elifbalci@icvb.org

Uluslararası toplantı ve kongre sektörü açısından İstanbul

Ev sahipliği yaptığımız yapacağımız kongreleri bildirmez ve bunun takipçisi olmaz isek bu üst sıralardaki yerimizi koruyamayız. ICCA sıralamasında üstlerde yer almanın en önemli koşulu bu. Bu konuda sektörümüze ICVB üyelerine bugüne kadar ki işbirlikleri için teşekkür ediyor ve bu konuda daha açık ve paylaşımcı olmalarını temenni ediyorum.

Değerli dostlar, turizm profesyonelleri;
Öncelikle MPI Turkey Club’ı kutluyor ve MPI Türkiye Kulübü'nün düzenlediği panel dolayısı ile MPI Türkiye yönetim kurulu üyelerine ve Handan Hanım'a teşekkür etmek istiyorum.

Hepimizin bildiği gibi İstanbul’un bir destinasyon olarak kongre turizmi serüveni 1996 yılında Lütfi Kırdar’ın açılışı ve Habitat konferansı ile başladı. Ardından geçen 15 yılda sadece turizm sektörü değil bu şehirde yaşayan herkes, politikacılar kamu sektörü yatırımcılar kongre turizminin önemini algıladı. Özellikle son 10 yılda  İstanbul her yıl artan kongre sayısı uluslar arası etkinliklere ev sahipliği yapma başarısı ile lider şehirler arasında gösterilmeye başlandı ve bu yıl İstanbul dünya kongre şehirleri sıralamasında 7'incilik unvanı ile taçlandı.

İSTANBUL'UN BAŞARISI TÜM SEKTÖRÜN BAŞARISIDIR


İstanbul’un kongre turizmi destinasyonu olarak serüvenini son 15 yıllık bir süreçte anlatıyoruz. Ancak hepimizin referans örgütü ICCA datasına baktığımızda İstanbul’da yapılan ilk kayıtlı uluslararası kongrenin 1952 yılında gerçekleştirilen FIDA- Uluslararası Kadın Avukatlar Federasyonu kongresi olduğunu görüyoruz ve yine ICCA’ya göre İstanbul geçen 60 yıl süresince toplam 1092 kongreye ev sahipliği yapmış ve bunun da yıllara göre kongre ortalaması yaklaşık 18 kongre. İstanbul özellikle 2005 yılı itibari ile hem kongre sayısını hem de toplam delege sayısını artırmaya başladı ve 2009 yılında 80 uluslararası kongre ve 2010 yılında 109 kongreye ev sahipliği yapan İstanbul artık dünya kongre şehirleri listesinde takip edilen bir şehir konumunda. Dünyanın önde gelen şehirleri bizi rakip olarak görüyorlar, uluslar arası dernek ve birlikler toplantısını İstanbul’a getirmek üzere bize talepte bulunuyorlar.

Bu başarı İstanbul’un kongre sektöründe hizmet veren tüm kuruluşların, ulusal dernek ve birliklerin başarısıdır. Yıllardır sürdürülen tüm tanıtım ve pazarlama faaliyetleri, başarı ile organize edilen toplantılar sayesinde İstanbul bu başarıyı elde etti. Tabii bu geldiğimiz nokta hepimize yeni ve önemli sorumluluklar yüklüyor. Öncelikle geldiğimiz bu konumu korumak ve daha yükseklere çıkmak. Artık her yıl daha fazla kongre kazanmamız, adaylık süreçlerinde, fiyat politikalarında ve etik iş anlayışında daha sorumlu davranmamız gerekiyor.

İSTANBUL BİRDEN FAZLA KONGREYİ AYNI ANDA AĞIRLAYABİLİR


Özellikle İstanbul şu anda tamamlanan alt yapısı ile, 7 kongre merkezine sahip. 3 büyük kongre merkezimiz Lütfi Kıdar, İstanbul Kongre Merkezi ve Haliç Kongre Merkezinin yanı sıra Ora Kongre Merkezi önümüzdeki aylarda açılmış olacak. IC Bomonti yatırımı devam ediyor. Oteller bünyesindeki kongre merkezlerini Grand Cevahir, Hilton ve WOW gibi saydığımızda 7 kongre merkezi oluyor, tabii bunların yanı sıra birçok 5 yıldızlı otelimiz rahatlıkla 500- 1000 kişiye kadar kongreleri alabilecek kapasitelere sahipler, ayrıca yine 3 fuar merkezimizi gerektiğinde kongre ve toplantılar için rahatlıkla kullanabiliyoruz.  İstanbul toplam 70 bin oda kapasitesi ve 74 beş yıldızlı oteli ile Avrupa’daki en büyük toplantı ve konaklama kapasitelerini sağlayan şehirlerden biri. İstanbul’un önümüzdeki yıllarda aynı anda birden fazla kongreye ev sahipliği yapma konusunda kendini konumlandırması ve ürünlerimizin bu şekilde sunulması gerekiyor. Rahatlıkla aynı anda orta ve büyük ölçekli 3-5 tane kongreyi ağırlayabiliriz.

Dünya kongre şehirleri sıralamasında ilk beşe girmemiz için zaten bu zaruri. Daha fazla kongreye ev sahipliği yapabilmek için sadece kongre vadisini değil, Haliç bölgesi, havaalanı, maslak bölgesi ve Anadolu yakası ile İstanbul’un tüm kapasitesini uluslararası kongre ve toplantılar için sunmamız ve pazarlamamız gerekiyor. Biz ICVB olarak tüm sunumlarımızı, yayınlarımızı kataloglarımızı bu şekilde hazırlıyoruz. Bu konuda gerekli başarıyı sağlayabilmek için aynı şekilde otellerin, pcoların ve ulusal dernek ve birliklerin de artık tüm İstanbul’un her bölgesi ile kongre potansiyeli olduğunu kabul etmeleri önemli.

İSTANBUL'A GELME POTANSİYELİ OLAN 7 BİN KONGRE VAR


ICCA datasına göre İstanbul’a gelme potansiyeli olan 7 binin üzerinde kongre bulunuyor ve bu kongrelerden birçoğu henüz İstanbul’a gelmedi şehrimizin bu anlamda önünde bu ilerlemeyi devam ettirecek bir potansiyel var. Ayrıca diğer yandan son yıllarda ülkemizin ekonomik ve bilimsel olarak lider ülkelerden biri olması ile uluslar arası platformlarda bizi başarı ile temsil eden daha çok sivil toplum kuruluşu var. Bu kuruluşlar üyesi oldukları örgütlerde daha aktif roller üstleniyorlar ve bugüne kadar İstanbul’a gelme ihtimali olmayan kongreler de birer potansiyel haline dönüşüyor. Evet tıp kongreleri ağırlıkta ama kongrelerin sektörlerine göre dağılımına baktığımızda teknoloji, bilim ve endüstriyel konularda da azımsanmayacak kadar kongre olduğunu görüyoruz. İstanbul son birkaç yılda bu alandaki kongreler içinde cazip bir destinasyon olmaya başladı ve daha çok bu alanlarda çalışan akademisyen ülkemize kongre kazandırmak üzere girişimde bulunuyor.

Dünya şehirleri arasında kalıcı olmak çok önemli, hepimiz bir dönem yükselen ardından hatalı politikalar dolayısı ile alt sıralara inen şehirler olduğunu biliyoruz. Cenevre bunun son dönemdeki en bilinen örneklerinden biri. Diğer yandan Viyana Barselona Berlin gibi şehirler yıllardır dünya kongre şehirleri sıralamasında hep ilk 3 ilk 4 şehir arasında yer alırlar ve hiçbir zaman altlara düşmezler. Bu şehirler sektörü yakından takip eden, tabir yerindeyse şımarmayan ve her zaman ilk heyecanı ile kongrelere sahip çıkan şehirler. Kongre büroları, merkezleri diğer tüm sektörleri ile birlikte efektif tanıtım ve pazarlama çalışmalarında her zaman aktifler, her platformda yer alıyorlar. Evet ucuz şehirler değiller ama hiçbir zaman da fırsatçı yaklaşımlarda bulunmuyorlar. İstanbul’un da bu şehirlerden biri olması için biz de ihtiyatı elden bırakmamalıyız. Ve unutmamalıyız ki dünya kongre şehirleri rekabetinde üst sıralarda yer alan şehirler olduğu kadar bizim gibi alt yapısını tamamlayan daha çok kongre ve toplantıyı almak üzere çalışan ve bizim 10 yıl öncemiz gibi alt sıralarda yer alan birçok şehir var.

Evet bugün şehrimiz sadece kongre turizminde değil turizmin diğer tüm alanlarında da başa oynuyor. 2000li yıllarda 2 milyon turist ağırlayan İstanbul bugün 8 milyon kişiyi ağırlıyor ve 2023 yılında 20 milyon ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyor. Bu hedefleri sağlamak için kongre turizminde elde ettiğimiz başarıyı sürdürmek çok önemli. 

Hepimizin önündeki misyon İstanbul’u kongre turizminde bir üst lige çıkartmak ve dünyada katılımcı sayısı ile marka olan Dünya Aids, Avrupa Kardiyoloji, Uluslararası Rotary, Dünya Jinekolji gibi 20-25 bin delegenin katıldığı kongreleri şehrimize kazandırmaktır. Bunun için tüm sektör olarak üzerimize düşen sorumluğu yerine getirmeli, birlikte hareket edebilmeli, diğer dünya şehirleri ile rekabet edebilecek fiyat politikaları ve yaklaşımlarda bulunmalıyız.

DÜNYA 5'İNCİLİĞİNE DOĞRU İLERLİYORUZ


Avrupanın önemli şehirlerinden biri olduk diyoruz kapasite bakımından, bu da beraberinde önemli bir fırsatı doğuruyor. Hepimizin bildiği bir gerçek uluslararası kongreler şehrimize ancak 20-30 yıl sonra tekrar dönerler ancak büyük katılımcılı avrupa kongrelerinin şehrimize tekrar gelme süresi çok daha kısalıyor. 5-6 yıl gibi bir zaman içinde aynı kongreye tekrar ev sahipliği yapabiliriz. 2005 yılında gerçekleşen ERA EDTA kongresi 2013 yılında tekrar İstanbul’a gelecek. Buna benzer kongrelerin sayısını bu kongrelerin şehrimizden çok memnun ayrılmalarını sağlayarak artırabiliriz. Bir de uluslar arası dernek ve birliklerin arasında çok güçlü bri networking olduğunu ve toplantı planlayıcı diye adlandırdığımız bu karar verici insanların her yıl birçok kez uluslar arası, fuarlar toplantılar ve diğer çalışmalar için bir araya geldiğini ve olumlu olumsuz tecrübelerini paylaştıklarını bilmeliyiz. Şehrimizin şu anda sahip olduğu bu olumlu repütasyonu korumak için en küçük otelden, en büyük kongre merkezine, acentelere ve tüm servis sağlayıcılara sorumluluk düşüyor. Kazanılan her başarı şehrimizin olduğu gibi yapılan bir hata da tüm şehre mal ediliyor ne yazık ki. Bu yüzden birbirimizle bilgi paylaşmamız, şeffaf ve etik olmamız çok önemli.

Bir diğer yanda kongre turizminde destinasyon pazarlamasında geleneksel taleplerin ve beklentilerin yani; ulaşılabilirlik, altyapı, turistik cazibe ve güvenlik gibi yanı sıra artık toplantı planlayıcıları destinasyon seçiminde yeni taleplerde bulunuyorlar ve beklentiler sunuyorlar. Çevreye duyarlılık, yeşil toplantı ve kongreler, sosyal sorumluluk projeleri, Esnek ve hızlı servis, toplu ulaşım vb gibi hizmetlerde kongrelere özel paketlerin yaratılması gibi fark yaratacak hususları talep ediyorlar. Biz ICVB olarak son dönemde hazırladığımız birçok adaylık dosyasında çevre konularındaki sorulara yanıt veriyor ve otellerin, kongre merkezlerinin bu konudaki çalışmalarını takdim ediyoruz. Bu konuda henüz İstanbul lider şehirler seviyesinde değil ama bir takım girişimler devam ediyor ve bu önümüzde hep birlikte geliştirmemizi bekleyen konulardan birisi olarak duruyor.

İstanbul’un kongre serüvenine baktığımızda nereden geldiğimiz belli ama nereye gittiğimiz hepimizin çalışmaları ve uğraşları ile belli olacak. Hepimizin amacı dileği dünyanın ilk 10 şehri arasında kalmak ve daha üst sıralara çıkmak. Burada yeri gelmişken sözlerimi bitirirken çok önemli bir husustan bahsetmek istiyorum. Her yıl ICCA dünya kongre şehirleri sıralamasını oluştururken üyelerinden kongre listelerini ister. ICVB olarak her yıl İstanbul’un kongreler takvimini oluşturmak üzere bu çalışmayı yapıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda rekabet endişeleri dolayısı ile kongrelerini paylaşmak istemeyen kuruluşlar oluyordu ancak ne mutlu ki son iki üç yıldır sektörümüz bu konuda daha duyarlı ve bizimle işbirliği içerisinde ama hala gelecek yıllara ait kongrelerin bilgisini almada sıkıntı yaşıyoruz. Biz ev sahipliği yaptığımız yapacağımız kongreleri bildirmez ve bunun takipçisi olmaz isek bu üst sıralardaki yerimizi koruyamayız. ICCA sıralamasında üstlerde yer almanın en önemli koşulu bu. Bu konuda sektörümüze ICVB üyelerine bugüne kadar ki işbirlikleri için teşekkür ediyor ve bu konuda daha açık ve paylaşımcı olmalarını temenni ediyorum.

Bu yıl gururla dünya 7'inciliğimizi kutluyoruz inşallah en kısa zamanda hep birlikte dünya 5'inciliğimizi de kutluyor oluruz.
Teşekkür ediyorum.


Bu Makale 30.06.2011 - 10:02:42 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
Yazarın diğer yazıları
Tüm Yazıları
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.