Mete Vardar: Sorunlarımızı Turizm Bakanlığı çözsün!

Mete Vardar: Sorunlarımızı Turizm Bakanlığı çözsün!

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, koronavirüs salgınını sektöre etkileriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Acentelerin en büyük sorunu iptaller ve iadeler konusunda yaşadığını belirten Mete Vardar, sorunları Ticaret Bakanlığı'nın değil Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın çözmesi gerektiğini söyledi.


Bloomberg HT'de yayınlanan İş Dünyası programına konuk olan Jolly Tour Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, koronavirüs sonrası seyahat sektöründe yaşanan krize ve acentelerin içine düştüğü çıkmaza ilişkin açıklamalarda bulundu. İadelerle ilgili Bakan Ersoy’un Ticaret Bakanlığı’na işaret ettiğini belirten Vardar, ‘’Ama bakıldığı zaman, hava yollarının sorunlarıyla Ulaştırma Bakanlığı ilgileniyor. Bizim seyahat acenteleri olarak beklentimiz de, sorunlarımızın çözümü için Turizm Bakanlığı’nın ön ayak olması, çaba göstermesidir.’’ ifadelerini kullandı.

''34 sene sonra ilk defa kapıya kilit vurduk''

Turizm Aktüel’de yer alan habere göre Mete Vardar, hükümetin koronavirüsün etkilerini sınırlandırmak amacıyla 100 milyar liralık bir paket açıkladığını hatırlattı. Turizm sektörünün ülkeye 36 milyar dolar katkı sağladığını kaydeden Mete Vardar, ‘’Turizme ülkemizin kalbi dersek, seyahat acentelerinin da kalbe giden damar olduğunu söyleyebilirim. Yaşadığımız duruma bir düşüş diyemeyiz. Çünkü biz, yaklaşık 10 gün evvel 34 sene sonra ilk defa kapılarımızı kapattık. 1000 kişilik çalışma arkadaşımızdan yaklaşık 230 tanesini seçtik ve aynı hizmeti evlerimizden vermeye devam ediyoruz.’’ diye konuştu.

''Yaşanan şey ‘düşüş’ değil sistem komple kapandı''

Yaşanan durumun bir düşüş olmadığını, sistemin tamamen kapandığını ifade eden Mete Vardar, ‘’Kendi şirketimizden örnek verecek olursam; misafirlerimizle 34 senedir çok ciddi duygu bütünlüğü yaşıyoruz. Çünkü biz işimizi öyle yapıyoruz. Bu işi ticaret olarak değil, bir sosyal sorumluluk projesi gibi görüyoruz. Bir aile ortamı yakaladık; acentemizle, çalışanlarımızla, misafirlerimizle. Ama bu dönem kırıyoruz misafirlerimizi, üzüyoruz. Bundan dolayı da son derece mutsuzuz. İnşallah bu işler kapandıktan sonra, onların gönüllerini almak için şirket olarak elimizden geleni yapacağız.’’ şeklinde konuştu.

''Beklentimiz, sorunlarımızı Turizm Bakanlığı’nın çözmesidir''

Şu anda yaladıkları en büyük problemin iadeler nedeniyle misafirle karşı karşıya gelmek olduğuna dikkat çeken Jolly Yönetim Kurulu Başkanı, ‘’Bu konuyla ilgili TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ve ekibiyle, hukuk birimiyle defalarca görüştük. Onlar da destek oluyorlar. Turizm Bakanımızla da neredeyse her gün bir görüşme yapıyoruz. Konuyla ilgili niyetini biliyoruz. Bu konuyla ilgili çabasını da görüyoruz. Yalnız bu sabah başka bir televizyon kanalında kendisini dinledim. Ticaret Bakanlığı’na yönlendirmesi oldu bu konuyla ilgili. Ama bakıldığı zaman, havayollarının sorunlarıyla Ulaştırma Bakanlığı ilgileniyor. Bizim seyahat acenteleri olarak beklentimiz de, sorunlarımızın çözümü için Turizm Bakanlığı’nın ön ayak olması, çaba göstermesidir. Bakanımızın bununla ilgili çabalarını elbette biliyorum. İnşallah kısa zamanda önlem alır. Çünkü biz aracı kurumuz. Biz misafirlerimizden aldığımız ücretleri; otellere, havayollarına ödedik. Ama misafirlerimiz bununla ilgili olarak, bizi sorumlu tutuyor. Bu konuyla ilgili hakikatten bir takım önlemler alınması lazım.’’ dedi.

''Sayın bakan mayıs sonrasına işaret etti''

Başka ülkelerde acentelerin içinde düştüğü durumla ilgili çalışmalar yapıldığını hatırlatan Mete Vardar, Maliye Bakanlığı’nın yapacağı çalışmayla, Türkiye’de de böyle bi çözüm bulunmasını umduğunu söyledi. Sektörün rahatlaması için birtakım önlemlerin alındığını belirten Vardar, ‘’KDV ile ilgili indirimler, SSK ödemeleriyle ilgili indirimler getirildi. Ama bunlar nisan ayı itibariyle geçerli olacak. Sayın Bakan da mayıs sonu itibariyle, yani 1 Haziran’dan başlayarak, işlerimizin yoğunlaşabileceği yönünde bir açıklama yaptı. Biz Mart ayı SSK ve muhtasar ödemelerimizi yaptık Mart sonuna kadar tüm harcamalarımızı, reklam harcamalarımızı, diğer giderlerimizin ödemelerinin hepsini yaptık. Yapamayan acentelerimiz, otelci dostlarımız var. Bunlar ile ilgili devletin belirlediği faiz oranları var.’’ ifadelerini kullandı.

Gelinen noktada ileriye dönük hiç rezervasyon alınmadığını, daha önce yapılan rezervasyonlarda ise iptal veya değişikliğe gidildiğini belirten Vardar, böyle bir dönemde geçmişe dönük vergilerin sektörü zorladığını, bu nedenle desteklerin biraz daha arttırılmasını istediklerini söyledi.

''Ortak anılabileceğimiz bir yasamız yok''

‘’Türk milleti buna en çok alışkın olan, kötü günleri birlik ve beraberlikle aşan ulustur. İnşallah bu zor günleri de hep birlikte atlatacağız. Turizm sektörü sadece bu sene değil, en son 6 sene evvel uçak kriziyle başlayan, ne yazık ki sonra terör olaylarıyla devam eden zor bir süreç yaşamıştı.’’ diyen Vardar, seyahat acenteleri ile otelleri ve hava yolu şirketlerinin arada anılabileceği bir yasanın da olmadığına dikkat çekti. Vardar, ‘’Bizim, misafirlere karşı karşıya kaldığımız konularla ilgili otelci dostlarımızla veya hava yollarıyla birlikte hareket edemediğimiz bir çok konu var. Böyle dönemlerde şu belli oluyor ki; herkes tek başına, derdini bir türlü anlatamıyor. Birlikte hareket edersek, daha sağlıklı olur.’’ şeklinde konuştu.

''Hiç aramayan otelci dostlarımız kiz zamanında akın etti''

Son 6 yıl içinde yaşanan krizlerin iç pazarın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyleyen Mete Vardar, ‘’İç pazar böyle dönemlerde, sektörün toparlanması adına büyük katkılar sağlıyor. Hiç aramayan otelci dostlarımız kriz zamanında şirketimize akın ediyorlar. İlk bizi arıyorlar, ‘Bize destek olun’ diyorlar. Ama geçen sene dolulukların biraz daha yüksek olduğu dönemde ilk yapılan, otellerde iç pazar oranlarının kısıtlanması oldu. Döviz biraz arttı, fiyatlar yükseldi, tavır değişti. Ama ondan önceki dönemde, iç pazar yine çok önemliydi, kurtarıcıydı.’’ dedi.

Vardar, açıklamalarının devamında şu noktaların altını çizdi:

''Büyük tur operatörleri battı, zararı Türkiye gördü''

Son senelere bakın, yurt dışında son 10 senede çok büyük operatörler battı ve Türkiye turizmine çok büyük zararlar verdi. İç pazarda hangi turizm şirketi battı, hangisi zararı verdi? Ben bunu hakikatten tekrar gündeme getirmek istiyorum. O yüzden iç pazarın önemini sadece kriz dönemlerinde değil, her zaman anlayalım, bilelim. İlk ulaşılacak pazarın iç pazar olduğunu, tüketicinin tatil alışkanlığının hakikatten çok önemli olduğunu bilelim. Hazırlığımızı buna göre yapalım.

''Gurme turlarına çıkacağım''

Biz şirket olarak 3 tane senaryo belirledik: 1-iyi senaryo, 2-orta-iyi senaryo, 3-çok kötü senaryo. İyi senaryoda 1 Haziran’da işlerimizin başlayacağını düşünüyoruz. Daha orta senaryoda, 15 Temmuz’da, daha sonrakinde ise, ekim ayında işlerin başlayacağını, hatta bu sezonu bitirdiğimizi varsayıyoruz. Hazırlıklarımızı da, buna göre yapıyoruz. Yani ben mesela evdeyim, her gün evde 3-4 çeşit yemek yapıyorum. İşler açıldığı zaman ilk işim, inşallah Mete Vardar ile gurme turları diye bir tur oluşturmak. Yani jolly Tur misafirlerini, gurme turlarına çıkacağım. Ben de zevk alacağım, misafirleriniz de zevk alacak. Bu ara dönemde de boş durmuyoruz, tüm ekibimizle birlikte, bir şeyler üretiyoruz, bir şeyler yapıyoruz. Yani kafamızı öne eğmedik.

''900’e yakın moral mektubu aldım''

Tüm seyahat acentelerimiz ile, Türkiye’ye yayılmış hepsinin aidiyet duygusu çok yüksek olan çalışma arkadaşlarım ile iletişim halindeyiz. 900’e yakın arkadaşım bana mektuplar yazıyor. Beni moralli tutmaya çalışıyorlar. Ama aslında benim onları moralli tutmam lazım. Çünkü şirketimiz bu günlere, onların sayesinde ve bize sevgi duyan misafirlerimizin sayesinde geldi. Biz bu bayrağı hiçbir zaman indirmeyeceğiz. Türkiye’deki 16 tane seyahat acentası sahibiyle dün bir toplantı yaptık, çok hoştu.

''En iyi antibiyotik tatil''

Birbirimize moral verdik. Bu arada, sağlık çalışanlarımızı da hakikatten yürekten alkışlıyorum. Ama şöyle ben söylüyorum; biz de bir sağlık çalışanıyız. Şöyle bir haftalık bir tatil, hatta 4-5 günlük bir tatil, en iyi ilaçtan daha iyi gelir insana biliyor musunuz? Yani ben bunu önerge olarak da vereceğim, doktorlar tatili reçeteye yazsınlar. Bir insanın güzel geçirdiği bir tatil, ev yaşantısını da, sosyal yaşantısını da, iş hayatındaki başarısını da sonsuz etkiliyor. Ben en iyi antibiyotiğin tatil olduğunun düşünüyorum.

''2019’da iç pazara fahiş fiyatlar sunuldu''

2019 senesine planlamaların geç yapıldığı bir anda girdiğimiz bir sene olduğu için, iç pazara fahiş fiyatlar sunuldu. Dövizin de artması, bunda etkili oldu. Bu sene dövizin daha rantable hale gelmesiyle birlikte, iç pazar fiyatları çok iyi başladı. İç pazar misafirlerimiz, Avrupalı ve Rus misafirlerimizle eş değer, hatta bir çok otelde daha da iyi fiyatlara tatil satın aldı. Zaten erken rezervasyon kampanyası, çok iyi fiyatlarla devam ediyordu. İnşallah olaylar 1 Haziran’da toparlanırsa, zaten Türk turizminin çok talep alacağını görüyorum.



Bu Haber 04.04.2020 - 11:40:44 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Cengiz narbahçe - 04.04.2020 - 09:22

    Hocam çok doğru yazmışsınız elinize sağlık bu kırızden ben bir çıkış görüyom bütün ödemelerin durdurulması lazım Çek senet kıredi bunun gibi bütün ödemeler o zaman dükkanlar kapalı başımızın çaresine bakarız turizimciler hep kendi ayaklarının üstünde durmaya alışmışlar bu bir kıriz Değil feleketttttt saygılarımla büyük sabır anlayış sevgi saygı hep bir olalım güzel Türkiyem

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.