serdar@dm-consultancy.com

Kısa bir fiyat ve değer analizi:

İnsanlar her şeyin fiyatını bilirler ancak değerleri hakkında hiçbir şey bilmezler*

İnsanlar her şeyin fiyatını bilirler ancak değerleri hakkında hiçbir şey bilmezler*

Bir tesisin yaşadığı en dramatik zorluk, işletme tarafından kapatılamayacak, düzeltilemeyecek ve çalışanlar tarafından müşteriye sürekli tekrarlanacak cümleler içinde geçecek anlamsız mazeretlerdir. Bundan yaklaşık otuz yıl önce başlayan küresel akımın etkisiyle tesisler ve yatırımlar daha hızlı ve itinasız yapılmaya başlandı. Hız kazanırken bazı şeylerden feragat etmek gerekeceği açıktır. Hani reklam filminde rampada hızı azalan araçtakiler gibi hangi ağırlığı atmayı düşünmek belki de günlük yaşamda teknik ile hiç bir zaman örtüşmeyecek bir olgudur. Bir tesisteki eksiklikler ortaya çıkınca bunları düzeltme olanağı genelde olmamaktadır. Örneğin odaların karşısına yerleştirilen asansörler veya ayarladığınız halde dalgalı olarak bir sıcak bir soğuk akan su veya mutfakta yeterli ve gerekli boyutta imal ettirilmeyen yer ızgaraları nedeniyle sağlıksız ortam oluşması.

Nedense bir tesisi veya inşaatı hızlı yapmak marifet gibi algılanmakta ve yapana belli bir şöhret de getirmektedir. Tabi bu şöhret problemler ortaya çıkınca zedelenmektedir ama yine de reklamın kötüsü olmaz düşüncesiyle inşaat sektöründe olumsuzluklar devam etmektedir. Bir düşünce veya fikir proje haline getirilirken geçtiği yüzlerce safha vardır. Biri diğerini takip ederse başarılı bir proje gerçekleşmiş olur. Genelde projelendirme safhası en fazla vakit harcanan bir süreç olması gerekir. Bunun nedeni de çok basittir. Yeni bir binanın yaratılması ve mükemmele yakın olması için binlerce değişik unsur ve parçanın birbirleriyle ilişkisinin dikkatlice ve teknik normlara uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Asıl olarak başarı detaylarda gizlidir. Eğer detayı kaçırırsanız bir malzeme ile diğerinin uyumunu sağlama olanağınız ortadan kalkar. Örneğin banyodaki bir dolap kapağını açınca ayna görünüşü kapanır. Şimdi bunun bir de perde arkasına bakmak gerekir. Malzemeler arasındaki uyumu yapabilecek deneyim ve kapasitede bir teknik eleman ekip içinde bulunmakta mıdır?

Turizm sektöründe karşılaşılan en büyük olumsuzluklardan birisi deneyim eksikliği ise diğeri de bilgiyi bedava almak eğilimidir. Yatırımcı harcadığı paralara dikkat etmektedir ancak detaylar gözden kaçırıldığında yapılan işlerin, alınan cihazların ve imal edilen malzemelerin tekrardan yerine gelme olanağı bulunmamaktadır. Sıkça karşılaşılan bu durumlarda tesisi yapan firmaların ve yatırımcıların dışarıdan profesyonel destek almak becerisini geliştirmeleri çoğu sorunu giderecek özelliktedir. Toplumsal alışkanlığımıza paralel olarak nasıl vücudumuzda ortaya çıkan bir arazı gidermek için önce doktor yerine en yakın çevremizden başlayarak dalga dalga genişleyen konuyla ilgili eğitimi olmayan kişilerden danışmanlık hizmeti alıp buraya paralar harcadıktan sonra doktor karşısına çıkıyorsak, teknik alanda da aynı alışkanlığın devamı olarak, inşaat sektörü içindeki türlü kişilere sorular sorarak fikir edinmeye çalışmaktayız. Bu noktada satıcı firmaların da vebali büyük olmaktadır. Çünkü işi almak için bazı uzmanlık konularında bedava hizmet verdiklerini ilan ederek müşteri tarafından bedava çalıştırılmakta ancak hazırladıkları planların diğer firmalara verilmesi ile fiyatlarla oynamaya başlamakta ve işin fiyatı ortadan kalkmaktadır. Hatta bazen bir teklifte verilen bedel aynı işletme için verilen bir sonraki işe ait fiyatlandırmada büyük farklar gösterebilmektedir.

Burada bakış açımız sektörde doğru fiyatlandırmanın oluşması için çaba sarf etmek yönündedir. İnşaat maliyelerinin artık sır olmadığı ve döşenmiş oda fiyatlarının da otelin büyüklük ve yıldız sayısına göre yaklaşık belli olmasına rağmen oldukça büyük farklılık göstermesini anlamak olası değildir. Belki de çarpıcı soru, aynı kalite ve özellikte daha düşük fiyata yapılması olası olan inşaatların neden birkaç misli fiyata yapıldığıdır. Aslında fazla para harcıyor olmak bir çeşit öğünme vesilesi de yapılmaktaysa da buradaki çok doğru olmayan ilişkiyi dürüst bir eksene oturtmak pek de olası değil. Bazen yatırımcının bu tesisi ilk defa yapıyor olması bir bahane olarak öne sürülmekte ise de sektöre zarar verdiği açıktır. Yapılması gereken en uygun işlem, tesisin projelendirme sırasında tüm birimlerinin tam olarak kâğıt üzerine dökülmesi, inşai ve malzeme olarak tüm detayların belirlenerek bunların temini yoluna gitmektir. Eğer bu yapılırsa üretici firmalar da sektörün gereksinimini karşılayacak ürünlerini daha uygun şartlarda pazarlama olanağını bulacaklardır.

Genel olarak sektöre malzeme ve cihaz üreten firmaların arasında gereksiz bir düşük fiyata işi alarak teslime kadar olan süreçte daha fazla ve değişik ürün pazarlayarak durumu kurtarmak yolu seçilmiş olarak görünmektedir. Farklı bir şekilde sektörün içindeki firmalar irili ufaklı aynı işe teklif vermekte bunun sonucu eğer düşük fiyatı veren nispeten sınırlı kapasiteli bir firma ise arada kalite bakımından büyük değişiklikler oluşmaktadır. Bir diğer gerçek ise, sektörde hijyen ve sağlıklı saklama açısından çok büyük bir eksiklik olduğudur. İyice incelendiğinde firmaların işi almak için fazla etkin olmadıkları projelendirme ve danışmanlık konularına da girerek yatırımcının kafasını tamamen karıştırdıkları da bir diğer önemli gerçektir. Temel alışkanlık teklifin dip rakamına bakarak fiyat ile her şeyi kararlaştırıp buna göre davranmaktır. İşte bu noktada büyük bir karışıklığa meydan vermemek için fiyat ile değer karşılaştırılmalıdır. Ödenen fiyatın tesisin değerine ne kadar katkı yapmakta olduğunun sorgulanması belki de en çarpıcı açıklamaları beraberinde getirecektir. 
 
YANLIŞLIK ÇOK DAHA AKILLICA TEKRAR BAŞLAYABİLMENİN TEK FIRSATIDIR. **

Yanlışlıklardan dönmek olası mıdır ve bunun için süre nedir? Yanlışlıkları tekrarlamadan düzeltmek için önlem almak olasıdır. Bu konuda sektördeki paydaşlar mutlaka etkin olarak katkı sağlamalıdır. Süre için ise en kısa yanıt “dün” dür. Yani aslında sektörün çoğu el sürülmemiş yapısal sorunlarını çözmek ivedi olarak gerekmektedir. Genel bir perspektif ve geniş bir açıdan bakmaya çalışırsak, bugün sadece getirime dönük ve günü kurtaracak bazı ekonomik düzenlemelerin sona erdirilmesi ve bunun yerine turizmi geliştirici önlemleri almak zorunluluğu vardır. 

Doğal çevrenin bozulmasına olanak sağlayıcı uygulamalardan vazgeçilmesi gereklidir. Bunların başında orman katli ve orman alanlarının yakılarak bozulması gelmektedir. Aslında pek çok ileri ülkede olduğu gibi yanan veya yakılan arazinin eski haline getirilmesinin şart koşulması şeklinde bir yasa tüm sorunu çözecek niteliktedir. Hâlbuki uygulamada önce orman arazisi yakılmakta, yanan alan tarım arazisine dönüşmekte sonra da orman vasfını kaybetti diye algılanarak satılmaktadır. Turizm ve doğal zenginlik için ormanın korunması gereklidir. Orman mühendisleri yanan alanların kendi başına bırakılsa bir tekrar orman olacağını söylerler yeter ki insan buradan elini çeksin. Orman içine tesis kurulması yerine her tesisin kendi etrafında orman oluşturulması tarzının benimsenmesi gereklidir.  

HES inşaatlarının doğaya verdiği zarar artık ciddi olarak dile getirilmektedir. Bu durum o kadar vahim bir şekle gelmiştir ki, ABD ve AB ülkeleri artık kesinlikle HES projelerini durdurmuşlardır. Eğer iyi incelenirse, bu tip enerji üretiminin doğayı tamamen tahrip ettiği görülecektir. Eldeki veriler ve diğer ülkelerden edinilen deneyim bunu açıkça göstermektedir. Tabi enerjinin nerden karşılanacağı sorusu yanıt beklemektedir. Bunun en güncel yanıtı, yenilenebilir ve temiz enerji kaynağıdır. Bu konuda ülkemizde bazı önde gelen üniversitelerin çalışmaları desteklenerek endüstriyel uygulamalara süratle geçilmelidir. Konuyla ilintili olan ve aslında turizm için çok kritik özellik taşıyan nükleer enerji santralleri ABD, AB ve Japonya’ da kısıtlanmaya başlamıştır. Hatta Japonya 2030 da şu anda 58 adedi durdurulan 75 santralin tamamını devre dışı bırakma ve yenilenebilen enerjiye yönelme kararı almıştır. Aslında teknolojinin ilerlemesine paralel olarak özellikle güneş enerjisi çok yaygın olarak kullanılacaktır. Japonya kendi teknolojik gelişimini buna hazırlamak için işi süratlendirmektedir. Bugün içinden çıkılamayacak kriz batağında olan ABD ekonomik olarak bundan daha fazla etkilenecektir. Çünkü fosil yakıtlar ve petrol ticari kuvvetini yitirecektir. Bu gelişmeyi takip ederek gerekli önlemleri alır ve çalışmaları yönlendirebilirsek turizm konusunda doğalı pazarlamak adına çok üstün bir yerde olabiliriz.

Balık çiftlikleri ve GDO ürünlerinin de sonuna yaklaşılmakta olduğu görülmeli ve organik bir ürün tasarımı ve üretimi için her türlü tedbir alınmalıdır. Özellikle turizm potansiyelinin değerlendirilmesi bakımından ülkemizdeki organik tarıma uygun temiz topraklar, iklim, doğal su kaynakları aslında önümüzdeki 50 yıl içinde bize büyük olanaklar işaret etmektedir. Ancak tek şart bu doğal ortamı koruyacak tarzda donanımlarımızı kuvvetlendirmektir. Geleceğin turizmi ve dolayısıyla ekonomik kazanımları için çok verimli çalışmalar yapmak gereklidir. Konuları pozitif yaklaşımla ele alarak her türlü bağnazlıktan uzak kısa, orta ve uzun erimli planlamalar yapmak gereklidir. Bunun niçin her türlü ortam, insan gücü ve birikim var. Başarı ise işin en kolay tarafıdır.

Gözlerinizi kapatıp şöyle bir düşünün; doğal olarak korunmuş bir çevre içinde en uygun tarzda inşa edilmiş tesisler, tüm sebze, meyve ve gıda maddeleri organik, hava ve deniz tertemiz. Böyle bir ortam sizinle birlikte herkesin ilginizi çeker ve ülkeyi cazibe merkezi haline getirmez mi?

*Oscar Wilde
**Henry Ford


Bu Makale 01.08.2011 - 09:41:26 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.