Mehmet İşler: İçki yasası turizme büyük darbe vurur
Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler, TBMM Başkanlığı’na sunulan alkollü içkilerin her türlü reklam ve tanıtımı dâhil pek çok yasağı içeren kanun teklifi hakkında kendisine sorulan sorular hakkında görüşlerini bildirdi.
TurizmGüncel
Alt komisyona sevk edilen yeni içki yasasının başta Kültür Başkenti İstanbul ve yarımadanın (Ayasofya, Sultanahmet, Sirkeci, Beyoğlu vb) yanı sıra şehir merkezlerinde bulunan oteller için büyük risk olduğunu ifade eden İşler, yasanın kabul edilmesi halinde turizme büyük darbe vurulacağını söyledi.
İşler; “Sektör olarak bizler insan sağlığına zarar verecek her türlü bağımlılık yaratacak maddeye karşıyız. Buna tütün ve alkol de dâhildir. Asla bu söylemlerimizden alkolü ve tütünü destekleyen bir tanımlama çıkarılmasın ancak bir de hayatın doğal akışı içinde yaşanan bazı gerçekler var ve bunları da göz ardı edemeyiz. Uluslar arası bir iş yapıyorsanız ve uluslar arası rekabet içindeyseniz, rakiplerinizin gerisinde olamazsınız. Kültür ve Turizm Bakanlığı Belgeli tesisiler birer uluslararası marka olmuşlardır, evrenselleşmişlerdir. Sektörün ve yatırımların hız kesmesini istemiyorsak yasa acilen yeniden gözden geçirilmelidir” dedi.
'TURİSTE BUNU ANLATAMAYIZ'
Alkol satışına ilişkin düzenlemenin ana kaynağı olan yasa 4250 sayılı ispirto ve ispirtolu içecekler inhisarı kanununun getirdiği kısıtlamaların Türkiye turizmi için bir felaket olacağını ifade eden Mehmet İşler, yasanın evrensel bir sektör olan turizme büyük zarar vereceğini söyledi. İşler, yasanın getirdiği kısıtlamaları turiste anlatılamayacağını belirterek, “Bugün turizm sektörünün bileşenlerini oluşturan bütün tesisler hemen hemen alkollü hizmet vermektedirler. Çünkü turizm sektörü evrensel bir sektördür. Evrensel bir sektör olabilmenin de en önemli özelliği uluslar arası düzeyde rekabet gücünü arttıracak enstrümanları ülke genelindeki tüm tesislerle aynı anda çalabilmekten geçer. Bugün baktığımız zaman hizmet verdiğimiz hedef kitle Avrupalı turisttir. Dolayısıyla Avrupalı turistin de tüketim maddelerinden (hayatının her daim içinde olduğu, özellikle bira onlar için meşrubat gibi içecektir) alkollü içeceklerdir. Turistin yaşam akışında alkol bir yaşam tarzı olarak göze çarpmaktadır. Bu yasağı turiste anlatamayız. Akşam yemeği öncesi alacağı bir kadeh şaraptan onu mahrum bırakamazsınız ya da yemekte etle alacağı bir bardak şarabı ona yasaklayamazsınız. Bu durumda kendine yeni destinasyonlar bulacaktır. Çünkü kendi ülkesinde alıştığı yaşam tarzını ve ritüellerini kısıtlarsanız kendini daha özgür hissettiği yeni mecralara doğru yönelecektir. Bu durum ise turizmin son 10 yılda kat ettiği yolu tekrar geri gitmesi demektir” dedi.
'REKABET GÜCÜMÜZM DÜŞER'
Türkiye’nin dünya turizminde ülkelere gelen ziyaretçi bakımından 6, turizm gelirleri bakımından da 9’uncu sırada bulunduğunu hatırlatan İşler, bu tablonun oluşması için sektörün büyük emek harcadığını, ancak söz konusu yasa ile birlikte turizm sektörünün büyük bir düşüş yaşayacağını belirtti.
Yasanın derhal geri çekilmesi gerektiğini vurgulayan İşler, “36 milyon turist sayısına gelen ülkemizde eğer gerçekten İspanya, Yunanistan, İtalya, Fransa ve diğer ülkelerle bu alanda yarış içinde kalabileceksek yabancı ülkelerde bulunan tesislerdeki şartların kendi ülkemizdeki otellere de verilmesi gerekmektedir. Pazarlama gücümüz azalacaktır. Bunu sağlayamadığımız takdirde Türkiye turizmi büyük yara alacaktır” diye konuştu.
'SEKTÖR HIZ KESER'
Turizm sektörünün en az yatırımla en fazla istihdamın sağlandığı sektör olduğunu hatırlatan İşler, “Turizm sektörü, Türkiye’nin cari açıktaki yüzde 25’lik oranını, ihracattaki bedelin ise yüzde 20’sini karşılayarak ekonomiye can katmaktadır. Özellikle her şey dâhil konseptiyle son 10 yılda kendini üçe katlayan tek sektör olan turizm ve dahası Türkiye ekonomisi alkol yasağı ile birlikte büyük bir düşüş yaşayacaktır. Eğer Türk turizminin önünü kapatmak istiyorsanız bu yasak ile birlikte bunu gerçekleştirmeniz mümkün olacaktır. Türkiye bu imajıyla dışarıdan bakıldığında tipik bir İslam ülkesinden farklı görünmeyecektir. Bu Türkiye’nin demokratik bir ülke olma özelliğine de darbe vuracaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olan oteller en azından bu yasanın dışında kalmalıdır. Turizmin özünde ülkelerin kendilerine ait yaşam tarzlarına, kültürlerine hoşgörü ile bakmak bulunur. Alkolsüz turizm bir turizm çeşitliliği olarak yapılabilinir ancak genelleştirmek hata olur. Eğer bunları sağlayamazsak maalesef ki turizmimiz büyük bir ivmeyle düşüş yaşayacaktır. Dolayısıyla söz konusu kanunun acilen sektörel anlamda yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
Bu Haber 16.05.2013 - 09:37:39 tarihinde eklendi.
Kullanıcı Yorumları
-
Sevgili Başkanım ,
Söylemiş oldugunuz her şeyin altına imza atarım.Özellikle ülkemizde her şey dahille çalışan otellerin ve birçok şehir otelinin bu yasa ile birlikte cok ciddi bir sıkıntı içine girecegi bir gercektir.Zaten işletme maliyetlerimiz her gecen gün artmasına karşın maalesef tüm girdilerimiz döviz üzerine oldugu için dövizdeki hareketsizlik bizlerin maliyetlerini arttırmakta ve karlılıklar he gecen gun azalmaktadır.ÖTVnin cok yuksek olması sebebi ile gelen zamlar ve vergi artışlarını aynı oranda fiyatlarımıza yansıtamadıgımız için işletmelerin mali yükleri artmakta ve buda hizmet kalitesini aşağıya cekmektedir.Bunu önleyebilmek adına özellikelde Turizm sektöründe bu tür hizmet veren kuruluşlarda en azından tedarik sırasında öTVnin düşürülmesi gerekmekte ve bizlere nefes alma imkanı saglanması gerekmektedir.STKlar olark en azından bu konunun daha ciddi bir şekilde dillenirilmesi geremektedir.Saygılarımla.