Turizm sektörü korona sonrasına nasıl hazırlanmalı?

Turizm sektörü korona sonrasına nasıl hazırlanmalı?
Teknolojik turizm olası mıdır? Ya da teknolojik turizm yapılsa ne olur?

Tekno veya teknolojiyi, işin tekniğine uygun uygulama sistematiği olarak açıklayabiliriz. Böylece turizmin teknoloji ile nasıl uyumlu bir hale geleceği tartışması başlatılabilir.

Öncelikle kaçınılmaz bir veri olan salgın sonrası normal yaşama dönüşün ortalama olarak 2021 sonu olarak öngörüsü ele alınarak kısa bir planlama önerisi sunmak isterim. Burada “normal” olarak bahsedilen, tüm durumların eski ile kısmen irtibatlı olacak bir durum olacağı ön kabul edilecektir. Geçiş için henüz beklemede olan sektörün aslında derhal yeni sisteme uygun duruma yönlenmesi ve yapılacaklar konusunda fikir birliğine varması gereklidir. Eğer yukarıdaki tarih hedef olarak alınırsa yapılması önerilecek onca işin toparlanması ve hazırlıkların bitirilmesi olasıdır. Bu kapsamda irdelenmesi gerekli olan konular için bir liste yapılabilir.

1. Sağlık:
Bu konuda muhatap bakanlıktır. Ancak yapılacak işler ve önlemler turizm camiasının bilgisi ve yakın teması içinde olmalıdır. Böylece gerekli olan ortak çalışma ortamı yaratılabilir. Bakanlık turizmi sektör paydaşları kadar iyi bilemeyeceği için bu konu etrafındaki değerlendirme ve uygulama maddeleri çok önemlidir. Bakanlık ile turizm STK ları ortak çalışmalar başlatmalıdır.

2. Güvenlik:
Bu konunun muhatabı da ilgili bakanlıktır. Turiste karşı eylemler ve bu amaçla örgütlenen kişilerin yakalanması, giriş çıkışlarda tam ve güvenli bir ortam oluşturulması çok önemlidir. İkinci olarak turistlerin gittikleri her alanda onlara güven verecek bir koruma hissi yaratmak ve ortamın istenmeyen unsurlardan temizlenmiş olması önemlidir. Bakanlık ile turizm STK ları ortak çalışmalar başlatmalıdır.

3. Çevre:
İlgili bakanlığın virüs etkisini azaltacak çevresel etki değerlerini gözden geçirmesi ve temiz hava-su-gıda-enerji dörtlüsünü öne alan çalışmalar yapması beklenmelidir. Orman alanlarının korunması, metal aramalarında kullanılan siyanür karşıtı yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Yer altı zenginlikleri değerlendirmek uygundur ancak bunun bilimsel bir metot ile çıkartılacak madenin değeri, harcamalar ve kamuya kazandıracağı miktar önemlidir. Binlerce ağacın sökülmesi, toprağın siyanür ile kirletilmesinin geri dönüşü yoktur. Turist beton binalar içinde yaşamaya gelmiyor. Ayrıca biz henüz turizm çeşitlemesinde geri kaldığımız için doğadan faydalanmayı beceremiyoruz. Bunu tersine çevirmek gereklidir. Bakanlık ile turizm STK ları ortak çalışmalar başlatmalıdır.

4. Maliye:
Salgın süresinde konaklama ve yiyecek içecek sektörleri en büyük zorluk altında kaldıkları için belli vergi indirimleri, çalışanları destek planları uygulamaya konmalıdır. Salgın geçince bu sektördeki yetişmiş, kalifiye iş gücüne daha fazla ihtiyaç olacaktır. Gıda ürünlerinde KDV indirimleri, adisyonlarda garson servis bedeli kaldırılmalıdır. Böylece %8 bir ucuzlama olacak, masadaki konuklar ise servis durumuna göre bahşiş bırakacaklardır. Salgın krizi döneminde hizmetlerin mantıklı ucuzlatma yolları denenmelidir. Bakanlık ile turizm STK ları ortak çalışmalar başlatmalıdır.

5. İnşaat – Yatırımlar:
İvedi bir karar alınarak yeni yapılacak tüm binaların sıfır enerji tekniğine uygun imal edilmesi ve işletilmesi zorunluluğu getirilmelidir. Böylece her tesis yeşil bina kapsamına girecek ayrıca atık yönetimi ile çevre kazanımları aratacaktır. Turizmde ileri devletler bu geçişe başladılar bile. Biz geriden gelsek bile elimizde olan muazzam elverişli iklim ve coğrafi konumla özellikle güneş enerjisi uygulamalarında ön alabiliriz. Bunun hem turizm hem ülke ekonomisine katkısı büyük olacaktır çünkü dışa bağımlı olduğumuz önemli bir girdi zaman içinde sıfırlanacaktır. Bakanlık ile turizm STK ları ortak çalışmalar başlatmalıdır.

6. Salgın tüm insanlığa çevre bilincinin önemini anlatmıştır. Yeteri kadar acı olan bu deneyimden ders almak ve gelecek için gerekli önlemleri almak çok zor olmayacaktır. Yine de toprağın doğru olarak ve teknik normlara uygun kullanılmasıyla üretilecek gıda çeşitlerinin önemi ortadadır. Her karış toprağı işleyip ürün yetiştirmek ve bu ürünleri çeşitlilik içinde önce yurt içine sonra yurtdışına pazarlama olanağı vardır. Beslenme konusunda çok büyük sıkıntılar söz konusudur. Maliyetler ve satış bedelleri ürünün toraktan çatala yolu üzerinde yapılacak kısa yol çalışmaları ile oldukça makul seviyelere düşürülebilir. Dolayısıyla ekonomik iyileşme için 3T veya Tekno Turizm/Tarım formülü devreye alınmalıdır. Eğer tüm sektör paydaşlarının katılımı ile oluşturulacak ideal uygulama projeleri çalışılmaya başlanabilirse bunun ülke için kazanımı anlamlı olacaktır.

7. Tüm sayılanlar bir yıl, 12 ay veya 365 günde yapılabilir mi? Eğer doğru bir yöntem seçilir ve uygulanabilir modellemeler teknik normlar içinde yapılırsa mümkündür. Elde atıl bekleyen deneyim sahibi profesyoneller var ve sadece akılcı projelere yönlenmek ile turizmde yıllardır süren krizden de toptan çıkış olanağı yakalanabilir. Bu dönüşüm yukarıda sayılan tüm kamu kurum yönetimine de yansırsa çok kısa süre içinde müthiş bir ilerleme elde etmek olasıdır. Denemeye değmez mi?



Bu Haber 19.10.2020 - 13:45:15 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.