TIF 2026 kapsamında düzenlenen panelde konuşan Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder, şirketin önümüzdeki dönemdi 3 yeni otel açmayı planladığını açıkladı.
Turizm Güncel – İstanbul
TIF 2026 tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul’un yaptığı “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” isimli panele Elite World Hotels CEO’su Orkun Petekçi, Net Holding Inc. Yönetim Kurulu Murahhas & Genel Koordinatörü Hande Tibuk ve Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder konuşmacı olarak katıldı.
Panelde konuşan Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder, Türkiye’de yerel markaların sektördeki ağırlığına dikkat çekti.
Önder, Türkiye’de turizm işletme belgeli toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’inin küçük ve yerel markalardan oluştuğunu belirterek, “Belediye belgelerini de eklediğimizde yerel markaların oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Küçük Türk markaları dediğimizde, yatak kapasitesi olarak Türkiye’de çok önemli bir adetten bahsediyoruz” dedi.
Dünyadaki gelişmelerin yerel markalar açısından yeni bir avantaj alanı oluşturduğunu söyleyen Önder, “Dünya artık yeni normale, yani belirsizliği yönetmeye gitmiş durumda. Son bir yıldaki gelişmelere bakalım, son beş yılda pandemiyle birlikte yaşananlara bakalım; 20 yıl önce düşünemeyeceğimiz noktalara geldik. Bu yeni normalde adapte olabilmek için daha çevik olmak gerekiyor. Ülkemizdeki koşullar nedeniyle biz buna alışığız. Göreceli bir kavram ama bugünkü dünya koşullarında bu bir avantaj” ifadelerini kullandı.
Yerel markaları “sürat teknesine”, büyük zincirleri ise “tankere” benzeten Önder, “Uluslararası zincirlerin manevraları zaman alıyor. Çok sayıda prosedürle hareket etmek zorundalar. Yerel markalar ise daha hızlı manevra yapabiliyor. Fiyatlama ve talepteki dalgalanmalara daha hızlı cevap verebiliyorlar, misafiri daha elde tutabiliyorlar. Ancak elverişsiz hava koşullarında sürat teknesinin savrulma riski daha fazladır. Yerel markaların da dezavantajları var.” dedi.
Önder, yerel markaların Türkiye’nin ekonomik ve kültürel dinamiklerine daha adapte olduğunu belirterek, “Türkiye’nin ekonomisini ve içinde bulunduğu ortamı daha yakından tanıyoruz. Kültürel konuma daha uyumlu hareket edebiliyoruz. Bu da önemli bir avantaj” dedi.
Misafir beklentilerinin değiştiğini vurgulayan Alper Önder, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Bugün misafir beklentileri geçmişe göre çok daha fazla kişiselleştirilmiş deneyimlere önem veriyor. Divan Grubu olarak biz de merkeze misafiri koyuyoruz ve tüm kurgumuzu bunun üzerine inşa ediyoruz.”
Önder, “Önümüzdeki dönemde üç yeni otel açmayı planlıyoruz. Bunlar şehir ve resort segmentlerinde olacak. Franchise modeliyle değil, kendi yatırımımız olarak açacağız. Bununla birlikte yurt içi ve yurt dışında büyüme fırsatlarını da değerlendiriyoruz. Şu anda marka adımızı verdiğimiz beş management otelimiz var. Doğru lokasyon, doğru fırsat ve doğru zamanlama olduğu sürece bu modele de açığız” dedi.
Türkiye turizminin genel performansına da değinen Önder, “Türkiye’de yaklaşık 64 milyon turist ve 65 milyar dolar gelirden bahsediyoruz. Kişi başı harcama yaklaşık bin dolar. Dünya ortalaması ise 1.250 dolar. Dünyanın en iyi 4–5 destinasyonundan biriyiz. Sayı olarak çok iyiyiz ama kişi başı harcamayı artırmamız gerekiyor. Önümüzdeki beş yıl içinde 100 milyar dolar gelir ve 80 milyon turist hedefini konuşabiliyorsak, kişi başı harcama zaten 1.250 dolar seviyesine yaklaşır. Bence asıl odaklanmamız gereken konu pastayı büyütmek. Havuzu büyüttüğümüz zaman herkes o paydan daha fazla gelir elde eder. Deniz, kum, güneşin yanına kültürü, gastronomiyi ve sağlık turizmini koyarsak bu ivmeyi daha yukarı taşıyabiliriz” şeklinde konuştu.
Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.
www.turizmguncel.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Turizm Güncel A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Copyright © 2018 - Tüm hakları saklıdır. Turizm Güncel
Tasarım & Yazılım Altyapısı DataNet Bilgi Teknolojileri