Almanya’da iş seyahatleri arttı

Almanya’da iş seyahatleri arttı

VDR  verilerine göre Almanya’da iş seyahatleri 2025’te yüzde 8 artarak 116 milyona ulaştı. VDR Genel Müdürü Jens Schließmann, özellikle KOBİ’lerin yeniden seyahate yöneldiğini ve seyahat yönetiminin artık maliyet kontrolünün ötesine geçtiğini söyledi.


Turizm Güncel – Dış Haberler

Almanya’da iş seyahatleri 2025 yılında artış gösterirken, bu hareketlilik seyahat yönetiminde de önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi. Verband Deutsches Reisemanagement (VDR) verilerine göre iş seyahatlerinin sayısı yüzde 8 artarak 116 milyona yükseldi.

VDR Genel Müdürü Jens Schließmann, Reise-vor9 podcast’inde yaptığı değerlendirmede, bu artışın ekonomik koşullarla çelişmediğini, aksine stratejik nedenlere dayandığını belirtti. Almanya’nın ihracat odaklı bir ekonomi olduğunu vurgulayan Schließmann, büyük şirketlerin gelirlerinin önemli kısmını yurt dışından elde ettiğini, buna karşın özellikle KOBİ’lerin seyahat faaliyetlerinde öne çıktığını ifade etti. Geçen yıl yapılan iş seyahatlerinin dörtte üçünün KOBİ temsilcileri tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Şirketlerin yeni pazar arayışı, iş alanlarını genişletme ve müşteri ilişkilerini güçlendirme ihtiyacı seyahatleri tetikliyor. Schließmann, “Gerçek inovasyonu nadiren şirket merkezinde bulursunuz, bunun için sahaya çıkmak gerekir” dedi.

Öte yandan analizde dikkat çeken bir diğer unsur, iş seyahati başına ortalama maliyetin 418 euroya gerilemesi oldu. Ancak bu durum seyahatlerin ucuzladığı anlamına gelmiyor. Şirketler seyahatlerini daha verimli planlıyor. Travel manager’lar daha iyi anlaşmalar yapıyor, seyahat politikalarını sıkı takip ediyor ve iş ortaklarını daha seçici belirliyor. Tasarrufun en çok ulaşımdan sağlandığı belirtiliyor.

Yurt içi ve Avrupa içi hatlarda trenin payı artarken, uçuşların geçen yıla göre azaldığı görülüyor. Şirket araçları ve kiralık araçlar da önemini koruyor. Firmalar ayrıca seyahatleri daha verimli hale getirmek için toplantıları birleştiriyor, tek seyahatte birden fazla görüşme gerçekleştiriyor.

Bu eğilimin devam etmesi beklenirken, özellikle uzun mesafeli seyahatlerde şirketlerin daha temkinli davrandığı, seyahat sürelerinin pandemi öncesine göre uzadığı ve ziyaretlerin daha verimli değerlendirildiği ifade ediliyor.

İş seyahatlerindeki büyümenin büyük bölümü Avrupa’dan geliyor. Uzak destinasyonlar önemini korusa da daha seçici kullanılıyor. Avrupa ise yapısal olarak daha önemli hale geliyor. Bunun nedenleri arasında ABD’deki üretim politikaları ve dalgalı gümrük uygulamaları ile Asya’da, özellikle Çin’de artan regülasyonlar ve siyasi gerilimler yer alıyor.

KOBİ’ler bu nedenle riskleri azaltmak ve küresel tedarik zincirlerine bağımlılığı düşürmek için Avrupa içinde daha fazla faaliyet göstermeye yöneliyor. Bu durum, kıta içi iş seyahatlerini artırıyor.

Jeopolitik gelişmeler de iş seyahatlerini doğrudan etkiliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları sonrası Asya uçuş rotaları değişirken, Orta Doğu’daki savaş Körfez aktarma merkezleri üzerinden yapılan uçuşları olumsuz etkiliyor. Şirketler seyahat politikalarını güncelleyerek daha fazla direkt uçuş tercih ediyor ve riskli bölgelerden kaçınıyor.

Bu gelişmelerle birlikte travel management’ın rolü de değişiyor. Eskiden daha çok operasyon ve maliyet odaklı olan bu alan, artık stratejik bir fonksiyon haline geliyor. Travel manager’lar mobilite yöneticisi ve seyahat güvenliği stratejisti rolü üstleniyor. Uyum süreçleri, güvenlik, veri yönetimi ve çalışanların korunması gibi unsurlar öne çıkıyor.

Ayrıca toplantılar, teşvik programları, kongreler, etkinlikler ve şirket içi ulaşım gibi alanlar da giderek travel ve mobility management kapsamına dahil ediliyor. KOBİ’ler de bu alanda daha profesyonel bir yapı kurma ihtiyacını giderek daha fazla hissediyor.

Öte yandan havayolu dağıtım standardı NDC konusu da gündemdeki yerini koruyor. Schließmann, bu alanda ilerleme kaydedildiğini ancak sürecin yavaş ilerlediğini belirterek, şeffaflık ve şirketler arası deneyim paylaşımının önemine dikkat çekti.

Yapay zeka da iş seyahati yönetiminde giderek daha fazla kullanılıyor. Özellikle muhasebe, uyum süreçleri, veri yönetimi ve otomasyon alanlarında etkili olan yapay zekanın, karar alma ve iletişim süreçlerinde ise insan faktörünün yerini almasının beklenmediği ifade ediliyor.

Schließmann, yapay zekanın travel manager’ların yerini almak yerine onları destekleyen bir “yardımcı” rol üstleneceğini belirtirken, sistem entegrasyonu, veri güvenliği ve iş modelleri konularının halen önemli engeller olduğunu söyledi.

VDR, Heilbronn Üniversitesi bünyesindeki Institute of Tourism, Travel and Hospitality ile birlikte yapay zekanın önümüzdeki 10 yılda iş seyahatlerini nasıl dönüştüreceğine ilişkin bir çalışma yürütüyor. Bu kapsamda hazırlanan raporun yılın ikinci yarısında yayımlanması bekleniyor.



Bu Haber 04.05.2026 - 19:34:23 tarihinde eklendi.
Kullanıcı Yorumları
Henüz yorum yapılmadı.
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.