email@adres.com

Savaş kapıda, oteller krizle başa çıkma savaşında

Türk turizm sektörü yaklaşık 30 yıldır topraklarında fiili çatışmanın olduğu bir ülkede dünya rakiplerinin agresif pazarlama ve karalama kampanyalarına rağmen hızla büyüdü. Ah! bir de terör, savaş, çatışma ve bombalamalar olmasaydı ne durumda olurduk siz hayal edin. Ancak herhalde silah ticaretinin neması turizminkinden daha fazla ki, tüm ülkelerde yatırımlar barışa değil, savaşa daha yoğun.

Hizmet sektöründe yirmi yılın üstünde deneyime sahip profesyonellerin çoğunun cebinde kendilerine göre bir ‘Kriz formülü’ muhakkak ki vardır. Ancak sektörün son 20-25 yıl içindeki gelişim hızını düşününce bu tip siyasetçi, bürokrat, profesyonel ve yatırımcının ne kadar az olduğu da ortadadır. O zaman bencillik etmeden benim ufak ‘Kriz’ dosyamda ne varsa paylaşayım.

Her kriz kapıyı çaldığında aldığım önlemler, yenileri eklenerek artsa da listem çoğunluk aynı.

Kullanım alanlarını hızla küçült: Eğer otel yapılırken birileri düşünüp, binayı veya tesisi parçalara bölünebilecek şekilde tasarladıysa hızla tesis içinde küçülerek, operasyonları noktalarda birleştirerek işe başlarım. Misafir hizmetlerini olumsuz etkilemeyecek şekilde outletleri azaltmak gider kontrolüne yardımcı olur. Blokların, katların kesin kararlar ile kapatılması temizlik giderleri, personel giderleri ve enerji maliyeti açısından her zaman faydalı olur. Olan misafir için konforunu bozmadan yeterli alan bırakmak işin özü.

Personel giderleri: Personeli işten çıkarmak asla yapılmaması gereken hatadır. Personele karşı çok açık olmak, piyasanın, sektörün ve işletmenin içinde bulunduğu durumu açık yüreklilik ile onlara anlatmak özellikle işletmeyi sahiplenmiş personel için duyarlılık sağlayacaktır. Yıllık izinlerin birikmemiş olduğu otel yok gibidir. Birikmiş izinleri eritmek alınacak ilk önlemdir. Personelin yüksek performansla çalışma fırsatı olmaması bile maliyettir. Kıyafetlerin yıkanması, yemekleri ve kullandıkları enerji önemli masraf kalemi oluşturur. Personelin yıllık izin dışında ücretsiz izin isteyenleri varsa ikiletmeden izin formlarını imzalayarak onlarında yoğun tempolu zamanlarda yapamadıkları özel ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı oluruz.

Departman Yöneticileri ve Personel motivasyonu: Departman yöneticilerinizin ve personelinizin en son görmek istediği şey olumsuzluklara teslim olmuş, kabullenmiş ve savaşı bırakmış üst yönetim ve yatırımcısının olması. Ülkede savaş tamtamları çalınır, gazetelerin manşetleri boy, boy savaş naraları atarken sizler hala otelinizin başarısı, krizi atlatması için savaş veriyorsanız size olan güvenleri asla kırılmayacağı gibi işletmeniz için verdiğiniz savaş ile saygı ve sadakat kazanacaksınız. Her personel kriz sırasında alınan önlemler ile ilgili sorumluluk almalı. Onlara güvenin ve cephelerde onlara da sorumluluk verin.

Yöneticilerin Tümünün Eli Taşın Altında mı?: Kriz dönemleri özellikle banka borçları olan yatırımcılar ve onların güvenerek tesislerini teslim ettikleri üst düzey yöneticiler için çok stresli dönemlerdir. Bu dönemlerde sorumluluk paylaşılmalı, yönetim ekibinin tümü kriz farkındalılığını hissederek çözüm ve çaba noktalarında bireysel ve ekip olarak katkılarda bulunmalı. Hızla tüm departman müdürlerinin bulunacağı bir ‘kriz kurulu’ oluşturulmalı. Bu kurul öncelikle ciro arttırıcı, sonrasındaysa maliyet azaltıcı önlemler konusunda işlev, fikir ve yenilikler ile işletmeye hızla katkıda bulunacak önlemlerde yer almalıdır. Kriz kurulu tam bir ekip yapıcılığı, enerjisi ve sorumluluğu ile çalışmalı.
 
Pazarlama: Hemen makası vurmayın… Krizi atlatmak için iş lazım, iş için pazarlama lazım. Eğer siz buna inanmıyorsanız zaten pes edenlerdensiniz. Kapatın oteli gitsin. İşletmelerin büyük çoğunluğunun en ufak kriz sinyalinde ilk kestiği giderlerden birisi pazarlama. Oysa ciddi şekilde pazarların ve pazarlarda kullanılan taktiksel stratejilerin gözden geçirilerek agresifleştirilmesi gereken zaman işte bu zamandır. Kolları kavuşturup ‘kriz geçsin, gelen gelsin’ mantığı yerine kolları sıvayıp ‘krizde neymiş?’ diyerek pazar yelpazenizi pazarlama çalışmaları ile genişletmek için tam zamanı. Size gelecekte Bonus da kalacak. Krizde kazandığınız yeni pazarlar ve segmentler krizden sonrada sizin için katma değer oluşturacak.

Satış: Şüphesiz ilk yapılacak olan tesiste farklı doluluk senaryolarına göre maliyet hesaplamalarını Finans departmanınıza yaptırmak. Finans departmanınızın bulacağı başabaş (breakeven) noktası satış departmanınızın en önemli yol göstericisi olacak. Satış departmanının başabaş noktasından +1 olarak satacağı her oda sizin karınızdır ve en azından şu kriz döneminde maliyetlerinizin eksi hanenize yazmasının önüne geçecektir.

Satışın her zamankinden daha çok sokaklarda kapı, kapı dolaşması gereken en önemli zamandır. Bu dönemde bütün otel personeli izne çıkabilir ama satış ise tam tersi fazla mesaide olmalıdır. Unutmayın boş otelin satışa ve satışçıya ihtiyacı, dolu olan otelin ihtiyacının beş katıdır. Satış kriz zamanlarında, minicik damlalardan koca gölleri doldurmaktır. Satış ekiplerine hedefler ve ödüller koyun, onların hedeflerine ulaşabilmeleri içinde tüm imkanları seferber edin ve onları ‘kriz kurulu’ ile birlikte destekleyin. Asla pişman olmazsınız.

Sektörümüz çok kırılgan. Neme de gelmez, sallantıya da. Sektöre gönül verenler tüm bu hassaslığına karşın ömürlerini turizme vakfetmekten çekinmiyor. Evet, bu dönemde öyle bir kriz dönemi, ancak emin olun çok değil iki üç yıl içinde hatırlayamayacağız bile. Tıpkı unutulan Kapalıçarşı, HSBC bombaları, Kuveyt savaşı, Kardak krizi, depremler, Irak savaşı gibi bu dönem de geçecek. Oysa bizler, oteller ve acenteler nasıl o zamanlar vardıysak yine çoğumuz bu kötü günler geçtiğinde de var olacağız.

Bu Makale 24.11.2014 - 09:48:40 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • İbrahim TUNUSLU - 06.11.2014 - 07:55

    Mehmet bey Deneyimlerinizi paylaşmanız çok güzel kırız döneminde yöneticiler değil maalesef sadece emekçiler zarar görüyor bu Türkiyenin gercegi Satış konusunda da kimse bir şey üretmiyor sadece fiyat kırarak otelleri doldurmak günü kurtarmak ve gelecegi sıkıntıya sokmak olur kanısındayım Maalesef ülkemizde önde gelen gurup otelleri bile doğru düzgün satış tekniklerine sahip değil Teşekkürler

  • Hikmet Cangümüş - 01.11.2014 - 07:53

    Teşekkürler. Emeğinize sağlık.

  • Mithat SUAKAR Tez Tur Mes. ve Tek anadolu lisesi müd. - 31.10.2014 - 02:45

    Sayın Mehmet MÜLAYİM düşüncelerinize aynen katılıyorum, kaçmaktansa savaşmak gerekir. Krizler geçicidir, kurumlar ise kalıcıdır. Böyle bir zamanda doğru bir yazıyı kaleme almışsınız. tebrik ederim.

  • Amanullah yıldırım - 20.10.2014 - 06:47

    birikimlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz

  • Hayrani Ayan - 18.10.2014 - 12:27

    Ustad selamlar dokturmussunuz yine. Soylemiş oldugunuz ve orneklerle anlatmıs oldugunuz kriz donemlerine aynen katılıyorum..En icten sevgi ve Selamlarımla

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.