TIF 2026’da düzenlenen panelde, sektör temsilcileri lüksün artık mülkiyetten çok deneyim ve kişiselleştirme ile ölçüldüğünü vurguladı.
Turizm Güncel – İstanbul
TIF 2026 tarafından modearatörlüğünü Forbes Travel Guide Ambassador’u Fliip Boyen’in yaptığı “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” panelinde The Peninsula İstanbul Yönetici Direktörü Jonathan Crook, Minnor Hotels SVP MEA’sı Amir Golbarg, Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil ve Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittoro Zagaia konuşmacı olarak yer aldı.
Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil, lüksün artık bir mülkiyet veya sahiplik olmadığını belirterek, “Lüks bugün tamamen deneyimsel. Servotel olarak 40 yılı aşkın süredir 44 ülkede lifestyle ve lüks ürünler geliştirdik. Gelen nesiller, biz dahil olmak üzere, bir yere ait hissetmek istiyoruz; bir lokasyona, bir markaya ait hissetmek istiyoruz. Oda büyüklüğü önemli değil ya da fiziksel veya duygusal olarak dışarıdan nasıl lüks olarak görünmesiyle ilgili değil. Bu daha çok bağ kurma ile ilgili, daha bir bütünleştirmeyle ilgili, yaşam tarzımıza lüks ortamda hizmet verilmesiyle ilgili,” dedi. Heyfegil, misafirlerin artık gittikleri yerlerde “görülmek” istediğini vurgulayarak, “İstediğinizi sürekli vurgulamadan duyulmak ve hissedilmek istiyorsunuz. Sadece otelden ibaret değil; tekneleri, restoranları, çalışma ortamları, hepsini içeriyor. Lüks, size o alana ait hissettirir. Fiziksel olarak değil tabii ama bunun ötesinde bir şey,” ifadelerini kullandı.
Heyfegil, araştırmaların misafirlerin odada kendi alanlarına ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini belirterek, “Büyük bir oda varsa yine de çekirdek küçük bir alan ya da yarım oda alanına ihtiyacınız var ki orada yoga yapıyorlar, meditasyon yapıyorlar. Eşiniz uyurken siz yoga yapıyorsunuz ya da çalışıyorsunuz; eşiniz de film izleyebiliyor. Lüks ortamında biz bu özel odacıkları veya alanları yaratabiliyoruz. Yatırımcılarla görüştüğümüzde herkes ‘Neden böyle bir şeye ihtiyacınız var, daha büyük oda yapın’ diyor; oysa odanın büyüklüğü istenen şey değil. Küçük bir kapısını kapatabilecekleri odacık olsun, meditasyon yapabilsinler,” dedi. Heyfegil, artık sadece aile olarak değil köpeklerle de seyahat edildiğini ve onlara özel tasarımların önem kazandığını vurgulayarak, “Artık uzun yaşıyoruz ama ne kadar iyi yaşlanacağız, esas konu bu. Kim kimle seyahat ediyor, seyahat ederken öncelikleri nedir, wellness mi, sağlık mı, bunlar önemli ve o alan içinde nasıl hissediyorlar? Bir bağ kurmaları gerekiyor ki o mekanla, aynı yere dönmek istesinler,” dedi.
The Peninsula İstanbul Yönetici Direktörü Jonathan Crook, lüks kavramının geçmişte sadece fiziksel özellikleri kapsadığını, günümüzde ise tamamen değiştiğini belirterek, “Artık deneyimi de içeriyor, bu hissiyatı da veriyor. Bir misafir online’a girdiğinde sadece en iyi odayı rezerve etmiyor; en anlamlı şekilde sizi bu destinasyona bağlayan odayı rezerve ediyor. Otel işletmecilerinin yaşadığı en büyük zorluk bu,” dedi. Crook, yapay zekayı benimsediklerini vurgulayarak, “Yapay zekanın getirdiği hız sayesinde artık personelimiz doğrudan misafire odaklanıp onlara daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlayabiliyor. Rezervasyon süreçlerinin otomatikleştirilmesi ve kişiselleştirilmiş cevaplar süreci kolaylaştırıyor. Hermes veya Chanel aldığınızda dikişleri muayene etmek zorunda değilsiniz çünkü iyi olduğunu biliyorsunuz; gerçek bir lüks otel de varış öncesinden konaklamaya kadar bu unsurları taşımalıdır,” dedi.
Crook, İstanbul operasyonlarında insan kaynağına verdikleri önemi aktararak, “New York’tan geldim, orada çok farklı bir istihdam piyasası var. İstanbul’da beş günlük çalışma haftasını uygulayan ilk biziz; personelin hayatı da olsun istiyoruz ve bu çok hızlı karşılığını veriyor. Türkiye’de olağanüstü iyi eğitimli ve tutkulu bir grup insan var. Biz burada en güçlü varlıklarımızı korumak yerine, onları Hong Kong’a ve başka yerlere dağıtmayı seçtik çünkü markanın bundan faydalandığını gördük. Oteldeki herkes ‘Ben de onun gibi olabilirim’ diyebilmeli,” dedi. Crook, Peninsula Akademi ile Ara Güler turlarından Kapalıçarşı çatısına kadar yerel ve samimi deneyimler sunduklarını belirterek, “Türkiye’nin en iyi unsurlarını yansıtabilmek sizi heyecanlandırıyor. Bu bağlantı bir değere dönüşüyor ve bu otel aslında Türkiye’de bir turizm elçisi olmak anlamına geliyor,” dedi.
Minor Hotels SVP MEA’sı Amir Golbarg, yeni nesil tüketicilerin ve çalışanların “sabır” eşiğinin sıfır olduğunu belirterek, “Z nesli ve alfa neslinde bağlılık durumu farklı, amaç var ama beni etkileyen amaçla sizi etkileyen farklıdır. Onlar o kadar fazla teknolojiye maruz kaldılar ki kendi yönelimlerini belirliyorlar. Şirket olarak yeni yeteneği çekmeye çalışıyoruz ve onlara girişimci olma özgürlüğü sağlıyoruz. Bu dünyaya gelip böyle bir kültürü empoze edemezsiniz; onlara bir amaç vermeniz ve ‘Sen şimdi serbestçe karar ver’ diyebilmelisiniz. O zaman eski çalışan gücünüzden daha sadık hale gelecekler,” dedi. Türkiye pazarının lüks segmentte devasa bir fırsat barındırdığını belirten Golbarg, “Türkiye bütün kutuları tıklıyor; miras, tarih, gastronomi, havalimanları, her şey harika. Ancak 100 dolar gecelik harcama burada çok düşük. Kitlesel turizme ve resortlara bağımlılığın ötesinde; miras, tarih, wellness ve mutfağın birleştirildiği ‘terzi işi’ üst düzey segmente odaklanarak harcanan parayı artırabiliriz,” dedi.
Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia, lüksün kişiyi “özel hissettiren” şeylerle ilişkili olduğunu ifade ederek, teknolojinin ve verinin sadakati artırdığını söyledi. “Bu wellness yaşam tarzı çok önemli. İnsanlar rutinlerini bir şehir otelinde de dağ otelinde de devam ettirmek istiyor. Biz dört farklı segment tespit ettik; wellness, spor, SPA ve healthness (longevity). Müşterinin hangi segmentte olduğunu tespit ettiğimizde bütün sistemi bunun üzerine inşa ediyoruz. Artık sadece bir gym alanıyla kısıtlı kalmıyor, otelin bütüncül yaklaşımı haline geliyor,” dedi.
Zagaia, yapay zeka kullanılan egzersiz programlarının checkout ile bitmeyen bir deneyim sunduğunu aktararak, “Bizim sistemlerimiz var, birkaç soru sayesinde misafirin ne gibi bir ihtiyaçla giriş yaptığını anlayabiliyoruz. Eğer longevity ile ilgileniyorsa oradan müşteriyi yakalıyorsunuz ve bu bir sadakat yaratıyor. Teknoloji sadece ekipman değil, çok ötesinde. Her şey duygu yaratmakla ve hiper kişiselleştirme seviyesine gelmekle ilgili. Peninsula projesinde olduğu gibi; yeni teknolojileri kucaklayan, kürate edilmiş mekanlar müşteri sadakati yaratıyor,” dedi.
Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.
www.turizmguncel.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Turizm Güncel A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Copyright © 2018 - Tüm hakları saklıdır. Turizm Güncel
Tasarım & Yazılım Altyapısı DataNet Bilgi Teknolojileri