email@adres.com

Akdenizli olmak

Ege ve Akdenizin yaşam kaynağı, Barışın, umudun ve hayatın simgesi, ölümsüz Zeytin ağacının binlerce yıllık öyküsü Zeus'tan Nuh tufanına, Kutsal kitaplardan antik efsanelere kadar uzanır. Zeytin; uygarlık, sağlık, bereket demektir.

Tüketim tekellerinin ülkemize soya yağı, margarin gibi ürünleri pazarlama gayretleri, coğrafi koşullar ve farklı gelenekler nedeniyle hayvansal yağların tercih edilmesi sonucu kişi başı tüketim oranı düşük gözükse bile bu nimet ülkemizin vazgeçilmezi, sofralarımızın baştacıdır.

Ne zaman yolum gurbete düşse çevreme bakar, eğer bir zeytin ağacı görürsem rahatlar, Kendimi evimde ve güvende hissederim. Bilirim ki zeytin ağacının olduğu yerde başıma bir kötülük gelmez. Çünkü binlerce yıllık tarihiyle zeytin ağacı benim yuvam, ailem gibidir. Çünkü o yüzünüzü okşayan tatlı meltemlerin ve imbatların getirdiği tuz kokusunun, yediğiniz içtiğiniz doyumsuz lezzetlerin, dünyayı geçmişten geleceğe taşıyan efsanelerin beşiği Akdeniz'de bulunur. Yeryüzündeki cennetimiz, yaşama sevincimiz olan Akdeniz ise bize ancak sevgi ve mutluluk verir.

Komşumuz Yunanistan'ın adalarında, İtalya'da ve güney Fransa'da, kuzey Afrika'nın Akdenize uzanan kıyılarına gidildiğinde bu duygular yaşanır, Akdenizli olmanın ayrıcalığı ile gurur duyulur.

Birkaç yıl önce Kıyı Ege Belediyeler Birliği'nin girişimleri ve dönemin Kuşadası Belediyesinin katkılarıyla Yunanistan'ın Türkiye'ye komşu Adalarının Valileriyle bir işbirliği ve ticaret protokolü imzalanmıştı. Yıllarca politik nedenlerle iniş çıkış yaşayan ilişkiler, ekonomik nedenler ağır basınca iyileşmeye başlamış ve tabular yıkılmıştı. Kuşadası'nın büyük destek verdiği bu oluşumun günümüzde yükseldiğini görmek memnuniyet verici. Bugün kriz içersindeki Yunanistan'a baktığımızda özellikle Türkiye'ye kıyı olan adaların (Midilli, Sakız, Samos, Kos, Rodos) en önemli geçim kaynağının Türk turistler olduğunu görebiliriz. Çok değil birkaç yıl önce Bu adalardaki restoranlarda Türkçe menülerin bulunacağı, Mağazalarda Türkçe bilen elemanların çalıştırılacağı kimin aklına gelirdi? Şimdi hemen her gün ( özellikle bayramlarda, haftasonlarında) bu adalar Türk firmalarının getirdiği turistlerle dolup taşıyor. Uygun fiyat, Vize ve ulaşım kolaylığı cazibe yaratıyor.

İzmir Yunanistan Konsolosluğu'nun bu yöndeki çabaları takdire değer. En son nisan ayında İzmir'de düzenledikleri Workshop geniş katılımı ve verilen mesajları ile iki ülkenin turizmde işbirliği ve kazanç anlamında ne kadar ortak noktası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu zor, siyasi gerginliklerden anında etkilenen hassas işi Kuşadası'nda uzun yıllardan beri hiç yılmadan sürdüren Abdullah ve Atınç Gür kardeşleri kutlamak isterim. O ve Onlar gibiler sayesinde Ege'nin iki yakası biraraya gelmektedir.

Buradan sadece Yunan adaları değil başta Kuşadası olmak üzere tüm Ege'deki geçiş noktaları da (Ayvalık, Çeşme, Bodrum, Marmaris) kazanç sağlamaktadır.

Bu anlamda bir başka seçenekte THY ve SUNEXPRESS in İtalya destinasyonlarına yatırım yapmasıyla oluştu. Sun Express'in İzmir çıkışlı Roma ve Milano uçuşları kısa zamanda iki ülkeyi birbirine yakınlaştıracak ve turist değişimlerini sağlayacak gibi gözüküyor.

Aynı şekilde THY'nin Catania ve Bari uçuşları İtalya'nın şu ana kadar keşfedilmemiş güzelliklerini ülkemize tanıtacak. Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetlerine sahip bu iki destinasyon gurmeler için adeta bir hazine. Akdeniz kültürünü doyasıya yaşayacağınız bu bölgeleri ziyaret etmek artık çok kolay.

Çocuksu bir heyecanlar burada paylaşmak isterim; ne mutlu bana ve bu satırları okurken aynı duyguları taşıyanlara ki hepimiz Akdenizliyiz. Bu coğrafyada dünyaya geldiğim, bir yaşamı ve dostlukları paylaştığım için ne kadar şanslıyım. Bu deniz bizi birbirimize yakınlaştırıyor ve sınırları ortadan kaldırıyor. Bu Sevgi dolu denizin dört bir yanında Kadehler dostluğa kalkıyor.

Akdenizli olmak güzel şey be kardeşim!


Bu Makale 19.08.2015 - 13:18:57 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.