TF 2026’daki panelde konuşan Küresel zincir temsilcileri,, Türkiye’de yatırımcı refleksinin Avrupa’dan daha çevik olduğunu ifade ederek, dönüşüm projelerinin ve global dağıtım ağının rekabette belirleyici unsur haline geldiğini kaydetti.
Turizm Güncel - İstanbul
TF 2026 kapsamında düzenlenen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinin moderatörlüğünü AZ Danışmanlık Kurucusu Armin Zerunyan üstlendi. Panelde IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor CDO’su Maya Ziadeh, Hyatt Geliştirme Direktörü Carlos Paredes, Hilton Worldwide Finans Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Funda Eratıcı ile Petra Hospitality Kurucu ve Direktörü Tassos Kotzanastassis konuşmacı olarak yer aldı.
IHG adına konuşan Kristin Thorsteinsdottir, Türkiye pazarını Avrupa’dan ayıran en önemli unsurun hız ve belirsizlik olduğunu söyledi. “Bizim için iki kelime çok kritik: çeviklik ve yerelleşme” diyen Thorsteinsdottir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye pazarı tahmin edilemez. Yatırımcı profili Avrupa’ya kıyasla daha heterojen ve karar süreçleri çok daha hızlı. Bu nedenle klasik, katı marka şablonlarıyla ilerlemek mümkün değil. Dönüştürme stratejimiz burada kilit rol oynuyor. Mevcut varlıkları daha hızlı nakit akışı yaratacak markalara dönüştürüyoruz. Garner gibi markalarımız bu ihtiyaca cevap veriyor. Pazar hızlıysa sizin de hızlı olmanız gerekiyor.”
İstanbul Havalimanı yakınında açılan Garner projesini örnek gösteren Thorsteinsdottir, “Bu proje Fransa’da kurul önüne gelseydi muhtemelen kabul edilmezdi. Ancak Türkiye’de yerel gerçeklere uyum sağlamak zorundasınız. Açılışın üzerinden henüz kısa süre geçmesine rağmen rezervasyonların yüzde 40’ını doğrudan web sitemizden alıyoruz. Bu, esnekliğin somut bir sonucu” dedi.
Türkiye’de daha az kurumsal sermaye bulunduğunu ve volatilitenin yüksek olduğunu belirten Thorsteinsdottir, “Marka bütünlüğünü korurken esnek davranmak zorundayız. Ayrıca sadakat programının etkisi çok güçlü. İstanbul’daki bir otelimizde sadakat üyelerinin ürettiği ADR, diğer segmentlere göre yüzde 50 daha yüksek çıktı. Bu nedenle ticari stratejiyi yerel pazara adapte etmek şart” ifadelerini kullandı.
Accor CDO’su Maya Ziyadeh de çevikliğin Türkiye’de belirleyici unsur olduğunu vurguladı. “Türkiye’de yatırımcı düşünüp beklemiyor, harekete geçiyor” diyen Ziyadeh, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yakın zamanda altı gün içinde niyet mektubundan imzaya giden bir süreç yaşadık. Bu hız güvene dayanıyor. Türkiye’de ilişki yönetimi ve güven en az sözleşme kadar önemli. Bu nedenle hukuk, teknik ve geliştirme ekiplerimizin tamamı çevik çalışmak zorunda.”
Dönüştürme projelerinin ana büyüme modeli haline geldiğini belirten Ziyadeh, ofis ve konut projelerinin otele dönüştürülmesinin hız kazandığını söyledi. Ziyadeh “Merkür gibi dönüşüm dostu markalarımız bu süreçte avantaj sağlıyor. Geçen yıl bu modeli çok gördük, bu yıl da devam edecek” dedi.
Rixos ortaklığına da değinen Ziyadeh, “Rixos’tan yalnızca marka değil, know-how aldık. F&B ve eğlence odaklı gelir modelini portföyümüzdeki diğer markalara adapte ettik. Artık sadece oda satışı yapmıyoruz. Deneyim, gastronomi, eğlence ve karma kullanım alanları işin merkezinde. Biz buna ‘artırılmış konukseverlik’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
Her şey dahil konseptinin orta ve premium segmentte yeniden şekillendiğini söyleyen Ziyadeh, “Mövenpick ve Merkür markalarında her şey dahil modelini uyarladık. Amaç, yatırımcıya yalnızca doluluk değil, otelin her metrekaresinden gelir üretme imkânı sunmak” dedi.
Hyatt Geliştirme Direktörü Carlos Paredes ise yatırımcıların artık marka sayısından çok stratejik netliğe baktığını söyledi.
Paredes, “Yirmi yıllık büyümenin ardından yatırımcıların aradığı şey netlik. Hangi segmentte rekabet edeceğim? Rakiplerim kim? Ticari stratejim ne olacak? Marka portföyünün geniş olması tek başına yeterli değil. Ölçülebilir, ölçeklenebilir ve tekrar edilebilir performans önemli” dedi.
Her şey dahil segmentinde 55 bin odalık bir portföye sahip olduklarını belirten Paredes, Türkiye’de resort pazarının şehir otellerinden tamamen farklı dinamiklere sahip olduğunu vurguladı:
Paredes, “Resortlar tur operatörlerine daha bağımlı. Bu nedenle özel bir ekip kurduk. 150 kişilik uzman kadro yalnızca bu segment üzerinde çalışıyor. Güçlü bir dağıtım ağı ve sadakat programı ile resort sahiplerine değer katıyoruz. Türkiye’de çok güçlü yerel resort markaları var. Biz onların üzerine yeni bir perspektif ve global ticari ağ eklemek istiyoruz.”
Hyatt’ın Türkiye’de her yere yatırım yapma yaklaşımında olmadığını da belirten Paredes, “Stratejik olarak değer yaratabileceğimiz destinasyonlara odaklanıyoruz” dedi.
Hilton Worldwide Finans Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Funda Eratıcı ise lifestyle markalar ve dönüşüm projeleri gibi trendlerin öne çıktığını söyledi:.
“Projelerimizin yaklaşık beşte biri lifestyle segmentinde. Bu markalar yerel kültürü yansıtma açısından güçlü. Küresel şemsiye altında yerel kimliğini koruyan oteller daha başarılı oluyor” diyen Eratıcı, dönüşüm projelerine yönelik talebin arttığını vurguladı.
Hilton Honors programının gücüne dikkat çeken Eratıcı, “235 milyon üyemiz var. Bunun önemli bir kısmı Türk misafirlerden oluşuyor. Bu üyeler yurt dışına çıktıklarında da markamızı tercih ediyor. Sadakat programı yatırımcı açısından güçlü bir talep güvencesi” dedi.
Her şey dahil segmentinde de büyüme potansiyeli gördüklerini belirten Eratıcı, küresel markaların gelir yönetimi ve satış sistemlerinin bu modelde performansı artıracağını ifade etti.
Petra Hospitality Kurucu ve Direktörü Tassos Kotzanastassis ise Türkiye’nin yalnızca yatırım alan bir pazar değil, bilgi ve insan kaynağı ihraç edebilecek bir ülke olduğunu söyledi.
Kotzanastassis “Türkiye son yıllarda turizm eğitimine ciddi yatırım yaptı. Küresel ölçekte çok sayıda Türk genel müdür ve yönetici görüyoruz. Bu know-how artık ihraç edilebilir” dedi.
Petra’nın Afrika ve Orta Doğu’da büyümeyi hedeflediğini belirten Kotzanastassis, karma kullanım projelerinin de yükselişte olduğunu söyleyen Kotzanastassis “AVM, otel ve konutun birlikte olduğu projeler artıyor. 15 dakikalık şehir konsepti bu yatırımları destekliyor” dedi.
Üçüncü taraf işletmecilik modeline de değinen Kotzanastassis, şu ifadeleri kullandı:
“Otelcilik zor bir iş. Gelir yönetimi, satış, insan kaynakları… Hepsinde uzmanlık gerekiyor. Bu nedenle üçüncü taraf işletmeciler yatırımcıya esneklik sağlıyor. Bir marka ile çalışabilir ya da modeli değiştirebilirsiniz. Bu modüler yapı yatırımcı için önemli bir avantaj.”
Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.
www.turizmguncel.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Turizm Güncel A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Copyright © 2018 - Tüm hakları saklıdır. Turizm Güncel
Tasarım & Yazılım Altyapısı DataNet Bilgi Teknolojileri