi saydım. Bunlardan başta Gorky’nin doğduğu müze ev olmak üzere ancak bir kaç tanesini ziyaret edebildik. Aslında kilometrelerce yol gidip ziyaret ettiğimiz yerlerin çoğu da matruşka, semaver, ince metal işleri gibi ürünlerin sergilendiği müzelerdi. Müzelerin turizm için taşıdıkları önem yadsınamaz. Ancak müze bilgi merkezli, sayısal bir alan olmaktan çok yaratıcılık ve etkileşimin ön plana çıkarılması gereken bir konusudur. Örneğin, dünyanın en kapsamlı, 4 yüzden fazla semaverin sergilendiği müzeyi o ilginç semaverlerden birinde demlenmiş bir bardak çay içmeden gezmek sıkıcı bir roman okumaktan farksızdı. Buna karşılık, neredeyse Rusya ile özdeşleşen “matruska”ların merkezi Semyonov’da matruşka boyama “master class” etkinliği çok etkileyiciydi. Kuruluş tarihi itibariyle neredeyse Moskova ile yaşıt olan ve “yüz müzesi olan kent” olarak da tanınan semyonov kentinin master class etkinliğinin, işin içine biraz eğlence ve sürprizlerin de eklenmesiyle Nizhny Novgorod kent merkezinde bir yerlerde de tekrarı çok yerinde olur diye düşünüyorum.

Turistik ürün geliştirirken ürünün ders verici, öğretici yönünü abartmadan ancak etkinliğe bunları destekleyebilecek eğlence, merak, katılım, yarışma gibi boyutlar da eklenebilmelidir. Rusya’nın el sanatları başkenti olarak ünlü Gorodest kasabasında otantik elbiseleri içindeki sevimli sunucunun, yaratıcılık ve espriden yoksun (belki vardı da biz anlayamadık, çünkü sunum Rusça idi) semaverler üzerine ayrıntılı, teknik ve de monoton tiradı ilk üç-beş dakikadan sonra dikkatlerimizi darmadağın etti. En azından benimkini.

novograd3

Benzer şeyler kentin en etkin turistik ürünü olması gereken Gorky müze evi içinde söylenebilir. Müze eşyaların sergilendiği, yaşamdan uzak ruhu olmayan bir mekan havası veriyor. Çağdaş teknikler de kullanarak müzenin Gorky’ye yeniden yaşam verecek, ziyaretçileri onu hissetmesine yardımcı olacak biçimde düzenlenmesi Nizhny Novgorod’u Gorky ile bütünleştirmenin, kent içinde onun varlığını hissettirebilmenin ilk adımı olabilir. Arzamas kasabasında ziyaret ettiğimiz Gorky’nin göz hapsinde tutulduğu küçük anı müzeye buradan gönderme yapılabilir. Kısacası ziyaretçiler kentin sokaklarında yürür, müzelerini dolaşır, dükkanlarında alış veriş yapar, kremlinden Volga ve Oka su yollarını seyreder, teleferikle Volga üzerinden Bor’a geçerken, her yerde Gorky’yi okuyabilmeli, onu hissedebilmeli, ona dokunabilmeliler. “Herkesten öğren ancak kimseyi kopya etme” sözünün sahibi bir yazarın adını taşımış olan kentin özgün bir kent olma sınavında başarısız olma şansı yoktur.

İnsanlığı vicdanının sözcüsü olarak tanınan, hidrojen bombasının Sovyet babası Nobel Barış Ödülü (19759 sahibi muhalif fizikçi, insan hakları savunucusu Andrey Sakharov 1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal etmesini protesto etmesi üzerine, o zamanlar adı Gorky olan bu kentte 7 yıl sürgün hayatı yaşamaya mahkum edildi. Her türlü baskıya karşın Sakharov’un dünya ve ilim ile ilişkisini kesmemek yolundaki çabaları, 8 üniversite ve 3 konservatuvara ev sahipliği yapan Nizhny Novgorod kimliğine uygun düşen ve üzerinde durulması gereken bir olaydır. Mikhail Gorbacow 1986 yılında Sakharov’un kaldığı daireye telefon bağlatır ve onu arayarak artık serbest olduğunu müjdeler. Bu telefon müzenin en ilgi çeken parçalarından biridir.

Nizhny Novgorod için yapım hikayesi, adları ve konumu bakımından özgün noktalardan biri de Chkalov Merdivenleridir. Tamı tamına 560 basamaktan oluşan, 8 rakamı formundaki Volga Nehrine tepeden bakıp ayaklarına kadar inen bu merdivenlere Volga Merdivenleri, Stalingrad Merdivenleri adları da verilmiştir. Yaklaşık 7 milyon rubleye mal olan ve 1949 yılında açılan bu görkemli yapı, yaptıran yetkilinin zimmetine para geçirmekten tutuklanmasına ve Stalin’in ölümüne kadar tutuklu kalmasına neden olmuştur. Üst tarafında dünya tarihinde ilk kez Moskova-Vancouver arasını kuzey kutbu üzerinden kesintisiz uçuşla geçen (1937) Novgorod’lu ünlü test pilotu Valery Chkalov anıtı, alt tarafında da kahraman bir gemi anıtı bulunmaktadır. Bu basamaklar gün doğumu ve batımını zamanlarında nefes kesici manzaralara sahne olurken spor etkinlikleri içinde eşi bulunmaz mekan oluşturuyor olmalıdır.

Arzamas kasabası yakınlarındaki Peshelan yerleşimi yakınlarında ziyaret ettiğimiz alçı madeni Nizhny Novgorod’dan 125 km uzaklıkta. Özel rehber eşliğinde özel elbiseler giyip, baş ışıklarıyla 70 m derinliğe kadar yürüyerek indiğimiz maden ocağı, madenin çıkarılış öyküsüne tanıklık etmek onca yolu kat etmeye değer mi? doğrusu bilemiyorum. Galerilerde sergilenen doğa tarihine ilişkin objeler nitelikten ve eğiticilikten çok uzak görünüyordu. Üzerinde çalışılırsa ilginç, eğlenceli, eğitici bir turizm ürününe dönüştürülebilir. Yine de uzaklığı en büyük engel gibi görünüyor.

novogrd5

Sonuç

Önemli doğal ve kültürel değerlere sahip Nizhny Novgorod, namı değer Gorky kenti bu haliyle Türk turistler için çekici bir destinasyon olmaktan uzak gibi görünüyor. Çevresi (Moskova, Kazan, Volga Gemi turu) le birlikte düşünüldüğünde, kentin küçük dokunuşlar ve etkin kampanyalarla, çekiciliğinin artırılabilmesi ve canlı bir turizm destinasyonu niteliğini kazanabilmesi mümkün olabilir.

Kentin 2008 yılında Dünya Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yaptığı ve 45 bin seyirci kapasiteli çok güzel bir stadyuma sahip olduğunu da hatırlatalım.

novograd66


Bu Makale 21.01.2020 - 14:37:58 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • keykubat aras - 25.07.2020 - 10:25

    1995-96 yıllarında bu şehirde yaşadım. o tarihlerde internet olmaması, genç olmamız ve gezi kültürümüzün şimdiki kadar olmaması nedeniyle fazla gezemesem de bende çok güzel anılar bıraktı. şehir hakkında yazdıklarınız beni eskilere götürdü, teşekkürler.

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.