Radisson Hotel Group İş Geliştirme Bölge Başkanı Ramsay Rankoussi, TIF 2026 kapsamında düzenlenen panelde, artan maliyetler ve dijitalleşmeye rağmen konaklama sektöründe insan temasının yerini hiçbir teknolojinin alamayacağını vurgulayarak, “Verimlilik için teknolojiyi kullanabiliriz ancak turizm sektöründe insana yatırım yapmaya devam etmek zorundayız” dedi.
Turizm Güncel – İstanbul
TIF 2026 kapsamında düzenlenen Servotel Başkanı Ömer İsvan moderatörlüğünde düzenlenen “Anı Yakalamak: Dönüşen Konaklama Ekosisteminde İnovasyon ve Fırsatlar” panelinde Accor MEA ve Türkiye genelinde Premium, Orta Segment ve Ekonomi Segmentlerinden Sorumlu Bölge Başkanı Raki Phillips, Wyndham Hotels&Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis, Hilton Worldwide Avrupa Kıtası Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ve Radisson Hotel Group İş Geliştirme Bölge Başkanı Ramsay Rankoussi konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde söz alan Radisson Hotel Group İş Geliştirme Bölge Başkanı Ramsay Rankoussi, Radisson’un büyüme stratejisinde “pazara ilk giren olmak” yaklaşımını benimsediklerini söyledi. Rankoussi, “Bizim için öncelik piyasaya ilk giren olmak. Küresel ölçekte baktığımızda Asya-Pasifik bölgesi yaklaşık 10 yıl geriden geliyor. Biz de Asya’yı yakalamaya çalışıyoruz” dedi.
Türkiye pazarında kalite ve operasyonel yapının öncelikli olduğunu vurgulayan Rankoussi, “Pazarın volatilitesini düşündüğümüzde operasyonel yapı bizim için çok kritikti. Her şey yerinde ve yerel yapıda olmalıydı ki enflasyonist riskleri azaltabilelim” ifadelerini kullandı.
Marka, sadakat ve lokasyon ilişkisine de değinen Rankoussi, konukların çoğu zaman farkında olmadan marka sadakati geliştirdiğini belirterek, “Misafir sizin kanalınızdan da gelebilir, BookingCom üzerinden de. Burada bir marka sadakati var. Marka, güvenli bir kalite standardı sağlıyor” diye konuştu.
Sadakat programlarının ölçeklenmeye devam ettiğini ancak yeni nesil tüketicilerin davranışlarının değiştiğini vurgulayan Rankoussi, genç misafirlerin maliyet, lokasyon ve sosyal medya etkisiyle karar verdiğini söyledi. “Türkiye sosyal medya turizmine ciddi bütçeler ayırıyor. Sosyal medya üzerinden yapılan tanıtımların pazar harcamalarındaki payı arttı. Bu, yeni tüketici davranışlarıyla doğrudan ilişkili” dedi.
Teknoloji ve inovasyonun sektörü dönüştürdüğünü ancak misafir beklentilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Rankoussi, “Herkes A noktasından B noktasına pürüzsüz bir şekilde gitmek istiyor. Odanıza girdiğinizde evinizdeymişsiniz gibi Netflix hesabınıza devam etmek istiyorsunuz. Bu talepler doğrudan bizim kar-zarar tablomuza da yansıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de talep artarken maliyetlerin de ciddi biçimde yükseldiğine dikkat çeken Rankoussi, “Devalüasyon kaynaklı enflasyon var ve bu tüm maliyetlere yansıyor. Bazıları fiyatlamayı optimize ediyor, bazıları başka kalemlerden kısıntıya gidiyor. Ancak biz, insan arayüzünün değişmeyeceğini düşünüyoruz” dedi.
Yapay zeka ve otomasyon konusuna da değinen Rankoussi, pandemi sürecinin sektör için önemli bir kırılma noktası olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yapay zeka ile birlikte insan arayüzünü nasıl optimize edeceğimizi düşünmeye başladık. Misafirler chatbotlarla konuşmak istemiyor. Evet, zaman kazandırıyor ama asıl soru şu: Yapay zekayı neden kullanıyoruz? Verimlilik için mi? Evet. Ama kazandığımız zamanı neye ayıracağız? Bu sektörde insana yatırım yapmaya devam etmek zorundayız.”
Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.
www.turizmguncel.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Turizm Güncel A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Copyright © 2018 - Tüm hakları saklıdır. Turizm Güncel
Tasarım & Yazılım Altyapısı DataNet Bilgi Teknolojileri