serdar@dm-consultancy.com

Çalışma, verimlilik ve kalite üzerine

Ülkemiz olağanüstü zenginliklere sahip olmasına rağmen bugün içinde olduğumuz kargaşa nereden yaratıldı diye hiç düşündünüz mü? İş yaşamında her şey çalışanın işletmeye kazandıracağı değerler üzerine yoğunlaşmıştır ancak insan özelliği ortada olmadan adeta bir makine tarzı yaklaşımla kurum ve şirketler debelenerek hiçbir yere ulaşamamaktadırlar.
Ama burada daha farklı bir durum ortaya çıkarak farkındalık ortadan kalkmakta ve körler sağırlar sistemi derhal devreye alınmaktadır. Yine de sayılan tüm olumsuzlukları tersine çevirmek olasıdır. Hem de çok basit birkaç kolayca uygulanabilir işlemi devreye alarak yeniden ilerleme aşamasına geçebiliriz. Bunu yapmak için aşağıdaki maddeleri iyice irdelemek fayda sağlayabilir.

Yöneticilik

Her insan yönetici olamaz. Ancak günümüzde özellikle dayatılan olgu “liderlik” olarak karşımızda durmaktadır. Öyle ki sıradan insanlardan lider oluşturma çabaları her işletmenin ve kuruluşun adeta en birincil sorunu haline gelmiştir. Hâlbuki lider olunmaz, lider doğulur. Çünkü insan mekanizması çok tekil ve özel olarak kişiye göre değişir. Ve bu özellikler kişiyi oluşturan kimyasal ve kalıtım birikimlerle değişik şekilde ortaya çıkabilir. Liderlik kavramı için benim kullandığım üç farklı model vardır.

Bunlar:

1.    Lider doğuştan yönetim becerilerine sahiptir ve yaşamı içinde bu nitelikleri geliştirme fırsatı bulmuştur.
2.    Lider mecburiyetten veya başka bir aday olmadığından ortaya çıkmıştır. Bu sınıf lidercilik oyununu iyi beceren kişi olarak da tanımlanabilir.
3.    Lider başkalarının geri çekilmesi ile ortada kalan kişi olarak oluşmuştur.

Günümüz kapitalist ve yaygaracı alışkanlıkları her üç kategoriyi tek hale getirerek öne sürülen kişinin ardından kendi bildikleri ve hedefledikleri amaca ulaşmak için adeta bir kuklalar dünyası oluşturmuş ve bu oluşum ilginç bir şekilde kabul görmektedir. Eğer ülkeleri idare eden şahıslara eleştirel bir gözle bakabilirseniz bu farklı örnekleri tüm çıplaklığı ile görebilirsiniz.  

Yöneticiliğin en doğal özellikleri; sözüne güvenilir, yol gösterici, sorumluluk taşıyan, şeffaf ve gizlisi olmayan, paylaşıma önem veren, adalet fikri gelişmiş, ayırımcılık yapmayan, ekip çalışmasına uygun, takım oyununu seven, birey yerine toplumu öne çıkartan, kazanımları herkesle paylaşan, doğruluk ve dürüstlük. Bu doğal özellikleri üzerine yönetim becerileri, pozitif bilim, yabancı dil, proje denetimi, yapıcı eleştiri tarzı, insan ilişkileri, motivasyon gibi eğitimle elde dilecek nitelikleri de kazanması kişisel gelişimi olumlu etkileyen unsurlardır.
Ama ham bir gövdeden yönetici veya lider çıkmaz.       

Planlama
Bir işin fikir aşamasından projeye dönüştürme sürecinde en önemli unsurlardan biridir. Daha çok işi bir bütün olarak görebilme yetisi, büyük tabloda uyumun nasıl sağlanacağı ve tüm proje paydaşlarının bir araya getirilmesi stratejisinin belirlenmesi önemlidir. Ülkemizde en fazla atlanan madde, bu planın oluşturulması sırasında yan maddelerden birisi olan finansman ayağının ince hesabıdır. Bu hesap tam olarak yapılmazsa ve sadece öngörülerle yola çıkılmaya gayret edilirse, bir tesiste açılışa kısa süre kala para sıkıntısı başlar ve son dönemde yapılan işler ucuza getirilmeye çalışılarak daha özensiz bir şekilde gerçekleştirilir. Bunun sonucunda ise sıkça tekrarlanan bakımlar ve tamiratlarla tesisler ufak şantiye görüntüsü vermeye devam eder.  

Üretim
Projenin sağlamlığı ve detay çözümlerinin yoğun olduğu aşamadır. Buradaki en büyük sıkıntı, her tesis için farklı çözümler arayarak ve zorlayıcı imalatlarla ilginç sonuçların meydana çıkmasıdır. Ürünün sağlam ve dayanıklı olması bu aşamadaki detayların endüstriyel tarzda çözümleriyle ancak olasıdır. Bu aşamadaki en büyük zaaf, planlama sırasında iyi belirlenmemiş üretim süresi nedeniyle ivedi kararlar ve çözümlerin uygulanmasıdır. Dayanıklılık, sağlamlık, güzel görüntü ve albeni unsurlarının dikkatli bir şekilde çalışılması gereklidir. Özellikle de firmalarda araştırma geliştirme programları uygulanmasına yönelik mühendislik çalışmalarına hem değer verilmesi hem de kullanılması gereklidir.

Pazarlama

Üretilen malın değerinin ortaya çıkması onun satış olanaklarının artırılması ile gerçekleşebilir. Bir malın piyasa koşullarına uyumu için onun kullanıcı tarafından tercih edilmesi şarttır. O halde burada üretim ile kurulacak doğrudan bir ilişkinin önemi de açıktır. Ürünü pazarda satamıyorsanız buraya kadar yapılan tüm çabalar boşa gitmiş demektir. Pazarlama kalıp olarak bir maddenin sunumu olarak algılanmaktadır. Aslında hizmet arzı son on yılların en büyük pazarını yaratmış olmasına rağmen henüz bizde yeterli ilgiyi çekmemiştir. Görülen en büyük sıkıntı ise bilgi ve deneyim aktarımı yoğun olan danışmanlık hizmetinin tamamen yanlış algılanmasıdır. Bu eksiklik nedeniyle kaybedilen para ve fırsatın büyüklüğü tahmin edilemez mertebelerdedir.    

Bilgi
Hangi profesyonel meslek ile uğraşırsanız uğraşın, bilgi en fazla değer verilmesi gereken bir özellik olmalıdır. Bu özelliğin de sürekli geliştirilmesi ve bilgi dağarcığının sürekli artması beklenir. Yabancı ülkelerde meslek grupları her iki üç yılda bir mesleki çalışmalarında ilerlemeyi sağlayıcı çalışmalarda bulunur ve bunu aldıkları notlarla belirtirler. Ancak bu işlem çok sıradan bir düzen içinde aksamadan yürür. Bunu meslek odaları yani STÖ leri denetler ve belgeler. Aynı şekilde kendi meslektaşlarının yanlışlarını veya eksikliklerini de tespit ederek onları değil aslında yaptıkları işlerin içine daha fazla bilgi aktarmalarına katkı sağlarlar. Tartışılması gereken konu, bugün yapılan son değişikliklerle meslek odalarının bakanlıklara bağlanmaları ile STÖ özelliklerinin ortadan kaldırılmasının ileride ne kadar büyük sıkıntılar doğuracağının anlaşılmasıdır.  

İnsan kaynağı

Özellikle gelişen ülkelerde nispeten fazla olan genç insan sayısı bir avantaj olarak görünse de bu kaynağı doğru anlamak ve onu geliştirici tedbirleri almak gereklidir. Aksi takdirde boşa harcanan insan kaynağı ülke ekonomisine zarar verir. En çarpıcı nitelik ise insan kaynağının gücünün farkında olmak yerine onu tüketecek kararlar almaktır. Ekonominin tek kuralı vardır, o da üretimdir. O halde eldeki insan kaynağının üretime odaklanacak şekilde yapılandırılması önem kazanır. Diğer yandan insanların yaptıkları işlerin niteliklerini artırıcı bir dizi önlemleri de almak yerinde olacaktır. Bu aşamada geniş bir mesleki eğitim ve belgelendirme faydalı olacaktır.  

Süreç yönetimi

İşlerin yapılması sırasında uygulanan yöntemler, metotlar ve elde edilen sonucun bağımsız bir göz ile değerlendirmesi yapılabilmelidir. Eğer yapılanlarda hep haklı, elde ettiklerimizde haksız çıkmak gibi bir sorunla karşılaşıyorsak, kendi eleştirimizi yapmadığımızı anlamalıyız. Ancak eleştiri sadece yerme olarak dayatıldığından, olumlu bir eleştiri olacağı ve kazanım elde edileceği nedense hiç akla gelmez. Değerlendirme yapabilmek için mevcut çevrenin veya atmosferin dışına çıkmak en basit kurallardan birisidir.

Bu tanımlara odaklandıktan sonra, şu maddeleri de atlamayalım.

Uzun çalışma saatleri

Ülkemize özgü garip bir saplantıdan başka bir şey değildir. Eğri büğrü bir çalışma sistemi içinde çalışan hakları olmayınca “verimli” çalışma yerine “uzatılmış” saatler devreye girmektedir. Belki kısa sürede yapılacak bir iş lastik gibi uzatılır ve gün sonunda yorgun insanlar oluşturulur. Dünya esnek çalışma ortamına geçmiş olmasına rağmen biz halen direnmekteyiz. Bugün elimizdeki üst seviye elektronik cihazlara sahip olarak örneğin İstanbul’ da ev ofis çalışmaları ile toplu ulaşım ve trafiğe çözüm bulmak varken neredeyse yollar boyunca araçları sıralamak hoşumuza gitmektedir. Yeterli ve verimli çalışma şartlarını anlamak, uygulamak zorundayız.  Tüm vaktini çalışmaya ayırmak en büyük tembelliktir.

Tatil günleri

Tatil çalışanın dinlenme ve yenilenme süresidir. Bir yıl içinde her çalışan 30 gün tatil yapmalıdır. Böyle olursa verimlilik ve iş başarısı elde edilebilir. İzin süresini esnek kabul ederek her çalışanın çalıştığı süre içinde en fazla verimi vermesini düzenlemek daha kolay değil mi?

Çalışma ortamı  

Ofis, imalathane, yatakhane gibi toplu olarak kalınan yerlerin daha düzenli, oksijen ve ışık bakımından düzeltilmiş alanlar şeklinde planlanmasının vakti geçti bile. Çok basit düzenlemeler ile kolaylıkla elde edilecek bu özelliklerin hayata geçmesini beklemek hayal olmamalı.  

Tüm bu şartlar anlı şanlı holdingler ve firmalarda bile uygulanmamaktadır. Sonuçta neden dünyada tanınmış bir Türk markası yok diye düşünme zahmetine katlanırsak yanıtı elinizde hazır.



Bu Makale 17.02.2014 - 10:12:35 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.