Hasan Ali Ceylan kimdir?

Hasan Ali Ceylan kimdir?

Turizm Güncel’in sektör kamuoyuna armağanı Turizmden Portreler’in yeni konuğu resort turizminin önde gelen gruplarından Sherwood’un yönetim kurulu başkanı Hasan Ali Ceylan. Ceylan, turizm sektörüne girişini yatırımlarını, ailesini ve sektörü Turizm Güncel okurları için anlattı. Keyifli okumalar...

Hasan Ali Ceylan kimdir?
Hasan Ali Ceylan kimdir?

Turizmden Portreler – Turizm Güncel

Hasan Ali Ceylan

20 Temmuz 1978 yılında üç çocuklu Şükrü-Seniha Ceylan çiftinin en büyük oğlu olarak Antalya’da dünyaya gelen Hasan Ali Ceylan ilk, orta ve lise eğitimini Antalya’da tamamladı. Asıl mesleği elektrik olan Şükrü bey elektrik alt yapı yatırımlarının hızlandığı dönemde köylere elektrik hatlarının çekilmesi işine girmiş. Aslında daha önce TRT memurluğu sınavına giren ve kazanan Şükrü Ceylan, tayini uzak bir yere çıkınca babası tarafından gönderilmemiş ve Antalya’da kalmış. Sonrasında inşaat işine giren baba Ceylan, apartman ve ticari üniteler yapıp satmaya başlamış.

Hasan Ali Ceylan

“Lara’ya taşındığımızda tüm akrabalarımız ‘çok uzağa taşındınız’ dedi”

Hasan Ali Ceylan’ın dünyaya geldiği yıllar aslında Antalya’da turizmin yavaş yavaş gelişmeye başladığı döneme denk geliyor. O dönemin Antalya’sını anlatmasını istediğimiz Ceylan şunları söylüyor:

Bizim çocukluğumuzdaki Antalya şu anda çok yakın gelen mesafelerin çok uzun geldiği bir yerdi. Ben, Antalya’nın ilk yerleşim yerlerinden Şarampol Mahallesinde dünyaya geldim. 12 yaşıma kadar bu mahallede yaşadık. 12 senenin sonunda şimdiki Lara bölgesine taşındığımızda bütün akrabalarımız ‘Çok uzağa taşındınız’ dediler. Hatta o zaman buraya bir iki dolmuş değiştirerek gelebiliyorduk. O zaman Antalya’da Doğu Garajı olarak adlandırılan semtte bir aktarma garajı vardı. Şarampol’den oraya gelip, Doğu Garajından aktarma minibüsüne binip taşındığımız yer olan Konserve’ye giderdik. Konserve Koyundan dolayı Konserve diye geçiyordu. Çok nadiren minibüs olurdu. İki dolmuşla giderdik. Seraların olduğu, milletin tarım yaptığı bir yerdi aslında.

Hasan Ali Ceylan

“Yeni yeni büyük oteller yapılıyordu”

O dönem Antalya’da turizm ne durumdaydı?

Aslında o dönemlerde Antalya’da turizm egzotik seviyelerdeydi. Büyük otellerin yeni yeni yapılmaya başladığı yıllardı. Bizim ilk açtığımız otel çok küçüktü, daha büyük oteller vardı ama onlar da 100-150 odaydı.

İlk otelleri 21 odalı Premio

Babanızın açtığı ilk otelden bahseder misiniz?

İlk otelimizi Antalya’nın Şirinyalı Mahallesinde 1991 yılında açtık. Dedeman’dan 2-2,5 kilometre sonra, Lara yoluna paralel ikinci sırada 21 odalı bir tesisti. O otel şu anda Premio ismiyle faaliyet gösteriyor.
Hasan Ali Ceylan

Peki siz çalışıyor muydunuz bu otelde, neler yapıyordunuz?

O otelde çok çalıştım. 1991 yılından üniversiteyi kazandığım 1996 yılına kadar o otelde çalıştım. Okul dönemlerinde çok gitmiyordum ama yazın tamamını otelde çalışarak geçiriyordum. O otelde housekeepingden resepsiyona, servisten satışa kadar hemen her departmanda bulundum.

“Benim işletme okumam gerekiyordu”

Babanız sizi otelciliğe teşvik ediyordu anlaşılan...

Babam çocukluğumdan beri hep işletme okumamı istedi. Onun inancına göre iş hayatında olacak birisinin muhakkak işletme okuması gerekiyordu. En büyük çocuğu da ben olduğum için benim işletme okumam gerekiyordu. Ben de işletmeyi bitirdim.

“O zamanki misafirler şimdi ağırlamayı arzu ettiğimiz misafirlerdi”

Ben de turizmi ve misafirle olan ilişkiyi sevdim. O zamanlar ağırladığımız misafirler aslında şu anda ağırlamayı arzu ettiğimiz misafirlerdi. Misafirle olan diyalog çok hoşuma gitmişti. Hatta lise sonda üniversite sınavlarına hazırlanmam gerekiyordu. 96 yılında bütün arkadaşlarım dershaneye erken başladı. Temmuzda başlayanlar oldu. Ben okulun açılmasına bir gün kalana kadar çalışmaya devam ettim. Neredeyse üniversite hazırlığına zor konsantre oldum.

“Para bereketli, harca harca bitmiyor...”

Maaş alıyor muydunuz?

Oteldeyken hem bahşişlerden hem de satışlardan gelir elde ediyordum. Üniversite yıllarım çok bereketli geçi. Öğrenci yıllarında kazanılan para bereketli oluyor, harca harca bitmiyor. Üniversite yıllarımda birçok harcamamı kendim karşılayabiliyordum. O zamanlar bilgisayar yeni yeni yaygınlaşıyordu. Onu babamdan para istemeden almıştım. Cep telefonu satın aldığımda ya da yazın tatile çıktığımda da aynı şekilde... Ayrıca iki yaz da Mirage Park Hotelin maliyet kontrol departmanında çalışmıştım.

“Misafirlere o kadar alışıyorduk ki, gittiklerinde üzülüyordum”

Bol bahşiş oluyor muydu?

O zamanın koşullarında değil ama şu anda bakarsanız küçücük bir tesisti babamın ilk açtığı otel. Belki bir fine-dining yapmıyorduk ama akşam yemekleri, canlı müzikler yapıyorduk. Turistlerin çok ciddi ekstra harcamaları oluyordu. Biz de misafirlerimize elimizden gelen en iyi hizmeti vermeye çalışıyorduk. Misafir otel dışında bir şeyler yapmak istediği zaman, elimizden gelen en iyi organizasyonu yapıyorduk misafir mağdur olmasın diye. Onu da misafir çok beğeniyordu. Birçok misafir otelden ayrılıyorken ailesinden ya da akrabasından ayrılıyormuş gibi ağlıyordu. Hatta bu 15-20 gün içinde ben de onlara o kadar alışıyordum ki, 2-3 gün ben de etkileniyordum misafirler gittiğinde.

Hasan Ali Ceylan

“İşletme fakültesini kazandım”

1996 yılında lise sona giderken bir yandan da dershaneye başlayan Hasan Ali Ceylan, ‘eğitim mi yoksa iş hayatına devam etme mi?’ konusunda birkaç ay süren bir ikilem yaşadığını anlatıyor. Ailenin ve kendisinin o günün koşullarında bir üniversite okumanın ne kadar önemli olduğuna inanmasından dolayı eğitim hayatına devam etme kararı alan Ceylan “Daha sonra üniversite sınavları oldu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesini kazandım. O zamanlar Türkiye’deki tek işletme fakültesiydi. Çok iyi hocaların olduğu, işletme eğitiminin en iyi verildiği yerlerden biriydi.” diyor.

Hasan Ali Ceylan

“Hep İstanbul’da okumayı istemiştim”

Antalya gibi tarım ağırlıklı ama bir yandan da turizmin geliştiği bir şehirden İstanbul gibi bir metropole geldiğinizde neler hissettiniz?

İstanbul’a ilk geldiğimde çok heyecanlandım. Ben hep İstanbul’da okumayı istemiştim. Ama İstanbul’a gelmeden önce bir iki kere yurt dışı tecrübem olmuştu. O nedenle özgüvenim yüksekti. İstanbul’daki heyecanım endişeden değil mutluluktan kaynaklanan bir heyecandı. Fakültemiz Avcılar’da olduğu için İstanbul’u ancak hafta sonları görebiliyorduk. İstanbul’daki eğitim hayatım boyunca herhangi bir sorun yaşamadım.

Çok iyi hocaların olduğu fakültede okumak bana ciddi bir vizyon sağladı. Okul arkadaşlarım da buna katlı sağladı. Birçok arkadaşım kariyerlerinde çok üst düzey seviyelere geldiler, şu anki bakan dahil çok sayıda politikacı da bizim fakülteden mezun.

Lisede iyi bir okulda okudum ama çok başarılı değildim. Üniversitede akademik olarak başarılı bir öğrenci haline geldim. O hocaların sağladığı gelişim ve vizyonla birlikte üniversiteden sonra Kanada’ya gittim.

Hasan Ali Ceylan

Kanada’da üniversitede araştırma görevlisi oldu

Kanada’da neler yaptınız?

Kanada’da bir yıl boyunca Hyatt Regency Toronto’da idari sekreterlik yaptım. Gelen siparişlerin, malzemelerin ve arızaların takibini yapıyordum. Aynı zamanda iş İngilizcesi için otele çok yakın bir dil kursuna devam ettim. Akademik olarak başarılı olduğum için de hocalarımızla ilişkilerim çok iyiydi. Çok önemli hocalardan referans mektupları almıştım. O referansların etkisi ve yazdığım uzun özgeçmiş kompozisyonu ve notlarımın çok iyi olması dolayısıyla Kanada’da birkaç üniversiteye kabul edildim ve iki tanesinden burs kazandım. Bunlardan biri tarım ve turizm alanlarında iyi bilinen bir üniversite olan Guelph Üniversitesi idi. Bu üniversitenin MBA bölümüne kaydımı yaptırdım. Daha sonra üniversite içerisinde bazı sınavlara girerek Organizasyonel Davranış Ana Bilim Dalına araştırma görevlisi olarak kabul edildim. Akademik hayatın an alt düzeyde parçası oldum ve bu bana çok büyük şeyler kazandırdı. Hem para kazandım hem de akademik olarak kendimi geliştirdim.

Yüksek lisans yaptığımız derslere paralel olarak bir tane dördüncü, bir tane de üçüncü sınıfın organizasyonel davranış dersine girdim hocamla beraber. Hocam bazı dersleri benim de anlatmama izin veriyordu. Akademik hayatın an alt düzeyde parçası oldum ve bu bana çok büyük şeyler kazandırdı.

Hasan Ali Ceylan

“Türkiye’ye yüzde 100 gönüllü olarak dönmedim”

Kanada’ya gittikten sonra akademisyenlikle turizm arasında tercih yapma konusunda zorlanmışsınız gibi görünüyor?

Ben aslında işletme mezunuyum. Gittiğim üniversitenin de Turizm ve Konaklama Fakültesindeydim. Aslında bir nevi turizm ve işletme MBA’yi yaptım. Fakültedeki öğrencilerin yüzde 90’ı zaten turizm kökenli öğrencilerden ve profesyonellerden oluşuyordu. Yüksek lisansta zaten çok sayıda üst düzey yönetici vardı, en gençleri bendim. Ben organizasyonel davranışı hep merak ettim. Ama o fakülte zaten turizm ağırlıklı olduğu için turizm eğitimi almaya da devam ettim.

Kafamda çok gel-gitler oldu. Kanada’da yaşayabilir, orada akademik hayatıma devam edebilir veya özel sektörde devam edebilirdim. Açıkçası o hocalarımızın o zamanki tavsiyeleri ile de denetleme firması KPMG firması ile de görüşmelere başlamıştım. O görüşme süreci içinde de Kanadalı meşhur cafe zinciri Tim Hortons’dan 13-14 mekanının bulunduğu bir bölgesi için müdür yardımcılığı teklifi almıştım. KPMG görüşme süreci 6-7 ay sürüyordu. Onlarla kontrat imzalamıştım ama aile bağlarımdan dolayı Türkiye’ye döndüm. Yüzde 100 gönüllü olarak dönmedim ama aileme olan duygularımdan manevi bağlarımdan dolayı döndüm.

Hasan Ali Ceylan

Hasan Ali Ceylan, Ceysu’nun başına geçiyor

2002 yılının sonlarına doğru Türkiye’ye dönen Hasan Ali Ceylan’ın kafasında, daha doğru bir otelcilik yapmak vardır. “Tabi o yıllarda daha idealist oluyorsunuz. Hayatın gerçeklerinin pek farkında olmuyorsunuz ya da o gerçeklerin değişebileceğini, aile işletmenizde doğruları anlattığınızda bunların gerçekleşeceğini düşünüyorsunuz. ” diyen Hasan Ali Ceylan şirkete ait Ceysu markası ile başlayıp otellere uzanan görev değişimi ve yaptıkları yatırımlarla ilgili ise şunları söylüyor:

“İlk geldiğimde Ceysu isimli doğal kaynak suyumuzun kuruluşu tamamlanmıştı. Babam benim oraya gelmemi istedi. Ben Kanada’ya gitmeden ikinci oteli açmıştı aslında. Ceysu’nun ciddi bir ihracat potansiyeli olduğunu düşünmüştük limana yakın olduğumuz için. Hatta Irak savaşındaki ABD ordusunun da Türkiye’den ciddi su alımları vardı. Bu şekilde ben bu işe başladım... Bu arada 2005 yılında Lara’daki otelimiz açıldı.

Lara'da 349 odalı yeni tesis

2009 yılının haziran ayına kadar önce Ceysu’nun ihracatına ve satın almasına, aynı zamanda da Greenwood oteli ile şehir içindeki Lara’da açılan otellerin satış ve pazarlamasına baktım. Ben Kanada’dan geldiğimde 21 odalı Prize Otel (2022’de ismi Premio olarak değişti) ve 223 odalı Greenwood otelimiz vardı. Ben geldikten 1,5 yıl sonra da Lara’daki 349 odalı tesisi açtık.

Hasan Ali Ceylan

Peş peşe iki otel açtı, Milta Tatil Köyünü Aydın Doğan’dan satın aldı

Daha sonra Ceysu’nun sadece ihracatını değil genel müdürlük görevini de yürüttüm. Şirketin finans, muhasebe ve bütün bayilik yapısının oluşturulmasını sağladım. Daha sonra 2009 yılında ailemizin aldığı bir kararla ben Ceysu’daki görevimi profesyonel bir yöneticimize devrettim. 2009 yılının haziran-temmuz ayları gibi tamamen otellere konsantre olmaya başladım. 2009 yılının temmuz ayında itibaren Sherwood-Lara’daki ofisime gelmeye başladım. 2011 yılında Boğazkent’teki iki tesisimizi açtık; Sherwood Dreams ve TUI Blue Belek. 2013 yılında, o zaman Club Majesty ismiyle işletilen, Milta Tatil Köyü isimli tesisi Doğan Holdingden satın aldık. Orası aynı zamanda Türkiye’nin de ilk Aldiana Club’ı.

2013 yılının kasım ayında Milta Tatil Köyünde çok ciddi bir tadilata girdik. Binaların yüzde 50’sini yeniden yaptık, yüzde 50’sinde de odaları genişlettik, binaları güçlendirdik. Aslıdan yeniden bir bina yaptık.

Yedi otelde 2 bin 36 oda, 6 bin 400 yatak var

Aynı yıl Şu anda Sherwood Exlusive Lara isimli tesisimizi 349 odadan 500 odaya çıkardık. Aynı zamanda buranın tadilatını da yaptık. Aslında bizim için zor bir yıldı. 2019 yılında da Sherwood Suites Oteli açtık ve tesis sayımız 7’ye yükseldi. Gelinen noktada 7 otelde 2 bin 36 oda ve 6 bin 400 yatağımız var.”

Hasan Ali Ceylan

“2010’daki atılımı 2005-2006’da yapabilirdik”

Kanada’dan gelirken muhtemelen kafanızda bir büyüme modeli ve iş modeli vardı. Onu buradaki iş yaşamınıza uyarlayabildiniz mi?

Biz bazı atılımlarımızı ben Ceysu’dan otele geçtikten sonra ailemi de ikna etmem ile 2010 yılında Boğazkent’teki otelleri satın alarak yaptık. Bence bu atılımları 2005-2006 yıllarında yapabilirdik, yapmalıymışız. Kendi tarafımdan baktığımda da ‘Ceysu’daki görevimiz biraz daha erken tamamlayarak otel tarafına dönmeliymişim’ diyorum. Kanada’da aldığım eğitimin ve edindiğim bakış açısının işlerimize çok büyük faydasının olduğunu düşünüyorum. Çünkü orada iş planlaması konusunda ciddi bir eğitim aldım.

“Milta Tatil Köyü inşaatı bende ciddi değişiklikler yaptı”

2013-14’teki Milta Tatil Köyü inşaatıyla birlikte şahsi olarak kendimde ciddi değişiklikler olduğunu düşünüyorum. İş hayatına bakış açısı, iş hayatının yönetiliş biçimi, iş hayatına hakimiyet konularında o inşaat bana çok şey kattı. Tabi bunda yılların ve yaşında etkileri var. Yönetimsel açıdan turizme bir farklılık getirdiğimizi düşünüyorum. Zaten Antalya’daki arkadaşlarımız pek çoğu işletmeyi çok iyi yapıyorlar. Çok çok iyi yapan çok sayıda meslektaşımız da var ve biz de onlardan biriyiz. Ama yönetimsel anlamında insana verilen değer, kariyer yönetimi, bilgi paylaşımı gibi konularda edindiğimiz bilgi birikimi mümkün olduğunca işletmelerimize aktarmaya çalıştık.

Hasan Ali Ceylan

“Babam turizmde büyümeye çok fazla inanmıyordu”

Büyük hacimli yatırımların yapıldığı dönemde şirketin lokomotifi babanız mıydı yoksa siz mi?

Lara’daki tesisin yapılmasına babam ön ayak oldu. 2009’da turizme geçişimden sonra turizmde büyümemiz gerektiği konusunda babama çok baskı yaptım. Çünkü babam turizmde büyüme çok fazla inanmıyordu. O turizmi hep ‘Gelirler riskli, giderler kesin/sabit’ şeklinde tanımlıyordu. Otelcilik aynı zamanda ciddi sabit yatırım gerektirdiği için de fazla sıcak bakmıyordu.

Ben turizme döndükten sonra babamı turizmde işlerimizi büyütmemiz gerektiğine ikna ettim. 2010-11 yıllarında iki oteli yaptık ve başarılı oldu. Daha sonra o da bunun olduğunu görünce yönün b tarafa çevirdi. Hatta Kemer’deki tesisi almamız konusunda o benden daha istekliydi. Ama 2013-14 yılından itibaren sağ olsun gemiyi tamamen bana teslim etti diyebilirim turizm konusunda.”

Hasan Ali Ceylan

“Otelcilikte dikkatli gidilmesi gerekiyor”

Otelcilikte büyümeye devam etmeyi düşünüyor musunuz yoksa kafanızda başka bir format var mı?

Yaptığımız işi çok seviyoruz ama insana insanla hizmet verilen bu iş çok kolay değil, yıpratıcı bir şey. Hele de benim gibi titiz ve mükemmeliyetçi iseniz daha da zorluyor. İnsana insanla hizmet vermenin bazı zorlukları var. Personel tarafında bazı zorluklar var. Bu zorlukları tanımlarken birçok sebebi söyleyebilirsiniz ve herkes kendince haklıdır.

Otelcilik çok ciddi bir yatırım gerektiriyor. İlk etapta çok ciddi miktarda para yatırıyorsunuz ve bunu uzun yılar içinde geri alıyorsunuz. Eskiye oranla yatırımın geriye dönüş süresi uzadı. Aynı zamanda risklere çok açık olduğunu da gördük. Öte yandan Antalya yeteri kadar büyüdü ve yatırıma doydu, bir de bu gerçek var. Ayrıca otelcilik yatırımını hızlı geri döndüren bir endüstri dalı değil. Bu ikisini birleştiğimizde, otelcilikte artık dikkatli gidilmesi gerektiği sonucu çıkıyor ki, biz otelcilikte büyümeyi arzu ediyoruz.

Hasan Ali Ceylan

“Sherwood’un bir yönetim şirketi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum”

Benim biri kız diğer erkek olmak üzere, iki kardeşim var. Sağ olsunlar bana güveniyorlar. Bu işi ilerletmemizde onların da çok desteği var. Ama ben çok dikkatli gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bir de şöyle bir şey var: Öz sermayenizle ve bankalardan kredi alarak veya bizim seviyemizdeki yatırımlara geldiğinizde yatırımın büyük çoğunluğu için kredi kullanabildiğimiz zamanlar oldu. Ama yine de bu kadar büyük rakamları yatırarak otelcilikte çok fazla büyüme şansınız yok. Her şey yolunda gitse bile 3-4 yılda bir otel yaparak ilerleyebilirsiniz. Bunu da yaptığınızda otelcilikte gelebileceğiniz maksimum oda sayısı belli.

Otelcilikte yönetim tarafının önemli olduğunu düşünüyorum. Otel sayısı belli bir seviyeye gelip ikinci ve üçüncü jenerasyonlar işin içine girmeye başladığında ve otelle ilgili kararlar çok sayıda birey tarafından verilmeye başlandığı zaman mecburen bazı otellerin eş değiştirmesi gerekeceğini veya bir yönetim şirketin tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hayatın gerçeği; belli bir aşamadan sonra ortaklar arasında sorunlar çıkıyor.

Bizim birlikteliğimiz devam ettiği müddetçe Sherwood’un bir yönetim şirketi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir oteli yönetmeniz için illa ona sahip olmanız gerekmiyor. Biz 2015-2016’dan bu yana yaptığımız bütün çalışmaları da buna göre yapıyoruz. Ölçülebilir sistemlerle şirketin her tarafını ölçmeye çalışıyoruz. Doğru yere doğru yatırımı yapmaya çalışıyoruz. Bir odaya konan bir şeyin 4-5 bin odaya konulduğundaki etkisini ölçmeye çalışıyoruz, kendimize göre oda prototipleri yapıyoruz. Gelecekteki otelciliğe ilişkin bir hazırlığımız var aslında.”

Sherwood grubu farklı iş kollarında da var

Son yıllardaki krizler nedeniyle tüm dünyada otelcilerin yorulduğunu, Türkiye’deki otelcilerin ise biraz daha fazla yorulduğunu ifade eden Hasan Ali Ceylan bu nedenle farklı iş kollarında da var olma gereği doğduğuna dikkat çekiyor. Ceylan “Ceysu Doğal Kaynak Suyunun üreticisi ve dağıtıcısıyız. Onun Bart isminde bir de kardeş markası var. Zaten gıda anlamında varız. Ceysu’nun ve başka ürünlerin dağıtımını yapan ABC şirketimiz var. Bütün otellerimizin pastacılık ürünlerini üreten bir merkezi pastanemiz var. Şimdi bunu üçüncü taraflara da açmaya çalışacağız. Yine organize sanayide çok büyük bir et entegre tesisimiz var. Burdur’da büyük baş hayvan çiftliğimiz var. Orada hem süt hem de et besiciliği yapıyoruz. Dolayısıyla turizmin dışındaki alanlarda yavaş yavaş kaymaya başladık. Bu kış buralara konsantre olma planımız var. Onu haricinde şu anda enerji yatırımları ilgilimizi çekiyor. Hem yaptığımız işlerdeki enerji ihtiyacımızdan hem de enerji yatırımlarının bizim gibi turizm sektöründe çalışan şirketler için belli bir süre sonra sermaye üreteceği için uzun vadede faydalı olacağını düşünüyorum.” diyor.

Peki ya sosyal yaşam....?

Otelcilik işini başarılı bir şekilde yürüten Hasan Ali Ceylan’a biraz da özel yaşamından bahsetmesini istedik. Nerede, kiminle, ne zaman evlenmişti, çocukları var mıydı, turizm ile aile yaşamını bir arada sürdürmek zor muydu?

Ceylan başladı anlatmaya...

Ben aslında 2004 yılında erken denebilecek bir yaşta evlendim. Eşimin ismi Sabina, kendisi Kanada vatandaşı. Orada doğup büyüdü, üniversiteyi orada tamamladı. Semih Ceylan isminde 16 yaşında bir oğlumuz var.

Nasıl tanıştınız eşinizle?

Eşimle Kanada’daki Türk arkadaşlarımız aracılığıyla tanıştım. 2004 yılında da evlendik.

“Eşime müteşekkirim”

Turizm aynı zamanda yoğun bir iş yaşamı demek. Eşiniz sizin bu yoğun çalışmanızdan rahatsız oldu mu, oluyor mu?

Muhtemelen eşim bunların hepsini düşündü. Şimdi bazen de söylüyor. O yönden çok şanslıyım. İşime hiç engel olmadı, çok sabır gösterdi. Tabi benim özellikle çocuğumuz büyüdüğü bu dönemde hem çocuğuma hem de Kanada’dan gelmiş bir insan olan eşime karşı haksızlık yaptığım yıllar oldu. Ama orada çok müteşekkirim eşime. Annem babama nasıl destek olduysa aynı şekilde eşim de bana destek oldu bu konuda.

Uzun saatler çalışmamı, hatta akşam evde çalışmaya devam etmemi bile anladı ama cumartesi günleri çalışıyor olmamı hala anlayamadı. ‘Çok çalışmanı anlıyorum ama cumartesiyi çözemedim’ dedi.

Eskiden bir tarım şehri olan Antalya’nın böyle bir turizm şehrine dönüşeceğini tahmin edebilir miydiniz? Eski Antalya ile şimdiki arasında hangi farklar var?

Açıkçası 13-14 yaşlarındayken bir turizm etkisi ile büyüdük. Olumsuz olaylar olduğunda turizmin etkilendiğini duyarak büyüdük. Turizm burada yaşayan insanların hayatında belli bir yer ifade ediyordu. Ama 90’lı yılların sonunda Lara sahil bandının bu şekilde olacağını bile çoğumuz düşünemezdik. Antalya çoğumuzun öngördüğünün dışında bir gelişim gösterdi.

“Maalesef yıllar içinde hobilerim azaldı”

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız, ailenizle nasıl vakit geçirir, tatilde nerelere gidersiniz?

Bunu söylemek üzücü, kimseye de tavsiye etmem ama zaman içinde hobilerim azaldı. Artırmam veya an azından korumam gerekiyorken hem de. Yaz tatili yapmayalı çok uzun zaman oldu. Böyle bir şey çok imkan dahilinde olmuyor bizim işimizde. Eğer inşaat veya başka bir şey yoksa ailemle birlikte kayak tatili yapmaya gayret ediyoruz. O bir nebze kaybettiklerimin yerine koyduğum bir hobim oldu. Onun haricinde fuarları tatile dönüştürüyorum. Bazı fuarlara ailemle giderim. O da bir nevi benim için tatil görevi görüyor. Resort değil de şehir tatili ise bana birkaç gün yetiyor.

Hasan Ali Ceylan

En sevdiğiniz ve en çok gitmek istediğiniz beş şehri sayın desek?

En sevdiğim şehirler İstanbul, Londra, Washington, Barselona ve Toronto. En merak ettiğimiz şehirler ise Sidney, Tokyo’yu merak ediyorum.

Kitap okumaya vakit bulabiliyor musunuz?

Son 3-4 seneye kadar çok güzel bir kitap okuruydum ama artık okuyamıyorum. Çok sayıda yabancı yayını online olarak takip etmeye çalışıyorum. Özellikle finansal olanları.

Bir daha dünyaya gelseniz yine turizmci olmak ister miydiniz?

İsterdim. Bütün zorluklarına rağmen ben bu işi çok seviyorum. Ama tabi benim jenerasyonumdakiler biraz şanssız bir döneme denk geldi. Daha şanslı bir dönemde turizm yapmak isterdim.



Bu Haber 13.12.2022 - 16:18:55 tarihinde eklendi.
Kullanıcı Yorumları
  • Vizyon sahibi bir kişilik HASAN ALİ CEYLAN

    NEJMI EROZ 15.01.2023 - 11:48

    1999_2015 yılları arasında çalışmış olduğum sayın Hasan Ali Ceylan ve ailesine saygı ve sevgilerimi bir borç bilirim. Geleceği iyi analiz eden hesabını kitabını iyi bilen bir patron olarak bana hesap analiz ve vizyon katmıştır. Sherwood hotels sizinle bir başka sizinle daha farklıdır. Anlattıklarının çoğunu aile olarak beraber yaşadık beraber büyüdük. Takdire şayan bir kişilik sizi farklı oluşunuzla takdir ediyorum. Teşekkürler Hasan Ali bey. Teşekkür ederim Şükrü ceylan bey telekkür ederim saygı değer CEYLAN ailesi.

  • ÇOK SAMİMİ VE MÜTEVAZİ

    EMİN POLAT 11.01.2023 - 05:23

    h,ali beyin bu başarı yolculuğunun 2000-2016 yılları arası bizatihi şirket otellerinin 4 dünde yer aldığım ve beraber büyüdüğümüz SHERWOOD markası,şahsen çok şey kattı bana,gurur duydum,umarım şirket daha iyi projelere imza atar,röportajı büyük bir zevkle okudum

  • HİÇBİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR

    Mehmet Biçer 14.12.2022 - 09:43

    Samimi paylaşımınız için teşekkürler Hasan Ali Bey...

  • Başarı öyküsü

    Tahsin Çetinkaya 14.12.2022 - 07:27

    İyi eğitim almış bir Türk gencinin nasıl öngörülü ve vizyon sahibi olduğunun tam bir başarı belgesi

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.