tneyisci@akdeniz.edu.tr

Bakan

Turizm sektöründe, özellikle de Antalya ‘da enerji sıkıntısının yaşandığı, elektrik kesintilerinin bunalttığı yıllardı. Tesadüfe bakın, aynı yıllar tek rafting parkurumuz olan Köprüçay üzerine hidroelektrik santrali (HES) yapımı projesi ile çakışmıştı. O dönemlerde, rafting konaklama tesisleri gibi, göreli olarak yüksek fiyatlara satılan bir üründü.

Hatırladığım çevrecilerin baraj inşaatına karşı çıktıkları, turizmcilerin büyük bir bölümünün  (kesintilerden bunalanlar)  ise, rafting gibi özgün bir ürünün devre dışı kalmasını göze alarak, baraj inşaatını destekledikleridir.

O dönemlerde Belek otellerinde staj yapan 5 öğrencime, otellerinde kullanılan elektrikli aletlerin (faks, klima, soğutucu, vantilatör, ampul vb.) marka, yaş, model, kapasite, sayı gibi, bulabildikleri bilgileri derleyip bana liste halinde ulaştırma ödevi vermiştim. Derdim, konaklama tesislerimizde enerji verimli araç ve uygulamalara ne ölçüde dikkat edildiğini anlayabilmekti. Toplanan veriler üzerinden, enerji verimli araç ya da  uygulama tercihi yapılmış olması durumunda tasarruf edilesi olası enerji miktarını, kabaca da olsa, yatak başı ölçeğinde hesaplamaya çalıştım. Bulduğum birim değeri, o zamanın  Antalya toplam yatak kapasitesi olan 200 bin ile çarptım.

Sonuç çok çarpıcı. Enerji kesintisinden bunalan turizm işletmecileri, bu işletmeleri tasarlayanlar, donatanlar enerji verimliliği konusunda en ufak bir ilgi göstermemişler. Daha da ilginç olanı, yapımına destek verdikleri barajın (HES) üreteceği planlanan enerjinin 12/8’ini  (sekiz ayda üreteceği miktara eşdeğer) parasını ödeyerek (milyonlarca dolar) israf etmekte olduklarıdır. Sonra bu çalışmayı bilimsel toplantılarda bildiri olarak sundum. Çalışmanın ayrıntıları öğrenmek isteyenlere internet ortamında gönderebilirim.

Verilmek istenen mesaj çok net; turizm ya da bir başka sektöre ait herhangi bir işletme günün koşullarına göre kaynakları en verimli şekilde kullanmak durumundadır. İnsan ve de özellikle göreli olarak nitelik talebi daha yüksek olan turistler bu konularda hassas ve daha talepkardırlar.

Hizmet aldığım, girip çıktığım pek çok turistik tesise bu pencereden bakmayı alışkanlık haline getirmiş biri olarak, işletmenin kasasına, ülkenin varlığına girmesi gereken o denli malzemeyi, enerjiyi, zamanı, huzuru boşa, hem de parasını ödeyerek, israf ettiğimizi, deyim yerindeyse çöpe attığımızı gördüm, görüyorum. En geniş anlamında mimarı tasarımdan, bahçe düzenlemesine, aydınlatmadan satın almaya işletmeyi doğrudan ya da dolaylı ilgilendiren her adımda kaynakların verimli kullanımı öncelikli tercih olmalıdır. Sevgili Serdar Sağlamtunç’un vurguladığı gibi “Turizmi bir bütün olarak ele almadıktan sonra gidilecek yer yok”. Kalmadı da.
Turizm yaşamın tümünü içerir, yaşamın tümüne dokunur.

Turizmin sorunlarını çözecek olan ne bakandır ve ne de Cumhurbaşkanı gibi süper bir yetkili. Bu seviyedeki karar vericilerin sizin ayrıntılı raporlarınızı okuyacak ya da sunumlarınızı dinleyecek vakitleri yoktur olamaz da. Siz sektör bileşenleri, aynı hedeflere kilitlenerek başarılı ve başarısız yönlerinizi açıklık ve alçak gönüllülükle enine boyuna analiz edip  öncelikle kendinizin anlayacağı, sahip çıkabileceği netlik ve samimiyetle tanımlayamaz, konumlandıramazsanız bakanın yapabileceği pek bir şey yoktur. Olamaz.

2023 turizm stratejisini kim hazırladı, nasıl hazırladı, sizi tatmin ediyor mu, başkalarını fikri nedir, tüm paydaşları içeriyor mu? gibi sorulara vereceğiniz yanıtlar ve değerlendirmeler bu stratejiyi onaylayan bakanın mı yoksa bizatihi sektör temsilcilerinin mi daha güçlü olduğunu ortaya koymaya yeter.

Güçlü bireyler olmadan güçlü toplumlar, güçlü toplumlar olmadan da güçlü yönetimler olmaz. Sonuçta yönetimler güçlerini toplumlarından alırlar. Lokomotif sektör olma iddiasındaki turizm sektörü öncelikle, bireysel ve sektörel ölçeklerde, kendine inanmalı kendine güvenmelidir.

En azından, son elli yıldır güvenceyi başka güçlerde arayarak bu günlere gelmedik mi?

Bu Makale 16.08.2018 - 15:13:51 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • SERDAR SAĞLAMTUNÇ - 09.09.2018 - 08:24

    Sayın Hocam, Enerji konusunda çok isabetli bir çalışma ve tespit yapmışsınız. Artık günümüzde enerjiyi akıllı kullanmayan tesis ve kurumlar doğrudan enerji açığını ortaya çıkartıyor. Bu konuda üç tane çözülmesi gereken madde var. Birincisi tesis planlama aşamasında hem enerji hem de su tasarrufu tedbiri almalıdır. İkincisi yeni tesislere enerji ve su teşviki verilmemelidir ki tasarruf için tedbir alsınlar. Üçüncü ise yeşil proje ve çevre etkisine uygun olan temiz enerji kullanımına geçmek. Biz 15 yıldır kendi alanımızda elektrik tasarrufu ve su geri kullanımı ile çözüm ve donanım teklifi veririz, bugüne kadar bunları alan olmamıştır. En son şehir hastanelerinde bile 15-20 yıl para ödemeyeceklerini söyleyerek bu sistemleri projede bile kabul etmediler. Halbuki mutfak ve çamaşırhanelerde büyük tasarruflar elde edilmesi teknik olarak mümkün. İleri ülkelerde yaptığımız projelerde %10 tasarruf sağlasa bile o donanımı satın alıyorlar. Çünkü her proje bir eko sistem içerisinde planlanıyor ve her tesisin bu sistemin bir parçası olduğu kabul ediliyor. Bunu bizde de uygulamak oldukça kolay ancak irade gerekli. Teşekkürler.

  • Melih Yetiş - 20.08.2018 - 03:43

    Yine bizlere ne güzel beyin Fırtınaları estirdiniz sevgili Tuncay Neyişçi Üstadım,kaleminize sağlık.

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.