bgrer34@gmail.com

Gülbahar Hatun Camii

Gülbahar Hatun Camii
“Meydan Camii”, “Hatuniye Camii” veya “ Gülbahar Hatun Camii” adlarıyla bilinen eser, XV. Yüzyıla ait olup, şehrin merkezinde, Meydan Mahallesindedir. Tokat’ta, Osmanlılara ait tek hanım sultan eseri olması sebebiyle da ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Vaktiyle cami, medrese ve imaretten oluşan bir külliye halindeymiş. Ancak 19. asrın sonlarına doğru medrese tamamen yok olmuş. İmaret de zamanla harabe hale gelmişken, eski fotoğraflara bakılarak yeniden inşa edilip, restoran olarak kullanılmaya başlanmış.

Caminin, taç kapısı üzerinde yer alan kitâbeden 890 (1485) yılında Sultan II. Bayezid tarafından annesi Gülbahar Hatun adına yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Gülbahar Hatun, Fatih Sultan Mehmed’in eşi, II.Bayezid ile Gevherhan Sultan’ın annesiydi.

Kesme taştan yapılan caminin harimi kare planlı olup, tek kubbelidir. İki yanda yine kare planlı, kubbeli birer oda halinde tabhâne (tabhaneler, evsizlerin ve ihtiyaç sahiplerinin konaklayabileceği yapılardır. 16.ve 17. yüzyılda camilere bitişik yapılan bu evler, daha sonra avlunun içinde fakat camilerden ayrı yapılmaya başlanmıştır.) mekânları yer alıyor. Mukarnaslı ve baklavalı başlıklara sahip sütunlara oturan sivri kemerli açıklıklı ve beş kubbeli son cemaat yerinde mermer kullanılmış. Oldukça dikkat çeken ihtişamlı taç kapı üstte Bursa kemeri altında mukarnaslı yaşmaklı olup altta yay kemerli açıklığa sahiptir. Yanları sütunçelerle yumuşatılmış olan kapının iki tarafında mukarnaslı birer niş bulunuyor. Bunların üzerinde iri madalyon halinde birer yazı yer alıyor. Birer pencere ile harime, birer pencere ve kapı ile de tabhânelere bağlanan son cemaat yerinde her iki pencere arasında bir mihrap nişi bulunmaktadır.

Gülbahar Hatun Camii

Harim mekânında geçişleri mukarnaslarla sağlanmış kubbe on iki kenarlı bir kasnağa oturtulmuş. Duvarlarda üç sıra halinde açılmış olan ikişer pencere ile aydınlanan yapının kuzeyinde kapının üzerine müezzin mahfeli yerleştirilmiş. Yarım daire şeklinde bir nişe sahip olan mukarnaslı yaşmaklı mihrabın köşeleri sütuncelerle yumuşatılmış. Ahşap minber ise yağlı boya ile boyandığından ne yazık ki özelliğini kaybetmiş. Harimin iki yanında yer alan tabhâneler birer kapı ile cami içine açılıyorlar. Her iki mekân da kare planlı ve üzerleri prizmatik üçgenlerle geçişi sağlanan kubbe ile örtülmüş. Güney yönünde birer ocak ve ikişer dolap nişine sahip mekânlardan doğudakinin bir nişi ile ocağı sonradan kapatılmış.

Tek şerefeli minaresi, kuzeybatıda, sekizgen bir kaideye oturtulmuş ve çokgen gövdeli olarak inşa edilmiş. Doğu yönünden yapıya bitişen kaidenin kuzey yönünde sivri kemerli kapı açıklığı yer alıyor. Diğer cepheler derin silmelerle çerçevelenmiş. Üstte yine çokgen devam eden petek yukarıda koni biçimli kurşun kaplı külâhla örtülmüş.

Şadırvan ahşap olup, sekizgen planlı, sivri kemerli ve sekiz dilimli kiremit örtülü bir çatıyla Tokatlı Mehmed Bey tarafından 1331 (1913) yılında yaptırılmış. Yuvarlak mermer haznesinin ortasına, bir fıskıye çanağı konulmuş. Hazne üzerinde kitabede inşa tarihi ve banisinin ismi yazılmış. Orijinal şadırvan hakkında ise bilgi bulunmuyor.

1939 ve 1943 yıllarındaki depremlerde zarar gören cami 1953’te esaslı şekilde onarılmış. Biri mihrap ekseninde, ikisi yanda, biri de son cemaat yerinin doğu ucunda olmak üzere sonradan eklenen dört destek payandası ile de güçlendirilmiş.

Gülbahar Hatun Camii

Medresesi vaktiyle caminin karşısında yer alıyormuş. Vakfiyede on iki hücreli olduğu belirtilen yapıyı Albert Gabriel kısmen tanıtmış ve planını da çizmiş. Buna göre kitâbesiz yapının girişi karşısında üç yönden avluyu çevreleyen revaklarının bulunduğu, kapı ekseni üzerinde bir dershane mekânının yer aldığı, iki yanda altışardan on iki odanın mevcut olduğu anlaşılıyor.

898 (M.1492) tarihli vakfiyesi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde mevcuttur. Vakfiyede, imaret ile ilgili yazılanlar, en ince ayrıntıların dahi titizlikle incelenmiş olduğunu göstermektedir; “İmarette bulunan kapların ihtiyaç duyuldukça kalaylanması ve yenilenmesi, meşrufatın yenilenmesi, malzeme temin edilirken güzel, yeni ve eskisinin benzeri olmasına dikkat edilmesi, imarette kalan topluluk için sâlih ve okuyuşu düzgün olan, namazın şartları ve rükünlerine ait hususları iyi bilen bir imamın bulundurulması, beş vakit namazın ve teravih namazının kıldırılması, gelen misafirlerin hayvanlarının yemlenmesi, talebeler, fakirlere ve misafirlere sabah ve akşamları yemek verilmesi, imarete, ısıtılması için yakacak temini, aydınlatılması için kandil yağı, hasır alınması, yine imaretin mutfağında pişirilmek üzere güzel ve yağlı et, mevsime göre, kabak, ıspanak, biber, soğan, nohut ve pirinç satın alınması…”


Gülbahar Hatun Camii

Gülbahar Hatun, Arnavut asıllı olup, 1434 yılında doğmuş. Fatih Sultan Mehmed, Manisa sancak beyi iken 1446’da evlenmişler. Evlilik otuz beş sene sürmüş. 1450 yılında, Dimetoka Sarayında II.Bayezid doğmuş. 1481 Yılında, Fatih ölünce, oğlu padişah kendisi de Valide Sultan olmuş. 1492 Yılında ölmüş. Fatih Külliyesi’nde kendi adıyla anılan türbesine gömülmüş. Türbede, kızı Gevherhan Sultan ile iki saraylı hanım daha yatıyor. Kayıtlarda hayırsever olduğu yazılır. Edirne’de kendi adını taşıyan mahallede bir camisi bulunuyor.

Gülbahar Sultan, oğlu II.Bayezid’e olan düşkünlüğü ile biliniyor. Topkapı Sarayında mevcut bir mektubunda padişah oğluna şöyle yazmış; Sultanım Hazretlerine selam ve dua eder iki şah gözlerinden öperim. Sadetlim, sizi özledim. Gelin de sizi göreyim. Sevgili efendim, yakında sefere çıkacaksınız, hiç değilse bir iki kez gelin ki gitmeden saadetli yüzünüzü görebileyim. Sizi son kez göreli kırk gün oldu. Sultanım, lütfen cürretimi bağışlayın. Sizden başka kimim var?

II.Bayezid’in de annesini önemsediği anlaşılıyor. Yine Topkapı Sarayı evraklarında mevcut olan mektuplarda, Gülbahar Sultan’ın zaman zaman devlet işlerine karıştığı, devlet adamları hakkında bazı düşüncelerini açıkladığı görülmektedir.


Bu Makale 22.10.2021 - 20:38:02 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.