birgul@hepfikir.com

Krizde yerli turiste sarılan sektör, düze çıkınca kurtarıcılarını unuttu mu?

Krizde yerli turiste sarılan sektör, düze çıkınca kurtarıcılarını unuttu mu?
Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşayan insanımız maalesef bir yabancı kadar tadını çıkaramaz bu güzel toprakların.

Paket tur satın alarak gelen yabancı turist, ucuz destinasyonlar arasında yer alan ülkemize gelir, gider, uçar, yer, içer, tüketir de tüketir. Sıra yerli turiste gelince, insanımız boyunu fazlasıyla aşan fiyatlarla karşı karşıya bırakılır.

Şu sıralar sık sık fiyatların muazzam derecede arttığı, yerli turistin krizde gitmeye alıştığı tesislerin artık önünden bile geçemediği yönünde haberler duyuyoruz. Hatta katıldığım EMITT Fuarında da tüketiciler aynı konuyu konuşuyorlardı; denize düşünce hızla yerli turiste yönelik aksiyonlar çıkan sektör, neden şimdi onlara sırt dönüyor?

Burada olaya iki taraflı bakmak durumundayız. Gerçek otelciler, yaşanan krizler nedeniyle çok yıprandı, çok fazla tesis battı, bazıları sessiz sedasız kapısına kilit vurdu. Ayakta kalmayı başaran oteller tesislerini zararına açık tuttu. A’dan Z’ye tüm ürünler ciddi şekilde zamlandı. Satın aldığı ürünlerde neredeyse %40-50’lere varan fiyat artışları ile karşı karşıya kalan otelci, 3 yıllık gerilemeyi de aşabilmek adına, fiyatlarına zam yapmak durumunda kaldı. Bu orandaki artış otelciyi zengin mi edecek? Hayır! Otelci giderlerini karşılamaya çalışıyor. Tabii ki kar da edecek, aksi düşünülemez bile.

Ancak bu artışlar tüketici nezdinde bu şekilde değerlendirilmiyor, çünkü tüketici zaten çok yorgun ve artışlara bakışı şu yönde; krizde bize sarıldılar, kriz bitti bizi unuttular…

Burada kazanan ne otelci ne de tüketici. Otelci geriye düştüğü ligde yeniden eski günlerine dönmeye çalışırken bir de krizin üstüne tuz biber olan vergiler, kur artışları, neredeyse tamamını ithal ettiği ürünleri sağlamakla meşgul. Tüketici zaten her gün mücadele ettiği zamların üstüne, tatile gitmenin lüks olduğu ülkemizde kendini bir yabancı kadar değerli hissetmiyor.

Peki ben bu yazımı neden kaleme aldım?

Yukarıda ‘‘gerçek otelciler’’ ifadesini kullandım. Çünkü onlar makul olanı yapmaya çalışıyorlar. Hedefimde diğerleri var. Yani fırsatçılar. Yurtdışından talebin artması, dövizin yükselmesi ile beraber 2 yıl öncesini unutup, fiyatlarını %150-200 artıranlar. Onlar yüzünden koskoca sektör yerli turist nezdinde kara listeye giriyor. Üzerine konuşmamız gereken işte tam da bu yaklaşıma sahip olan tesisler. Onlara başarılar diliyorum, fırsatçılık, unutkanlık ve yanlış stratejiniz ile yolunuz ‘’açık’’ olsun.

Yerli turisti bir can simidi olarak görmekten öteye geçilmeli. ‘‘Şimdi iyiyiz, bize gelmeseler de olur’’ deyip, yarın daralınca lütfeder gibi ‘‘gel bari bütçeyi sayende tutturalım’’ yaklaşımı er ya da geç patlar. Bakanlık belki bir vefa kampanyası yapar, gerçek otelci ile tüketiciye destek olur, neden olmasın?

Kış turizmi geliştirilmeli

Ocak ayında bir günümü geçirdiğim Marmaris’te gözüme çarpan bembeyaz kepenklerdi. Neredeyse tüm dükkânlar kepenk indirmişti. İnsanlar yalnızca üç ay için mi yaşıyorlar? Bölgelere daha fazla önem verilmeli, yıllardır konuşulan şu kış turizmini canlandırma mevzusu artık hayata geçmeli. Üç ayda, bir yıllık kirasını çıkarmak; üzerine bir de kar etmek zorunda olan esnaf bir yerden sonra kaliteden kısıyor, sonra suçu yine esnafa atıyoruz. Burada her esnafın dürüst olmadığını da unutmamak gerekiyor, kendini akıllı sananlar zaten bir şekilde elenerek, yok oluyor.

Antalya yeni kimlikler kazanıyor

Deniz, kum, güneş kimliğini festival ve etkinliklerle kırmaya; 12 ay yaşayan, tüm yıl tatil yapılabilecek bir destinasyon olmaya çalışan şehir, önümüzdeki günlerde ikinci kez düzenlenecek Tour of Antalya yarışlarına ev sahipliği yapacak. Farklı ülkelerden yarışa katılacak sporcular 4 gün boyunca kıran kırana mücadele edecek. Onlarca antik kenti, pırıl pırıl sahilleri, yüzlerce beş yıldızlı oteli, gastronomisi, kültürü, sanatı, doğası ve hatta kayak merkezi ile Antalya kışın da tatil yapılabilecek bir rota. Kışın açık kalan otellerin gerek istihdamı sürdürmek, gerekse tesisi kapatarak zarar etmektense açık kalarak zarar etmesi bir yana; Antalya kendini çok daha cazip bir noktaya taşıyarak şehre yapılmış bunca yatırımı kışın da ekonomiye döndürmenin yollarını bulmak zorunda.


Bu Makale 13.02.2019 - 13:03:28 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Kerem - 06.03.2019 - 06:38

    Serbest piyasa ekonomisinin değişmez kuralıdır. Talep artarsa fiyat artar, talep düşerse fiyat düşer! Gerisi duygusallıktır...

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.