akgulbirgul@gmail.com

Covid’i anladık mı?

Covid’i anladık mı?

Gözlemlediğim üzere henüz Covid’i anlayabilmiş değiliz. Anlamış olsak bu işin odağını tüketiciye çevirirdik. İşletme potansiyel bulaştırıcı, pis ortam, lanetli alan ilan edilirken, tuvaletten çıkınca ellerini yıkamayan çoğu ülke insanı mağdur durumunda. İnsanlara şunu iyi anlatmak gerekiyor: Sen kendini korumazsan benim tertemiz otelim, restoranım, uçağım seni bir yere kadar koruyabilir!

Covid’den korunmak sanıldığı kadar zor değil. Hava yoluyla bulaşmıyor. Ancak yakın mesafedeki taşıyıcının öksürmesi vb. şekilde ağzından çıkan damlacıkların yüzeylere düşmesi veya bize ulaşması şeklinde bulaşıyor. Yüzeye düşen damlacığa dokunup, elinizi ağzınıza, burnunuza götürürseniz virüsü kapabilirsiniz. El hijyeni bu yüzden çok önemli.

Kalabalık ortamlarda öksürüp tıksırırken şimdiye kadar öğrenilmiş olması gereken basit teknikleri uygulamak gerekiyor. Tek kullanımlık kâğıt mendil veya peçeteye, bunlar yoksa dirseğimizin içine öksürmeliyiz. Anahtar kelime: sosyal mesafe.

Pazarlama iletişimimizi ülke ve destinasyon bazlı yürütmeliyiz

Turizm Bakanlığı daha evvel yayınladığı ve gayet başarılı bulunan Türkiye tanıtım videoları formatında, turisti bilgilendiren bir takım Covid filmleri de çekebilir. Pozitif algı yönetimi sürecini suya atacağı bu taşla başlatabilir. Atılan bu taş hemen değil ancak halka halka büyüyerek tüketiciyi tatile çıkmaya özendirebilir, ikna edebilir. Artık önümüzdeki bir ayı değil; 6-12 ayı konuşmamız ve buna göre planlamalar yapmamız gereken bir süreçteyiz. Şık otel, mekân, manzara, destinasyonlar ön plana çıkarılıp bizim bu konuda ne kadar ileride olduğumuz; turistin alacağı basit önlemler ile etkilenme riskini ancak kendinin azaltabileceği anlatılmalıdır. Tanıtım filmi hem pazarlama, hem de bilgilendirme unsurlarını içermelidir, böylelikle turizm işletmeleri bu filmi veya filmleri ekranlarında izletebilir. Dağınık tanıtım ve iletişim çalışmalarında bulunmak yerine; direkt bakanlık tarafından hazırlanacak iletişim materyallerinin kullanılması sektöre fayda sağlayacaktır.

Bakanlık ayrıca turiste yönelik Covid’den korunma kılavuzu hazırlayabilir, bu kılavuzlar turist tatilini satın aldığında, operatörden alıyorsa direkt operatör tarafından, münferit alıyorsa işletme tarafından dijital ortamda, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı ve hatta Sağlık Bakanlığı logolu olarak tüketiciye gönderilebilir. Tüketici resmi bir kurumdan çıkmış içeriğe daha fazla itimat eder ve güvenir. Bu yöntemle hem otele veya turizm işletmelerine girişte misafirin eline bir sürü kitapçık tutuşturulmamış olunur, hem de tüketici üzerinde çağı yakalamış, dijitalleşmiş, iletişim ağı gelişmiş, resmi kurumları iyi çalışan ülke izlenimi bırakılır.

Aşının bulunmasının 18-24 ayı bulabileceği belirtiliyor, artık sorunu yönetmeyi, kendimizi korumayı ve ekonomimizi canlandırmak için yeni düzene hızla adapte olmayı öğrenmek zorundayız.

İç pazara umut bağlanıyorsa sektöre destek olunmalı

İç pazardan medet umuluyorsa, TV haber içerikleri başta olmak üzere, daha nitelikli içerikler üretmelerini sağlamak amacıyla, 7/24 korku ve kaos yaratmayı kendine görev edinmiş basın yayın kuruluşları denetlenebilir. Ayrıca iç pazarı hareketlendirmenin öncelikli yolu operatörlere ve acentelere acilen destek olunmasından da geçiyor. Zincirin önemli halkası olan seyahat tedarikçileri şu an perişan haldeler. İşsizlik çığ gibi büyürse tatili kim yapacak? Birileri tatile çıkabiliyor diyelim, o çıkabilen düşük oran sektörü kurtarmaya yetecek mi? İstihdamı korumak için, işletmeleri uzun vadeli koruma altına almak ve 6-12 aylık eylem planı yapabilmelerine olanak sağlamak gerekiyor. En fazla bir ay ilerisini öngörebilen işletmeler çalışanlarını tutmak için kaç ay mücadele edebilirler? Mesela 6 ay dayanabilirler mi? 6 ay sonrası zaten kış… Doğadaki ekosistem modelini göz önünde bulundurmalı, bir tür olmazsa diğerinin de bir süre sonra yok olacağını unutmamalıyız.


Bu Makale 02.05.2020 - 16:50:37 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Celal Sole - 18.05.2020 - 11:41

    Kaleminize sağlık hanımefendi.

  • Erdem yılmaz - 03.05.2020 - 07:23

    Hep otelin hijyenden bahsediyorsunuz.oyle bir algı olusturuluyor personel hijyeninden bahsediyorsunuz.peki personel lojmanlarıda belli bir standartta olacakmı. Sosyal mesafe kuralı mesela .3 m odada 7 kişi kalacakmı. Yönetimin 1 rulo peceteyi çok gördüğü binlerce lojman var .bu insanlar hizmet edecek misafirlere. Siz hala daha belli noktalara dezenfekten istasyonu kurulsun.calisirken yürürken mesafe korunsun diyorsunuz. Gülüyoruz ????

  • Mehmet CEYLAN - 03.05.2020 - 03:44

    Tebrik ediyorum Birgül hanım,Tespitleriniz çok doğru ve yerinde olmuş, elinize sağlık..

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.