Turizm treni

Turizm treni
Tren ulaşım ve turizm açısından henüz keşfetmediğimiz önemli bir vasıtadır. Ülkemizde olan çeşitleri kısıtlı olsa da dünyada pek çok farklı tür ve modelleri kullanımdadır.

Bizdeki türler aşağıdaki gibidir:

*Kara – Genelde ağır yükleri raylar üzerinde taşır. Bir lokomotif ve ardında onlarca vagondan oluşan bir sistemdir. Dizel yakıt veya elektrikli modelleri kullanımdadır.

*Yolcu – Bu türü koltuklara oturarak keyifli seyahat sağlar. Kuşetli, pulman gibi farklı tipleri vardır.,

*Yataklı – Kabinin bir oda gibi düzenlenmiş olanıdır ve gece otel ihtiyacını giderir.

*Hızlı – Teknik olarak bu tür uçakla yarışır. Bizde yanlış kullanılır çünkü bahis konusu hız bizde bazı mesafelerde ve kısmen saatte 130 km çıksa da uluslararası hızlı tren 600 km civarındadır.

*Maglev – Bu türü sürtünmesiz ve raylardaki boşluk sesi gelmeden gider. Güneş enerji türleri ise yakıt bedava çalışır.

*Hyperloop- Yeni bir teknoloji kullanarak bir tüp içinde uçaktan hızlı gider.

Buna göre ilk üç tanıma uygun trenin ardından bakmak pek de heyecanlı olmayabilir.

Yakın zamanda kullanıma sunulacak olan Maglev esaslı ama üstten raylar ve ikili kabinlerle hareket eden yeni bir tür deneniyor. Oldukça başarılı ve nispeten daha bağımsız ve detaylı bir seyahat olanağı sunuyor. Görüleceği üzere aynı teknolojide nerelerde olduğumuzu kavrayıp ileriye doğru neler yapılmalı sorgulaması faydalı olacaktır. Siz hangi tren türlerini tercih edersiniz?

Tren konusunda pek başarılı olduğumuz söylenemez. Bunun şehirlerdeki yansıması daha hafif teknik alt yapıya sahip olan metrolardır. Ki bu sistemde de başarılı değiliz. Hele bugün farklı ulaşım sistemleri geliştirilirken halen eski teknolojiye saplanıp kalmak da anlaşılır değil. Ancak bu farkı anlayacak, teknik bazı ileri açılımlar yapacak seviyede insanlar görev yapmamaktadır. Dolayısıyla çok kısır bir döngü içinde bazen tren bazen metro ve bazen de drone bazlı sistemler birbiri ardından dile getiriliyor ama hiçbirinin diğeri ile bütünleşik çalışması nasıl olur diye çalışma yok. Böyle olunca da ilerleme söz konusu olamıyor.

Bu çerçeveden bakınca ve turizm kapsamında konu ele alınırsa, son zamanda neden olduğu anlaşılamayan İstanbul’da yaşanan metro işaret krizi ise anlamsızdır. Dünyada metro M harfi ile belirlenir. Eğer her ülke kendine göre bir harf koyarsa bu da olabilir ancak turistlere ilave bir açıklama gereklidir ancak bu değişikliğin gerekliliğini anlatmak oldukça zordur. Konunun turizm camiası tarafından da ele alınıp görüş bildirilmesi gerekirken tıs çıkmaması da ilginçtir.

Bir konaklama ve yiyecek-içecek tesisinde bina ım yoksa ürün mü para kazandırır?

Bu başlığı ikiye ayırabiliriz. Oteller ve restoranlarda durum nedir tarzı bir irdeleme yatırımcı ve işletme firmalara yardımcı olabilir. Bu konuyu ele alma nedenim ise Covid 19 başlangıcı ve salgının sürecek olması bilgilerinin yeteri kadar iyi değerlendirilmediği gerçeğidir. Daha önce de paylaştım, bu sürecin sadece beklemek değil ancak yaratıcı fikirleri devreye almak şeklinde devinmesi faydalı olabilirdi. Bir kısım yatırımcı ve işletme salgının yarattığı derin krizden nasıl çıkılması gerektiği konusunda hizmet almak fikrine sıcak bakarak başvuruda bulunuyorlar. Ancak değişim önerilerine sıcak bakmıyorlar. Bu ise bir kısır döngü yaratıyor. Neden?

Bizde yenilik tanımı sadece inşai olarak düşünülüyor. Sanki tadilat yapılır ve yeni duvarlar, zemin, dekorasyon ve koltuklar kondurulursa şıpın her şey değişecek gibi bir yanlış ama kökleşmiş bir görüş var. Ancak tekrarlamakta fayda var salgın sonrası için hazırlıklar yapılmıyor, eski sistemle zaman ve para kaybediliyor. Bunun çözümü için de bakanlıktan destek bekleniyor. Yani zarar zarar yöntemi.

İşte bu hastalıktan kurtulmak ve işleri önce devam ettirmek sonra da iyileştirmek hedefi ile planların yapılması gerekiyor. Yeni dönem için gıda türleri, çeşitleri, pişirme şartları, sunumlar, tüketim şekilleri nasıl değişik tarzda yapılabilir konusunda yaratıcı fikirlerin uygulanması önemli. “Temiz” ve “sağlıklı” tanımları tamamen değişti ve bunun ülkemize de gelmesi ve uygulamaya konması gerekiyor. Sadece bu kalemlerin bile devreye alınması için yeterli bir kuluçka süresi ve iyi uygulama örnekleri ortaya konmalıdır. Buradaki çalışmaların binada yapılacak inşaatın önüne geçmesi gerekiyor. Diğer bir ifade ile konaklama ve yiyecek içecek sektörü insan mı bina mı ikilemini çözmek durumundadır. Yoksa eski tas eksi hamam sektörün gelişimi olmadan kendimizi rakamlarla kandırmaya devam eder dururuz.



Bu Haber 27.09.2021 - 15:23:26 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.