email@adres.com

Fuarlar dönemi başlıyor

Her yıl bu zamanda Devlet-i Ali nin Turizm Teşkilatları’nın (kamu ve sektör) sezon sonu ve gelecek yılın fuarlarına gitme hazırlıkları başlar.

Bakanlık-Valilikler-Kaymakamlıklar-Belediyeler-Tanıtım Vakıf,  dernek ve ajansları hangi fuarlara gidileceğine uzun uzun toplantılarla karar verirler. Kamu görevlileri ve ücretli çalışanlar başkalarının paraları ile (ne iş yaparlar bilinmez? Sanki tur operatorlerini onlar bağlıyor.), yönetim kurullarındakiler ya da arkadaşları kendi paraları ile giderler.

Fuarın 2. gününden sonra gidenleri ara ki bulasın... Elbette olmadığın yerde yoksun. Öyleyse turizm fuarlarında da bulunacaksın. Ama artık bu fuarlarda şimdiye dek davranıldığı şekilde davranılmasının sektöre bir fayda sağlamadığı da herkes tarafından dillendirilmeye başladı.

Hadi bu yıl bu toplantılar başlamadan bir durum değerlendirmesi yapalım.

Son 4 yıldır gidilen fuarların sayısı artıyor.  Gelen yolcunun sayısı da artıyor. (Devletin kayıtları kesinlikle abartılı çünkü hava yolu ile gelen ama deniz yolu ile günübirlik Yunan adaları Kos-Rodos-Samos-Sakız a giden her milliyetten yolcu dönüşlerinde tekrar sayılmaktadır. Transit yolcularda turist olarak sayıldığı için tesbitler abartılı olarak yayınlanmaktadır.) Ama gelirler azalmaktadır.

Her ne kadar devlet belli zamanlarda ‘turizm geliri arttı’ diyerek bir takım rakamlar terennüm etmekte ise de sektör son yıllarda hiç mutlu değildir. Maliyetler her yıl artmakta ama gelirler gerilemektedir. Çünkü gelen turist harcama yapmamaktadır. Bunun bir sürü nedeni vardır ama bu yazının konusu değildir bu nedenler...

Turizm fuarlarına gidenler stand, ulaşım, konaklama, tanıtım malzemeleri için para harcarlar. Kalınacak yerler için organize olunamadığı için  parasını kendi verenler uygun fiyatlı, parasını başkalarının verdikleri, bulabildikleri iyi fiyatlı otellerde kalırlar. THY nin promosyonunu yakalıyabilenler ya da charter denk getirenler ucuz ucarlar.

Fuarlarda  güç koşullarda götürülen ve dağıtıldığı sanılan broşürlerin %80 inin fuar çıkış kapısında  atıldığını hepimiz görüyoruz. Bu atılan tanıtım malzemelerinin içinde CD ler de var. (Tüketilemeyenlerde orada bırakılırlar.)

Elbette fuarlara katılınsın. ( adet oldu diye). Ama artık tanıtımdan aktif pazarlamaya dönülmeli, internet kullanılmalı, mevcut pazarlarda etkin tanıtım faaliyetleri projelendirilmeli, bir zamanlar Londra’da otobüslerin giydirilmesi, fuar alanına dek her bir noktada billboard reklamları gibi, mevcut pazarlardaki TV lere reklamlar verilmeli. O ülkenin tanınmış tanınmamış turizm yazar, muhabir, tv programcılarını yerel otoriteler bölgelerinde ağırlamalılar.

Çünkü fuarlar genellikle profesyonellerin buluşma noktası. Profesyoneller için de turistin hangi destinasyona, nereye gittiği önemli değil bu işte kendisine ne gelir sağladığı önemli.
Bizim gibi turist ihtiyacı olan ülkeler, turist gönderen ülkelerden insanlara ulaşmak durumunda.

Maalesef  kamuda ve sektörde bu insanlara ulaşmak için görevlendirilenler  ne hangi operatörün  hangi acenta ile çalıştığını biliyor ne de kimin hangi pazardan yolcu getirdiğini biliyor.(meraklısına ayrıca tek tek somut olaylarla anlatılır.) üstelik öğrenmek için çaba da göstermiyorlar. Bu görevliler yerine Üniversitelerin ilgili birimlerini bitirmiş profesyonellere görev verilmelidir artık.

Bu arada yeni pazarlara yönelmeler başladı. İşin garibi bu pazarlara yönelenler, inceleme gezilerine gidenler sektör değil de Valiliklerin parasal olanaklarını kullanarak Çin’e, Suriye’ye v.b.ülkelere giden kamu görevlileri. (Zamanın birinde Kazakistan Almaty’de Turizm fuarında Türkiye standında bize çalışma olanağı sunmayan ama kendi tanıtma ateseliği kartını dağıtan tanıtma ateşesini görünce çok şaşırmıştım.)

Elbette sektör yeni pazarlara gitmeyince memurlar onların yerine satış pazarlama yapacaklar!!!

Her turizm bölgesinde sektörün yoğun katıldığı ALTYAPI BİRLİKLERİ, her ilde KALKINMA AJANSLARI kuruldu. Ana sözleşmelerine göre de iyi gelir kaynaklarına sahipler. Bunlar tek başına ya da birlikte  bazı turizm altyapıları kurabilirler. Örneğin ellerini taşın altına sokarak (sektörün en büyük sıkıntısı olan)ulaştırma sorununu çözebilirler. Ucak firmaları ile tur operatörünü bir araya getirerek gerekirse kendi ucak filolarını kurarak hem para kazanırlar hem de turist trafiğini kontrol altında tutabilirler. Etkin tanıtım çalışmalarına yönelerek para kazanabilirler.

Bu konularda çalışma yapacaklara elbette önerilerimiz vardır. Katkılarımız olabilir. Dışarıdan gazel okuyorsun diyenlere de özeleştiri yapmalarını öneririm.

Ufuk Soğancı
Emekli


Bu Makale 30.07.2012 - 09:46:27 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.