serdar@dm-consultancy.com

Yeni Yüzyıl Turizmi (YYT) ne ifade ediyor?

Yeni Yüzyıl Turizmi (YYT) ne ifade ediyor?
Yeni Yüzyıl Turizmi için ne kadar hazırız? İçte sap ile saman birbirine karışırken ortaya çıkan toz sürekli eşelenerek görüş mesafesi azaltılıyor.

Yenilikleri takip etmeyen, sadece betona yatırım yaparak ve fiyat oyunları ile dibin dibini bulan bir sektörün acınacak hali ortada. Yok, aslında böyle değil, her şey güllük gülistanlık ve nurlu ufuklarla kaplı. Öyle ki hangi yörenin havasına uyup müziği ile oynayalım bir türlü karar veremiyoruz. Bürokrasi üst düzeyden alt düzeye kadar memnun, sektör paydaşları A dan Z’ye neşeli, tüccar ve işletmeler ağızları gülmekten yorulmuş ve tek ortak sıkıntı alkışlamaktan ellerde oluşan nasır ağrısı. Ne güzel bir tablo değil mi?

Belki bu parlak resim sonrası can sıkıcı olacak ama 2050 yılında 9 milyarlık dünya nüfusunun 1 milyar potansiyel turizm payından haberdar olan bir yetkili var mı? Belki de yoktur ve sayısal toto çekilişi gibi rakamlarla oynayıp istenilen kazanan rakamı çıkartmak hüneri beceri olarak sunulmakta. Öyle ya 20 milyon mu yoksa ikiyle çarpıp 40 milyon mu diye afra tafradan geçilmiyor. Milyon mu, milyar mı büyük? Hesap okuyucuya kalmış! Bu mutlu ve mesut kesim dışında olanlar için kimi gerçekleri paylaşmak istiyorum. Çünkü bazı önemli şartlara uyulursa, turizm kazandıran bir sektör ve tesisler bacasız fabrikalardır. Yeni Yüzyıl planında turizmin piramidi radikal bir değişikliğe uğramıştır. Tepeden aşağıya doğru sıralama yapmak gerekirse, bazıları tarafından akla gelmeyen bir silsile söz konusudur ve buna biraz kafa yormak gerekir.

1. Temiz – hava/su/gıda/enerji:

Çok önemli bir tartışma başlamıştır ve turizmde ileri ülkeler ilk dörtlü için çok ciddi teknik ve alt yapı çalışmalarına başlamışlardır. Hava kirliliğine neden olan ısıtma türleri, araç yakıt tipleri ve ağaçlandırma için ciddi planlamalar on yıl önce başlamıştır. Su ileride savaş nedeni olacak özelliğe sahiptir ve tröstler yerel doğal suları HES bahanesiyle satın almışlardır. Dünya ise suların halkın doğal sahibi olduğu gerçeğinden hareketle yer altı ve üstü suları temiz tutmak için projeler başlatmışlardır. Yerel ve doğal gıda turizmde en fazla aranan bir meta olacaktır. GDO suz ürünler en fazla aranan ve istenen maddeler olmaktadır. Yerli tohum ve doğal üretim için çalışmalara süratle başlatılmalıdır. Enerji konusunda olağanüstü avantaja sahip olmamıza rağmen özellikle güneş bolluğundan faydalanmamak anlamsızdır. Diğer yandan elektrikte ortaya atılan doymak bilmeyen talep karşısında arzın dengelenmesi için gereksiz sarfiyat önleme çalışmaları yapılması elzemdir.

2. Korunma – gürültü/radyasyon/yöre kirliliği/5G

Gürültünün insan hücrelerinde oluşturduğu tahribat ve sağlık sorunları pek çok ortamda açıkça dile getirilmekte ve önlemler alınmaktadır. Yollar ve binalarda ses söndürücü teknik çözümler söz konusudur. Radyasyon ve atıklar ciddi sorun başlıkları olacaktır. 2050 yılında tüm nükleer santraller devre dışı olması planlanmaktadır. Nükleer yerine temiz enerji kaynaklarına yönelmek akılcıdır. Yöre kirliliği son yılların atmosferik değişimleri ile ortaya çıkan büyük bir sorunsaldır. Giderilmesi için doğaya daha fazla yatırım yapılması gereklidir. 5G karşıtı eylemler büyümektedir. Teknik anlamda büyük alt yapı maliyetleri ortaya çıkartacak olan sistem internet hızının insan sağlığına olan izdüşümü olarak ortada durmaktadır.

3. İnsan kaynağı – hizmet:

Çok değişik bir değişim söz konusudur. Gelecek on yılda işin içine girecek robotlar ve belli işlerde otomasyon olanakları insan tarafından verilecek daha nitelikli ve farklı hizmet kavramını getirecektir. Bu konuda ivedi eğitim programları oluşturulması gereklidir. Tesisler yatak ve yemek içmek dışında hemen tüm işlemleri akıllı cihazlar ve programlar ile yapacaklar ve buna göre hazırlıkların yapılması yanında nasıl bir olumlu fark yaratılabilir konusunda fikir ve düşünce alıştırmaları yapılmak zorundadır.

4. Kültürel yaklaşım – misafirperverlik:

İnsan değerinin az olduğu veya erozyona uğradığı topluluklarda en kritik ve de kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Özet söylemle kişi ve aynı yapıdaki düşüncenin oluşturduğu topluluk dıştan gelen her şeyi tehdit olarak algılıyor. Öyle ki turistin kalışı süresinde kendinin ve toplumun tüm değerlerini değiştirebileceği fikri sabiti onu yiyip bitiriyor. Bu açıdan bakılırsa ülkemizde de eğitimli ve açık toplulukların turist ayrımı yapmadıkları, kapalı ve bağnaz toplulukların şiddete varan karşı duruş içinde olduğu görülmektedir. Hatta bazı yönetici pozisyonundaki kişilerin turist istemedikleri medyada sıkça haber olmaktadır. Bu konuda bilinçlendirme eğitimi önemli görünmektedir. Dünyanın kişiler, topluluk veya devletlerin malı olmadığı vurgusu öne çıkmalıdır.

5. Miras – çevre/tarih/sanat:

Tanıtım ile yakından ilgili olan ve sektörün herhangi bir emek veya çaba sarf etmeden elinde olan değerler bütününün farkındalığı önem kazanmaktadır. Eskiden uygulanan yağmalamak yerine mirası yerinde muhafaza etmek ve diğer insanların incelemesine açmak konusunda çok fazla çalışma yapılmaktadır. Örneğin UNESCO çok etkin programlar uygulamaya koymaktadır. Böylece sadece yerel değil ama evrensel farkındalık oluşmaya başlayacaktır. Bu açıdan bakılırsa tek bir ağacın, su birikinti ve akıntılarının değerini anlamak için zaman gelmiştir. Aynı kapsamda atıkların artık bir kaynak olduğu ve dönüşüm metotlarının çeşitliliği ön plana çıkmaktadır. Burada yanlış algılanan konu, sıfır atık kavramının mevcut sistem içinde ele alınmasıdır. Sıfır atık için pek çok maddenin uyumlu hale getirilmesi gereklidir.

6. Alt yapı – ulaşılabilirlik (yol/haberleşmek/yasalarla korunmak)

Kapsam içine sadece teknik değil ancak iletişim ve insan hakları da girmektedir. Son yıllarda karmaşa yaratan ve devam edecek olan aşırı yağışlar, suların yükselmesi ve mevsim değişikliği ile oluşan yüksek sıcak ve soğuk iklim bilimsel olarak mercek altına alınmaktadır. Kişisel verilerin korunması yakın erimde büyük sıkıntı yaratacak gibi görünmektedir. Yasa hükümleri ve uygulama keyfiyeti ülkeden ülkeye değişmekte ve belki dünya yasaları devreye girecektir ve bu konuda mevcut sıkıntılar devam edecek görünmektedir.

7. Ticaret – özgün malların pazarlanması:

Turizm açısından yerel önem kazanacak ve tüketilecek gıda ve dayanıklı mallar daha seçici ve özgün olacak. Bu konuda yıllardır kampanyalar ve çalışmalar yapılmaktadır. Sadece bu madde bile bize çok büyük bir fırsat sunmaktadır. Anadolu yöreler bazında çok ilginç ürün çeşitlemesi sunabilir. Ancak burada önemli bir kırılma noktası mevcuttur. Oldukça yanlış başlayan ve yön belirleme sıkıntısı çeken gastronomi ve sağlık turizm çeşitleri tekrar ele alınmalıdır. Her şey ortaya karışık fikri artık bitmelidir. Yöresel yemek etkinliklerine baktığınızda özgünlük ve beceri olarak hiçbir şeyin olmadığını üzülerek görürsünüz. Sözde uluslararası etkinliklere harcanan para ve zaman korkunç boyuttadır. Bunun yerine farklı çözümler uygulanmalıdır.

8. Tesis – dinlence:

Görüleceği üzere turizm yatırımcısının ilk sıraya koyduğu tesis piramidin en son katmanında yer almaktadır. Bunu kavrayıp projeleri daha doğal ve minimal çözümlerle yapmak zamanı gelmiştir. Güncelde 5* tesisi 2* fiyatına pazarlamak olgusu ortada durmaktadır. Bir diğer önemli değişim ise yatak yerine etkinlik pazarlama yolunun kavranmasıdır. Ticaret bilmeyen bir geçmişe sahibiz ve sadece yatak satarak bir kazanım elde edeceğimizi varsaymaktayız. Yeni yataksız turizm modeli konusunda fikir birliğine varmak gereklidir.

Görüleceği üzere değişim kritiktir ve henüz bu konuda fikir yürütme aşamasına bile gelinmemiştir. Belki bakanlık, anlı şanlı STK lar konuyla ilgili gözlerini açar ve değişim başlar. Umut, neden olmasın?


Bu Makale 14.09.2019 - 13:09:56 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.