serdar@dm-consultancy.com

Danışman bir projeye ne kazandırır?

Danışman LIK


Başlık ve alt başlık okuyucuya ne ifade ediyor bunu benim ölçmem olanaksız ancak özellikle sektör paydaşı olduğumuz turizm arenasında özellikle sektörde ileri olan ülkelerde DANIŞMAN tüm projelerde çok önemli bir işleve sahip. Bunun en önemli nedeni ise projelerin planlanması, ilerlemesi ve uygulamaya tüm detayları çözülmüş olarak konmasıdır. Aslında yapılan teknik ve sosyolojik açıdan çok zorlu bir iştir ve bu yapının batı dünyasında ilerleme zamanlarında etkin kullanıldığını ancak son küresel batakta kaybolmak üzere olduğunu görmek zorundayız. Kısaca zorlukları açıklamaya çalışırsak, bir kişinin teknik anlamda her konuda yetkin olması kulağa bile gerip gelmiyor mu? Sosyolojik olarak yöneten kişinin sormaması gerektiği gibi bir abuk sabuk dayatma var olduğu için yönetici sadece yapılmasını emreder ancak çözüm hakkında kafasında kırıntılar dışında hiçbir şey yoktur. Böyle olunca da ortaya sadece emir komuta sonucunda işin söylenen şekilde ve sorgulanmadan yapılması şeklinde korku eylemleri çıkmakta ancak halka yansıması ne yazık ki fayda yerine zarar getirmektedir.    

Üst düzey yöneticiler, ister şirket yönetsinler, ister devlet yönetsinler her zaman birçok karmaşık problemle baş etmek durumunda kalırlar. Bu nedenle de belli konularda uzmanlıklarına güvendikleri danışmanlarla birlikte çalışmayı tercih etmeleri normal olması yanında bir o kadar faydalıdır. Ancak kişi ve kurumun dışarıdan gelen bilgiyi iyice özümseyecek kapasitede, deneyimleri projelere katkı olarak algılaması gerekir. Eğer kendi aklının dünyada en iyi akıl olduğunu düşünmeye başlamışsa ve etrafı da bu konuda kendisini sürekli dolduruş içindeyse sahip olduğu bilgi kırıntıları her şeyi yönlendirici nalıncı keseri oluverir. Hâlbuki özellikle teknik işlerde kişinin her şeyi bilmesi gibi bir tanım bulunmamaktadır. Politika ve sosyal bilimlerde hadi diyelim bir yere kadar kişi bilgi ve deneyimini karşısına doğrulama olanağı çıkmadan pazarlayabilir ancak teknik boyutta veriler herkesin gözü önündedir. Buna en çarpıcı örnek olarak, deprem ile yıkılan binalar, sele kapılan yollar ve köprüler, rüzgâra kapılan çatılar, binadan koparak insanların kafalarına düşen inşaat parçaları gibi yüzlerce madde sıralanabilir.

İlerlemenin göstergesi bilgiyi farklı kaynaklardan toparlayarak uygulamaya koymak ise, bu yönde bir kurallar dizini geliştirmek ve bu davranışı tüm ülkeye yaymak işleri çok kolaylaştırarak hız kazanmanın koşutudur. Bu nasıl gerçekleştirilebilir? En pratik yolu kamu, üniversite, endüstri ve danışman ağını kurmaktır. Eğer bu dört ana unsur birbiri ile ters duruma düşmeden uyum içinde çalışırsa bugün sıkıntısını duyduğumuz kaliteli üretim ve işsizlik sorunlarına çözüm olduğu görülecektir. Tabi ki geçmişten ders alarak bu öğeleri birbiri ile rekabete düşürmek, birini diğerinin önüne sürmek gibi şark kurnazlığından vazgeçmemiz gereklidir. Çünkü her bölüm kendi işini en iyi şekilde ancak diğerleri ile uyum ve koordinasyon içinde yapması halinde başarı garantidir. Burada endüstri olarak her türlü üretim dalından bahsediyoruz. Genelde üretim denince aklımıza fabrikasyon gelmektedir ancak artık bir bitki, bir çiçek, bir sebze üretiminin bile endüstriyel değerinin olduğunu anlamamız gerekiyor.

Turizm boyutunu ele aldığımızda aynı örneği genişleterek bu konuda yapılacak çok şey olduğunu kavrayabiliriz. Genel yaklaşımın aksine turizm sadece tesis yapmak değildir. Tesis en teknik donanımlarla yapılmalıdır ancak binayı işletecek yetkin insan kaynakları kadar bu insanların hizmet sırasında kullanacakları her türlü malzemenin farklı bir boyuttan ve tekrar ele alınması önemli ve gereklidir. Perspektif büyünce bunun için çalışacak insanların da kalifiye olması ve sektör içinde eğitilerek üst basamaklara çıkması hedeflenerek ideal ortam yaratılabilir. Buraya kadar anlattıklarım genel anlamda ve görünen bazı etkilerdir. Ancak esas buzdağının görünmeyen kısmı nedense pek ele alınmamakta ve hatta sözü bile geçmemektedir. Görmezden gelerek sorunlar çözülebilse belki de bu kadar tartışma yaratmaya gerek bile yok ancak sektör olarak artık bazı noktalarda anlaşmak gerekli ve şarttır.

NELERİ GÖRMELİYİZ?

Genelde bir turistik tesisi inşai bir yapı olarak ve iç dekorasyonu da donanım olarak görmekteyiz. Bunun alt katmanını merak edenler olursa çok detaylı ve karmaşık bir yapının olduğunu göreceklerdir. İşte tesis sahibi, yatırımcı, işletmeci açısından esas dikkat çekilmesi gereken nokta burasıdır. Çünkü bu yerler eğer projelendirme safhasında detaylı olarak çözüldüyse, alt yapı adı verilen bazı teknik malzeme olması gerektiği gibi yer aldıysa tesis inşaat sonrasında masraf gerektirmeden işlevini yerine getirecektir. Bu açıdan bakıldığında tesislerin alt yapılarının yatırımcı ve işletme açısından ne kadar önemli olduğu da ortadadır. Bazı örneklemeler ile konuyu genişletelim.

HVAC olarak yabancı isimlerden kısaltma yapılmış olan ısıtma-soğutma-havalandırma genelde problem noktası olarak görünmektedir. Mevsim fiziksel şartlarına göre odalarda konfor özelliği olması gereken donanımlarda aksamalar gözlenir. Yaz ve kış şartları farklılıklar gösteren coğrafi yerlerde mevsim geçişlerinde müşteri şikâyetleri kaçınılmazdır. Çözüm teknik olarak mevcuttur ancak yatırım sırasında eğer olabilirlik çalışması yapılmadıysa veya bu cihaz iyi tanımlanmadıysa fazladan yatırımı artırıcı bir kalem olarak görülebilir ve genelde daha ucuz olan çözüm tercih edilir. Ancak bu karar bir çözüm gibi görünse de müşterinin tesisten iyi izlenimlerle ayrılmasını engelleyici etkisi vardır. Yine burada çok kritik bir detay temiz hava menfezinde yaşanmaktadır. Kanal kesitleri iyi seçilmez ve üfleme hızı ayarlanmadan verilirse gece sakin ve sessizlikte odada uyumak olanaksız hale gelebilir.

Oda pencere doğramaları ve kapı diğer problemli noktalardır. Pencereden içeri sızan hava, dış ortam ile ilgili bilgileri verebilir. Eğer dışarıda yanık kokusu varsa içeride hissedebilirsiniz. Benzer şekilde doğramalar arasındaki boşluklardan tesisin yanındaki cadde, sokak veya gürültü merkezlerinden gelecek ses dinlenmeyi olanaksız kılabilir. Kapı altından gelen ses, koku, koridor ışığı gibi etkenler de misafir için hoş olmayan izlenimler oluşturmaktadır. Aslında anılan malzemeler tekniğine uygun olarak ve gerekli detayları üzerinde taşıyarak imal edilse böyle sıkıntılar olmayacaktır. 

Tesisin girişi gelen misafirlerin sayı ve taşıyıcı araç bakımından planlanmadıysa sürekli bir sıkışıklık ve sonunda stres söz konusudur. Bunun müşteriye yansıması ilk izlenim olarak iyi bir başlangıç sayılmaz. Buna bir de tur otobüs veya minibüslerini de ilave ederseniz sorun ortaya çıkacaktır. Bu basit bir detay olmasına rağmen buna uygun yapılmamış pek çok tesis sayılabilir. Birbiriyle paralel gibi olan bir ilginç nokta da giriş kısmı sorunlu olan tesislerin müşterinin görmediği kısımları da sorunlu olarak ortaya çıkmaktadır.         
 
NELERİ GÖREMEYİZ?

Tesislerde personelin çalıştığı alanları müşterinin görmesi gerekmez ancak bir tesisin iyi çalışabilmesi için bu alanların aynı müşterinin gördüğü yerler gibi itinalı olarak hazırlanması gereklidir. Çünkü bu mahaller hizmetin kalitesiyle doğrudan ilintilidir. Bir kazan dairesi veya klima santrali gerekli olan fiziki boyutlara sahip değilse orada bakım yaptırmanız hemen hemen olanaksızdır. Benzer şekilde mekanik, yangın, elektrik, iletişim, havalandırma tesisatlarının geçmesi gereken genelde tavan araları ve oda yakınındaki tesisat boşluklarının yeterli büyüklükte projelendirilmesi gereklidir. Çoğu örnekte tespit edilen, bu alanların zoraki bir şekilde bırakıldığı ve sonrasında özellikle arıza esnasında müdahale için çok zor anlar geçirilmesidir. Bunun sonucu müşteriyi doğrudan etkilemese bile yapılacak işlemin işin tekniğine uygun olarak yerine getirilmesi masrafları artıracak yapıdadır.

Sıkça rastlanan temiz ve pis su boruları ile hava kanallarının birbirleri içine girdiği ve olası bir arızada bu tesisatlardan bir veya daha fazlasının ancak ortamdan çıkartılarak yapılabilmesidir. Bu ise tesisatların sökülmesi veya kesilmesi sonucunu doğuracak dolayısıyla bir işi yaparken pek çok yapıya zarar vermekte ve belki de yenileyerek ilave masraf doğurmaktadır. Eğer işletme mantığı proje sırasında kâğıda yansıtılırsa bu sakıncalar ortadan kalkmış olacaktır.

Elektrik kabloları ayrı ve kanallar içinde panodan son bağlantı noktasına taşınmalıdır ancak gidiş güzergâhının iyi belirlenmesi ve kabloların kendi içindeki özellikleri nedeniyle birbirlerine yaklaşım mesafeleri, kablo uzunlukları önem ifade eder. Bunların dikkate alınmadığı bir tesiste TV görüntüleri net olmaz, kablolar ısınır, priz arızaları artar, panoda sıkıntılar başlar.

Aslında görünen ve görünmeyen alt yapı planlamasının çok titiz ve dikkatli yapılması tesisteki hizmet kalitesini artırıcı etki yapmaktadır. Peki, yatırım sırasında bu maddelere önem veriliyor mu? Bunu her tesis kendince yanıtlamalı ve öz eleştiri yapmalıdır. Tesislerin karlarını azaltan bu detay gibi görünse de kritik noktaların sürekli göz önünde bulundurulmasında sayılamayacak kadar büyük faydalar vardır. 

Yatırımcı, inşaat firması veya işletmeler yetkin, deneyimli, konusunda uzman, mesleki sorumluluk sigortası verebilen, mesleki bir STÖ (Sivil Toplum Örgütü) ne üye danışmanlar ile projelerinde çalışmaları durumunda bu sakıncaların hiçbirini yaşamayacaklarının farkındalar mı? Kartvizitinde sadece danışman yazan kişiler bu kapsam içinde yer almazlar. Kalite için çıtayı yükseltme zamanı geldi de geçiyor bile. 


Bu Makale 26.12.2011 - 09:54:48 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.