serdar@dm-consultancy.com

Gelecek nedir?

Gelecek nedir?
Her iş ve düşüncenin ileriye dönük şekillerini gelecek olarak tanımlayabiliriz. Bu tanımlama bir eylem ve hazırlık gerektiğini de üzerinde taşır.

Tabi ki mevcut durumun daha iyileştirilmesi veya farklı çözüm önerileri işin renklendirme çalışmalarıdır. Birey bu yöntemi benimseyerek kendisinden başlayıp halkalar halinde aile, çalışma alanı, toplum gibi etki alanını genişletebilir. Bunun sadece kendisine değil tüm paydaşlara olumlu katkıları yadsınamaz.

Bu konuda anlaştıysak, modeli turizm üzerine döndürelim. Bana göre turizm konusunda “gelecek” tanımı kavram ve planlama açısından yok. Aslında oldukça büyük bir pasta olması gereken ve içinde pek çok farklı sektörü bulundurması olağan sayılabilecek bir olgudan bahsediyoruz. Ama ne gereği gibi algılandığı ne de üzerine kafa yorulduğu görülüyor. Temel olarak turizmde görülen ve uygulanan herkesin yaptığının iyi veya biraz daha iyi kopyalamasıdır. İşte buradan sağlıklı bir ilerleme ve gelecek planlaması çıkmaz. Zaten çıkmıyor da.

Turizmi bir eko-sistem yani tüm paydaşları ile ele almak konusunda anlamsız bir bağnazlık söz konusu. Konu ile ilgili karar verici merciler ve STK’ları ayrı tellerden ve kendilerine uygun parçalar ile sadece gürültü oluşturuyorlar. Bu dar perspektifte yoğunlaşılan tek konu büyüklükler ve rakamlar. Ancak rakamların ne kadar oynak olduğu ve gerçeği belli odaklara göre ayarlama arka planına hizmet ettiği ortadadır. Nitelik ve nicelik arasındaki farkın henüz anlaşılamaması ve yapılan icraatlar ve uygulamaların gerekli olup olmadığı tartışmalarının şeffaf olarak yapılamadığı bir ortamda akıl ve bilimsel ölçütlere uygun sonuçlar beklemek olanaksız. Çünkü rakamsal büyüme sadece fason üretir ama kalkınma marka ortaya çıkartır. Belki de turizm piyasasının doldur boşalt modelinden nitelikli ve geliri yüksek tarza geçmesi için kafa yormaya başlaması gereklidir.

İşte bu noktada ilginç kırılma zeminleri ortaya çıkıyor. Çünkü turizm konusunda aynı dili konuşmuyor ve aynı dilde anlaşamıyoruz. Bunu nasıl yapabiliriz konusunda faydalı çalışmalar yapılabilir hatta yapılmak zorunluluğu vardır. Diğer yandan sadece “turizm” bir başlık olarak alınırsa eksiktir çünkü seyahat ve turizm aynı potada olmalı ve planlamada iki unsur yer almalıdır. Buradan hareketle başlıca 6 tane etken sayılabilir.

1. Konaklama – Otel, motel, kamp, gemi, tren

2. Ulaşım çeşitleri – Kara yolu, hava yolu, deniz yolu, demir yolu

3. Yiyecek ve içecek – Restoran, bar, taverna, yerel ve sokak yemekleri

4. Alış veriş – Hediyelik, hatıra, el işi

5. Etkinlikler – Eğlence, eğitim seyahatleri, iş gezileri, festivaller, spor faaliyetleri

6. Güvenlik – Sınırdan giriş ile çıkış arasındaki her türlü önlem

Merak eden bu altı maddeyi irdeleyip nerelerde zayıflık olduğu kolaylıkla görebilir. Bunun anlamı, belirlenecek eksiklerin turizm paydaşları tarafından aynı şekilde tespit edilip, giderilmesi için kolektif akıl ile hareket etmektir. Eğer böyle bir ortak akıl yolu bulunabilirse gereğinden fazla köpürtülen diğer turizm şekilleri olan yiyecek/içecek ve sağlık konularında belli yerlere gelinebilir. Hatta daha ileri gidilerek bugün fazla kişi tarafından dillendirilmeyen farklı türler üzerine çalışmalar da yapılabilir.

Sayılan altı madde özelinde çok kritik ve tartışılarak sonlandırılması gereken hususlar irdelenmelidir.

* Sadece tesis inşa ederek turizm gelişmiyor. Tesisin çevresi ile birlikte yeni küresel ve çevreci özellikler dikkate alınarak projelerin gelişmesi önemli.

* Yeni nesil turist doğal olanı arıyor. Bu kapsam içinde temiz hava-su-gıda-enerji dörtlemesine ilave olarak gürültü ve radyasyon kirliliği ön plana çıkıyor. 2030 ve 2050 planları çok iyi algılanmalıdır.

* Nedense turizm paydaşları ve karar vericilerin hiç değinmediği konu içki meselesi. Yiyecek ve içecek plan ve hizmetinde çok önemli yer tutan bu maddenin tabu durumundan çıkartılması gereklidir.

* Bir tesisin para kazanma bölüşümü yaklaşık yüzde değerleri ile beş bölümdür. Bunlar yiyecek/içecek, hizmetler, maliyetler, kullanım alanları, oda. İlk üç madde değişken son iki madde sabittir. Eğer kazanım hedefleniyor ise ilk üç madde üzerinde çalışmalar yapılması gereklidir.

İSTANBUL ETKİSİ

Sadece 8,000 yıllık tarihi bir şehir olarak ne kadar az bir sunum yapıldığı ortada. Yeni yönetimin bu devasa şehirde yapması gereken hususlar yukarıda sayılanlardan farklı değil. İlave olarak çok kritik dar boğazların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Yabancı meslektaş ve dostlarımızla yaptığımız sohbetlerde son 10 yıllarda şehrin kontrol edilebilirlik özelliğinin dışına çıktığı ifade ediliyor. Bence bu görüş önemli ve tedbirler alınırken bu noktalara dikkat edilmeli. Şehre ihanet edildiği açık bir beyan olduğuna göre yapılan yanlışlardan zaman içinde vazgeçecek önlemler proje içine alınmalıdır. Bu kapsamda eski şehrin mevcut durumu ile muhafazası, zaman içinde etrafını saran zehirli otlardan arındırılması çok farklı ve turizm açısından kazançlı uygulamalar ortaya çıkartabilir.

Yine de böyle bir nadide eski ve tarihi şehir ile ülkenin ticaretinin en yüksek oranda gerçekleştiği model yerine imalat ve ticaretin kaydırılması ile kısmen rahatlama sağlama olanağı ortaya çıkabilir. Bu açıdan bakıldığında bu şehrin marka değerini oluşturacak ve katkı yapacak faydalı çalışmalar kısa erimde gerçekleştirilebilir. Böylece İstanbul 10 yıl önce seçkin ve tercih edilen bir şehir sınıfına tekrar dönebilir. Bugünkü yapı 2* turist ve yetersiz gelir anlamındadır. Bu haksız muamele sonlandırılmalı ve marka yeniden parlatılmalıdır. Başka türlü bir çözüm de olası değil.


Bu Makale 18.06.2019 - 10:34:48 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Mehmet Güneli - 18.06.2019 - 12:49

    Serdar Bey yine çok güzel bir yazı kaleme almış. Teşekkür ediyorum. Turizmde "gelecek" planlamasının, doğaya uyumlu, sürdürülebilir turizm yapma argüman ve uygulama biçimleri, katılımcı ve çoğulcu politikalar ile hayata geçirilebilir. Turizm geliri ve turist sayısını artırma öncelikleri kadar uzun soluklu planlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Hangi paydaşlarla nasıl yapıldığı/yapılacağı da diğer önemli bir konu olduğu kanısındayım. Her zaman söylediğim gibi turizm sayılarla değil markalarla yapılır. Sevgi ve saygılar

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.