Jolly’den fark yaratan etkinlik: Mirasım Türkiye

Jolly’den fark yaratan etkinlik: Mirasım Türkiye

Türkiye’nin önde gelen tur operatörlerinden Jolly, MirasımTürekiye sloganıyla sürdürülebilir turizm paneli yaptı. Panele, Prof Dr İlber Ortaylı, Nebil Özgentürk, Cem Seymen ve BM Kalkınma Programı yetkilisi katıldı. Etkinliğe ayrıca, TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜROFED eski Başkanı Osman Ayık AKTOB Başkanı Erkan Yağcı ve İBB Turizm Platformu Koordinatörü Cumhur Güven Taşbaşı da dinleyici olarak katıldı


TurizmGüncel

2019 sezonunda ‘Bu topraklarda keşfedilecek çok şey var2 sloganıyla başlayan Jolly, 2020 sezonu için ise #MirasımTürkiye iletişim kampanyasıyla başlıyor. Kampanyanın amaçlı, bir yandan Türkiye’nin doğal ve tarihi güzelliklerini keşfederken, diğer yandan bu güzellikleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak. 

Jolly’nin bu temayla Nebil Özgentürk moderatörlüğünde düzenlediği panele, Prof. Dr. İlber Ortaylı, televizyoncu Cem Seymen ve Jolly Pazarlama Müdürü Yasemin Develioğlu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilci Yardımcısı Sukhrob Khojimatov. kartlıdı.

Ortaylı: Türkiye tarihi ve doğal güzelliklerine sahip çıkan bir ülke değil

İstanbul-Karaköy’deki Tophane-i Amire’de düzenlenen panelde konuşan Prof Dr İlber Ortaylı, Türkiye’nin doğal ve tarihi değerlerine sahip çıkan bir ülke olmadığını belirtti. Kültürel değerleri korumanın zamana ve ülkeye göre farklılık gösterdiğini kaydeden Ortaylı, tarihi mirasın korunması noktasında uzun geçmişe sahip olan ülkelerin değil de daha sade ülkelerin şanslı olduğunu kaydetti.

Yaşanan zaman ile yerleşim yerinin tarihinin ait olduğu zaman arasındaki süre uzadıkça toplumların bu mirasla bağ kurmasının zorlaştığına dikkat çeken Ortaylı, çevre tahribatı ve küresel ısınma konusunda ise şunları söyledi:

‘’Küresel ısınmayı bütün bilim insanları kabul ediyor’’

‘’Dünyadaki iptidai devletler sanayi faaliyetlerine bu şekilde devam ettiği müddetçe küresel ısınma da devam edecek. Küresel ısınmayı artık bütün bilim insanları kabul ediyor. Kabul etmeyenler ciddiye alınmayan bilim insanları. Kaz Dağları’ndaki endemik bitki türü tüm Avrupa’dakinden fazla. Buraları altın şirketlerine vererek yok ediyoruz.

JOLLY MIRASIM TURKIYE

‘’Herkes Özal dönemine bayılır ama ben bayılmıyorum’’

Atilla Koç’un bakan olduğu dönemde Alman Seyahat Birliği’nin Başkanı Bakanın gözünün içine baka baka, ‘Biz buraya tarih ve tabiat satın almaya geliyoruz. Bundan sonra biz burada bir şey alamayız’ dedi. Bu nedenle herkes Özal dönemine bayılır ama ben bayılmıyorum. 

‘’Bu kalkınma sizi sevindirmesin’’

Mukadder Sezgin (Kültür ve Turizm Bakanlığı eski müsteşarı) bakanlıkta 19 kişiyle harikalar yarattı ve büyük kalkınmalar yaptı. 120 bin turist geldiği dönemde hazırladığı bir rapor vardı ve o raporda ‘bu kalkınma sizi sevindirmesin. Nüfus artıyor, turist de artacak ve her yeri turizme açarak iflah olamazsın’ diyordu. Türkiye’de hiçbir otelcilik şirketinin uzun süre devam etme şansı yoktur. Bu ülkede hiç bir otel şirketi 250 yıl boyunca var olamayacak. Şimdi yaylalara başladılar. Gidip görün neler yaptıklarını.

‘’Atatürk dönemi arkeoloji alanında da kendini göstermiştir’’

Türkiye gibi, dünyanın başka ülkelerinde de tarihi eser kaçakçılığı var. Ama mesela İsrail’de yok. İran’da da Şah sonrası çok azaldı tarihi eser kaçakçılığı. Mirasa sahip çıkamıyoruz. Bu bir yerde eğitim meselesidir. Adam olursanız bazı şeyleri toparlayabilirsiniz. Atatürk dönemi bir devlet otoritesi olarak, arkeoloji alanında da kendini göstermiştir. Kazılar yaptırmış, kazıların başına jandarma dikmiştir. 

‘’Milli Eğitim Bakanlığı’nın programı palavra’’

Eğitim işi iyi gitmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın programı palavradır. Öğrenciyi iki şaşkın öğretmenle müzeye gönderemezsin. Topkapı müzesinden önce gezdirmeniz gereken başka müzeler vardır. Turizm diye, içeriye bir sürü insanı dolduramazsın. Göreme Vadisindeki kiliseye istediğin Çinliyi Japon’u sokamazsın, çünkü tahrip oluyor. Bunun bir usulü vardır. Ücret mi arttırırsın, kontenjan getirirsin bilemem. Vadileri arabalarla gezmek için mahvettiler. Her taraf pislik içinde...

‘’Bırakın fakir ve cahil aileleri, zengin ailelerin de çocuk yetiştirecek hali yok’’

Bu ailenin işi değil, bu sivil toplumun işidir. Ailelerin çocuk yetiştirecek hali yok. Bırakın fakir ve cahil aileleri, zengin ailelerin de çocuk yetiştirecek hali yok.’’

Jolly Mirasım Türkiye

Cem Seymen: Uzungöl’de bir cinayet işlendi

Televizyoncu Cem Seymen ise doğada yaratılan tahribatlara dikkat çekti. Uzungöl örneğini veren Cem Seymen, ‘’Uzungöl dünyanın en muhteşem değerlerinden bir tanesi ancak yıllardır gitmiyorum. Orada bir cinayet işlendi, toplu katliam yapıldı. Hem de yerel halkının izniyle akıl almaz bir çirkinlik yapıldı. Yöresel kalkınma adına bölge halkının isteğiyle bu yapıldı. Büyükada’daki fayton çetesi ve bu çeteye devletin engel olmaması nedeniyle Büyükada’ya da gitmiyorum. 

Bu topraklarda yaşamın bir sorumluluğu var. İçinde yaşadığımız şehir üç imparatorluğa başkentlik etmiş muazzam bir kent. Sadece İstanbul değil, Türkiye’nin neresine giderseniz gidin aynı şeyi görürsünüz.

‘’Ucuzcu Rus turiste kaldık’’

Türkiye’nin var olan kültürel ve mutfak değerlerini turizme kazandıramadığı için ucuzcu Rus turistlere kaldığını kaydeden Cem Seymen, Bodrum’da turizmin temelinde Bodrum mandalinasının olduğu kaydetti. ‘’Bugün Bayer’in Monsatoyu 66 milyar dolara satın alması nasıl açıklanabilir? Bir ilaç şirketi bir tohum şirketini neden satın alır?’’ Diye soran Seymen, bu şirketlerin başka ülkelerdeki yerel tohumları ortadan kaldırarak kendilerine bağımlı hale getirmek istediklerini söyledi. 

Khojimatov: Jolly’nin bu girişimi son derece önemli

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilci Yardımcısı Sukhrob Khojimatov şunları söyledi:

‘’Bizler olgun insanlar olarak yapacaklarımızı yaptık; kriz, küresel ısınma, iklim değişikliği... Bu nedenle artık çocukların ve gençlerin sesini yükseltmesi gerekiyor. Greta Thunberg’i taktir ediyorum. Milyarlarca çocuğu harekete geçirdi. İklim değişikliği önemli ve ben geniş bir açıdan bakıyorum. Biyolojik çeşitliliği, deniz canlılarını doğmayı geleceğe nasıl bırakacağımızı düşünmek zorundayız. Jolly’nin bu anlamdaki girişimi son derece önemli. Burada çevre ve kültür sistemine hasar vermemek gerekiyor. Gönüllüler ön cephede olmalı ve sürdürülebilir kalkınmaya destek olmalılar. Bizler TÜRSAB, Jolly ve Balkanlıkla birlikte bu farkındalığı arttırmak istiyoruz. Eko turizm, çevre turizmi, etnik turizm geliştirilmeli. Ben Çanakkale, Şanlıurfa, Malatya gibi şehirlere gittim ve oradaki insanların bu talebi anladığını görüyorum. Bir yandan da ülkeyi gezenlerin bu sorumluluğu paylaşması.

‘’Herkes bunu bir parçası olmalı’’

Bütün tur operatörleri ve diğer turizm şirketleri yerel turizmi direkt yoldan oluşturulabilir. Tam sahiplenme ve benimseme gerekiyor. Ulusal düzeyde diğer kurumlarla da birliği yapmamız gerekiyor. Dahası, Türkiye’ye gelen turistlerin ve müşterilerin de bunun bir parçası olması gerekiyor

Develioğlu: Turizm ile kültür arasında sorunlu bir ilişki var

Jolly Pazarlama direktörü Yasemin Develioğlu ise turizm ile kültür arasında sorunlu bir ilişki olduğuna dikkat çekti.İkisi arasındaki denge bozulduğunda yozlaşma yaşanabildiğini ifade edeb Yasemin Develioğlu, ‘’Yapmaya çalıştığımız şey, Türkiye’deki kültürel mirasa dikkat çekmekti. Buraları tanıtmak için çok çalışıyoruz. Halkımız bu konuda farkındalık kazanırsa, bu mirası korumamız daha kolay olur. Kültür turizmi tüm dünyada çok daha hızlı ilerliyor’’ dedi.

‘’Çocukları değiştirebilirsek geleceği de değiştirebiliriz’’

İnsanların artık hayatlarına farklı şeyler katmak istediklerini ifade eden Develioğlu, ‘’Biz tüm şehirleri ve köyleri birbirine benzeterek bu süreci karşılayamayız. Bu değerlerin korunmasına ilişkin bir bilinç oluşturmak istiyoruz. Çocuklar değiştiğinde, ailenin ve davranışın değişeceğine inanıyorum. Çocukları değiştirebilirsek, geleceği de değiştirebiliriz. Bu ülke bizim değil, onu gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Dolayısıyla çocukların kültür bilinciyle yetişmesi çok önemli. Bu nedenle çocukların doğa ve kültür konusundaki bilinçlenmesine katkı sunmaya çalışıyoruz. Bugün çok özel bir gün bizim için. Bugünü daha anlamlı kılan katılımcılarımıza teşekkür ediyorum.

Mete Vardar

Mete Vardar: Umarım dürüstlük, ilkeli olma ve cesaret konularında hata yapmamışızdır

Panelin sonunda kısa bir konuşma yapan Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar ise, ‘’Bugünlere bir günde gelmedik, 33 senelik bir emeğin ürünü. Kardeşim Mert’le birlikte, anneme ve babama karşı hayırlı bir evlat olabildiğimizi umuyorum. Umarım dürüstlük, cesaret ve ilkeli olma konularında hata yapmamışızdır. İkinci nesil olarak bu bayrağı devraldık ve bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Bu bayrak tertemiz ve ilkeli bir biçimde daha yukarılara taşınacak.’’ diye konuştu.

Programın sonunda, Jolly tarafından hazırlanan #MirasımTürkiye filmi katılımcıların beğenisine sunuldu.



Bu Haber 24.12.2019 - 19:27:29 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.