Vatan yazarı İnan yazdı: Bu kafayla bu tablo değişmez

Vatan yazarı İnan yazdı: Bu kafayla bu tablo değişmez
Vatan Gazetesi’nden Ercan İnan, bugünkü köşesinde Türkiye’nin en çok turist ağırlayan 6’ıncı ülke olmasına ragmen, elde edilen gelir bakımından ilk 10’a girememesi üzerine bir yazı kaleme aldı. İnan, Türkiye’nin düşük gelir elde etmesinin sebebinin aşırı yüksek fiyatlar olduğunu dile getirdi.


Ercan İnan’ın yazısı şu şekilde:
 
Türkiye’nin, ağırladığı turist sayısı bakımından 6’ıncı sırada yer almasına ragmen, elde edilen gelirin listed yer alan diğer ülkelere kıyasla çok düşük olduğunu belirtti. 
 
Türkiye, çektiği turist sayısında dünya 6’ncısı. Ancak gelirde ilk 10’da yok. Sebebi basit: Tatil köyünden çıkan turist, restoranda, beach’te hatta takside soyulup soğana çevrileceğini düşünüyor.
 
Dünya turizminde 2014 rakamları açıklandı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri hâlâ 177 milyar doların üzerindeki turizm geliri ile bu sektörden en fazla pay alan ülke. İkinci İspanya, üçüncü ise Çin görünüyor. Ancak Çin’i anakaraya bağlı Makao ve Hong Kong ile birlikte hesaplayınca Çin 146.1 milyar dolarla ikinci en büyük ülke oluyor. İspanya’nın turizmden elde ettiği gelir 65 milyar doların biraz üzerinde. 9’uncu Tayland’ın turizm geliri 38 milyar doların üzerinde.
 
Biz niye yokuz?
 
Dünya Turzim Örgütü rakamlarına göre geçen yıl 1 milyar 133 milyon kişi turist oldu ve 1 trilyon 245 milyar dolar harcadı. Akla tabii ki hemen Türkiye’nin performansı geliyor. Turizm gelirlerinde ilk 10’da kendine yer bulamayan Türkiye, çektiği turist sayısı ile ilk 10’da. Hatta 6’ncılık gibi hiç küçümsenmeyecek bir seviyede. 2014’te Türkiye’ye 39.8 milyon turist gelmiş. Turizm geliri ile turist sayısı orantılandığında iki tablo hemen hemen birbirine yakın. Turizm gelirinde ilk sıralarda yer alan ABD, Çin, İspanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Almanya aynı zamanda en çok turistin geldiği ülkeler sıralamasında da var. 
 
Ancak 6’ıncı en çok turist çeken ülke olan Türkiye, turizm gelir sıralamasında ne yazık ki yok. Türkiye 6’ncıyken listeye girememiş. En çok turist çeken 9’uncu ülke olan Rusya ile 10’uncu ülke olan Meksika da turizm gelir liginde ilk 10’da yer alamıyor.
 
Türkiye, Rusya ve Meksika...
 
Bu 3 ülkenin iki tabloda birden yer almaması şaşırtığı değil. Rusya ve Meksika’da güvenlik sorunu var. Turist şehirde gezemiyor, dolayısıyla da harcayamıyor. Türkiye’nin sorunu ise güvenlikten ziyade aşırı pahalı fiyatlar. Türkiye’ye gelen turist 5 yıldızlı bir otelde paket tur almışsa uçaktan inip otele gidiyor ve bir daha da ancak uçağa binip ülkesine geri dönerken o otelden çıkıyor. 
 
Belek’e gelen bir turist ‘Bir akşam da Antalya’ya gideyim, Kaleiçi’nde ailemle bir balık yiyeyim, bir şişe şarap içeyim’ diyemiyor. Çünkü bunu dediği anda 7 gece için tatil köyüne verdiği parayı hatta fazlasını bir gecede bırakacağını biliyor. Bodrum’da Çeşme’de durum daha da vahim.
 
Cem Yılmaz’ın esprisini yaptığı gibi taksici bile arabasına binen müşteri ‘Çultanahmet’ dediği anda gözleri parlıyor ve ‘Çıktı çocuğun sünnet parası’ gözüyle bakıyor turiste.
 
İşte maalesef esnafın bu ‘açgözlü’ tavrından dolayı 40 milyona yakın turist çeken Türkiye’de turist başına harcama 800 dolar civarında geziniyor. ABD, 74.8 milyon turist ağırlayıp, 177.2 milyar dolar turizm geliri elde edebiliyor. Bunda uçak ücretinin yüksekliği elbette pay sahibi. Ancak yine de turist başına 2 bin 368 dolarlık harcama müthiş bir performans. İspanya’da bile turist başına harcama bin dolar civarında. Türkiye yüzde 20’lik bir artış sağlayabilse turist sayısı artmasa da turizm geliri 6 milyar dolardan fazla yükselebilir. Ancak bunun için Türkiye’nin ‘pahalı’ imajından kurtulması, esnafın biraz kendine çeki düzen vermesi gerekiyor.
 
Sakız Adası’na giderim daha iyi
 
Geçtiğimiz günlerde Kate Moss’un bir pide, bir salata ve şaraptan oluşan 4 kişilik menüye 7 bin TL hesap gelince yaptığı itiraz ve sonrasında yaşananlar haber olmuştu. Kate Moss ünlü olduğu için haber oldu, ancak sıradan turistler de Bodrum’da, Çeşme’de önlerine konan hesaplardan o kadar şikayetçiler ki. Hatta kazıklanmaktan zevk almayan Türkler de son 2-3 yıldır sırf bu yüzden Yunan adalarını tercih ediyor. Bir arkadaşım “Çeşme’de bir akşam yemeği yiyeceğime, Sakız Adası’na gidiyorum. Yarı fiyatına doya doya deniz ürünleri yiyip, şarap içip geri dönüyorum’ demişti. Maalesef abartmıyordu. (Vatan)
 


Bu Haber 19.06.2015 - 10:10:31 tarihinde eklendi.
Kullanıcı Yorumları
  • ahmet demir 22.06.2015 - 07:53

    Tüm yorumlarda haklısınız ancak servis kalitemizin de nerede olduğunu görmek gerekir. Burada çocuğun sünnet masrafı çıktı diye ödeniği düşünülen paraların 1020 katını, yurtdışında sadece Michelin restoranında 78 parça yemeğe ödeniyor. Bizde daha yıldız almaya yaklaşabilen yok...Tad var servis yok servis var tad yok... Bunu bir yabancı olarak değil turizmin içinden birisi olarak söylüyorum... Daha malesef çooooook yolumuz var. Geçmiş 1020 yıla bakınca yine de ümidimizi kaybetmemek gerek.

  • kısa yoldan köşeyi dönelim dönemi bitti kenimize çeki düzen verelim... 21.06.2015 - 01:13

    Metin beyin söylediği bir şey doğru bu kadar çok yatak olmaz çünkü her sene 2530 bin yatak kapasitesi yalnız ca Antalya çanağına giriyor bu da yıl bazında 1,5 milyon 2 milyon turist demek yeni desterasyonlar bulunmadığı sürece bu yatırımları gelen turist sayısı ile kaldırmak imkansız yani arz ve talep dengesini iyi ayarlamak gerekli fakat bizde turizm politikamız olmadığı ve ahbap çavuş ilişkileri ile bu işleri yaptığımız için bütün esnafta devlette avuçunu yalıyor .hatırlarsanız 80 senelerinde ülkemize gelen turistlerin harcamaları su kadar dolar olmuştu deniyordu fakat son zamanlarda ülkemize gelen turist sayısı şu kadar oluyor deniliyor burada harcadıkları para dan bahsedilmiyor bu da türkiye turizm in diğer ülkelere nazaran ucuz olması sayıyı artırıyor yalnızca .ne mi yapmak lazım herkes kenisine çeki düzen verecek satıcısıda otelcıside turcusu da yiyecek veya hediyelik eşya satanıda tabiki bu yerleri kiraya verenlerde ellerini bu turizm taşının altına koyacaklar koyabilirlerse.berbere gidiyorsunuz emlakcı ev satıyor arsa satıyor taksiye biniyorsunuz onlar sultanahmet deyince gözleri işıldıyor lokantada balık artı şarap içince bir haftalık paket tatil fiyatı önünüze geliyor her gün süt alacağımız veya hergün yumurtlıyacak tavuğu bir günde bitiriyoruz ertesi gün tufan. siz olsanız bir daha gidermisiniz .yalnız dürüst hizmet verenleri tenzi ediyorum herkes kısa yoldan köşeyi dönmeye çalışıyor fakat artık köşeler eskisi gibi yuvarlar değil dikkat o yüzden aç kalabilirsiniz ve kalabiliriz.birde hiç alakası olmayan kişiler otel işletiyor lokanta çalıştırıyor veya turizm işine giriyor bunlarda tabii bu durumlara çanak tutuyorlar acaba yanılıyormuyum...

  • Metin Altun 20.06.2015 - 09:48

    Bu iş o kadar basit değil, otelcilik ve turizmin içinde olmadan ahkam kesmek ne kadar doğru bilemiyorum. En büyük sorunun çok fazla yataklı tesisleri bir birine bitişik olarak yapmak ve bunları ultra herşey dahil satmak. O kadar çok yatak arzı var ki, fiyat düşürmeden rekabet edemiyor tesisler, ultra herşey dahil satınca da turist dışarı çıkmayı kenine kazık gibi görüyor. Önce yatak arzını azaltmalı sonra da ultra her şey dahil sistemine bir sınır konmalı. Bulundukları bölgenin en yakın şehir merkezine mesafesine oranla bir çözüm bulunabilir. Işıklar caddesinin ortasında uluslararası ismi bulunan 5 yıldızlı yeni bir tesis nasıl olur da herşey dahil satabilir?

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.