akgulbirgul@gmail.com

Turizm deniz kum güneşten ibaret değildir.

Turizm deniz kum güneşten ibaret değildir.

Evet değildir.

Turizm doğadan, çiçekten, topraktan ibarettir.

Hayvandan, ekosistemden ibarettir.

Sudan ibarettir.

Gölden, denizden, vadiden, kanyondan ibarettir.

Temiz havadan ibarettir.

Trafikten, alt yapıdan, gelişmiş ulaşım ağından ibarettir.

Dünya vatandaşı olmaktan, hoş görüden, barıştan ibarettir.

İstikrarlı ekonomiden, insana değer vermekten ibarettir.

Başarılı dış ilişkilerden ibarettir.

Turizm vizyon işidir, gönül işidir, sabır işidir.

Turizm kadın emeğinin yoğun olduğu bir sektördür.

Turizm için imaj önemlidir.

Ormanları kesip imara açıyoruz, gölleri kurutuyoruz, kontrolsüz büyüyor şehirleri beton çöplüklerine çeviriyoruz, denizleri doldurup lüks evler yapıyoruz, toprağı, yer altı sularını kirletiyoruz. Bu güzelim ülkenin kıymetini bilmiyoruz, sahip olduğumuz güzelliklere hasret onlarca ülke var, biz ise bu ülkeye karşı son derece hoyratız. 2030’da su sıkıntısı çok ciddi boyutlara ulaşacak, susuz kalınca ne yapacağız? Turizmin sürdürülebilir olması için birçok etken var, birbiri ile bağlantılı bu taşları yerli yerine oturtamazsak ufacık krizlerde bile yerle bir olma esaretinden kurtulamayacağız, bu kısır düzen böyle sürüp gidecek.

Son 31 günde 27 kadın öldürüldü.

Muğla’da, önemli bir turizm şehrimizde genç bir kadın vahşice katledildi. Son 31 günde 27 kadın öldürüldü. İçimizden biri gibi giyinen, bizim gibi gülen, düne kadar arkadaşları ile gülüp eğlenen Pınar Gültekin erkek terörüne kurban gitti. Sosyal medyada kılık kıyafeti üzerinden ona ölümü yakıştıranlar olmuş. Kadının öz güveninden, şortundan, başarısından, özgür olmasından rahatsız olan bu sapık zihniyetten artık bıktık. Bu hastalıklı zihniyetin git gide sesini daha da yükseltebilmesi, bu cesareti kendilerinde bulabilmeleri son yıllarda ülkemizde görülen en büyük yozlaşmalardan biri. Ülkemize dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyor acaba? Ülkemizde bitmek bilmeyen kadına, çocuğa, hayvana şiddet olayları katlanılmaz bir hal aldı. Bir yanda milyonlarca dolarlık tanıtım çalışmaları diğer yanda sağlanamayan toplumsal huzur ve istikrar. Bu koşullar altında Türk turizminin istikrarı ve geleceği hep sallantıda.

Pınar Gültekin’e Allah’tan rahmet, sevenlerine sabırlar dilerim. Bu vahşi sonla Pınar Gültekin’in ailesi derin acılar içinde yaşamaya mahkûm edildi. Hangi anne, baba, abi varilde yakılmış kız evladın travması ve acısıyla yaşayabilir? Kanun düzenleyicileri toplum haykırıyor, neden duymuyorsunuz? Bir an bunun kendi sevdiklerinizin başına geldiğini düşünün ve kamu vicdanı için artık harekete geçin.


Bu Makale 22.07.2020 - 16:58:10 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Kerrar Simsek - 08.08.2020 - 12:42

    5 kişilik aile, yılda kaç gün kaç kere, kaç liraya tatil yapabilir.Yabanci yada yerli fark etmez. Aile ile ancak kum,deniz, güneş tatili.

  • Serdar Sağlamtunç - 29.07.2020 - 10:17

    Uyarıcı ve uyandırıcı olması gereken bir yazı. Naçizane görüşüm, turizmci (!) henüz "sarı inek" sayfasına gelememiş. Eğer bilinçli olsaydı, turizm için vazgeçilmez olan doğa, tarihi miras, temiz hava-su-gıda-enerji konularına sessiz kalıp tahribatı dizi film seyreder gibi seyretmezdi. Tesisleri müşteri tipine göre inşa eder zarar yerine kazanım elde ederdi. Turist için fiyat kırımı yapıp dönüp devlete el açmaz, verilen kırıntı için birbirini boğazlamazdı. Resmin bütününü ele almadan, içindeki temayı kavramadan duvara asmaz veya depoya kaldırmazdı. Yine de yeni dönem için yapılacak, kazanım sağlayacak çok şey var. İvedi bir milat tespit edip derhal düzelme ve iyileştirme çalışmalarına başlamak gerekli. 5 yıl içinde ayağa kalkabilir, 10 yıldan sonra kazanmaya başlayabiliriz. Ama bu kafa ile beton üretime devam eder, onun altında un ufak oluruz. Pembe tablo şu anda gri ama kim görüyor?

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.