sulebillur@hotmail.com

Babalar gününe

Gerçekten Sevenlere özel ücretsiz ’’yeni bir dil hediyesi’’

Babalar günü geldi çattı ve haftalardır süren reklam furyası da tamamlandı. Gazeteler bugün örnek baba çocuk haberleri ile bezeli ve umarım sizler de bugün çocuklarınız , halen hayatta ve/veya iletişimde iseniz babanızla birliktesinizdir. Her şeyden öte bir hediyedir sevdiklerinizle etkin iletişim.

Son zamanlarda sayısız iletişim eğitimi veriyor ve alıyorken bir de bakıyorum ki zaman geliyor kendi yakınlarımla istediğim şekilde iletişim kuramıyor durumda olabiliyorum. Hani derler ya insan en çok kendi sevdiklerini üzermiş. Yaşadıklarıma ve yaşattıklarıma baktığımda yalan değil hani. Ya onları, ya da kendimi üzüyorum kendi adıma dürüst olayım derken.

Ya siz ? Siz ne kadar iyi iletişimci, iletişimde ne kadar dürüstsünüz?

Öyle iş ortaklarınıza, otel  misafirlerine, çalışanlarınıza karşı değil… En yakınlarınıza, sizi çok sevenlere veya sizin ;

‘’Sen benim her şeyimsin’’ diye fısıldadıklarınıza , ‘’Seviyorum lan ‘’diye haykırabildiklerinize …

Şöyle bir yaslanın arkanıza kimler var hayatınızda, en bir değer verdiğiniz?

‘’Senden bunu beklemezdim ‘’ dediğiniz veya ’’Senden bunu beklemezdim ‘’ diye duyduğunuz ? ‘’Bana bunu nasıl yapar’’ diye düşündüğünüz veya size : ‘’Ben bunu hak etmedim’’ dedirten kimler var?

Gün geliyor çocuğunuz gibi gördüklerinizi değil ama çocuğunuzu, baba gibi gördüklerinizi değil babanızı, kardeş gibi gördüklerinizi değil  kardeşinizi , Anne gibi gördüklerinizi değil annenizi üzüyor buluyorsunuz kendinizi.

Zaman geliyor anında anlıyorsunuz durumu , zaman geliyor yıllar sonra, zaman geliyor tamamen kaybettiğinizde….

Baba olmadan babanın, anne olmadan annenin , insan kaybetmeden insan olmanın aslı anlaşılamıyor kimi zaman. Şanslı ise  ’’- Bugün anladım ‘’ diyor babasını kaybeden dostunuz. Bir diğeri “- 10 yıl önce söyledikleri
şimdi karşımda” diyor. Kimi kendi kayboluyor, kaybettiriyor  kendini sevdiklerinin gönlünde söyledikleriyle…

Neden mi ? Karşımızdakine açıklamadan bekleye durduğumuz beklentiler, beklentiler, beklentilerimiz nedeniyle.

Oysa gün geliyor annenizi aldatan, belki terk eden babanızı affetmezken, kendiniz aldatan oluveriyorsununuz kendinizi….

Ergenlikte anne babanıza yaptıklarınızı, ergenlikteki çocuklarınız yapıyor sizlere…

Babanız ne ise siz, siz ne iseniz babanız oluveriyorsunuz yaşam çarkında. İletişim düzeyinizi belirliyor  birbirinizden beklentiniz.  Geç kalınmışlıklar, ölümler anlatıyor bize birbirimizi, zira temizliyor beklentileri ve getiriyor kabullenmişlikleri.

Etkili İletişim kurmanın ALTI farklı yolu bulunmakta. Bu yolları uygulamak elbette ki farkındalık gerektiriyor. 

Kişilikleri

Metaprogramları

İlgi Odakları

Temsil Sistemleri

Çoklu Zekaları

Sevgi Dillerine göre  tanıdığımız insanlar ile etkin iletişim kurabiliyoruz aslında.

Yine kendimden çıktığımda yola ben ilk 5 e göre etkin iletişim kurabilirken, bana kendi Sevgi Dili me göre davranmalarını beklediğimde her daim çuvallıyorum.  Oysa etkin iletişim kurmak isteyen ben isem;
*kendi sevgi dilimin ne olduğunu açıklayabilir *onların Sevgi Dilini öğrenip / keşfedip o dilden konuşmayı becerebilirim.

İnsanlar sevgiyi farklı (çoğu zaman birbiriyle çatışan) yollarla alıp veriyorlar. Gerçekse, her ana baba ve çocuğun beş farklı sevgi dili konuşmakta olduğu.

‘’Sizin için değerli olan bir eşya, durum, olay karşı taraf için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Buradaki temel husus, ihtiyaç ve düşüncelerin karşıdaki kişi tarafından net olarak anlaşıl(a)mamış olmasıdır. Özellikle sevgi ihtiyacının karşıki taraftan doğru bir şekilde anlaşılması önemli’’  diyor Amerika’da  Best Seller olan kitaplarında  Gary Chapman .

Halen ve ömür boyu öğrencisi olacağım bu dil der ki;

İnsanlar Sevdikleri ile İletişimlerinde  farklı diller kullanırlar ve siz bu dilleri bilmiyorsanız  iletişiminizi zaman zaman ve belki de sürekli kapatabilirsiniz.

Sevgi dili sıralamamızı karşı taraftan beklentilerimiz belirliyor. Sevgi dili, sevgiyi gösterme şeklimize göre değil; sevgiyi başkalarında en iyi nasıl hissettiğimizi bularak sıralanıyor.

5 Farklı Sevgi dili bulunuyor;

Hizmet Davranışları

Onay Sözcükleri

Nitelikli Beraberlik

Dokunsal Temas

Armağan Almak

Karşımızdakinin bizden hangi sevgi dilini beklediğini bilmek iletişimi sonsuza kadar açık tutuyor.

Yani öyle Baba’ya , Baba gibi gördüklerinize hediye almak ile olmuyor baba ile iletişim.

Olmuyor Sevgi Dili kullanmadan sevdiklerinizle sevgileşim.

Kimi babayı ona prizi tamir ederken yardım etmek, tv izlerken suyunu getirmek (Hizmet davranışı) mutlu ederken, kimini ne kadar başarılı ve yetenekli olduğunu duymak (onay sözcükleri) , kimini birlikte yapılan plan – birebir konuşularak geçirilen zaman (nitelikli zaman) , kimini ona sıkı sıkı sarılan bedeniniz , öpücüğünüz (dokunsal temas), kimini ise somut olarak verdiğiniz hediye (armağan almak) mutlu edecektir.

5 farklı Sevgi Dili vardır ve bizler sevdiklerimize Herhangi bir Sevgi Dili kullanırken, onlardan farklı bir sevgi dili bekleriz. Sevmek demek aynı Sevgi Diline sahip olmak demek değildir.

Bu çok kolay gibi gözüken dil bizim için halen yabancı. Yabancı dilleri öğreniriz ve işimiz bitmez, unutmamak için ne yapmamız gerektiğine gelince;

En kolay yöntem pratik için sevgililer bulmak, mevcutları korumaktır.

Bildiğiniz gibi yabancı diller kullanmadıkça körelir.

Çevremizden çok duymuşuzdur, “Dil dediğin şey çok nankördür, hemencecik unutuverirsin” diye. Hangi yabancı dili seçmiş olursak olalım, öğrenme aşamasında harcadığımız emeği göz ardı edemeyiz. Hele bu İletişimin dili Sevgi dili ise... Haydi, biraz gayret..

Bir dili öğrendikten sonra unutmamak için yapmamız gereken en temel şey; o dilden asla kopmamaktır. Gerek konuşarak gerek yazarak gerekse duyarak; hangi metodu tercih edersek edelim ama o dilden asla uzaklaşmayalım. Hangi yöntem daha faydalıdır diye sorarsanız aslında bu tamamen size bağlı. Benim tavsiyem mi? Önce kendi kelime merhem olmak . Benim bu dilden anladığım sadece bir küçük tavsiye tıpkı Yabancı dilde kitap okurken olduğu gibi asla kendi dilinizle düşünmeyin, bir başkasının dilini kendi dilinize bire bir çevirmeye çalışmayın. Sesli de okusanız, içinizden de okusanız hep okuduğunuz dili seslendirin.

Dostum Emir Hepoğlu haklı. Dayanmak zor onun Motivatör yazıları sonrası benim   ağlak  , bilgiç yazılarıma . Dengeliyoruz diyelim birbirimizi, üzerine konuçlandığımız yusyuvarlak, hem kendi hem diğerlerinin çevresinde dönen, sonsuzda  dünyamıza nazire yaparcasına.

Öyleyse Rock ‘n Roll tadında bir Babalar günü geçirmeniz dileğiyle Cat Stevens (Yusuf İslam) dan gelsin babalara ve tüm baba olma potansiyeline sahip olanlara;  Father & Son

ps: İtiraf ediyorum sevdiklerim ile iletişimde zorlanıyorum. Zorlanmadıklarıma  gelince onları sevmiyor değilim. Her gün dilimi geliştirmek için yeni bir şeyler öğreniyorum.


Bu Makale 21.06.2015 - 12:47:10 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Emir HEPOĞLU - 21.06.2015 - 01:56

    Şule Billurdan mükemmel ve bilgi dolu bir makale daha. Benim Lay Lay Lom tarzında yazdıklarımın aksine, sizi birden duvara toslatan ve hele dur biraz, bi soluklan, bi dinle hocam gibisinden davetkar ve ilk paragraftan itibaren içine çeken, biraz melankolik, azıcık bohem ama olabildiğince hayatın içinden, çok evvel unuttuklarımızı şok etkisi kıvamında hatırlatmak istercesine değerli, su gibi kayıp okunan ve muhteviyatında sevgi barındıran gül gibi bir neşriyat. Hediyesi 10 kuruş smile ifade simgesi yaşasın TRIO TO DO smile ifade simgesi

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.