serdar@dm-consultancy.com

Başarı - başarısızlık

Önce güncel olayların bir özetini yapalım.

Dünya nüfusu düzensiz ve dengesiz bir şekilde artıyor.
Dünyanın doğal kaynakları vahşi bir şekilde ortadan kaldırılıyor.
Yaşam için gerekli olan su, hava ve gıda bilinçli olarak kirletiliyor.
İnsanlar arasında eğitim, çalışma, ifade, haberleşme, çevre, kazanç konularında eşitsizlikler artıyor.  
 
Yaşarken farkında olmadığımız bazı ilginç köşe taşlarını algılamaya çalışalım. Dünya gelişime uygun olarak bazı zamanlarda düzenlemeler yapmaktadır. Örneğin radyo, elektrik, telefon, araba, uçak, atom gibi karmaşık düzenekler ortaya çıktığında şaşıran insanlara bazı mantık içi açıklamalar yapılsa da buluşların gizemi kafalarda soru işareti olarak durmaktadır. Benzer şekilde Mısır piramitlerinin inşası, kullanılan hesaplamalar, taş bloklarının nasıl taşınması gibi veya Piri Reis’in dünya haritasını kusursuz olarak çizmesi benzeri pek çok gizem ortada durmaktadır. Tüm bu ilginç gelişmeler insan ırkı ve sürecin ilerlemesine yardım eden küçük adımlardır. Bugün artık Newton yasaları yerine kuantum fiziği durumu daha iyi anlamak için kullanılmaktadır. Peki, bu gelişmeler ne için? Yaşayan en üstün yaratık olan insanın ruhsal ilerlemesini sağlamak için olmasın? 
 
Yaşam bir başarı hikâyesi midir yoksa yaşamda başarı gerekli midir? Bu soruya nasıl yanıt verirseniz sürmekte olduğunuz hayatın yörüngesini izleyebilirsiniz. Buradan yola çıkarak başarı için sözde gerekli olduğu varsayılan etkileri irdelemeye çalışalım.
 
Başarı sadece kazanmaktır önermesi bu yöntem için uygun bir slogan gibi görünüyor. O halde nasıl kazanıma ulaşırız sorusunu açmak faydalı olacaktır. Sonuca ulaşmak için yapılacak her şeyin normal olarak karşılanması önermesi bu düşünceye göre kuvvet kazanmaktadır. Aslında dünyadaki değer ölçütlerinin kırılma yılı olan 1980 de tam da bu söylem önümüze getirildi. Memurun işini bilmesi şeklinde açıklama bulan ancak her kapıyı açan bir kilit yaratan bu düşünce ahlaki sınırları yerle bir etti. Çalışma ve alın teri ile kazanım yerine değişik yöntemlerle ve daha fazla birbirinin üzerine oynayarak ilginç bir oyun yaratıldı. Öyle ki bilgi ve deneyim artık iş görmez ve paslanmış bir anahtar oldu. Ama buna karşı iş bitiricilik ve her türlü hile önce kazanım ve sonrasında başarının göstergesi olarak kabul gördü.  
 
Başarı tanımını bir profesyonel olarak yapmaya çalışırsam, seçtiğimiz mesleğe odaklanmak, işine aşk ile bağlanmak, işi yaparken sürekli zevk almak ve şikâyet etmeden şartları geliştirmek belli bir anlam ifade etmektedir. Bunun yanında işimizde sürekli kendi becerilerimizi geliştirecek bir anlayışla hayata adanmışlık gereklidir. Bu tanım başarının gizemi ve saygınlığının anahtarıdır. İşimizde çaba göstermek ve aynı kalite anlayışını her gün tekrarlamak ve ileriye götürmek diğer bir basit ilk kuraldır. Yetenek kişilere göre farklılıklar gösterebilir ama işi ciddiye almak beceri kazanmanın yoludur. Bir ekol veya marka yaratmak yetenek olmalı, gerisi ise ne kadar ciddi çalıştığımızla bağlantılıdır. Kalite kavram ve anlayışının ölçütlerinin kişiselleştirilmesi bir diğer başarıya giden yoldur. Yaptığımızdan daha da iyisini keşfetmeye gayret etmek, çıtayı sürekli yükseltmek ise bu yolun devamıdır.       
 
Belki de sorulması gereken soru şudur: kullanmakta olduğumuz araba, oturduğumuz ev, ayağımızdaki ayakkabı, yemek yediğimiz lokanta, kaldığımız marka otel ve kullandığımız saat veya değerli taşlar bizi daha seçkin kılar mı? Aslında gereğinden fazla harcanan bedeller yanında boşa giden zevksizlik kişinin üstüne yapışır kalır. Ancak bu kafa yapısı etrafında dönmeye başlayan ve sadece çok para kazanmayı başarı paralelinde görmeye başlayan akım bahsi geçen uyumsuzlukları baş tacı ederek buna uygun modeller bile oluşturur. İşte bu aşamada karşınızda mevki ve giysisini taşıyamayan pek çok kişiyi görmeye başlarsınız. Böylece başarı kavramı anlamını tam olarak yitirir. İşte son günler ve yıllar bize bu anormallikleri işaret etmektedir. 

Süreç başarı ile birlikte ilerlemesi gereken kavramlardır. Eğitim sonunda elde edilmeye başlayan ve zaman içinde eğer ilerleme hedeflenmişse artarak üst üste konan beceri birikimi en önemli şarttır. Beceri elde etmeden çok para kazanmak şeklinde çalışır bir usul yoktur. Yeteri kadar çalışma ve emek sarf etmeden ancak bazı değişik usullerle ister göz boyamak ister algıda şaşırtma yaparak kazanımlar elde etmek çok fazla anlamlı değildir. Bu olgu geniş bir çevre tarafından kabul edilir veya uygulanması gereken bir yöntem olarak desteklense de uzun erimde kazanç yerine kayıplar kaçınılmazdır. Temeli olmayan bilgi gibi olgunlaşmamış kavramların geçici bir süre gözleri parlatabileceği ancak çabucak ortadan kalkarak boşluklar oluşturacağı açıktır.  
 
Bugün piyasada ham olarak dalından kopmuş yüz binlerce meslek sahibi var. Nüfus olarak da genç ve dinamik bir yapı söz konusu olmasına rağmen neden ülkemde hayal ettiğimiz gelişme ve ilerleme olamıyor? Kendimizin üretmediği dışarıdan pompalanan o kadar muazzam bir para piyasada dönüyor ki, bunun ipucu borç hanesinde yer alan yarım trilyon dolarlık parada gizli. Ancak bu para bolluğu hem eldeki mevcut değerlerin heba olmasına hem de yukarıda bahsi geçen, dikkat çekmeye çalıştığım çalışmadan ve emek vermeden elde etme yolunda savrulan ve tembellik alışkanlığı kazanan kitlenin yakın erimde ortaya çıkartacağı sorunun büyüklüğüdür. Aslında ekonomi öyle abartıldığı kadar anlam verilemeyecek bir uzmanlık dalı değildir. Tek yöntem üretmektir ve eğer üretim becerisi kaybedilirse sonuçta bugün yaşanan maddi ve sosyal sorunsallar kolaylıkla ortaya çıkmaktadır.   
 
Eğer buraya kadar yazılanlara itirazınız yoksa şimdi başka bir pencereye bakalım:
- Spor karşılaşmaları neden son 30-40 yıldır hileli yapılmaktadır? Kazanmak bir başarı etiketi olarak geniş kitlelere dayatılmıştır ve onlar da bu olguyu kabul etmişlerdir. Sporun evrensel anlamı ve felsefe tanımı ortadan kalkmıştır. İşte bu nedenle şike, doping ve bahisler tavan yapmaktadır. Toplumdaki algı sadece kazanımdır. 11 kişilik bir futbol takımında 10 yabancı oyuncu olabilmesi, değişik ırklardaki sporcuların farklı ülkelerin vatandaşı olarak uluslar arası müsabakalarda yarışabilmesi, karşı takım oyuncusu veya hakemlerin para karşılığı etki altına alınması gibi.
 
- Şehre göç neden bir yaşam tarzı olmuştur? Kırsaldan şehre gelenler bunu bir statü atlama ve kişisel başarı olarak görmeye güdülenmiştir. Yoğunluk artınca şehirlerde nefes alınacak yerler, halkın doğa ile iç içe olacağı ve spor yapacağı alanların yerine betondan türlü şekillenmeler oluşmuştur. Bu sistemi desteklemek amacıyla ticari faaliyetlerde ihale sisteminin devre dışı bırakılması, isteyenin istediği yerde ve şekilde bina yapabilmesi, inşaatın niteliksiz olarak ve sonucunda çürük olması, denetimsizlik, çevre etkisi düzenlemesi değersiz bırakılmasına göz yumulmaktadır. Diğer yandan HES ve nükleer santral inadı, adım başı ve yan yana AVM ler, dar sokak içlerine yapılan oteller ve hastaneler algı eksikliği değil de nedir? 
 
- Üniversite diploması neyi belgelemektedir? Her lise mezunu gencin mutlaka üniversitede okuması ve diploma alması halk arasındaki başarı göstergesidir. Ancak okuma süresi ve mezuniyetinden sonraki iş bulma olanakları göz ardı edildiği için milyonlarca aktif güç heba edilmektedir. Ekonominin çalışan ve üreten unsurlara gereksinimi vardır yoksa diploma sahibi olmanın bir öneminin olmadığının istihdam darlığı ile öğrenilmesi hem kişi hem de kamu için çok pahalı bir yöntemdir. Bir şekilde işe girmiş olan ve istemediği bir dalda kendini törpüleyen gencin sorunu halledilmiş değildir. 
 
Kısaca bireysel başarı tanımını tekrar yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Dünyayı ve gelişmeleri yakından takip etmek, insan olduğumuzu ve bir kez deneyim şansımız olan bu yaşamımızın değerini anlamak, üzerinde yaşadığımız dünya anaya şefkatli davranmayı ve ona sevgiyle bakmayı öğrenmek, kendimize ve etrafımızda mevcut olan tüm yaşam formlarına saygı göstermek konusunu ön sıraya koymak belki de sorunların kökünden halledecektir.   
 
Başarı sadece ve ne pahasına olursa kazanmak değildir. 
 

Bu Makale 14.07.2013 - 12:07:36 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.