email@adres.com

Otelcinin seyahat paylaşımları: Ghadames

Ghadames, 1986 dan beri UNESCO Dünya Mirası kapsamında koruma altına alınmış Nalut Bölgesi'nin Cezayir – Tunus ve Libya’nın sınırlarının kesiştiği yerdeki Sahara kenti…

Başkent Trablusgarp’dan Ghadames’e kara yolu ile Al Azizia, Qasr al haj, Nalut, Sinawn ve Darj geçilerek yaklaşık 600 km sonra ulaşılabiliyor. Ayrıca haftada iki gün Ghadames Air iç hat uçuşları bulunuyor.
 
Yazılı kayıtlara göre Ghadames’in tarih sahnesine ilk çıkışı  M.Ö. 1nci yüzyıl Roma valisi Lucius Cornelius Balbus ile. Romalılar bu şehirde M.S. 3ncü yüzyıl'a kadar kalmışlar; üçüncü yüzyıl krizi sırasında bölgede çekilmişler.

Şehir, 7nci yüzyıldan itibaren de hızla müslümanlaşmış ve  o zamandan beri de Arapların kontrolünde. Şehir 19ncu Trans-Safra ticareti için önemli bir üs görevi üstleniyormuş.
 
Ghadames adının Tidamensi  ve Cydamus’dan türediği düşünülmekte olsa da yerel halk tarafından söylenen bir başka hikaye de şöyle :

Küçük gölün yanında başında ögle saatlerinde kamp kuran ve yemek yiyen kervancılar buraya Arapça ogle yemeği anlamına gelen GHADA ve dün anlamına gelen  AMS dan esinlenerek isimlendirmişler. Ghadames = dün ögle yemeği yediğimiz yer.
 
Günümüzde Ghadames’ de yaklaşık 10.000 kişi yaşamakta ve bunların çoğu  Amazigh / Berber kabilesinin mensupları...

Kendilerine ait bir dilleri ve alfabeleri olan bu insanlar aslında bu dünya parçasının en eski yerleşkecileriymiş. Amazigh topluluğunun kendilerine ait bir de amblemleri mevcut.
Ghadameslilerin Fas, Cezayir, Mali, Nijer, Moritanya, Tunus, Mısır ve Burkina Faso’da akrabaları varmış.  Libya’daki sayıları yaklaşık 470 bin yani ülke nüfusunun %7si.
 
Her ne kadar hükümet 1970’den sonra eski kentin yakınına modern bir yerleşim yeri oluşturmuşsa da yerel halk özellikle yaz aylarında sıcaktan doğal yollarla korunmanın sağlandığı eski güzel evlerini özlemekte.


Dönüş yolunda


Yemek sonrası ikram edilen yeşil çayımız ve çerezlerimiz


Othman’ın eşinin bizler için hazırladığı yemeğin adı FTAT.  Çeşitli sebzeler ile lezzetlendirilmiş et suyu ile  ıslatılarak tatlandırılmız ev yapımı ekmek üzerine süt deve eti ve haşlanmış katı yumurta ( kişi sayısı kadar )koyularak ve en son da üzerine soğanlı börülce ilave edilerek hazırlanıyor. Yemekler yerde yeniyor ve yemek ortaya toprak kaplarda getiriliyor. Herkes aynı tabaktan yiyor. 


 Güneş ertesi güne yolcu ettiğimiz Sahara’dan Ghadames’e döndüğümüzde rehberimiz Othman bizi akşam yemeği için evine davet etti . Othman’ın ve güzel çocuklarınında bizimle Bizimle olmaktan duydukları  mutluluğu gözlerinde gördük.


Eski Ghadames  gezimizden sonra güneşin batışını  kaçırmamak için rotamızı hemen çöle çevirdik; 4x4 ler ile şehir dışına çıktık. Kısa bir çöl safarisinden sonra Sahara’da  günbatımını izlemek , oluşturduğu serinliği  hissetmek gerçekten değişik bir deneyimdi.


 Yaşam alanı ile çatı arasına yerleştirilen yemek pişirme yeri, o günün mutfağı.  Odanın tavanında görülen siyahlıklar yemeklerin yağı ile oluşmuş.


Ghadames’de evler  yazın bunaltıcı sıcağından korunma sağlayacak şekilde yüksek tavanlı, kireç, çamur ve palmiye / hurma ağacı gövdesi kullanılaarak yapılmış. Bize poz veren Ghadamesli rehberimiz Othman Hshashi.


Evlerin duvarlarında asılı olan eşyalar bir tür zenginlik gösterisi. Metal eşyalar ve ayna kullanılarak yapılan çeşit çeşit el işleri aynı zamanda  küçük boşluklardan içeriye sızan ışığın çoğaltılarak daha aydınlık  ortam yaratılmasına yarıyor. 


Evlerin içerisine açılan hurma kökünden sokak kapısı. Üzerindeki süsler evin hanımı tarafından çeşitli renkte çaputlar kullanılarak yapılmış. Anlamı “Evin büyüğü Hac ibadetine gitti” demekmiş.


Caminin kapısındaki plakette yapım tarihi olarak Müslümanlığın bölgede hızlı olarak yayılmaya başladığı yıllar 668 bilgisine rastlanıyor.


Ghadamesliler sanatı ve rengi yaşamlarının her alanına sokmuşlar. Şehrin heryeri evler sokaklar kırmızı sarı ve yeşilin hakim olduğu süslemelerle bezeli.


Sokaklarda bulunan duvar süslemelerinden bir örnek


Ghadamesliler mevcut sert doğa koşullarıyla “yer üstünde bir yeraltı şehri “ inşa ederek başa çıkmışlar. Oluşturdukları kapalı sokaklarda serin bir hayat sürdürmüşler. Kenarlarda bulunan oturma yerlerinde soluklanmışlar aynı zamanda da sohbet etmişler. Sokaklardaki farklı mimari yapı ve süslemeler farklı bir topluluğun alanına girdiğinizi anlatıyor. Sokaklara uygun aralıklarla yerleştirilmiş havadanlıklar ve küçük pencereler ışık ve hava sağlamanın yanında  sirkülasyonu da sağlamakta.


Ghadames li çocuklar


Gezimiz sırasında karşımıza çıkan bu durumu fotoğraflamamak haksızlık olurdu. Restorasyon sırasında yollarına oldukça çevreci bir yaklaşımla devam etmişler; bu yaramaz hurma ağacını kesmemişler. Ağaç hala yaşıyor ve üzerinde meyve mevcut.


 Ghadames’de bir meydan ve en gözde eski cami 


Ghadames’in yakınına kurulu olduğu bu göle AİN AL FARAS “KISRAK GÖZÜ GÖLÜ”  adını vermişler. Arka planda görülen bina ise şu anda kapalı olan Ain al faras oteli. Sofia Loren 1957de başrolü John Wayne ile paylaştığı  “Legent of the lost” filminin çekimleri sırasında 10 numaralı odada konaklamış.


Ghadames evlerinin terasları. Şehirdeki tüm evlerin terasları birbirine bağlanmış durumdadır. Bu sayede hemen alt kısımda bulunan  mutfaklarda yemek pişirebilen kadınlar kentin kendisi kadar büyük olan bu alanda kendilerine özel bir yaşam sürebilmektedir.


Eski Ghadames dışarıdan  genel görünüm. Şehrin çevresi çeşitli kapıların olduğu yüksek duvarla çevrilmiş.


Açık alanda bulunan bir sokak. Bu sokaklar daha çok sıcaklığın dış mekan kullanımına uygun olduğu mevsimlerde ve tarım alanlarına ulaşmada kullanılırmış.


 



 
 
 
 

 



 

 

 




Bu Makale 13.08.2013 - 14:26:39 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Sevinc Kalyon - 02.08.2014 - 06:53

    Tesekkurler Murat Bey sayenizde kucuk bir ghadames turu yapmis gibi oldum :)

  • Mehmet Ektirir - 22.08.2013 - 12:42

    Kültür ve sanat üzerine çok bilgiler aldığımız Murat Kodan Libyadaki güzellikleri profesyonel fotoğrafçılığı ve edebiyatı ile dünyaya tanıttığı için kenisinin personeli olduğum için gurur duyuyorum. Libya da insanlar sokağa çıkmaya korkarken , Murat Kodan bu güzellikleri görmek için heryere gidebilen birisidir. Paylaşımlarından dolayı teşekkürler.

  • Mehmet durdu - 16.08.2013 - 11:13

    Merhabalar öncelikle murat beye değerli bilgi ve paylaşımları için cok tesekkur ederım. İş amaçlı Libyada bulunan bırı olarak bana gezebılecegım yerlerle ilgili güzel bır ön bilgi oldu. Bu sitenin olusumunda emeği olan herkese özellikle Murat beye cok tesekkür ederım paylaşımlarınızın devamını sabırsızlıkla beklıyorum...

  • Sinan Udil - 15.08.2013 - 12:18

    National Geographic tadında bir çalışma olmuş, fotoğraflar ise sadece otelci değil fotoğraf sanatçısı olarak da yıllardır hayranlıkla izlediğimiz Murat Beye yakışan benzersiz sanat eserleri. Tebrikler, devamını bekliyoruz.

  • ilker AMANAT - 15.08.2013 - 10:31

    Doğal yaşam görsellerinin teknolojik yaratıcılığa meydan okuyuşunun kanıtı niteliğinde resimler ve renk kombinasyonları , artık herşeyin photoshop ta masa başında hazırlandığı ve gerceklikten uzak olmasının iticiliği karşısında doğal ın cazibesi ...

  • Nermin KUTLUCAN - 13.08.2013 - 11:14

    Gidip göremeyeceğimiz yerleri sayenizde görüyor ,gezmiş gibi de yaşayabiliyoruz. Paylaşım için teşekkürler resimlerin açıklamalarına ayrıca teşekkürler .Ellerinize sağlık Murat bey ( sizi özledik )

  • Gürsel Ramazan Erdoğ - 13.08.2013 - 03:47

    Selam, Murat Beyi tanıyan birisi olarak bunca bilgi ve gezi birikimini kenisine saklamayıp bizlerede aktaracağından emindik, bu güzel paylaşım bunun kanıtı oldu, gezilerine ait bilgi ve resimlerin devamını bekliyoruz. Teşekkürler

  • Erol Arslan - 13.08.2013 - 02:11

    Merhabalar Bu subah sitenizi ziyaret ettigim sirada cok degerli , paylasmayi seven Murat bey i sayfanizda gordum. Kenisinin paylasimlarina sitenizden ulasabilmek keyifli olacaktir. Erol Arslan

Yazarın diğer yazıları
Tüm Yazıları
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.