Restoranlar tepkili: Sırayla iflas ediyoruz, ölüme terk edildik

Restoranlar tepkili: Sırayla iflas ediyoruz, ölüme terk edildik
Koronavirüs tedbirleri kapsamında sadece paket servis ve gel-al hizmeti verebilen yeme-içme mekanları, kararın adil olmadığını belirtiyor. Adeta ölüme terk edildiklerini kaydeden sektör temsilcileri, çalışanların da ya başka alanlarda iş aramaya başladığını ya da memleketine gittiğini ifade ediyor. Talepleri ise, Avrupa’dakine benzer desteklerin verilmesi.

Getirilen son kısıtlamalarla yalnızda ‘gel al’ ve ‘paket servis’ hizmeti sunabilen yeme-içme mekanları zor durumda olduklarını belirtiyor. Büyüklüğü 10 milyar olduğu belirtilen sektördeki 100 bin mekanın sayısının azalacağı ifade edilirken, sektörde çalışanların ise yeni sektörlerde iş arayışına girdiği veya memleketine döndüğü bildiriliyor.

Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı Adnan Şahin, "Şüphesiz, bu durum sadece hizmet veren işletmeleri değil, tedarik sağlayan üreticileri de aynı derecede olumsuz etkiliyor. Restoranlar gibi, yiyecek ve içecek tedarikçileri ve lojistik sağlayan firmalar da bu süreçte çok zorlanıyor. Elbette Kovid-19 konusunda önlem alınması ve insan hayatı hepimizin önceliği" yorumunu yaptı.

"14 günlük tam kapanma"

Ancak mevcut kısıtlamaların yeterli olmayabileceği uyarısı yapan Şahin, "Salgını, parça parça önlemlerle yenmeye çalışmak yerine, 14 günlük bir tam kapama ile daha nihai bir çözüme ulaşmak bana daha doğru geliyor. Çünkü bu şekliyle muhtemelen yakın zamanda tekrar bir ek önlem alınacak. Yani mevcut önlemler, ne hastalık konusunda kesin sonuç verecek ne de işletmelerin kaygılarını dizginleyecek. Korkarım, her işi yarım yamalak yapma ya da sevimli görünme alışkanlığımız devam ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın en alt kademesinden sayın Bakan Koca'ya kadar herkese şükran borçluyuz. Son söz, bizi bizden daha iyi kimse koruyamaz. Sosyal mesafe ve maske" yorumunu yaptı.

Uğur Karabayır: Yedek akçe bitti’’

Sektöre pek çok mekan kazandıran Uğur Karabayır, yiyecek-içecek sektörünün pandemiden önce de sıkıntıda olduğunu, salgınla birlikte ise sorunların katlanarak, can çekişme noktasına gelindiğini ifade etti:

''Etiler'de de sıkıntı var, Fatih'te de. Gelir yoksa herkes sıkıntıda. Bugün yaptığı ciro ile ayakta işletmeler, günlük para kazanır bu sektör. Dünü, yarını yok. Mart ortasından haziran başına kadar restoranlar kapalı kaldı. Zaten 75 günlük gelir kaybı, işletmelerin birçoğunun yedek akçesini bitirmişti. Pek çoğu da kapattı. Kalanların çoğu sıkıntıda. 100 yılda bir meydana gelen salgın 'mücbir sebep' sayılmayıp işletmelere destek verilmeyecekse, ne zaman verilecek?"

‘’Mücbir sebep maddesi bugün değilse ne zaman geçerli olacak?’’

Sözleşmelerdeki "mücbir sebep" maddesine değinen Karabayır, 100 yılda bir meydana gelen salgının mücbir sebep sayılmamasını eleştirdi:

Mücbir sebep denilen madde herkesin sözleşmesinde var. 100 yılda bir meydana gelen salgın hastalık mücbir sebep sayılmayıp, kira ödemesi, banka ödemesi durmayacaksa, işletmelerin ayakta kalmasına destek verilmeyecekse, ne zaman verilecek? Mücbir sebep maddesi ne zaman geçerli olacak? İşletme sahibinin vefatı mı lazım?

"Burada adalatsiz bir durum var''

Kısmi kısıtlamanın restoran ve kafeleri vurduğunu belirten Uğur Karabayır, "Hafta sonundaki görüntüler ortada. AVM'lerin yemek katında millet çökmüş yemeğini yiyor. Oteller, otel müşterilerine restoranların hizmet verdiğini söylüyor. Burada adaletsiz bir durum var. Fast-food firmaları ya da büfeler, kısıtlamadan etkilenmedi, restoranlar ve gastronomiye hizmet eden mekanlar etkilendi. Bu işletmelere finansal destek verilebilir, borçlar ötelenebilir. Kapalı olan iş yerlerininin birçoğuna icra gelecek, restoranların ayakta kalmasını beklemek hayalcilik" yorumunu yaptı.

Sektörün en az 100 milyar lira ciro ürettiğine işaret eden Karabayır, şu noktaların altını çizdi:

''Restoranların ayakta kalmasını beklemek ahayalcilik''

‘’2 ay sokağa çıkma yasağı varken bu işletmeler kira ödedi. 2 milyon kişinin istihdam edildiği, 100 milyar lirayı aşkın ciro elde edilen bir sektör. En az inşaat sektörünün destek olduğu kadar farklı sektöre destek olan, onları besleyen bir sektör. Kapalı olan iş yerlerininin birçoğuna icra gelecek. Bu adaletsizlik. Banka kredileri ödemeleri için devlet 180 gün esnetme yaptı. Marttaki kredi taksidi, bu aya denk geliyor. İş yerini kapayan, bu kredi taksidini ödeyemezse ne olacak? İşletmelerin kiraları ile ilgili ‘mücbir sebep' açıklaması yapılmalıydı. 2.5 ay kapalı kalan bir işletmeyi açılır açılmaz hemen nasıl finanse edeceksin? Banka kredisi, çeki, senedi olanlar mağdur. Ödemelerde 180 gün hak tanıdı devlet ama o da astronomik faizlerle! Prestiji, kredibilitesi gitti. Bu kısıtlamalardan Taksim'deki, Beşiktaş'taki dönerciler, fast-foodcular ya da Avm'lerin yeme-içme katındakiler fazla etkilenmez. Müşteriyi masada ağırlayıp, hizmet veren işletmeler, asıl etkilenenler. Zaten 8 aydır bir düzen yok. Ne zaman açılacağı belli olmayan bir sektörün ilk kapanmadan gelen 75 günlük yükü, yazın getirdiği ekstra yük ve şimdi de önünde belirsizlik var. Restoranların 6 ay nakit akışı bozulmuşken, ayakta kalmasını beklemek hayalcilik. Mağduriyetler giderilirse ölünmez, sürünülür ama yaşam devam eder. Aksi takdirde telafisi mümkün olmayacak.’’

Mehmet Mehdi Dalmaz: Sırayla iflas ediyoruz

Beşiktaş Esnafları Derneği Yöneticisi ve Beşiktaş'taki bir mekanın sahibi Mehmet Mehdi Dalmaz da aylardır çekilen sıkıntılara karşılık resmi kurumlardan destek talebinde bulundu.

Dalmaz, "Sürecin başında destek sunulmadan kapılarımıza kilit vuruldu. Konuyu anlayışla karşılayarak kepenklerimizi indirdik ve beklemeye koyulduk. Aylarca kira, fatura ve çalışan ödemelerinin altında ezilmeye başladık. Haziran ayı itibarıyla kısıtlamalar birçok sektörde kaldırıldı. Ancak bizimle ilgili bir normalleşme planı veya destek paketi sunulmadı. Akabinde biriken kiralarımızı ve borçlarımızı ödeyebilmek adına nargile satışı yapmadan işletmelerimizi açık tutmaya çalışsak da giderlerin altında ezildik. Mecburen tekrar kepenk indirdik" şeklinde konuştu.

Pek çok işletmenin kapandığını belirten Mehmet Mehdi Dalmaz, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

Yüzbinlerce insan tek bir kuruş geliri olmadan aylarca beklerken, kimseden destek bulamadık. İşletmelerimizi tekrar açacağımız umuduyla elimizde avucumuzda ne varsa geçimimiz için harcadık. Son aşamada ise icralar ile boğuşuyoruz. Ekmek teknemiz göz göre göre elimizden gidiyor. Sırayla iflas ediyoruz, dükkanlarımızı boşaltıyoruz. Ailelerimizle huzursuzluk yaşıyoruz. Ülkemizin de içinde bulunduğu pandemi krizinin ve genel ekonomik krizin tüm yükünü omzumuzda hissediyoruz. Geleceğimizi karanlık görüyoruz.

Yıldız Dural: Ölüme terk edilmiş gibi hissediyoruz’’

Karaköy'deki bir restoran ve kafenin sahibesi Yıldız Dural da büfeler, fast-food restoranları ve kahve zincileri gibi işletmelerin açık olduğu, otellerin ise kendi müşterilerine restoran hizmeti verdiği bir ortamda, küçük işletmelere yaşam şansı tanınmadığı görüşünde:

Tam kapanma yaşansaydı anlardık ancak kısmi kısıtlama hiçbirimizin işine yaramıyor, salgında vakit kaybediyoruz.Turistler de yerli müşteri de mekanda oturamadığı için artık gelmiyor. Çok turist müşterimiz vardı, gelenler hep dönüyor. Ama otellerin restoranları, otel müşterilerine açık. Zengin kesim, otelde oda tutup restoranlardan faydalanabiliyor. Ortada adaletsiz bir durum var. Ayrıca Avm'lerde, sahillerde yerlerde oturulup, yenililiyor, içiliyor. Pandemiyi çözme anlamında bu karar bir fayda sağlamıyorken, bizler işimizden oluyoruz. Otellerin, büfelerin, fast-food firmalarının, Starbucks gibi zincirlerin açık olduğu bir yapıda, küçük işletmeler olarak ölüme terk edilmiş gibi hissediyoruz.

"Biz neden kapalıyız?"

Kısa çalışma ödeneğine de değinen Dural, "Haziran ayından sonra işe başlayanlar bu uygulamadan faydalanamıyor. Tutar da zaten günlük 39 lira, asgari ücreti de kapsamıyor. Paket servisle ayakta kalmaya çalışırken, tam maaş ödemeye uğraşıyoruz. İnsanlar hala sokakta dolaşabiliyorsa, büfeler açıksa, biz neden kapalıyız? İki arada, bir derede kalınarak alınmış bir karar, işimize yaramıyor. Ülkece tamamen kapatalım, sonra da hep beraber açalım, ona razıyız. Şu durumda kafeler, restoranlar boş olunca, mağazalar da iş yapamıyor. Bu bir zincir, hepimizi etkiliyor" yorumunu yaptı.



Bu Haber 25.11.2020 - 10:47:41 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Serdar Sağlamtunç, FCSI - 26.11.2020 - 10:26

    Yönetim bilgisiz, beceriksiz ve çuvallamış durumda. Yiyecek içecek ve konaklama sektör paydaşları ve STK lar henüz durumu kavramamı görünüyor. Herhangi bir çözüm önerisi veya yaratıcı fikir ortaya konmuyor. Bunun yerine yönetenlerin ağzına bakılıyor. Çünkü devlet ana veya baba. İyi de nereye kadar. İşte, kriz üzerine salgın kral çıplak dedirtti tek farkla halk da çırıl çıplak! Akılcı işletme yöntemleri ve uygulamalar ortaya konulabilir. Sektörün kendi göbeğini kesecek taktik çözüm önerilerine gereksinimi var. Tabi ki toplanan vergilerden esnafa karşılıksız destek sunulması ve bu süreçte salgının kontrol altına alınması elzem. Bu yapılabilir mi? Mümkün ama mevcut kafalar ile olası değil. İş kalıyor sektörel ve geçici iyileştirme tedbirlerine. Güncel duruma göre menü planlamasının yapılması, ekonomik çözümler ile fiyatların düşürülmesi, hayalet mutfaklar, temasın sıfırlanması, yapay zeka ve nesnelerin interneti uygulamaları kullanılabilir. Krizi bir bütün olarak ele almak ve tüm paydaşların iyileştirilmesi programı bir sonraki aşamaya da destek verecek özelliktedir. Firmaları bu tarz farklı proje önerileri ile destekliyoruz.

  • sonumuz iyi değil - 25.11.2020 - 12:05

    Öneri: yarım yamalak kapanmak yerine denildiği gibi 14 gün ne giriş ne çıkış olacak. devlet kurumlarıda ona göre önlemini alacak. halkı madur etmeyecek sekılde ekmek makarna patates sogan yağ pirinç bulgur vb yıyeceklerı hazır edecek sonra dıyecek kı. arkadaslar 15 aralık 30 aralık arası tam kapanmaya gecıyoruz. hastane polıs asker nobetcı eczane nobetcı akaryakıt ıstasyonu nobetcı fırın market harıcınde sokakta kımse olmayacak. bu sure zarfında ev kıraları ev sahıbının vergı daıresıne bıldırdıgı oranda yarım olarak yatacak. dukkan ofıslerde yıne aynı sekılde dukkan sahıbıne yatacak vergı daıresıne bıldırdıgı oranda. kredıler de otomatıkmen 15 gun de 30 gun olacak sekılde ertelenmesı lazım... okul ucretlerı kres ucretlerı spor vb onceden odenen odenmesı gereken odemelerde bu sure zarfında odenmeyecektır. maaslarda da 15 gunluk odeme yapılmayacaktır ıs yerı sahıplerı de bu 15 gun ıscısıne para vermek zorunda olmayacak. devlet te onlara gunluk ıscı mudur ayırt etmeden gunluk 50 tl net rakam odeme yapacaktır tc uzerınden postanelerden veya belırlenecek banka ıban uzerınden... bunu yapar ısek 2021 bızım ıcın daha temız daha sakın bır yıl olacaktır...

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.