Hayatı turizmle yoğurmuş bir duayen: Ersin Özgündoğdu

    13.4.2014 - 19:26:39

    Sevmek, inanmak, başarmak ve asla yılmamak.... Turizm hakikaten zor ve büyük özveri isteyen bir sektör. Turizmden Portreler’in son konuğu; bu sektöre aşık olan ve 50 yılını turizme adamış efsane bir genel müdür...



    Arkadaşına Gönder | Ana Sayfa | Haberi Paylaşın :
     
     Turizmden Portreler - TurizmGüncel

    Ulusoy Kemer Holiday Club’ı kurarak tam 25 yıl burada istikrarlı bir şekilde hizmet veren bir genel müdür... Mesleğin profesörü olarak anılan usta turizmcinin adı Ersin Özgündoğdu... Sayısız ödülleri bulunan Özgündoğdu, en istikrarlı genel müdür unvanına layık görülmüş ve turizme ilk kez Türk animasyoncuların girmesini sağlamış özel bir isim. Aynı zamanda İstanbul Skal Kulubü’nün 43 yıllık üyesi... Gelin Ersin Özgündoğu’nun hayat hikayesine birlikte göz atalım.

     
     
    1945 yılında İstanbul’da doğan Ersin Özgündoğdu, Şişli’de ilk ve orta öğretimini bitirdikten sonra Kabataş Erkek Lisesi’ne girmiş.  “Benim hayatımın bütün renkleri Kabataş’tır” diyor Gündoğdu... Duayen turizmci, bu sektöre 17 yaşındaykeni yani 1963 yılında başlamış:
     
    “Kabataş’a girdiğim vakit, İngilizce’yi konuşuyordum. O zaman annemin ileri görüşlü olmasından dolayı özel dersler almıştım. Bu nedenle İngilizce derslerine hiç girmedim. Liseyi bitirince yaz tatilinde çalışmak istedim. Lisanım olduğu için 17 yaşında, 1963 yılında Hilton’a müracaat ettim. Bir gün bir telefon çaldı, açtım, Hilton arıyor. Ben havalara uçtum, ‘ne iş olursa yaparım’ dedim.

     
    AH SEN BİTTİN, ARTIK OKUMAZSIN!
     
    Bir takım elbisem var, işin ilk günü onu giydim, gittim ve işe başladım. Annem ‘ah sen bittin, artık okumazsın’ dedi. Ben resepsiyona başladım. Kendimden büyük kişilerle çalıştım, onların yanında ‘abi abi’ diyerek dolaşıyordum. Çalışırken uçakların geliş gidiş saatlerini ezberliyordum. Genel Müdür beni hep kontrol ediyordu o dönem... Örneğin ‘Amerikan hastanesinin telefonu var mı ‘Ersin diye soruyordu. Ben anında cevap veriyordum. ‘Şu uçak indi mi?’ gibi pek çok soruya hemen cevap veriyordum.

     
    KİMSEYE HAYIR KELİMESİNİ KULLANMADIM
     
    Diğer ustalarım iki saat kitabı açarak okuyordu. Bunları görünce beni müdür muavini yaptılar. Askerliğimi yapmamıştım henüz ve üniversite bitmek üzereydi. Gayet mutluyum, işi sevdim. Kimseye hayır kelimesini kullanmadım. Herkesle iyi ilişkiler kurdum. Belboyluk yapan yaşıtlarımla da iletişimi kesmedim. Dedim ki, ‘ben bu işimde yükseleyeceğim’ Askere gidinceye kadar Hilton’da kaldım. 1976 yılında Hilton’dan ayrıldım. Askerliğimi yaptım. Birinci ordunun bütün orduevlerine baktım.


     
    Yaklaşık 2 yıl sonra bir imtihana girmeye karar verdim. Ankara’da Turizm Bankası vardı, daha sonra TURBAN oldu. Bu bankanın sınavlarına girdim. İşletme müdürlüğü unvanını aldım. 31 yaşında Yeniköy Carlton Oteli’ne genel müdür olarak başladım. Şimdi burayı Ağaoğlu aldı. Burası bir devlet oteliydi. Kendim özel sektör gibi çalıştım.
     
    İKİ YIL SÜPERMARKET İŞLETTİM
     
    Bizde grev olduğu bir sırada Sheraton Oteli’nin genel müdürü ile tanıştım. Hemen beni Sheraton’a aldı. Burada müdürlükler yaptım. Ondan sonra 1978 yılına kadar buradaydım. 1978 yılı siyasi olaylardan dolayı felaketti. Stresli bir dönemdi, benim karaciğerim rahatsızlandı. Otelden ayrıldım, iki yıl Bağdat Caddesi’nde süper market işlettim. Ancak bu dönem de Türkiye’de yokların zamanına rastladı. 1980 yılında ihtilal oldu. Ben yeniden otelciliğe dönmek istedim. Çünkü aklım turizm sektöründeydi. 1980 yılında Dedeman grubuyla çalıştım. Daha sonra rahmetli Cemal Ulusoy, kendileriyle çalışmamı istedi. Ancak rahmetliyle ancak bir sene çalışabildim. Kemer Holiday Club’u kurduk ve 25 yıl burada çalıştım.”

     
    Ersin Bey, 25 yıl aynı müessesede tek bir patronla nasıl çalışabildiniz?
     
    Evet çoğu insana göre bu imkansız... Hele ki Antalya gibi bir yerde.. Bu nedenle istikrarlı müdür unvanını aldım.
     
    BEN OTELLE BÜTÜNLEŞTİM
     
    Hiç sıkılmadınız mı?
     
    Ben bu otelle bütünleştim.  Biraz da kendimden de verdim çalışırken, bunu kabul ediyorum. Ama güneyde 25 yıl bir otelde çalışan başka müdür yok. Bir yerde sebat etmek lazım. Bir de patronu idare etmek de lazım.
     
    BİR PATRON NASIL İDARE EDİLİR?
     
    Çoğu otel genel müdürü ile patronlar arasında sıkıntılar yaşanır. Bir genel müdür, patronunu nasıl idare eder? Size sorup, biraz tüyolar alalım.
     
    Patronuna gerçekleri söylemek lazım. Ben gerçekleri söyledim. Yanında yalakalık yapmadım. Hiçbir şey saklamadım. Bu arada işle kumar oynadım.
     
    KÖRFEZ KRİZİNDE BENİM OTELİM DOLUYDU
     
    Nasıl yani?
     
    Antalya’da krizler yaşandığı vakit, öyle bir duruma düştük ki, neredeyse nöbetçi oteller açacaktık. Örneğin büyük bir kriz vardı. Bütün oteller boş, benim otel çakılıydı. Ben olayları dış basından takip ediyordum. Böyle bir krizin patlayacağını öngördüm. Körfez Krizi’nde benim otelim doluydu. Bunu şöyle yaptım. Rezervasyonlarla oynadım. Bunu patronuma da açıkladım. Şimdi siz 100 rezervasyon yaptınız, ben bunu 10 kabul ediyorum, ötesi 20 yapmış iki... Böyle 300 odalı yere, bin 200 oda sattım. Bin 200 odada otel doldu. Krizler döneminde hiç işten çıkarmalar olmadı. Bu da bir başarıdır.
     
    Sizin başladığınız dönemdeki otelcilikle bugünkü arasında nasıl farklılıklar vardı?
     
    Benim başladığım zamanlar kredi kartı yoktu. Resepsiyonculuk yapardım Hilton’da. Müşterinin peşinden koşardım. Bu dönemde gelen müşteriyi tanımıyorsan, nakit para almak zorundaydın. Şimdi böyle değil ki. Kredi kartını al, rahatla...
     
    Müşteriyi tek tek takip ederdik. Her şey manuel yapılırdı. Cep telefonu yok, müşteriyi bulmak için dolaşacaksın. Örneğin şehir otellerinde uyandırma çok önemlidir.

     
    MÜŞTERİYİ UYANDIRMAK İÇİN KAPISINDA BEKLERDİK
     
    O dönemde müşteriyi nasıl uyandırıyordunuz?
     
    Akşam not veriliyordu. Ancak müşteriyi uyandırıp, müşterinin kalktığına emin olmamız gerekiyordu. Kapıda dakikalarca beklerdik, müşteri uyandı mı uyanmadı mı diye?
     
    O zaman şimdi genel müdürlük yapmak çok kolay gibi gözüküyor
     
    Ben bütün arkadaşlarıma saygı duyuyorum ve alınlarından öpüyorum ama çok kolay. Oteller açılıyor, çamaşırhane, temizlik başka şirketlerde kirada. Müdüre birşey kalmıyor ki? Kimse üstüne alınmasın ama çok kolay...
     
    MARLON BRANDO’YU AZ DAHA KAPIDAN ÇEVİRİYORDUM
     
    Bu arada Sizin bir Marlon Brando maceranız vardı, onu anlatır mısınız?
     
    O dönemlerde kredi kartı da olmadığından müşteriyle ilgili bütün riskleri resepsiyoncu alırdı. Hele rezervasyonsuz bir müşteriyse, sorun yaşanabilirdi. Marlon Brando bir gün ben Hilton’da çalışırken, resepsiyona geldi ve suit oda istediğini söyledi. Tabii biz surata bakmıyoruz bile...
     
    Hemen resepsiyonun arkasındaki bagaj odasına koştum ve bavullarına baktım. Çünkü o dönemde müşteriyi bavullarından anlardık. Bir baktım, müşterinin bagajı set bavul şeklinde... Bir hayli yüklü...Bunu niye yapıyorum, çünkü kendi kendime kredi vereceğim müşteriye. Eskiden banka müdürleri kol saaatine bakarmış, bizimki de o hesap. Baktım, bizim Akdeniz dairesi boştu, hazır dedik ve fiyatı söyledim. Kendisi ‘tamam’ dedi. Bu sırada adam yazarken, müşterinin suratına baktım. Tanıdık bir sima geldi. Formu doldururken bir baktım, isim bölümüne Marlon Brando yazdı. Ne yapacağımı şaşırdım. Kıpkırmızı oldum ve terler dökülmeye başladı. Biz para derdinden kendisinin suratına bakmamışız. Çok utanmıştım o zaman...

     
    PİERRE CARDİN’İ KABANADA YATIRDIK!
     
    Bir başka hikayem daha var. Pierre Cardin... Kendisi bir temmuz ayında gelmişti. İncecik bir adam, genç ve şık giyimli... Rezervasyon da yapmamış. Ufak tefek bir adamdı. Bizler de kravatlarını kullanırdık o zamanlar... Pasaportunu aldım bir baktım Pierre Cardin. Ancak bir baktım, Hilton ağzına kadar dolu... Hiç boş oda yok. Ne yapayım diye düşünürken, havuzun kenarındaki kabanalar geldi aklıma.. Utana sıkıla bir gece kendisini orada yatırmak zorunda kaldım. Tabii, ertesi gün sabah erkenden kendisini suite geçirmiştik.
     
    Peki kendisi sesini çıkarmadı mı?
     
    Çıkaramadı, çünkü başka odamız yoktu. Zincir oteller, yabancı için çok önemlidir. Müşteri bu otellerde kendini evindeymiş gibi hisseder. Bu müşterileri başka otele gönderemezsiniz. Böyle bir tutkunluk vardır. Bir kere Dedemanlar’da bir olay başıma geldi. Bir müşteri geldi ve inşaat sırasında otelde kaldı. Ertesi gün ücretini ödemek istedi. Tabii, kendisinden ücret almadık.
     
    OTEL MÜDÜRÜ DEMEK İKİ DUDAK ARASI DEMEK...
     
    Bu arada ailenizden hiç bahsetmedik
     
    Evliyim, ikinci evliliğim. Hayatım hep otellerde geçti. Ancak devamlı bir ev tuttum. Çünkü otel müdürü demek iki dudak arası demek... Bunun için de ev tutmaya mecburdum. Evim falan hepsi vardı, senelerce boş evlere yakıt paraları ödedim. Çantayı alıp çıktın mı, bir adres gerekiyor.
     
    Peki bu kadar yoğun çalışırken, kendinize nasıl vakit ayırdınız?
     
    Kendime hiç vakit ayırmadım. Seyahate çıktım ancak iş seyahatine gittim. Berlin’e 28 kez gittim, Berlin ile ilgili hiç birşey bilmiyorum. Gece erkenden yatardım, sabah da çok erken saatte kalkardım. Hanıma söylüyorum, gezmeye gidelim diye...
     
    BÜFEYİ KONTROL ETMEDEN, MÜŞTERİME YEMEK YEDİRMEM
     
    Sabahları genelde erken mi kalkıyorsunuz?
     
    Evet. 5.5’ta kalkarım. Otelcilik yaptığım dönemde erkenden kalkıp, büfeyi kontrole giderdim. Herşeyi görüp, eksikleri giderip daha sonra müşterime kahvaltısını yaptırırdım.
     
    Bence sizin tavsiyeleriniz çok önemli... Sizce iyi bir genel müdür nasıl olunur?
     
    Öncelikle bir müdür işini takip edecek, piyasayı ve parayı bilecek. Marketi tanıyacak. Kalitesini düşürmeyecek. Otel müdürünün görevi sadece doldur boşalt değildir.
     
    OTELDE KENDİNE ÖZEL YEMEK YAPTIRMAYACAKSIN
     
    Bir müdür, otelini tanıyacak, müşteriye ilgi gösterecek. Yemekte müşterisine afiyet olsun diyeceksin. Kendine özel şeyler yaptırmayacaksın. Benim senelerce ağzıma koymadığım yemekler var. Eve gidince hanımımdan bunları istiyordum. Orada yemediğim meyveleri arıyorum. Müdür diye oturup yenmez. Bunlar çok yanlış. Bir müdürün kalabalıkta döner kuyruğuna girmesi gerekiyor.
    Müşteri çok önemli. Tesisler müşteriyle güzeldir. Cıvıl cıvıl olacak, bütün masalar dolu olacak. Bu insanı mutlu ve motive ediyor.

     
    KÖFTE MAKARNAYLA DA ANİMASYON OLUR
     
    Animasyon da çok önemli. Eğer oteli ucuza sattıysan, bir animasyon bir etkinlik yap. Pahalı olması şart değil, köfteyle makarnayla da animasyon olur. Şart değil ki bonfileyle animasyon yapmak... Şunu unutmayın. Müşteri eğlence ve yemeğe gelir. Yoksa oturduğu deri hakiki kuzu derisi olsa ne olur, olmasa ne olur. Müşteri ülkesine güzel yemek ve anılarını götürecek.
     
    Bu arada ilk animasyonu Türklere veren de benim. Bu iş bir dönemler Avusturyalılar'ın işiydi. Bizim Türk çocuklarımız vardı. Getirdim otele, animasyonu öğrettim. Bu büyük bir olaydır. 
     
    Ersin Bey, bundan sonraki süreçte neler yapacaksınız?
     
    Öncelikle tüm anılarımı topladığım bir kitap yazmak istiyorum. Umarım bu hayalimi gerçekleştireceğim. Bir de turizm sektöründen kopmak istemiyorum, bu nedenle hem kendime vakit ayırabileceğim hem de bilgi ve tecrübelerimi aktaracağım bir pozisyonda görev alabilirim. Ancak önceliğim, kendime ve aileme vakit ayırmak olacak.
    Bu haber 13.4.2014 - 19:26:39 tarihinde eklendi.

    Kullanıcı Yorumları

    Umit Palabiyik - 13.4.2014 21:56:38
    Cok guzel bir yazi. Zevkle okudum. Umarim sektorumuzun emektarlarini tanitmaya devam edersiniz. Ersin Bey, paylastiginiz icin cok tesekkurler.
    Kenan AKKILIÇ - 14.4.2014 09:11:48
    Böyle bir turizm aşığına ancak şapka çıkartılır.Sektörde Ersin Bey gibi düşünen 1 kadar bile çalışan olduğuna inanmıyorum.Camiamıza baktığımızda profesyonellikten uzak acaba patron ne der korkusuyla çalışıldığı sürece Türk turizminin başarılı ve aranan bir destinasyon olacağına inanmıyorum.
    Sadun ALP - 14.4.2014 17:30:18
    Sevgili Ersin Ağabey,agzına saglık ne guzel seyler anlatmıssın,inan bana cok mutlu oldum.Bizler sizlere bakarak bugunlere geldik,bizlerde emeğiniz cok fazla.Bundan sonraki yaşamınızda,saglık mutluluk ve huzur temenni eder,saygılar sunarım.
    nureddin ayyıldız ömer termal sağlık tatil köyü - 15.4.2014 23:13:59
    sevgili üstad ersin bey in yazısını zevkle okudum.afyonkarahisarda ilk beş yıldızlı termal otel ORUÇOĞLU TERMAL OTELDE otelcilik serüvenimiz başladı.kent otel genel müdürü yaşar karaman,sinan elbir,necdettin ataşlı,fatih şeker,üstün cicioğlu,orhan kuş,mehmet oruç,gibi yöneticilerle çalıştım işin garibi bu profesyonel arkadaşlar yeni yöneticilere hiç bir şey göstermezler, biz işimizi kenimiz öğrenik,iyi bir otel müdürü MİSAFİR KALKMADAN KALKAN, MİSAFİR YATMADAN YATMAYAN VE OTELDEN AYRILMAYAN KİŞİDİR.ÇOK ZEVKLİ BİR İŞTİR İYİ ADAM İYİ PARA FELSEFESİYLE PERSONEL SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ. ZEVKLİ BİR İŞ KOLU
    Gültekin ATİK - 16.4.2014 09:43:52
    İşte otelcilik ,işte Müdür.
    Aybars OZAR - 25.4.2014 09:19:32
    Bizler gibi yolun başında ki geç turizmcilere rehber olacak bir yaşam öyküsü. Ağzınıza yüreğinize sağlık.
    Ender Emin ÖZCAN - 2.5.2014 10:09:08
    Sn. Ersin Bey yazınızı keyifle okudum sizler gibi büyüklerimizin ve duayenlerimizin bu şekilde paylaşımlarda bulunması beni çok mutlu ediyor.Paylaşımınız için çok teşekkür ederiz.
    izzettin yurtsever - 11.5.2014 11:24:41
    Gurme duayen abimiz Ersin beyinde katildigi 2007 de gerceklesen Bizim Sokak Toplantisindan once otelimin ascibasi Recep Yuksel Ustaya oyle bir menu ve servis sunumu hazirlayalim ki katilanlar Kemer boyle bir toplanti yemegi gormedi desinler dedim.Gerek hemen o yemek sonrasinda tum katilanlar, gerekse patronumla birikte oldugumuz bir diger toplantida Ersin beySizi tekrar tebrik ederim, heryerde de konusuyorum, Kemer oyle bir yemek gormedi sozlerini buyuk bir onurla ve mutlulukla hatirlarim.
    ERCAN TURHAN - 3.6.2014 10:09:29
    Sevgili Ersin ağabey,ağzına sağlık,bu arada Madridte Açık büfe kahvaltıya geçişte Rahmetli Kemal DEDEMAN ile ilgili anını hatırlar ve hep tebessüm ile anarım saglıklı,mutlu ,huzurlu günler dilerim sevgi ve saygılarımla
    n Ayşe İlker Altılar - 17.6.2014 23:42:12
    yazınızı vede geçmişinizi azminizi çok takdir ederek okudum sizlerden sonraki gençlerede ışık tutacagına inanıyorum saygılar
    M.Mahmut Özünal Murat Paşa Konağı - 18.6.2014 10:44:21
    Beş yıllık çiçeği burnunda yeni bir otelci olan bizler için çok güzel ders alınacak bir yazı olmuş Ersin bey ve yazı editörlerine, emeği geçenler teşekkür ederiz.
    Levent Çalış - 3.8.2015 11:02:26
    Ersin ağabeyciğim senin fedakarlık,tecrübe,bilgi ve başarı dolu hayatının satırlarını son derece duygulanarak okudum. Ayrıca bu paylaşım için sana sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Uzun seneler görüşememize rağmen insanın senin gibi bir Ersin ağabeyi olması çok güzel..İyiki varsın. İnşallah ilerleyen zamanda karşılıklı görüşebilmek umuduyla saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. Hoşça kal.


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Diğer Yazılar:
    Temel Kotil'in azim, kararlılık ve çalışmayla dolu yaşam hikayesi
    Ramazan Aslan'ın emek, sabır ve mücadeleyle dolu yaşam hikayesi
    Firuz Bağlıkaya'nın yaşam hikayesi
    Kaan Kavaloğlu'nun başarılarla dolu yaşam öyküsü
    Sektörün tanıdık yüzü çalışkan bir turizmci: Faruk Boyacı'nın yaşam hikayesi
    Üniversitenin devrimci öğrencisinden kültür turlarının duayenliğine: Faruk Pekin
    Turizmin güler yüzlü abisi Rıdvan Edebal
    Hayalleri, umutları, maceraları ve unutulmaz aşkıyla İskender Çayla
    TMGT'den Armada Otel'e uzanan bir yaşam öyküsü: Kasım Zoto
    Hikmet Atilla'nın yaşam hikayesi
    Turizmde yeniliğin, ilklerin ve inatçılığın ismi: Hüseyin Kurtoğulları
    Hülya Aslantaş'ın mücadele ve başarılarla dolu yaşam hikayesi
    Rehber deyince akla gelen ilk isimlerden biri: Şerif Yenen
    Türk turizminin öncü ismi: Ceylan Pirinçcioğlu'nun yaşam hikayesi
    Hayatı turizmle yoğurmuş bir duayen: Ersin Özgündoğdu
    Yıldıray Karaer'in yaşam öyküsü Turizmden Portreler'de
    Burhan Silahtaroğlu yaşam öyküsünü TurizmGüncel'e anlattı
    Kadir Uğur'un macera ve sürprizlerle dolu yaşam hikayesi
    Bir turizm aşığı, Hakkı Ülkü'nün yaşam hikayesi
    Antalya otelciliğinin kurucusu: Ali İhsan Barut
    Her şey dahilin babası: Cem Kınay
    Hayatı boyunca başkanlık yapmış başkan: Başaran Ulusoy
    Turizmin Batılı yüzü, Prusyalı Türk Vural Öger
    Uludağ turizmini yaratan adam: Haluk Beceren
    Editör Yazı Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2017 sezonundan ne bekliyorsunuz?

    2016 yılı ile aynı olur
    2016'nın üzerine çıkarız
    2016'daki sayılara bile ulaşamayız
    Ücretsiz Abone Olun