email@adres.com

Durum, değerlendirme ve strateji

Bu sene fuarlar Türkiye adına geçen seneden daha olumlu havada geçti.

 Fuarlara katılmanın sadece Türkiye standında kalarak “Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar” mantalitesinde olmaması gerektiği bilinci ile ITB de gezebildiğim kadar çok bölge standını gezdim. Afrika ülkelerinin bulunduğu bölüm çok ilgi çekiciydi. Arap emirliklerinin ve ülkelerinin bulunduğu bölüm her zaman ki gibi göz kamaştırıcıydı. Uzakdoğu ülkelerinin bulunduğu bölüm ise kesinlikle favorimdi. İspanya, Yunanistan stantları çok sakin buna karşın Özellikle Mısır, İsrail gibi ülkelerin stantları ise çok hareketli idi. Sanırım siyasi sorunların çözümü ile beraber İsrail ile Türkiye arasındaki turizm yeniden patlama yapacak gibi. Türkiye standı önceki senelere göre daha verimli olmasına rağmen gene her zaman ki gibi, il ilçe, bölge stantları gereksiz bir şekilde çoğunluktaydı. İnternet bağlantınsın yetersiz olması çok ciddi bir problemdi. Rixos catering bence çok muhteşemdi. 

Genel olarak şu kanıya vardım ki artık insanlar yenilikler arıyorlar çünkü her sene Türkiye, İspanya, Mısır, Yunanistan gibi ülkelere gidip tatil yapmak onları doyurmuyor. Yeni, değişik
fikirler ve destinasyonlar arıyorlar.

Fazla değil önümüzdeki 10 sene içerisinde Türkiye ve Dünya turizminde çok büyük değişiklikler olacağına inanıyorum. Ne mi olacak gelin hep beraber beyin jimnastiği yapalım. Bu arada yorumlarınızla da siz de yeni fikirler ekleyebilirsiniz.
 
1. Bence önümüzdeki 10 sene içerisinde tur operatörlüğü karlı bir iş olamayacak ve etkinliğini yitirecek. Ya da şöyle söyleyeyim: Dynamic Packaging (Corporate) yapan tur operatörleri ayakta kalacak.

2. Bence önümüzdeki 10 sene içerisinde Internet ile insanlar kendi tatillerini kendileri paket olarak planlayacaklar (Private Packaging)

3. Bence önümüzdeki 20 sene içerisinde Afrika ve Uzak Doğu ülkelerine talep daha çok artacak.

4. Bence önümüzdeki 10 sene içerisinde butik, apart vs oteller daha çok tercih edilecek.

5. Bence önümüzdeki 10 sene içerisinde oteller internet üzerinden kendi pazarlamalarını yapmaya mecbur kalacaklar.

Bunlar benim varsayımlarım tabii ki, sizlerin tamamen bu fikirlere zıt veya bu fikirlere paralel başka fikirleriniz mevcut olabilir. 

Bu tartışmayı açmaktaki amacım, sektörü günü kurtarma politikalarından uzaklaştırıp beyin fırtınası yapmanın gerekliliğine inanmam, Türkiye’nin bacasız sanayi si Turizm sektörünün 10-
20-30 senelik planlar yapılarak idare edilmesine olan inancımdır.  Sektörel gelişim konusunda deneyimli birçok insanımız mevcut ve biz bu değerleri bireysel olarak bir şeyler düşünmeye mecbur bırakmak yerine konseyler oluşturarak daha çok fayda sağlama yolunda adım atmalıyız.  Yenilikçi, değişimci ve atılımcı fikirlere yol açmalıyız.

Sektörel planlama ve strateji oluşturarak yatırımlara yön vermeli, kapasite üzeri veya farklılık yaratmayan yatırımlara müsaade edilmemesini sağlamalıyız. Örneğin halen inşaatı devam eden, hizmete giren birçok otel ve yatak kapasitesi var. Ve kimse şunun planını yapmıyor: “Biz bu inşaatları yapıyoruz bu yatak kapasitelerini sağlıyoruz ama halı hazırda var olan yatak kapasiteleri de göz önüne katılarak bu yeni kapasite bizim karımızı ne kadar arttıracak ya da düşürecek biz bu yeni kapasiteyi ne şekilde dolduracağız?” Fizibilitesi dar kapsamda ülke kriterleri göz önüne alınarak yapılmayan yatırımlar ileride ülkemizin ve sektörün başını ağrıtacaktır. Yeni pazarlara açılma yolunda yeni adımlar atmıyoruz. Devlet politikalarını bu yönde zorlamıyoruz.
 
Tüm bu fikirlerin ışığı altında beklentim sektördeki STÖ’lerin, bakanlığımızın ilgili bölümlerinin yıllık belirli programlar dahilinde çalıştaylarla bu konuda adım atmasıdır. Ancak bu çalıştaylar sadece ağlama duvarı ve bireysel çıkar sağlama toplantıları olmasından ziyade fikir üretilen, üretilen fikirlerin hayata geçirilmesini sağlayan ve hayata geçirilen fikirlerinde getirisini ölçebilen bir yapıda olmalıdır. Bunun için de bu çalıştayların patronlardan ziyade Turizm Sektörlerinin profesyonellerinin ağırlıkta olduğu bir topluluk olması gerekmektedir.

Tüm konularda olumlu olumsuz görüşlerinizi bekler, yeni sezonun tüm sektöre hayırlı olmasını dilerim.
 

Bu Makale 26.03.2013 - 19:31:13 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • alivelikirkdokuzelli - 21.06.2015 - 07:36

    melik bey kaliplasmis vede demode olmus laflara artik turizmin karni tok yenilik yenilik yenilik...

  • Zafer Cengiz - 03.05.2013 - 04:54

    Beş hafta öncesinde yayına giren yazınızdaki ateşi ilk bir haftada canlandırmışız ama, son dört haftadır da közleniyor Sn.Yetim Devlet Politikası ve buna bağlı örgütlenme modeli olan Ulusal Turizm Konseyleri Zinciri son 6 yıldır devreye girebilseydi ve Yerel Turizm ürünleri ile birlikte tüm sorunlarda uzlaşmacı projeler ve kararlarla turizmdeki karmaşaya bir düzen getirilmeye başlansaydı FENA mı olurdu? Bugün ise Gelişen ve gelişecek tüm destinasyonlardaki Ortak Akıl arayışının SONUÇ bildirgesi, Turizmde Üst Kurul veya Çatı Örgütü gibi yeni kurumsal yapılarda bütünleşilmesi ihtiyacıdır. OYSA Konsey Zinciri Modelinin belde, ilçe, il, Bölge birleşimlerini sağlamasından ötede Ankarada buluşarak (hem hayali kurulan) Ulusal Konsey ihtiyacını da çözen bir yapıda olduğu neden İDRAK edilmiyor acaba? Gerçek demokratik STK tabanlı böylesi bir konseyler zincirinin aranan taze kan ve Anadolu sinerjisine uygulama zemini sağlayacağı, ne zaman ve nasıl anlaşılacaktır? Yasal gerekler hızla keşfedilip, güncellenerek 3 zaman içinde uygulandığı kesitte, Türk turizmi nihayet kenine gelecek ve tüm bu Gordion Düğümleri de tarihte kalacaktır. Ne Dersiniz?

  • Zafer Cengiz - 06.04.2013 - 10:36

    Evet iste kilitlenme noktasi da burada: Devlet 10 yilllik bir birikimi degerlenirip 2023 Stratejisini 2007de resmen yururluge soktu. Ama sektorce yeterli bir ihtimam ve destek saglanamadi. Simdi ise 2nci Eylem Plani ile tum itiyaclarin planli ve orgutlu bir sekilde toparlanarak cozumlenmesi gundemde degil mi? Fakat bu hususta piyasanin bilincli ve duyarli hassasiyeti nerededir? Buyuk celiski: Herkes mumla cozum ararken, bunun yasal ilacinin Resmi Gazetede (adeta) unutulmus olmasi degil midir Ne dersiniz?

  • Melik Yetim - 27.03.2013 - 11:52

    Türk Turizminin sadece all inclusive den ibaret olmayıp, tüm Anadoluyu ve buradaki görsel ve tarihi değerleri de içine harmanlayacak bir yapıya büründürülmesi gerekliliği her zaman savunduğum bir konu. Sadece deniz kum güneş turizminden ziyade Anadolunun her tarafındaki tarihi ortaya çıkaracak çalışmalar bence devlet politikasının belirleyeceği bir konu.

  • Zafer Cengiz - 27.03.2013 - 04:58

    Parmak Uçlarınıza sağlık Sn.Yetim. Piyasa gelişmesinde Ne olabileceğinin özet çerçevesi ile birlikte sağduyulu dileklerinizle bir güzel bezenirip Sofraya sunmuşsunuz AMA: Yakın tarihimizde (henüz) görmezden gelinerek ihmal edilen kritik birkaç süsleme ve ziyafete davet de gerekiyor bence... ZiRA: 15 yıllık bir birikim üzerine 2007de resmiyet kazanan Turizm Stratejisi: Türk turizminde 2023e kadar uzanan 17 yıllık bir PLANLAMA çerçevesi getirmiş ve ilk 6 yılı geride kalmıştır. 1.Eylem Planındaki 172 adet kararın Yüzde 80inin hiç ele alınmaması yanı sıra, başlayacak 2.Dönem için hiç bir hazırlık belirtisi yoktur. Turizmde son 15 yıldır beklenen 2.Hamle ise, Anadolu Destinasyonlarındaki atılımlarla fiilen başlamıştır. Plansız bir turizmin bizi nerelere getirdiği idrak edilerek, söz konusu yasal gerekler üzerinde (yeterince ihmal edilen) duyarlılıkların gösterilmesine, açık bir Sektörel Davet gerekmez mi Ne Dersiniz...?

  • Kemal Torlak - 26.03.2013 - 07:27

    Sapın samana karıştığı ve her kafadan bir ses çıktığı şu dönemde, turizmcileri aydınlatan berrak bir analiz olmuş... Teşekkürler

  • Gelecek turizmde - 26.03.2013 - 07:00

    bu yazıyı tüm tanıdığınız tur operatörlerine gönderin. Olağanüstü bir analiz.

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.