akgulbirgul@gmail.com

Sanırım Avrupa’yı fazla demokratik buluyoruz 

Sanırım Avrupa’yı fazla demokratik buluyoruz 

Ucuz tatilin adresi Türkiye ne yapsa Avrupa’ya yaranamıyor, dünyaya turizm dersi verebilecekken hep en azıyla yetiniyor, kendi değerini belirleyemiyor.

19 Haziran Cuma günü, Bakan Mehmet Nuri Ersoy, ulusal basından 15, uluslararası basından 47 olmak üzere toplam 62 gazeteci, 54 ülkeden Büyükelçi, Maslahatgüzar ve elçilik temsilcileri ile Barut Hotels grubunun Kundu’daki oteli Lara Barut Collection’da bir araya geldi.
Programda Türkiye’nin Covid-19 ile ilgili aldığı önlemler ve Güvenli Turizm Sertifika’sının kapsamı anlatıldı. Konuklar Güvenli Turizm Sertifikası kapsamındaki otel uygulamalarını inceleme imkânı buldu. Katılımcılara ne fazla, ne de eksik bir uygulama sunuldu. Kurallar neyse o idi.  Salonda Bakan Ersoy’un, Türofed Başkanı Sururi Çorabatır’ın, Aktob Başkanı Erkan Yağcı’nın İngilizce sunumlarını izledim. Notlar aldım. Doğru ve yerinde mesajlar verdiler, uygulamalarımızı iyi anlattılar. Zaten uluslararası basından pozitif yansımalar da yavaş yavaş gelmeye başladı.

Avrupa’nın kendi ekonomisini ayakta tutmak için sağlık adı altında seyahat kısıtlamaları yapacağını hepimiz öngörüyorduk.

Sanırım Avrupa’yı fazla demokratik buluyoruz ki bu konuda adil olacaklarını umut ettik. Bunca emek, hazırlık, çaba belirsizlikler nedeniyle sektörü günden güne karamsarlığa itiyor. Güzelim otelleri boş görmek veya hiç açılamayacaklarını bilmek hepimizi her gün kahrediyor. Bu birçok ailenin evine ekmek götüremeyeceği anlamına geliyor. Patronlar zorda, çalışanlar zorda, istihdam büyük tehdit altında. Bu yaz seyahat engellerini aşamazsak, asıl ekonomik kriz sonbahardan itibaren etkisini ciddi şekilde göstermeye başlayacak. Şimdiden geçen yıla göre 8.5 milyon turist kaybı yaşayan sektörümüzdeki kriz, ülke genelinde ekonomik, psikolojik, sosyolojik büyük buhranlara neden olacak.

Hani hep otoriteye kızarsınız, ne yapsa size yanlış gelir ya, çoğu zaman öyle oluyorum, ideolojik olarak benimsemediğim hükümetin birçok uygulamasını yanlış buluyorum. Lakin bakanlığımızın çabalarını inkar etmek büyük haksızlık olur. O salonda, verilen emeklere, yapılan hazırlıklara, turizm otoritelerinin çabalarına şahit oldum. Bakanlık elinden geleni yapıyor, anlatıyor, proje geliştiriyor, temaslarda bulunuyor ancak jeopolitik konumumuzdan olsa gerek sürekli ayrımcılığa uğruyoruz, bana göre Avrupa’nın şu anki tutumu açık şekilde ırkçılık.

İç pazarın önemi bu kez kalıcı olarak anlaşılmalı

Geçmiş makalelerimde yazmıştım, imaj konusuna değinmiştim. Krizde yerli turiste sarılan sektör düze çıkınca kurtarıcılarını unuttu demiştim. Türkiye’nin turizme dair çok fazla yanlışı var. Bunları size özetle listeleyeceğim.

Sektörümüz bir ülkenin imajının turizm için aşırı önem arz ettiğini anlamalı. Bugün yaşanan kısıtlamalar, Avrupa’nın ekonomik istikrar önlemi kapsamında olsa da işlerin istenildiği gibi ilerlememesinde veya yavaş ilerlemesinde kötü dış ilişkilerimizin etkisi büyük.

Tek yetkililik, tek pazar, tek tip ürün, operatörlere aşırı bağlı kalmak da hatalarımız arasında.

Oteller uzay çağında hizmet sunarken sokağa çıktığınızda bambaşka bir dünya ile karşılaşıyorsunuz.

Her şey dahil kısıtlı hale getirilmeli, belli kilometreler içinde yer alan otellerden farklı konseptler sunmaları istenmeli. Her şey dahil imajı Türkiye’nin üzerine yapıştığı için, bunca zenginliğimize rağmen üst gelir grubu turiste ulaşamıyoruz.

Kültüre, sanata önem verilmeli. Turizm 12 aya yayılmak isteniyorsa kentlere sanatsal kimlikler kazandırılmalı.

 Yıllardır konuşulan Türk’e ayrı, Avrupalıya ayrı fiyat politikaları artık bitmeli. Dışarıdan gelecek ön ödeme, döviz girdisi önemli ancak iç pazar da çok önemli. Kriz olunca Türkler gelsin, düze çıkınca aman Türk misafir gelmesin diyorsunuz, Türk tüketiciler fiyat farklarını anlamıyor, bilmiyor mu? Beğenmediğiniz Türk misafirler otellerde dağıtan, saçının teli kopsa para iadesi isteyen, hijyene uymayan, kaba saba konuşan, burada ‘’thanks mate’’ deyip evine gidince Booking’te, Tripadvisor’da kötü yorum yapan yabancılardan daha mı kötü sizce? Türk turizmi pandemi döneminde edindiği tecrübeyi iç pazar stratejilerini kalıcı şekilde değiştirmek üzere kullanmak zorundadır. Ülke istihdamının %49’unun asgari ücret karşılığında çalıştığı bir ülkenin yüzde kaçı beş yıldızlı otellerde bir hafta tatil yapabilir, bu ayrı bir konu elbet… İşte tam da burada devreye ürün çeşitliliği giriyor, tek tip hedef kitleye hitap etmek yerine farklı SES gruplarına yönelik ürünler sunmak gerekiyor. Birden fazla oteli olan markalar farklı segmentlerde ürünler geliştirmek durumundalar, Hilton örneğinde olduğu gibi, Hilton bir otelinden kaçırdığı müşteriyi diğer otelinde yakalıyor.

Dünyanın bir yerlerinde yaprak kımıldasa, bizde fırtınalar kopuyor. Gerçekten çok zor, her krizden etkilenen, üç yıl üst üste işi rast gitmeyen, işçisinden patronuna sürekli sınanan bir sektörün üyeleriyiz. Çok zor bir süreç içindeyiz, Temmuza geldik. Avrupa temmuzda da oyunlarına devam edip bizde sezonu yavaş yavaş bitirtmeye çalışıyor, bunu anladık, gördük. Dilerim bu zor günler bir an önce biter, en az zararla atlatılır.


Bu Makale 24.06.2020 - 17:28:08 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Birgül Akgül - 27.06.2020 - 11:51

    Yaşar öğretmenim, çok teşekkür ederim. Sizlere layık olmaya çalışıyorum.

  • Yaşar Açıkalın - 27.06.2020 - 11:44

    Turizm sektörünün gelişimi ve güncel sorunlarına yönelik getirmiş olduğun güzel yorumlarını keyifle takip ediyoruz.

  • Fikret ışıklıoğlu - 24.06.2020 - 08:25

    Ülke İçi turizm hareketlerinin milli gelire etkisi artı değer üretme bağlamında. Sıfır oranındadır yıllık ortalama turizm gelirini 35 milyar dolar ve zincirleme olarak 20 milyon kişinin geçim kapısı olarak düşündüğümüzde bu gelirin iç piyasadan karşilanması söz konusu olmaz bu nedenle Türkiye’nin ne yapıp ne edip. Bu soruna çare bulması gerekir

  • Gökhan tan - 24.06.2020 - 06:32

    Avrupa ya ve dünyaya suç bulmayı bırakında geçmiş yıllarda gelen yabancı ve yerli turistlere fiyat hizmet otel içi eğitimsiz ucuz personel(sigortasız, eğitimsiz) çalıştırmasaydınız ve değişken fiyat politikası gütmeseydiniz. Kısaca şimdi o hurmalar dalında dururdu.

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.