Münir Karaloğlu’ndan turizm yatırımcılarına çağrı

Münir Karaloğlu’ndan turizm yatırımcılarına çağrı
Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, kente 4 ve 5 yıldızlı otel yatırımı yapmak isteyenlere her türlü desteği vereceklerini açıkladı.


Mezopotamya'nın Altın Üçgeni

Diyarbakır için geçtiğimiz 35 yılın büyük bir kayıp olduğunu belirten Vali Karaloğlu, “Diyarbakır bundan sonra koşarak yoluna devam etmek zorunda” dedi. Bu 35 senede hem yapılması gerekenlerin yapılamadığı hem de bir neslin kaybolduğunu belirten Karaloğlu, “Bu yüzden Diyarbakır'ın artık kaybedecek zamanı yok. Diyarbakır bundan sonra koşarak yoluna devam etmek zorunda ki kaybetmiş olduğu bu zamanı telafi edebilsin. Mezopotamya'yı konuşalım, Mezopotamya'nın Altın Üçgeni’nde inancı konuşalım, kültürü konuşalım, turizmi konuşalım, bölgenin tarihi değerlerini konuşalım, doğal güzelliklerini konuşalım, misafirperver ve sıcak yürekli insanlarını konuşalım. Gastronomisini, tatlarını konuşalım. Şehirleri tek başına tanıtmak çok mantıklı değil. Artık bir destinasyon mantığı ile bölge tanıtımı yapmanın daha akıllıca olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim şu anda üzerinde bulunduğumuz coğrafya, Mezopotamya… Mezopotamya'nın Altın Üçgeni; Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin. Mezopotamya'nın Altın Üçgeni olmadan, insanlığın medeniyet tarihi yazılamaz. Mezopotamya'nın Altın Üçgeni olmadan, inanç tarihi de yazılamaz. Yani, Hz İbrahim'i, Hz Eyüp'ü, Hz Şuayb’i, Hz. Zülkarneyn’i, Hz. Elyasa’yı, Hz. İlyas’ı yazmadan insanlığın inanç tarihini yazamazsın. Kadim Süryanileri, Ermenileri yazmadan da yazamazsın. Hem Diyarbakır hem Mardin, Süryaniler için patriklik merkezi olmuş yüzyıllarca. Bu şehirler olmadan, gerçekten insanlık, medeniyet, inanç tarihi yazılamaz. Bu üç şehir olmadan aynı zamanda gastronomi tarihi de yazılamaz” şeklinde konuştu.

Havsel Bahçeleri

Turizm yatırımcılarına çağrı

Mezopotamya ve Diyarbakır’ın çok önemli değerlere sahip olduğunu hatırlatan Vali Karaloğlu, açıklamalarına şöyle devam etti: “Turizm yatırımı yapmak isteyen herkese bir çağrımız olsun. Yerli-yabancı fark etmez, Diyarbakır'da 4 veya 5 yıldızlı otel yapmak isteyen herkese, yeter ki 4 veya 5 yıldızlı otel yapsın, ben Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü desteği vereceğim. İmar da dâhil olmak üzere… Ama projeyi önceden göreceğim! Çünkü özellikle yeni projelerde “Center” olmadan 5 yıldızlı otel yapılmasını arzu etmiyorum. Artık Diyarbakır'ı bir kongre ve fuar şehrine de dönüştürmemiz lazım, buna bölgenin de ihtiyacı var. İnsanlığın ilklerinin yaşandığı, insanlığın anavatanıdır bu bölge. Herkes nasıl ki ana vatanını görmek ister, o zaman bizim, kongreyi de, fuarı da, toplantıyı da kullanarak insanların kendi ana vatanlarına gelmesini sağlamamız lazım. İnsanlığın sıfır noktasına gelmesini sağlamamız lazım. Bu yüzden otellerde artık projelere de dikkat edeceğim, yani her 5 yıldızlı otel yapana değil, gerçekten düzgün projelerle gelen herkese destek vereceğim. Aynı zamanda tarihi mekânların butik otele dönüştürülmesi konusunda da her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu, buradan ifade etmek isterim. 4 yıldızlı, 5 yıldızlı otellerde olduğu gibi... Ben artık Diyarbakır'ın da Mezopotamya'nın Altın Üçgeni’nin de zamanının geldiğine inanıyorum. Herkes buna inansın ve pozitif kalsın. Şehirlerimiz için pozitif işler yapmaya devam edelim.”

diyarbakır2

“Diyarbakır’ı yaşamak lazım”

Diyarbakır’ı yaşamak lazım” diyen Karaloğlu, “Çünkü Diyarbakır’la ilgili, maalesef yaşadığımız dönemlerin etkisiyle, oluşmuş bir algı problemi var. Bu konuştuğumuz konularla beraber Diyarbakır algısını da düzeltmemiz lazım. Gerçekten son beş yılda devlet yapması gereken her şeyi yapmış. Bölgede şu anda müthiş bir huzur ve güven ortamı var. Zaten bu işleri konuşabiliyorsak, o huzur ve güven ortamının üzerinde konuşuyoruz. Yoksa biz turizmi, kültürü, sanatı, ilmi nasıl konuşacaktık! Yani 2015 öncesi Diyarbakır’ında bu mümkün değildi. Bu yüzden, bu yakalanan huzur ve güven ortamını, başta Diyarbakırlılar olmak üzere, bölge insanının, Urfalısının, Mardinlisinin, komşu vilayetlerde yaşayan herkesin, elbirliğiyle muhafaza etmesi lazım. Artık bunu devletin değil, bu şehirde yaşayan fertler olarak bizim yapmamız lazım… Ki bunu, artık işe, aşa, ekmeğe, istihdama dönüştürelim, zenginliğe dönüştürelim. Zaten dönüyor da… Pandemi’ye rağmen, 2020 yılında Diyarbakır’da yatırım teşvik belgesi alan şirket sayısı bütün zamanların rekorunu kırdı. 2015’ten bu yana sağlanan huzur ve güven ortamı artık iş, aş, ekmek, istihdam olmaya başladı. İnsanlar şehrine güveniyor, ülkesine güveniyor ve Diyarbakır’ın zaten genlerinde yatırım ve üretim var. Çok bir şey yapmamıza gerek yok. Şehrin önünü açalım, şehrin huzurunu bozmayalım, şehrin güvenini kırmayalım! Bu herkese bir çağrıdır. Buradan sizin aracılığınızla söylüyorum: Bu şehir sadece kendini değil, etrafındaki yedi şehri, sekiz şehri de kalkındıracak, onları da geleceğe taşıyacak önemli bir merkez” diye konuştu.

diyarbakır

“Üç şehri dört saatte gezmek turiste haksızlık”

Turizm için Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’nın birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Vali Münir Karaloğlu, “Şimdi Mezopotamya’nın Altın Üçgeni diyoruz, yarın dörtgen deriz, beşgen deriz. Bu halkayı genişletebiliriz ama ilk etapta bunu büyükşehirlerde ispat etmemiz lazım. Mardinli dostlarımızın da Şanlıurfalı dostlarımızın da bizim bu çabamıza destek vermeleri lazım. Artık şehir şovenistliği yapmanın bir manası yok. Şehirler hepimizin ortak değeri. Diyarbakır’ın, Mardin’in, Şanlıurfa’nın gerçekten birbirini tamamlayan birçok ortak özelliği var. Bu üç vilayette birçok önemli kutsal mekân var, insanlığın medeniyet tarihine ışık tutacak çok önemli merkezler var ve bunlar birbirlerini tamamlıyor. Aynı coğrafyadan, Mezopotamya’dan, Bereketli Hilal’in kuzeyinden bahsediyoruz. Bu üç şehir, yolu beraber yürürse, kaybettiği zamanı daha çabuk telafi eder diye düşünüyorum. Bu yüzden, bu ortak akıl platformunun, bu şehirlerde yaşayan herkes tarafından, birbirinin ayağına basmadan, desteklenmesi lazım. Sadece turizmcilerin gücü yetmez buna çünkü…

Şu anda, iç turizm yapan tur operatörlerimiz, Mezopotamya’nın Altın Üçgeni’nde üç gece, dört günlük tur satıyor. Bu büyük bir mutluluk! Bundan önce Diyarbakır, Osmaniye’den, Adana’dan başlayan bir kültür turunun sadece son 4 saatinin ayrıldığı bir kültür rotasındaydı. Şimdi artık ana şehir konumuna geldik. Turistler Mardin’e gelecek, Şanlıurfa’ya gelecek sonra Diyarbakır’dan geri uçacak ve bu üç şehirde de konaklayacak. Bu üç şehri dört saatte gezmek turiste de haksızlık, şehre de haksızlık gerçekten. Hiçbir şey anlamazlar” dedi.

33 medeniyetten lezzetler

Vali Karaloğlu, açıklamalarında Gastronomiye de ayrı bir parantez açtı: “Gastronomi ile ilgili şöyle bir şeyden bahsedeyim: Biz UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda 2021 yılı Diyarbakır Yılı olsun istiyoruz. Yaratıcı Şehirler Ağı’na müracaat etmek üzere çok ciddi bir hazırlığımız var. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Odalar Birliği, sivil toplum kuruluşları ve turizm sektörü hep beraber şu anda çok hummalı bir çalışma içerisindeyiz. UNESCO ile geçen hafta arkadaşlar zoom üzerinden çok güzel bir toplantı yaptılar. Bu şehirde hüküm sürmüş 33 medeniyetin her birinin bıraktığı lezzetler var, tatlar var, gastronomi noktasında güzellikler var, şimdi bunları UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı ile beraber dünyaya sunmak istiyoruz.

diyarbakır_tatlıları

Bir Gastro Inovasyon Merkezi yapıyoruz

Ayrıca, bu sene gastronomiyle ilgili başka bir güzellik daha yaptık. Fiskaya’da Ticaret ve Sanayi Odamızın kullandığı tarihi bir bina var. O binayı biz Ticaret ve Sanayi Odamıza Valilik üzerinden on yıllığına kiraladık ve Sanayi Bakanlığımız da Cazibe Merkezleri Programı kapsamında bu konuda çok ciddi bir finansman sağladı. Şimdi biz orada Bir Gastro İnovasyon Merkezi yapıyoruz. Onun içerisinde bir Mutfak Müzesi olacak, deneyimleme mutfakları olacak. Z kuşağı dediğimiz kuşak her şeyi deneyimlemek istiyor. Yani yemeğin yapılıp tadılabileceği bir yer olacak. Yine burada şehrin ve bölgenin gastronomi tarihinin anlatıldığı bir müze yapısı da olacak. Çok güzel bir proje bu. Ticaret ve Sanayi Odamız üzerinden bu yıl gerçekleştirmeye başlayacağız inşallah. Elbette ki gastronomi noktasında Türkiye'de önemli işler yapan şehirlerimiz var. Biz onların yanına yeni bir değer koymak istiyoruz. Onların yaptıkları, tecrübe ettikleri şeylerden de istifade ederek tabii.

Çok önemli lezzetlerimizi, karpuzumuzu, ciğerimizi, Karacadağ pirincimizi, burma kadayıfımızı, kaburga dolmamızı ve örgü peynirimizi yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada bilinen lezzetler haline getirmek istiyoruz.”



Bu Haber 13.02.2021 - 17:22:25 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.