Birgül Akgül

Bir, iki, üç, haydi hep birlikte marşımızı söyleyelim! ‘‘Kalifiye çalışan bulamıyoruz!’’

Bir, iki, üç, haydi hep birlikte marşımızı söyleyelim! ‘‘Kalifiye çalışan bulamıyoruz!’’
Marşımızı söylemeye hazır mısınız?

 

Kaaaalifiye çalışaaan bulamıyoruz.

Kalifiye çalışan getiremiyoruz,

Gelenleri deeee hızla kaçırıyooooruuuuz.

Peki, biz nedeeeen kalifiye olamıyoruz?

 

Sektör çalışanlara değer vermeyi öğrenmediği sürece ‘‘kalifiye personel bulamıyoruz’’ marşını söylemeye devam edecek. Size acı bir gerçeği söyleyeyim mi?

Kalifiye personel konusu umurlarında değil! Aksi olsa gelişirlerdi, değişirlerdi!

‘Nasıl olsa oteller satılıyor, ona göre kitle yakalarım,  e bak öyle ya da böyle devran dönüyor’ diyorlar. Sonra sırf konuşmuş ve sorunları biliyormuş gibi yapmış olmak için en kolayına kaçıp ‘ee, efendim kalifiye personel bulamıyoruz’ diyorlar! Daha fazlasını söyleyecek vizyonları var mı sizce?

Kalifiye personel bulamıyoruz diyenler, resmen kendilerine ‘ben kalifiye personeli tutamayan şark kurnazının tekiyim’ demiş oluyor. Bulamıyorsan dön bir kendine bak! Neden sana gelmiyorlar, kazara gelenlerse fazla durmadan kaçıp gidiyorlar diye.

Bugün iyi şirketler çıkıp ‘biz kalifiye çalışan bulamıyoruz’ diyorlar mı? Tam tersine, çalışanlar o şirketlere girebilmek için birbirleri ile yarışıyorlar.

Sana demezler mi!

-Ağabeyciğim, ablacığım;

-Kalifiye çalışanı bulan nasıl buluyor?

-Elinde tutan nasıl tutuyor?

-Başaran nasıl başarıyor da, senin gibi bazıları (ki bu bazıları ne yazık ki sektörün büyük çoğunluğunu oluşturuyor) bulamıyorsunuz, bulduğunuzu tutamıyorsunuz, diye!

Yapmayın artık ne olur! Aklımızla alay etmeyin.

Bol bol kazanırken sorun yok, kriz olunca ‘haydi yallah’ diyorsunuz!

Yakışıyor mu turizm sektörü? Bu insanlara ırgat muamelesi yapıp, beyaz yakalısından otel müdürüne, mavi yakasından taşeronuna insan yerine koymayıp, sırtlarından kazandığınızı unutuyorsunuz.

Ben son 20 yılına şahidim, öncesi nasıldı Allah bilir. İnsanları üç kuruş maaşa saatlerce çalıştırıp, 6 ay gel-6 ay ne halin varsa gör diyordunuz!

Tüm bunlar yetmedi!

Pandemi oldu!

3. gününde çalışanlarınızı kapıya koydunuz. Pandemiye rağmen para kazandınız ama yine de çalışanlarınızın maaşından kesip, yatırımlarınıza devam ettiniz!

Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim genç bir pazarlama çalışanının anlattıkları karşısında çok sinirlendim!

Markası köklü bir değişime gidiyor, çatalından odasına her şeyi değiştiriyor, yeniden konumlandırma yapıyor, sözün özü otelini yüksek fiyatlara satacak! Zaten satsın da, kazansın, turizm çalışanlarının kimsenin kazancında gözü yok, amma velakin emekleri sömürüldüğünde sektörden er ya da geç kaçıyorlar işte! Siz kaçırıyorsunuz!

Bu markamız öyle akıllı ki, pazarlama ekibini hem KÇÖ’ye çıkarıp eve göndermiş, hem de bildiğiniz 3 katı çalıştırmış. Ha bu arada, KÇÖ’nün üstünü tamamlamak, maaşını tam vermek de yok, sanırım o kısmı tahmin etmişsinizdir! Pandemi pazarlama ekiplerinin kriz yönetimiyle yoğun şekilde boğuştuğu bir süreçti. Sen markanı tanıtmasını istediğin insanların bile emeğinden çalıp, ürününe milyonlarca dolar yatırım yaparken, o ürünü asgari ücretten hallice maaş alan insan tanıtsın istiyorsun. Yahu az maaş veriyorsun tamam, bari fazladan çalıştırdığın insanın maaşını tam ver! Çalışanın emeğinden kar ettiğini sananlar er ya da geç kaybedecekler! Hiçbir şey olmasa yüce adalet var, karma var, döngü var, Allah var! Sen neye inanıyorsan, senin inanç sisteminde de seni cezalandıracak bir güç var!

Ha sana kötü bir haberim var, sayın çok akıllı yatırımcı.

O çalışanın şimdi iş arıyor, ilk fırsatta senden gidecek, mecburen beklemek zorunda kalmış sanma ki seni sevdiğinden, dedim ya bazı mecburiyetleri var. Sizin çok iyi kullandığınız o mecburiyetler…

11 Mart 2020’de pandemi ilan edildi. 18 Mart’ta yazdım! Merak edenler buradan okuyabilir, çalışanlarınıza sahip çıkın, ‘bugün siz onları koruyacaksınız, yarın onlar sizi’ dedim. Ama çoğu işveren bunu yapmadı, çalışanım taş mı yer, evinde ne yapar demedi, ‘haydi yallah’ deyip evine kışkışladı. Evinden çalıştırdı ama maaşını eksik ödedi, eksik dediğim de işte KÇÖ’yü zaten devlet ödedi! Bazı akıllılar bedavadan işlerini gördürdüler. Kısa vadede kazanan, uzun vadede kaybedecek olan vizyonsuz işverenler!

Bunu yaptıysanız;

Geçmiş olsun, size kalifiye çalışan filan yok! Önce kendiniz kalifiye olun demeyi sürdürüyorum!

 

Değerli okurlar;

Zor hatta çok zor geçen son 2 yılın ardından, 2022’nin sevdiklerinizle, huzur, sağlık ve bereketle geçireceğiniz harika bir yıl olmasını dilerim.

 

Sevgiler, selamlar.


Bu Makale 31.12.2021 - 13:40:03 tarihinde eklendi.


Kullanıcı Yorumları
  • Saim Şahin 14.01.2022 - 11:01

    Merhaba, Yıllardır kanayan yara ve çözümü de çok basit. Kendi maaşına öncelik veren kurnaz yöneticiler başvurduğu tek çözüm yöntemidir kalifiye personeli askıya almak, süresiz izne göndermek, sezon bitti halayıyla evine göndermek. Bir yandan " Turizm gelirleri şu kadar arttı" ,"Gelen turist sayısında rekor artış" , "Son yılların en yüksek seviyesinde döviz girdisi sağlandı" haberleri, diğer tarafta "kalifiye eleman bulamıyoruz " şeklindeki sızlanmalar. Aslında bu sızlanmaların altında yatan gerçek hedef ve amaç eğitim yoluyla daha fazla kalifiye eleman yetiştirilmesi, ortaya çıkan talep fazlası eğitimliler sayesinde maaşları daha da düşürmek.Sektöre 30 yılını vermiş, eğitimini de meslek üzerine yapmış çift diplomalı biri olarak yazıyorum tüm gençlere, komi, garson, barmen, meydancı, bulaşıkçı olmak için gidip paranızı ve yıllarınızı bu mesleklere eğitim veren okullarda okuyarak zaman kaybetmeyin. Mesleki uzmanlığım, bugün bir çok otel genel müdüründen çok daha üst seviyede. Özellikle şehir otelciliği konusunda oldukça verimli bir kalifikasyona sahibim. Buna rağmen üst makamlarda asla gözüm olmayıp, orta kademelerde kendimi daha verimli ve mutlu hissedebiliyorum. Fakat şark kurnazı, meziyeti "dilinden" başka bir şey olmayan gm'ler bizim gibi duayenleri hem kullanılacak bir fırsat hem de korkulacak bir etken olarak görürler. Yaşanan krizler, kaoslar bizleri her zaman kolay "harcanacak" bir pozisyona sokuyor. Bu yaşadıklarımız, bizleri daha kalıcı çözümlere, başka mesleki alanlara yöneltti. Daha uzun çalışma ve düzenli gelir garantisi olan mesleklere yöneldik. "Bugün işine son veririm, istediğim zaman da çağırırım gelir, çünkü başka çaresi yok" diyen zavallı uyanıklar, "kalifiye" personel varlığının bilerek veya bilmeyerek soyunu tüketiyor. Yaklaşık sekiz yıldır uzmanlıkta tavan yaptığım mesleğimi bıraktım. Düşük maaş, her an kapıya konulma riski ve liyakatten uzak politikalar nedeniyle tekrar dönmeyi de düşünmüyorum. Buradan gençlere de tavsiyem, gençliğinizi bozuk para gibi harcayan bu sektöre girerken iyi düşünün. Amacınız tatil yapıp eğlenmek se iyi seçim, ama kariyer yapmaksa bu olumsuz yanlarını bilerek girin. İş veren ve onun adına hareket edenlere tavsiyem, yüksek kâr hırsıyla hareket ederek insanları bu kadar kolay harcamasınlar, bütçe kalemlerine mutlaka "krizde çalışana destek fonu" adı altında bir fon eklesinler. Kalite ve iş verimi sizi marka yapar, bu da kaliteli ve kalifiye personelle olur. Elinizden kaçırmayın. Saygılar sunarım.

  • kaan berkkan 03.01.2022 - 10:49

    İmza bir yazı olmuş yine. Bravo...

  • Arif arif 01.01.2022 - 12:52

    Ağzınıza sağlık,gerçekten çok güzel bir şekilde gerçekleri yazmışsınız..Bir turizm çalışanı olarak pandemi sürecinde yaşadığım tam olarak da bu yazılanlardır..Zincir otellerin birisinde çalışıyorum ama pandemi de sadece kçö den para alabildim.Yıllardır çalıştığım otel bana bir kuruş bile yardım etmedi.Düşük maaş politikası ve personele değer vermediği için de normal personel bulamayan bir zincir. Bırakın yardımı bir telefonla bile hatırımı sormadı..Benim gibi bir çok çalışan var bu sektörde. Maalesef uzun yıllarım olduğu için başka iş bulsamda çıkamıyorum işten,çıkmak istiyorum ama maddi olarak tazminatıma ihtiyacım var..Gerci patronum her çalışan için" biz kimseyi zorla çalıştırmıyoruz,istemeyen kendi gitsin" diyen ve asla tazminat vermek istemeyen ,her yıl bünyesine bir otel katan ama hep parasızlıktan dem vuran,personel için otellerinde vakit geçirme alanları bile bırakmayan birisi...

  • Mustafa Zengin 01.01.2022 - 10:49

    Iyi seneler Birgül, güzel yazmışsın. Teşekkürler. 2003 ten beri turizmdeyim. Ben de birseyler paylasayim :) Çalışanlar şunu bilir: o işyerinde en iyi sen olduğun için değil, o paraya, o işi, en iyi sen yaptığın icin seni orada calıştırırlar. Turizmde personele verilen deger: maasinin zamanında ödenmesi, insani calisma saatleri, insani kalacak yer, tesis icindeki dinlenme alanı, yöneticisinin "insani değerleri" taşıması ile ölçülür. Bu koşullar ne kadar eksikse personeli tutamazsın :) TR de şöyle bir gerçek vardı: işi olmayan yada bir işten anlamayan, ya turizimci yada imam olur :) O devran döndü. Kalifiye elemanlar yetişince, calisanlar daha iyi sartlarda calisacak is aramaya basladilar. Sonuç? Bugün kalifiye eleman bulamayanlat bir süre sonra çalışacak eleman da bulamayacaklar. Dün, çekpas ı ters tutanlar, "bize burada yemek veriyorlar, üstüne de para veriyorlar" diye memleketinde arkadaşlarını çağıranlar bugün çoktaan terfi almış, gözleri açılmış durumda. Artık "iyi olan kazansın" dönemindeyiz :)

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.