serdar@dm-consultancy.com

Yaşanacak şehirler ve turizm önermesi

Yaşanacak şehirler ve turizm önermesi
Şehirler turizmin önemli ögeleridir. Turistin sadece otel ve denize gelmediği anlaşıldığında çevreye ait tüm unsurların işin içine katılması faydalı olabilir.

Böylece şehirleri kullanım amaçları ve işlevleri bakımından iyileştirmek, düzenlemek, vatandaşlar arasında kullanım eşitliği yaratan kamusal alanların elden geçirilerek insanın yaşam kalitesini artırması hedeflenebilir. Araba devrimi sonrasında şehirlerin arabalar için inşa edildiğini ve insanların ikinci öncelikte yer aldığını görebiliriz. Ancak sorunun buradan başlayarak beraberinde getirdiği kısıtlamalar ve kirlilik, farklı ancak devasa bir problemi önümüze bırakmaktadır.

*Bunun çözümü için turizm etkisi belki bir hızlandırıcı görevi üstlenebilir ama ya her gün o şehri kullanan sakinlerin ne düşündüğü, gelecek için daha konforlu bir yaşam hakkına sahip olmaları gerektiği konusu sürekli göz önünde bulundurulması gerekmez mi?

*Şehirler bir şekilde oluşmuş olsa da onların yapısını demokratik hakların özgürce kullanıldığı ortamlara dönüştürmek için çaba göstermek ve önündeki engelleri kaldırmak değerli bir görüş değil mi?

Şehirleşmek kavramı içinde kırsaldan göç, kentsel tasarım, peyzaj ve yapı mimarisi ile birlikte büyüyen ve gelişen dallar olması gerekli. Bu aşamada bir ortaklık manzumesi oluşturmak ve beton dışındaki alanların nasıl geliştirip kullanılması gerektiğine dair insani ve çevresel etkileri dikkate almak önem kazanmaktadır. Daha çok yeşil ve doğal kavramının öne çıkartılarak tasarımlar yapılması paylaşılan ortamlarda insanlara ve diğer yaşam formlarına gelişim ve sürdürülebilir bir çevre oluşturulmasına destek sağlayıcı yönler vurgulanmalıdır. Daha çok yeşil unsurlar projelere eklenmeli ve bu alanların vatandaşlar tarafından rahatça ulaşılabilir ve kullanılabilir olması planlanmalıdır.

Şehir sakinlerinin kentsel alanlardan eşit ve serbestçe faydalanmaları için alınması gereken tedbirler vardır. En önemlisi yaşam birimlerinin birbirine bağlanmasındaki ustalık ve yetkinliktir. Burada vurgulanan, kentlinin ortak alanları paylaşırken birbiri ile etkileşim yollarının da açılmasına itina edilmesidir. Böylece çoğu ortak görüşler, paylaşımlar, yardım ve destekler ortaya çıkabilir. Güncel yapılanmada oldukça bağnaz ve tutucu yönlere sahip olan gizlenme yerine açılma ve bireylerin birbiri ile temasına yönelik tarzlar geliştirilmelidir. Bunun sosyolojik etkisi ve kazanımı ise toplumsal farkındalık olarak ortaya çıkabilir. Fertler birbirinin sorun ve çözüm önerilerine ortak olabilir. Sadece bu etki bile yaşanan mekânların canlanması ve nefes alan bir organizmaya dönüşmesine sebep olacaktır.

Kentlerde ortak alanların adil kullanılması için araç trafiğinin olabildiğince uzaklaştırılması yanında vatandaşların özgür olarak kullanabilecekleri yürüme yolları, oturma bankları, bisiklet ve koşu yolları önemlidir. Diğer bir kritik unsur ise yöresel tarihi önem taşıyan bina ve yerleşkelerin bu yaya trafiğine açık olacak şekilde planlamanın göbeğine oturmasıdır. Özellikle turizm açısından büyük bir değer bu yolla katlanarak artırılabilir. Genelde Anadolu şehirlerinde mevcut olan tarihi birikimlere sahip binalar kentsel projeler dışına atılmak eğilimindedir. Belki de inşaat grubu o yapıları eski ve inşa edecekleri modern tarza aykırı bulmaktadır ve yapıların alanlarını daha fazla para ile betona çevirme düşüncesi ağır basmaktadır. Ancak bu yapılar etrafından geçecek yaya yolları hem buraya erişimi olanaklı kılacak hem de zaman içinde aşınmış ve bakım gerekliliğini göz önünde tutarak farklı bir motivasyon kaynağı olacaktır.

Covid 19 salgınından alınacak en büyük ders çevre etkisinin önemi olarak ortaya çıkmaktadır. Burada sadece yıkıp inşa etmek yerine yeniden dönüşüm kapsamında eskiyi korumak değerli bir unsur olarak belirginleşmektedir. Eski yapıların sağlamlaştırılması ve dış yapının korunarak içte güncel ileri ve teknolojik yapı elemanları ile yenilenmesi büyük kazanımlar ortaya çıkartacak niteliktedir. Bu konuda bilgi ve teknolojik alt yapı eksikliğin olduğunu kabul ederek gelişim için çeşitli atölye çalışmaları yapılması faydalı olabilir. Sağlamlaştırma olarak sadece deprem güçlendirmesi düşünülse de bunun farklı yöntemleri olduğunu aklıda tutmak fayda getirebilir. Bu amaçla şehirlerde yeni inşaat izinlerinin kaldırılması ve dönüşüme uygun planların kabul edilmesi öngörülebilir. Zaten milyonlarca konut fazlası veren sektöre yeni yatırımlar ilave parasal yükümlülükler anlamındadır. Ancak turizm açısından işin özüne yönelik daha fazla akılcı planlamalar yapmak önemlidir.

Turizmin bir dalı olan yiyecek içecek sektörünün bu yeni yapıya uygun olarak gelişmesinin de yollarını tartışmaya başlamak gerekiyor. Artık eski tür restoran ve üretim alanlarının değişme vakti gelmiştir. Gelişen teknoloji ve salgın sırasında ilerletilen bazı kolay kullanıma sahip ürünler projelerde yer almalıdır. Daha ufak çalışma alanları, düşük yatırım maliyetleri, indirilen işletme masrafları özellikle turizm alanlarında farklı modeller yaratabilir. Bu aşamada çevre ve yeşil alanların üretim merkezleri ile yakın bağı olması ve kapalı mekânlar yerine büyük açık alanların ortak kullanılması birçok problemin kolaylıkla çözümüne yol açacaktır. Yine bu dönemde geliştiren kokusuz çalışma ortamları, kimyasal kullanmadan etkili temizlik, sipariş-pişir-gönder döngüsünün artması ve geliştirilmesi sektöre büyük hareket kazandıracaktır.

Son zamanlarda ortaya atılan olumsuzluk ve karamsarlık tablosu yerine çözümlere odaklanmak gelecek için farklı potansiyel olanaklarına işaret etmektedir. Heyecan verici.


Bu Makale 01.06.2021 - 15:13:19 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.