TÜSİAD’dan 'konaklama vergisi' açıklaması

TÜSİAD’dan 'konaklama vergisi' açıklaması

Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülerek TBMM'ye sevk edilen ''Dijital Hizmet Vergisi ve Bazı Vergi Kanunlarından Değişiklik Yapılmasına Hakkında Kanun Teklifi'' ile ilgili uzun bir açıklama yaptı.


Kanun teklifinin 9. maddesinde düzenlenen 'konaklama vergisi' ile ilgili de açıklama yapan TÜSİAD, söz konusu verginin uygulama güçlüğü doğuracağını ve turizm sektörü üzerinde olumsuz etki yaratacağına dikkat çekti. Açıklamada, ''otel, motel, pansiyon, kamping gibi yerlerde “geceleme hizmeti alınmaksızın” faydalanılan yeme, içme, aktivite, havuz, plaj gibi hizmetler konaklama vergisi kapsamında değilken, aynı hizmetlerin söz konusu yerlerde konaklayan kişiler tarafından alınması konaklama vergisine tabi bulunmaktadır. Bu durumda, belirtilen yerlerde sunulan hizmetlerin “söz konusu yerlerde konaklayanlar ve konaklamayıp sadece bu hizmetlerden yararlananlar” şeklinde ayrıştırılması gerektirecektir ki bu durum “yeme, içme, aktivite, havuz, plaj gibi hizmetler” yönünden tüketicinin statüsüne bağlı bir ayrışmayı öngörerek vergilendirmede adalet ilkesi ile de çelişecektir. Ayrıca konaklama hizmetleri dışındaki hizmetlerden de vergi alınmasının turizm sektörü üzerinde olumsuz etki yaratacağı öngörülmektedir.’’ denildi.

TÜSİAD’ın açıklamasının konaklama vergisi ile ilgili bölümünün devamında şu ifadelere yer verildi:

Diğer taraftan bu hizmetlerin sunulması yüzünden merkezi ve yerel yönetimlerin katlandığı kamusal maliyetlerin bir kısmını finanse etmek amacıyla söz konusu verginin yurt içi yerleşkelerde de alınması, kamusal maliyetlere vergileri ile dâhil olan kişiler için mükerrer vergilendirmeye sebebiyet verecektir.

‘’Turizmi ve turisti ezalandırıcı etki yaratabilir’’

Taslak maddede katma değer vergisinin vergi matrahına dâhil olmadığı belirtildiği gibi 7183 sayılı Kanunla ihdas edilen Turizm Katılma Payı kesintisinde de konaklama vergisi matrahına dahil olmadığının mükerrer vergilemeyi önlemek için belirtilmesi gerektiği düşünülmektedir. Aksi halde bu kuruluşların ciroları üzerinden KDV, Turizm Katkı Payı ve Konaklama Vergisi şeklinde üç dolaylı vergi ödemeleri, turizmi ve yerli/yabancı turisti cezalandırıcı etki yaratacağı düşünülmektedir.

‘’Sırf işletmenin faaliyet alanı ‘turizm’ diye...’’

Diğer yandan, konaklama tesisleri ile bileşik tesisler 7183 sayılı kanun gereği binde 7,5 oranında Turizm Payı ödemekle yükümlü iken, bu teklifle de bir de %1 veya %2 oranında Konaklama Vergisi ödeyeceklerdir. Sırf işletmenin faaliyet alanının “turizm sektörü” olması sebebiyle diğer kazanç doğurucu faaliyetlerde uygulanmayan bir Turizm Payı yükümlülüğüne muhatap tutulan işletmelerin yine aynı nedenle ikinci bir ayrımcı mali yükümlülük kapsamına alınması, sebebi bakımından mükerrerlik oluşturmaktadır. Anayasada yer alan vergi yükünün adaletli dağılımı ilkesinin “bir işletme turizm sektöründe faaliyet gösterdiği için” kamusal bir yarar gözetilerek ölçülü bir mali yükümlülükle diğer ekonomik aktörlerden ayrı tutulması görece savunulabilir bir tasarruf iken, aynı sebeple aynı işletmenin ikinci bir ayrımcı mali yükümlülük altına alınması ölçüsüzdür. Bu nedenle, işletmelerin aynı anda hem Turizm Payı yükümlüsü olması hem Konaklama Vergisi yükümlüsü olması engellenmelidir.

Aynı sakınca, konaklama tesislerinin bünyesinde yer alan ve Turizm Payı ödemekle yükümlü tutulan Turizm İşletmesi Belgesi sahibi yeme içme tesislerinin hasılatı üzerinden bu teklife göre aynı zamanda Konaklama Vergisinin ödenecek olmasında da gündeme gelmektedir; teklifteki bu mükerrerlik sorunun da önlenmesi gerekir.

‘’Cumhurbaşkanına 3 katına kadar artırma yetkisi mükellefleri hukuki güvenlikten mahrum bırakabilir’’

Cumhurbaşkanına konaklama vergisinin oranını üç katına kadar arttırma yetkisi verilmesinin vergilerin yasallığı, belirliliği ve öngörülebilirliği ilkeleri yönünden önemli bir zafiyet yaratabileceği, mükellefleri gerekli hukuki güvenlikten mahrum bırakabileceği ve ileriye dönük planlamalarını sağlıklı olarak yapamamasına sebep olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca turizm sektöründe fiyatlamaların ve rezervasyonların 1 yıl önceden yapıldığı düşünüldüğünde, bu etkilerin sektöre ciddi zararlar verebileceği öngörülmektedir.

‘’Hasta ve hasta yakınları konaklama merkezleri de dahil edilmeli’’

Söz konusu verginin ihdas edilmemesi gerektiği düşünülmekle birlikte, verginin ihdas edilmesi durumunda konaklama vergisinden istisna tutulacak tesisler arasına, sağlık işletmelerinin münhasıran hastaların ve refakatçilerinin konaklaması için sağlık tesisinin bulunduğu alanda açmış oldukları hasta ve “hasta yakınları konaklama merkezlerinin” de dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.



Bu Haber 13.11.2019 - 13:25:34 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.