akgulbirgul@gmail.com

Fenomenler, marketing ve işletmeler

Fenomenler, marketing ve işletmeler
Okan Bayülgen’in sözleri fenomenleri epeyce kızdırmış olsa da fenomenliğin geldiği nokta tartışmaya değer görünüyor. Ne demişti Bayülgen, ‘‘hepsi çöp, hepsi zavallı.’’ Fenomenlerin lüks hayatları, ücretsiz yiyip içip, gezmeleri, yaşam tarzları, tüketiciyi veya işletmeleri kızdırabiliyor.

Belki kıskanılıyorlar da. Şımarık tavırlar, sansasyonel davranış veya sözler, kötü örnekler... Fenomenliğin ucuz, basit, bedavacı, geçici iş dalı olarak adlandırılmasına neden oluyor. Fenomenlik iş olarak sayılıp saygı görmese de hatırı sayılır paralar kazandıklarını lüks hayatlarından anlıyoruz. Demek ki fenomenlere ilgi büyük, peki bu ilgiyi nasıl analiz edebiliriz?

Fenomenler tanıttıkları ürünün hitap ettiği kitle ne kadar büyükse o oranda para kazanıyorlar. Bir deodorantın satış sıklığıyla beş yıldızlı bir otel odasının satış sıklığı aynı olabilir mi? Ürün ucuzsa fenomen satışa, pahalıysa bilinirliğe hizmet eder tabii ürününüz için doğru ismi seçmişseniz, aksi halde ürününüz değil; fenomenin takıları, arabası, saçı, çocuğu konuşulur…

Peki, turizm açısından bakıldığında fenomenler ne ifade ediyor?

Bugün hangi otele sorsanız mutlaka aldığı onlarca mail, mesajdan bahsedecektir. ‘‘Otelinizde konaklayalım, şu kadar fotoğraf çekelim bu kadar video paylaşalım, bu mecrada şu kadar, burada bu kadar takipçim var, reklamınızı yapalım…’’ Oteller bu mesajlardan ve bedava tatil yapmak için kendini influencer ilan edenlerden bıktı, öyle ki sırf bu talep mail veya mesajları yanıtlamak için bir kişi istihdam edilse yeridir.

İşletmeler bu süreçleri nasıl yönetebilir, nelere dikkat edebilir? Influencer marketing işletmeler için faydalı mıdır?

Görünür olmak, görüntüleme, like, erişim, etkileşim, trend, topic, influence etmek, fenomen… Bu liste uzar gider. Bu dünyadan kaçış yok, sevsek de sevmesek de influencer marketing de bir reklam modelidir, doğru isimlerle yapılan iş birlikleri ise faydalı olabiliyor.

Mesela bir hesabın 2 milyon takipçisi var, evet, ancak bu takipçiler hangi SES grubuna mensup, buna bakmak gerekiyor.

Markaların kimlikleri, kişilikleri vardır. Marka-fenomen iş birliklerinde bana göre dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, iş birliği yaptığınız kişinin ürününüzü satın alabilecek ekonomik düzeyde olmasıdır.

Markanız gibi konuşmalı, markanız gibi davranmalıdır. Yaşam tarzı, hobileri, sayfasının amacı ürünlerinizle bağdaşmalıdır. Değerleriniz, duruşunuz örtüşmelidir.

İçerik üreten, bloğu, vloğu olan, uzun zamandır yazılar yayınlayan, kendi niş kitlesini zaman içinde oluşturmuş, takipçilerinin güvenini kazanmış isimler ile çalışmak markalara fayda sağlamaktadır.

Oteliniz ailelere hitap ediyorsa çocuklu aileler veya kişiler, gençlere veya çiftlere hitap ediyorsa da bu grubu temsil edecek özelliklerdeki fenomenler ile çalışılabilir.

Oteller fenomen iş birliklerinden hızlı satış beklememelidir, görünürlük, bilinirlik istenmekte ise bu iş birlikleri yapılmalıdır, dün kalan influencer üzerinden bugün tatil alınmasını bekleyemeyiz. Bir kişinin tatil sıklığını ele alalım, sırf bir yerde gördü diye otelinizi kim hemen satın alır ki? Satışı uzun vadede bekleyecekseniz ve düzenli influencer iş birlikleri yapacaksanız tamam, aksi halde bu gibi iş birlikleri kendinizi kandırmak olur. Unutmayalım ki markaların kendilerini tanıttığı onlarca alan var, sosyal medya da onlardan sadece biri. Ne tek başına yeterli, ne de göz ardı edilecek kadar basit, değersiz veya yararsız. Bu kanal diğer kanallarla birlikte verimli ve düzenli yönetildiğinde kampanyaların, ürünlerin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlar, bilinirliği, görünürlüğü destekler, hedef kitleye ulaşmanıza yardım eder.