‘’Alman devleti devreye girmeseydi bugün TUI yoktu’’

‘’Alman devleti devreye girmeseydi bugün TUI yoktu’’
TUI CEO’su Fritz Joussen, şirketin yol haritasını anlatan uzun bir söyleşi yaptı. Joussen, ‘’Alman devleti olmasaydı, şu anda TUI var olmazdı’’ dedi.

 


TurizmGüncel – Dış Haberler

TUI CEO’su Fritz Joussen, şirketin yol haritasını, geçirdiği dönüşümü seyahat sektöründe nelerin değişeceği ile ilgili Alman Zeit gazetesine konuştu. Şirket tarihinin en iyi ocak ve şubat aylarını yaşadıktan sonra korona kriziyle satışların dıfırlandığını anlatan Fritz Houssen, kafalardaki hemen tüm sorulara yanıt verdi.

Zeir gazetesinden Claas Tatje’e konuşan Fritz Jousen’ın açıklamalarında dikkat çeken bölümleri TurizmGüncel okurlarının dikkatine sunuyoruz. İşte Joussen’ın açıklamaları…

‘’Hiçbir şey planlayamıyorsunuz’’

Eski rakibimiz Thomas Cook'un iflasından sonra ocak tarihinde şirket tarihinin en yüksek rezervasyon sayılarına ulaşmıştık. Rezervasyonlarımız bir önceki yıla göre yüzde 14 artmıştı. Devamında koronavirüs geldi ve ikinci çeyrekte rezervasyonlarımız sıfıra indi. Temmuz ayında 550 bin rezervasyonumuz vardı. Ağustos ayına kadar toplam 1,4 milyona ulaştı ve daha sonra düşük seviyeye geri döndü. Hiçbir şey planlayamıyorsunuz. Bu durum şirketler için dayanıklılık gerektirir.

‘’Koronayı taşıyan turistler değil, memleket ve akraba ziyaretçileri’’

Ülkeye dönen turistler muhtemelen risk oluşturmuyor. Korona salgınına yakalanıp ülkeye dönenler çoğunlukla turistler değil. Havalimanlarında yapılan testler bunu gösteriyor. Salgına yakalanıp dönenler genellikle memleketlerini ziyaret eden arkadaşlarıyla bir araya gelip kutlamalar yapan gezginler. Yani charter uçuşlarla tatil bölgelerine deniz-kum-güneş tatiline gidenler değil.

Ben kendim tatile giderdim. Bizim iş alanımız olan kulüp tatili veya resort tatili güvenli. Müşteriler uçağa biniyor, koydaki bir otele gidiyor ve orada iki hafta kalıyor. Bütün buralarda hijyen standartları yüksek. Paket turlarda kurallar koyabilir ve kişileri takip edebilirsiniz.

‘’Kanarya’daki oteller Almanya’dakilerden daha güvenli’’

Salgın başladığında hiç kimse bir şey bilmiyordu ve büyük kapanma yaşandı. Daha sonra destinasyon bazlı açılmalar başladı. Şu anki rakamlar genel bir seyahat uyarısı yapacak düzeyde değil. Kaldı ki Kanarya Adaları'ndaki bir otel istatistiksel olarak Münih, Hamburg veya Berlin'deki  bir otelden daha güvenli.

Bu nedenle spesifik olarak bölgeler ele alınmalı ve her şey bir araya toplanmamalı. Örneğin Hamm riskli bölge ilan edildi ancak Kuzey Almanya'nın tamamı riskli değil. İspanya'yı kapatmanız, Manorca'da bir risk olduğu, ya da Manorca'yı kapatmanız Palma risk olduğu anlamına gelmez. Ancak, vaka sayıları bunu desteklemese de, İspanya'nın tamamı riskli ilan edildi. Bu uygun değil.

‘’Almanya devreye girmeseydi muhtemelen TUI şu anda yoktu’’

Ocak ve şubat aylarında işlerimiz tüm hızıyla devam ediyordu ve bu dönem şirket tarihinin en iyi aylarıydı. Sonrasında satışlar sıfırlandı. Eğer hükümet devreye girmeseydi, TUI muhtemelen şu anda var olmayacaktı. Faizler tavan yaptı ve benim sadece 2 saat uyuduğum gecelerim oldu. Devlet devreye girdi çünkü TUI'nin bu kredileri ödeyebileceğini biliyordu. Bu yol herkes için açık. Ancak kredi küçük seyahat acentelerinin işine yaramaz. Onların vergi indirimleri gibi, geri ödeme gerekmeyen yardımlara ihtiyaçları var.

‘’Hissedarlar yanımızda’’

Şirketin parası azaldığında, Rus milyarder ve İspanyol Riu yanımızdaydı. Ancak krizin başında sermaye artırımı yağamazdık. Hissedarlar zaten sıkıntı çekiyor. Korona krizi çıkmadan önce 9 avroda olan hisseler bugün 3 euronun biraz üzerinde ve şirketin ödenmesi gereken 3 milyar euro borcu var. Bu, uzun vadede hisse değerini düşürüyor.

‘’Otel ve kruvaziyer yatırımlarımız azalttık’’

TUI korona krizinden önce bir cennet adası değildi. Krizden önce de Almanya pazarında nispeten düşük marjlarımız vardı ve yüksek kapasite nedeniyle sermaye maliyetini kazanamadık. TUI Almanya pazarın durumunu gözardı edemez. Eğer salgın olmasaydı ve satışlarımız yasaklanmasaydı bu yıl harika bir iş çıkaracaktık. Ama salgın bir noktada sona erecek ve bu noktada çok güçlü olmak zorundayız. Çünkü bu kredileri geri ödeyeceğiz. Şu anda maliyetleri yüzde 30 kıstık, otel ve kruvaziyer yatırımlarını azalttık.

‘’TUIfly’ın uçak sayısını 39’dan 17’ye indirdik’’

Dünya çapındaki 70 bin çalışanımızdan 8 bini ile yollarımızı ayırıyoruz. Bu kesintiden özellikle destinasyonlardaki çalışanlar etkileniyor. Korona nedeniyle uzak mesafe destinasyonlar artık olmayacak. Almanya'da İş Konseyi ile 2021'in sonuna kadar çalışanların işini koruma konusunda anlaştık. TUIfly'daki uçak sayımızı 39'dan 17'ye düşürüyoruz. Dijital alanda ise istihdamımızı artırıyoruz.

‘’Satış kanalları şimdiye kadar otellerin panosu gibiydi’’

TUI olarak her şeyi tek kaynaktan sunuyoruz. Müşterileri TUI'de uçak, otel ve deneyim rezervasyonu yapabilir. Ve bütün bunların hepsi dijitalleştirilmiş bir alış-veriş sepetinde mevcut. Yerinde deneyim için yüz binlerce tedarikçimiz var, uçurtma, sörf okulları, dalış kursları... Satış kanalları şimdiye kadar otellerin satış panosu gibiydi. Şimdi bir internet bağlantısı olan tüm tedarikçiler, sadece sahip oldukları internet bağlantısı ise dijital platformumuz Musement'te yer alacaklar.

‘’Almanlar tatil alırken birinin gözünün içine bakmak istiyor’’

Seyahat acentelerine ise hala ihtiyacımız var. Musement platformunun bununla bir ilgisi yok. Almanlar internette tatil araması yapıyorlar ve sıra satın almaya gelince gözünün içine bakacakları birine ihtiyaç duyuyorlar. Bu bir güven meselesi.

‘’Bu alanda işin oyuncularından biriyiz’’

Faaliyetler için şu anda platformumuzda 130 binden fazla ürün var. Amacımız bu sayıyı bir milyona çıkarmak. Faaliyetlerimizde kalite ve çeşitlilik sağlayan 100'den fazla ülkede varız. Booking.com'un çok fazla müşterisi var ve ürünlerimizi satmalarından mutlu oluyoruz. Bu bize daha fazla pazar payı kazandırıyor. Macera ve deneyim pazarı uçak ve otelden sonra üçüncü büyük segment. Bu alanda işin oyuncularından biriyiz.

‘’Klasik tur operatörlüğünün biteceği anlamına gelmiyor’’

Ancak bu durum klasik tur operatörlüğünün sonu anlamına gelmiyor. Pek çok müşteri, her şeyin tek bir sabit fiyata sahip olmasını ve ekstra maliyet çıkmamasını ister. Burada güvenlik de önemli bir rol oynuyor. Bu segment resort turizmde var olmaya devam edecek. Ancak dijitalleşme, orta ölçekli şirketlerin kendini göstermesini gittikçe zorlaştırıyor. Müşteriler her an her yerde, uygulamalar aracılığıyla dijital destek istiyor. Ancak dünya çapında milyonlarca müşteriniz varsa bunu makul bir maliyetle kurgulayıp hayata geçirebilirsiniz.

‘’Yeni neslin lüks tanımı farklı’’

Dünyada milli hasıladan iki kat büyüyen başka bir sektör var mı?  Tatil satın almak, yıldan yıla insanlar için en önemli olmaya devam ediyor. Ve cesaret verici olan şey, yeni neslin lüksün araba gibi eşyalar değil; geziler, konserler veya spor karşılaşmalarında olduğunu biliyor olması. Bu, seyahat sektörünün yeni yol haritası. Gençler şnorkelle yüzmek, bisiklete binmek, uçurtma sörfü yapmak ve ardından hedef ülkeye, otele ve uçağa gelmek istiyor.



Bu Haber 09.10.2020 - 16:27:30 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.