serdar@dm-consultancy.com

İşler sarpa sarınca

İşler sarpa sarınca

Günümüz vahşi kapitalizmin sonlanmasına rağmen küllerinden yeni canavarlar ortaya çıkardığı ilginç bir dönem. Aynı son 20 yıldır laboratuvarda üretilen mikropların insanların üzerine salınıp sonra virüsleri öldürücü yeni panzehirlerin birbiri ardına piyasaya sürülmesi gibi. Benzer şekilde 1980 krizi sonrası gıdalarda el yapımı düzenekler ile GDO ve diğer türlü insan vücudu için sakıncalı maddelerin üretilmesi gibi. Bu örnekleri vermekteki amacım, insanın kendisi sağlığı yanında gelecek nesillerin bile sağlığını tehdit eden mekanizmalar karşısında nasıl sus pus oturabildiğine dikkat çekmektir. Çünkü diğer bir dizi kapitalist araç ve yöntemler doğrudan sağlıkla ilgili değildir ve sessizlik bir yere kadar anlaşılabilir.

Konu turizm, her türlü konaklama ve yiyecek içecek ile doğrudan ilgilidir. Çünkü henüz algılanmayan veya güncel fayda sağlama fikirleri ile sağlık elden gitmektedir. Arkadaki tehlike ise buz dağının görünmeyen alt kısmıdır. Şimdi dikkatinizi farklı bir yere verebilirseniz, yaşamdaki her işlemin bir neden sonuç ilişkisi içinde ve çevrim modellemesi ile sürdürüldüğünün farkına varabilirsiniz. Bu çevrim olumlu bir şekilde doğum, büyüme, yaşama katkı verme, birikimi paylaşma olacağı gibi olumsuz şekilde virüs üretimi, sağlık koşullarının zorlanması, hastalıkla savaşım, yeni kimyasal ilaçlar gibi bir çevrim de olabilir. Eğer ikinci hipoteze karşıt olanlar veya buna paralel düşünceye sahip olanlar var ise 2016 yılında ABD askerinin Meksika’da neden ve nasıl Ebola ile askeri giysiler ile mücadele ettiğini izah edebilirler mi? Veya bazı dolar milyarderlerinin vakıflarının bu tür işlerle neden çok sıkı fıkı olduğunu anlamaya gayret ederler mi?

ASALAK BİR YAŞAM TÜRÜ ORTAYA ÇIKTI

Dışarıda büyük bir kargaşa var ama bu ortam milyar dolar sahiplerini daha fazlasının sahibi olmaya itiyor. Bu şekilde servetler filtreden geçirilerek belli küçük bir zümrenin elinde toplanıyor ve bu zümre azgınca günden güne daha da zenginleşiyor. Evrende sonsuz kaynak varken ve bu potansiyelin tüm yaşam formları için adilce kullanılması yüce plan olmasına rağmen bu davranışa neden topluca karşı çıkılmıyor? Yok, insanlar sadist eğilimde değiller ve acıdan zevk almazlar. İlginçtir bu düşünce arabesk düşünce ve müzik şekli olarak geri kalmış ülkelerde yönetim biçimi olarak uygulanagelmiştir. Sonuçta dengesi bozuk, kendisi ve yaşamla kavgalı kitleler ortaya çıkartılmıştır. Bunların görevi durağan olmayan kaygan bir zeminde eklektik düşünceleri nispeten zayıf iradelere zerk etmek şeklinde gelişmiştir. İki kelimeyi yan yana getiremeyen ve hayat görüşü salt hayalden oluşan asalak bir yaşam türü ortaya çıkartılmıştır. Öyle ki bu tipler topluma örnek olmaları gibi çok üst mevkilere özellikle getirilmekte böylece tüm yapısal ahlaki dengeler sarsılmaktadır.

ATIKLARI FARKLI RENK KUTULARA KOYMAK MARİFET DEĞİL

Bu şekilde oluşturulan hamura şekil vermek olanaksızdır. Çünkü içinde birleşmeyecek pek çok yapı iğreti olarak yan yana gelmiştir. Şimdi, bu şekilde oluşturulan kitle için “değer” olgusu yoktur. Bulduğu her ne ise o an elde eder ve tüketir. Yani kapitalizme en uygun şarttır. Bu kitleye sağlıklı gıda nedir ve beslenme nasıl olmalıdır soruları sormak abesle iştigaldir. Ne kendi beslenmesi ne de gelecek kuşaklar ile ilgili gıda konusunda görüş ve bilgisi vardır. Bugün atık yönetiminde en önce ele alınan atık oluşumunun bilimsel verilere indirgenmesi ve her bir atık kaleminin oluşmadan nasıl önleneceği fikri üzerine çalışmalar devam ederken bir grup kişi hiçbir şey değiştirmeden sade atıkları farklı renkli kutulara atmayı marifet sanmaktadırlar. Halbu ki altta yatan felsefe dünya kaynaklarını en iyi ve zararsız olarak tüm yaşam formlarına ulaştırmaktır. Bu perspektif azgın tüketim değil, gereksinim kadar üretim ve akıllı tüketimi işaret etmektedir. Ancak günümüzde hızlı tüketerek yok etmenin acı sonuçları yakın erimde ortaya çıkacak özelliktedir.

GELİNEN YER BÜYÜK BİR KÜRESEL KRİZ

Gereğinden fazla tüketerek, her yere bina inşa ederek, temiz hava-su-gıda-enerji dörtlemesine itina etmeyerek ve doğru projeler üretmeyerek geldiğimiz yer büyük bir küresel krizdir. Yıl sonunda ABD borsalarında ileri teknoloji kâğıtları bir yıllık gelirini sıfırladı. Duyduk mu? Peki, şu andaki 7 milyar insanın 13 milyar insan varmış gibi tükettiğini ancak geri kalmış ülkelerde ise obezite oranlarının özellikle çocuklarda %35 seviyesine geldiğinin farkında mıyız? Bunun anlamı, geri kalmış bölgelerin gelecekte daha fazla sağlık problemleri ile karşılaşarak kaynaklarını tüketecekleri ve çok daha fazla çalışıp daha az ile yetinecekleri gerçeğidir.

NE YAPILMALI?

Eski kafa ve düşünce tarzını reddederek daha etkin bir sağlıklı yaşam şekline dönüşmek için tedbirleri uygulamak gerekiyor. Örneğin bize dayatılan beslenme alışkanlıklarını, büyük şehirleri bırakmak tüketici konumundan üretici kısmına geçmek gerekiyor. Bunu yapmak için öncelikle düşünce tarzı ve yöntemini değiştirmek gerekli. Yıllardır anlatmaya çalıştığım, toplu olarak yediğiniz yemekler size sağlık değil sorun getiriyor. Bunun ham madde yanında ürün haline gelinceye kadar geçtiği uzun yol etkisi de önemli. Kısaca tohum, toprak, su, hava, üretim alanının konumu, saklama ortamı, nakliye, işleme, pişirme, tüketime sunum, bulaşıklar ve atıklar devasa bir sistem. Bizim gibi ülkelerde ise bu maddelerin herhangi bir karşılığı, değeri ve uygulama istenci yok. Gıda tesisi projeleri için yetkinlik tamamen kopyala yapıştır tarzına geçmiş durumda. Göstermelik renk kodları ve açılış veya teftiş sonrası belki de kullanılmayacak bir sürü malzeme alınıp paralar heba ediliyor. Kimse proje döngüsüne zahmet edip bakmıyor. Tüm bunlar için yetkin ve bilgi içeren projelendirme yeterli olabilir. Ancak bir sonraki aşama, metal bilgisi henüz ilgi alanımıza girmedi. Böylece her gün ağır metaller riski ile karşı karşıyayız. Pişirme cihazı üreticilerinin hangi malzemeleri kullandığı, kaynak usulleri sır gibi saklanmakta. Çok farklı kalitede ithal edilen paslanmaz çelik malzeme türüne göre belli kıstaslara uygun üretim ve denetime sahip değil. Sonuçta kitlesel ağır metal yorgunu olarak zihinsel ve bedensel gelişimde sıkıntılarımız artıyor. Kimin umurunda?

Çevre bilinci son on yıllarda çok büyük erozyona uğratıldı ve sonuçları acı bir şekilde ortaya çıkıyor. Beton şehveti artık öldürücü olmaya başladı. Doğaya uygun ve onu takip etmeden yapılan tüm yapı ve imalatlar yok olmaya mahkûm. Naçizane 2005 yılından beri küresel ısınmaya dikkat çekerek suların yükseleceği gerçeğini anlatmaya çalışıyorum, dinleyen ve tedbir alan var mı? Etrafta o kadar büyük ve yönlendirilmiş kirli bilgiler var ki, TV lerden sürekli yayın yaparak farklı bir dünyayı göstermeye gayret ediyorlar. İyi de, bir gün insanlar gerçeği görmeyecekler mi? Ama gördüklerinde artık iş işten geçmiş olmayacak mı? Her şey propaganda aleti yapılırsa gerçek değil sanal bir dünyada kirlenir, debelenir ve kokuşuruz. İşte bugün yaşanan tam da budur.

KENDİMİZİ SAYILARLA KANDIRIP OYUN OYNUYORUZ

Özellikle turizm kalkındırılmak isteniyor ve gelir getirici etkisi ortaya çıkartılması isteniyorsa çok kapsamlı ve güçlü çalışmalar yapılması gereklidir. Belli kesimler ve kişiler etrafında sıkışmış kalmış olan ve böylece sadece kendini kopyalayan ancak hiçbir gelişimi aklına bile getirmeyen bugünkü yapı değişmedikçe turizm gelir getirmez. Bazı yatırımcılar bize geri ödeme planı yaptırırlar ama kâğıtta yazılı kıstaslar ve önerilere uymak yerine sürekli kısa devre yaparak sistemi kandırmaya çalışırlar. Bu durumda kazanım olması hayaldir. Yakın erimde dünya turizmi farklı sistemlere geçecek ve burada sunulacak hizmet eski alışkanlıkları yerle bir edecek. Biz bu ileri düşünceler için ne gibi çalışmalar yapıyoruz? Hiç. Kendimizi sayılarla kandırıp oyun oynuyoruz.

TURİZMDEN ÇOK BÜYÜK GELİRLER ELDE ETMEK OLASI

Sıfır enerji binalar, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik, her şeyin interneti konularında bilimsel ve bilgi dolu çalışmalar yapılmalıdır. Endüstri 5.0 kavram olarak öğretilmeli ancak 3.0 ve 4.0 safhaları ivedi geçilmelidir. Üretim yapılmadan herhangi bir konuda ileri gidilemeyeceğini kavramamız gereklidir. Aynı şekilde icat ve girişimciliğin kopyala yapıştır usuller ile yapılamayacağı gibi. Bugün akla zarar şekilde medyatik yutturmacalar ile hazır teknolojik ürünler alınarak veya sadece birkaç vida sıkılarak sanki üretim yapılıyor havası boşa çıkıyor. Benimsenecek yöntem farklı teknik bilgileri bir araya getirmek ve bunu mimar/mühendisler ile üniversite ve sanayi eşkenar üçlüsü içinde çözümlemektir. Başka türlü bir yöntem olası görülmüyor. Eğer ülke olarak turizm ile birlikte yaşam alanlarını kırsala çevirebilir, doğayı koruma altına alarak hava, gıda ve su iyileştirme çalışmalarına teknik esaslar çerçevesinde başlayıp sürdürülebilir özgün model oluşturabilirsek orta erimde turizmden çok büyük gelirler elde etmek olasıdır.


Bu Makale 28.01.2019 - 14:36:50 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.