Anlatılan Çin, gerçekte olan Çin…

Anlatılan Çin, gerçekte olan Çin…

21-28 Ekim tarihleri arasında Çin’in Guangzhou şehrindeydim.126. Canton İthalat İhracat Fuarı’na katıldım. Çin’e gitmeden evvel ben de dahil çevremdeki herkes aman dikkat edalarındaydı. Evet Çin’in üreten bir ülke olduğunu biliyordum ancak onu yakından tanıma gereği duymamıştım. Bize anlatılan Çin ile benim gördüğüm Çin arasında şaşırtıcı, şok edici büyük bir fark vardı.


Yazının detaylarına geçmeden evvel size küçük bir anımı aktarmak istiyorum, belki de böylelikle kendimi daha iyi ifade etmiş olurum. Yıllar evvel Londra’da öğrenci olduğum zamanlarda bir gün yine İngilizcemi ilerletmek için BBC izliyorum, İstanbul hakkında bir haber çıktı. İstanbul’dan Londra’ya gitmiş biri olarak tabii ben farkı anladım ancak Türkiye, İstanbul nedir bilmeyenler için haberdeki VTR şunlardan ibaretti. Talimhane’nin arka sokaklarından görüntü alınmıştı, çarşaflı kadınlar yolda yürüyor, bir binadan diğerine uzanan iplerde asılı çamaşırlar, yerde yokuş aşağı akan kirli, köpüklü bulaşık suları tekrar tekrar izletiliyordu. İmaj bu idi. Sonra fark ettim ki, ne zaman İstanbul hakkında bir haber olsa aşağı yukarı bu tarzda imajlar kullanılıyor… Avrupa işte ne beklersiniz ki…

Çin’e vardık, yoğun güvenlikli geçişler ardından işlemlerimizi tamamladık, otelimize giriş yaptık.

23-27 Ekim arasında 2. devresi düzenlenen Canton Fuarı’na katıldık. Bu fuar 203 ülkeden, 200 bin kişinin ziyaret ettiği, ticaret hacmi 12-15 milyar dolar olan, 150 bin çeşit ürünün sunulduğu geniş kapsamlı bir fuar. Çin denildiğinde neredeyse bizi bile kopyalayacak bir ülke hayal ediyorsunuz değil mi? Evet bence bunu da yapacaklar ancak kopyalayarak değil direkt kendi yazılımları ile!

Çin yirmi civarında kendi otomobil markasını üreten, onlarca cep telefonu markası olan, kendi bilgisayarını, uçağını üreten sanayileşmiş ve teknolojik bir ülke. Hayatımda ilk kez gerçekten üretim yapan bir ülkede bulundum. Çinliler yolda yürürken gördükleri köpeklerin üzerine atlayıp yiyen vahşiler gibi lanse ediliyorlar değil mi? Tıpkı çok değil, daha iki yıl önce Ukrayna’da yol tarifi sorduğum bir üniversite öğrencisinin bir süre sonra bana ‘‘çarşafını buraya gelince mi çıkardın’’ diye sorması gibi…

china

Çin’e dönelim… Kilometrelerce uzanan 2-3 katlı viyadükler, düzenli akan trafik, kurallar, işleyen hukuk sistemi, güvenli sokaklar… Elbette Çin’de de suç işleniyor, bir hafta kaldın ara sokaklara mı girdin sanki diyebilirsiniz. Evet orada da tıpkı bizde olduğu gibi turist kazıklama yaklaşımı var, cüzdanınızı unutursanız ve o herhangi bir kameranın görüş açısında değilse anında gider ve asla bulunmaz, orada da sokağa tükürenler (hatta fazlasıyla) var ancak ben bir toplumun kültürel davranışlarından ziyade üretkenliğinden bahsediyorum. Öyle hızlı gelişiyorlar ki, Çin bugün artık sana mal vermiyorum dese birçok ülke vida bile bulamaz, biz zaten direkt kıtlıktan ölürüz! Adamlar fabrikalar kurarken biz elimizdekileri satıyoruz. Boğazına kadar borca batmış, sürekli getirdiği ek vergilerle üreticiden tüketiciye sürekli boğan fakir bir ülkeyiz. Bu söylediğimi Çin'i görmeden belki de anlayamazsınız, kendi ülkesini yeren biri değilim, ülkem benim evim ama gerçekler de çok acı. Üretim yoksa inanın hepimiz bir süre sonra açız.

Made in China ise düşünmeden al derim!

Made in China etiketi gördüğünüz ürünleri başka ülke etiketlilerden daha çok tercih edebilirsiniz mesela. Dünya devlerinin fabrikaları orada, niye çünkü iş güçleri yok. Bu basit bir, işçilik Çin’de daha ucuz yaklaşımının çok üzerinde bir durum. Ülkeler ölürken Çin her gün yeniden doğuyor! Çin’de gördüğüm ürünler, fabrikalar, mobilya kentleri, aydınlatma kentleri, otomobiller vb. hakkında sayfalarca yazabilirim ama kimse okumaz  Özetle; Çin uzay çağında…

Önyargılar… 1.5 milyar nüfusa sahip bu ülkede herkes hunharca pirinç ve böcek yemiyor! Dış borçları yok, bırak dış borcu tüm Dünya adamlara muhtaç. Amerika bile kafa tuttu baktı olmadı geri adım attı.

Özgürlüklerin kısıtlanması mı, Big Data’nın içeride kalması mı?

Çin’e gittiğim ilk gün otel odamda bir notla karşılaştım, özetle 2017’de Çin Sanayi Bakanlığı tarafından yürürlüğe sokulan yasa gereği otel ağından WhatsApp, Google, Facebook, Twitter, Youtube gibi platformlara ulaşamazsınız yazıyordu.

china1

Bakın bu gün bu ismi geçen uygulamalar eşle dostla muhabbet, like, sevgi pıtırcıklığı gibi görünse de Amerika’nın bizi aldığımız nefesten ciğerlerimize kadar tanımasını sağlıyor. Kültürel yozlaşma ve sürekli kaybedilen değerlere hiç girmiyorum bile. Çin bu uygulamalara, benim ülkeme gireceksen benim kurallarıma göre gireceksin diyor, uzlaşamıyorlar böylelikle kendi uygulamalarını geliştiriyor, ne güzel değil mi? Hem Big Data kendinde toplanıyor hem de bir virüs gibi bizleri esir alan uygulamalardan vatandaşlarını korumuş oluyor. Bana katılmayabilirsiniz ancak durum bu. Çinliler kendi yazılımları olan WeChat’de yaşıyorlar. Orada sosyalleşip oradan tüm ödemelerini yapıyorlar. Wechat bizim bulunduğumuz Guangzhou’da doğup büyümüş ve Çin’e yayılmış bir uygulama. Wechat’te para transfer edip bu programı yasal olarak kimlik yerine bile kullanabiliyorlar. Hiçbir devlet o kadar da masum değil elbet, tüketici bir şekilde takip edilecekse bari bunu ben yapayım diyor Çin Devleti, iyi de ediyor. Biz 21. Yüzyılda hala ama hala papyondan, mini etekten, kadın cinayetlerinden konuşurken Dünya’nın başka bir köşesinde 1.5 milyar nüfuslu dev bir devlette 1 milyar kişi kendi uygulamasında alıyor, satıyor. Her gün üretiyor, Dünya’ya satıyor. Segment segment kalitede sunulan ürünlerden cebine uyanı alıyorsun, Çin mali deyip burun kıvırmak benim de Çin’e gitmeden evvel yaptığım ezbere ve önyargılı bir davranış…

Bizimle ilgilenen kişiler son 3 yılda bile, Çin’de gerçekleşen değişim ve gelişime bizler de inanamıyoruz diyorlar. Öyle hızlı gelişiyorlar ki bizim anlamamız mümkün değil. Bizim içini boşalttığımız ve bir sektör haline getirdiğimiz eğitim sistemi, orada minicik bebelere bile kodlama öğretiyor. Mühendisler yetiştiriyor. Ülkede 160 milyon tane dolar milyoneri var. 12-13.00 arası öğle saatlerinde ölseniz yüzünüze bakmazlar. Devlete karşı işlenen suçların cezası direkt idammış. Devleti mi dolandırdın, rüşvet mi yedin, bye bye… Yani lütfen Çin’i küçümsemeyin onlara büyük saygı duyun, dedim ya Çin bugün hadi oradan sana su bile yok dese hepimiz açız!



Bu Haber 04.11.2019 - 14:10:01 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Soner - 15.11.2019 - 10:13

    Merhaba, Dediklerinizin çoğuna katılıyorum ancak maddi hatalar verdiğiniz mesajın önemini gölgeliyor. Dünyada 160 milyon tane dolar milyarderi olan bir ülke yok! Düzeltmenizi rica edeceğim. İyi günler..

  • Birgül Akgül - 10.11.2019 - 11:30

    Serdar Bey, Recep Bey teşekkürler.

  • RECEP SUNGUR - 08.11.2019 - 10:16

    Birgül Hanım kaleminize ve elinize sağlık.

  • Serdar Özkaya - 04.11.2019 - 05:16

    Kaleminize , emeğinize sağlık Birgül Hanım.Gitmiş görmüş kadar olduk ...

  • Birgül Akgül - 04.11.2019 - 03:53

    Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, haklısınız. Çok ciddi bir potansiyel var. Türkiye'ye yeni pazarlar kazandırmak gerekiyor. Bu insanlar keşfetmek istiyorlar. Türk Havayolları yoğun seferler düzenliyor. Guangzhou'nun en işlek caddelerinden biri olan Beijing Road'ta Türk Havayolları reklamlarını dev ekranda görmek güzeldi...

  • Ya Turizm Açısından!" - 04.11.2019 - 02:46

    Ne kadar güzel özetlemişsiniz sonuna kadar okudum ve tebrik ettim sizi. Çin yılda 150 milyon turist gönderen devasa bir ülke durumunda.Ne yazık ki bize yılda 500 600 bin kişi anca geliyor. gelecek turizm ve turist hedeflerine ulaşmak istiyor isek bunun yolu mutlaka ÇİN den geçecek. Yılda 5 milyon ÇİN li ülkemize gelse ne güzel olur dimi? otelde yiyip için yatmayan sokaklarda ve tarihi doğal güzellikleri gezen ÇİNLİLER! acil Eylem planlarımıza ÇİN alınıp oradan turist getireceklere özel teşvikler verilmelidir. ÇİNli turistlere de kişi başı 250 TL değerinde Günlük Tur Kuponu verilmelidir Bu kuponda sadece Ören yerlerinde müzelerde geçerli olmalıdır....

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.