‘Bakanlığın çıkardığı yönetmelik yasalara aykırı’ iddiası

‘Bakanlığın çıkardığı yönetmelik yasalara aykırı’ iddiası

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği’nin Anayasa’ya ve Kıyı Kanunu’na aykırı olduğu belirtildi.


Şehir Plancıları Odası, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği’ne ilişkin bir açıklama yaptı. Yönetmeliğin kıyılarda daha fazla yapılaşmanın ve kıyıların büyük sermaye gruplarına tahsis edilmesinin önünü açacağı belirtilen açıklamada, yönetmeliğin Anayasa’ya ve Kıyı Kanunu’na aykırı olduğu ifade edildi.

''Kıyı Kanununun getirdiği yapılaşma kısıtlamasını kaldırıyor''

“Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliğinin amacının ‘turizm tesislerinin yüksek nitelikli hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşulları ile projelendirilmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek’ olduğu belirtilmekte’’ denilen açıklamda, ancak söz konusu yönetmeliğin plan, fen, sağlık, sürdürülebilir çevre ile uygunluğun değil, Kıyı Kanunu’nun getirdiği yapılaşma kısıtlamasının kaldırılmasını düzenlediği belirtildi.

''Doğal alanlar ve kıyılar geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip edilecek''

Şehir Plancıları Odası’nın yaptığı açıklamanın devamı şöyle:

‘’Kıyıların, Kıyı Kanununun özüne aykırı olarak kullanımını 4-5 yıldızlı oteller lehine ve büyük ölçek tercihi üzerinden yapan bu düzenleme ile ‘sahil şeridinin birinci bölümünü de içeren orman vasıflı taşınmazların sahil şeridinin birinci bölümünde kalan kısımları da imar planlarında Turizm Tesis Alanı olarak gösterilir ve emsal hesabı da turizm tesis alanının tamamı üzerinden yapılır’ denilmekte ve Anayasal koruma altında olan doğal alanlarımızın, kıyılarımızın geri dönüşü olmayacak şekilde yapılaşmasına, tahribatına, özel kullanıma ve tahsisine hız verecek maddeler içerdiği görülmektedir.

''Kıyı alanı emsal hesabına dahil ediliyor''

‘...Bu alanların sahil şeridinin birinci ve ikinci bölümlerinde kalan kısımlarındaki uygulamalar, Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte tanımlanan şekilde yapılır. Bu alanların sahil şeridinin ikinci bölümündeki emsali, ikinci bölüm olarak ayrılan alanın en fazla 0.20’si olabilir. Yapılanma hakkının kalan kısımları sahil şeridinin dışında kalan alanda kullanılır" ifadesi ile, kıyı alanı emsal hesabına dahil edilerek turizm tesislerinin sahil şeridinin gerisinde kalan alanında yoğunluk arttırıcı düzenlemenin önü açılmaktadır.

''Amaç 4 v4 5 yıldızlı otellerin yatak kapasitesini ve yapılaşma yoğunluğunu arttırmak''

Bu yönetmeliğin en önemli hedefinin 4-5 yıldızlı tesislerin yatak kapasitesini ve yapılaşma yoğunluğunu artırmaya yönelik olduğu açıktır. Oysa emsal hesabına dahil edilen sahil şeritlerinde kullanım ve planlamayı yönlendiren hukuki metinler Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliktir. Bu iki hukuki metinde de kıyı alanlarında ‘kamu yararının korunması’ ve ‘kıyıların halkın kullanımına açıklığı’nın bir zorunluluk olduğu ortada iken sahil şeridinde yer alan ormanlık alanların "Turizm Tesis Alanı" olarak gösterilmesi Kıyı Kanunu`na aykırı bir düzenlemedir. Sahil Şeridinde ikinci 50 metrelik kısım Kıyı Kanunu`nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik gereğince ‘konaklama hariç’ günübirlik turizm tesislerinin yer alabileceği alan olarak tanımlanmış iken; uygulamaya konulan yeni yönetmelik ile bu alanlar da Turizm Tesis Alanlarının emsal hesaplarına eklenerek, emsal hesabında görünmeyen gizli yapılaşmanın önü açılmaktadır.

''Yapılaşma sınırları kaldırılıyor''

Yine yeni yönetmeliğin 6. maddesinde tanımlanan çok sayıda ‘adrese teslim’ yapılaşma koşulu ile emsale dâhil olmayan yapılaşmaya olanak tanınmakta; "bina cephe uzunluğu ve derinliği, yapı yaklaşma mesafeleri ve taban alanı sınırlaması haricinde herhangi bir ölçüyle sınırlı değildir" tanımlamasıyla cephe ve derinlikle ilgili tüm yapılaşma sınırları kaldırılmakta, yapılaşmanın yatayda ölçeksiz büyümesinin önü açılmakta, doğa ile uyumluluk-kimlik-ölçek vb. sürdürülebilirliğe ilişkin tüm kaygılar planlama-tasarım sürecinin dışına itilmektedir.

''Büyük sermaye gruplarının yapılaşma hakkını arttırmayı hedefliyor''

İlgili yönetmeliğin adı Turizm Tesisleri Uygulama Yönetmeliği olmakla birlikte, tanımlar kısmında ‘turizm tesisi: Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre belgelendirilen, turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetinin yapıldığı dört ve beş yıldızlı oteller ile dört ve beş yıldızlı tatil köyleri ve bunların ayrıntıları ve tamamlayıcı unsurları" şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımdan da açık olarak anlaşılacağı üzere, ilgili yönetmelik turizm tesislerine bütünlüklü bir bakış açısına sahip olmayıp, sadece 4-5 yıldızlı otel ve tatil köylerine ilişkin düzenlemeleri ele almaktadır. Dolayısıyla bu Yönetmeliğin amacının iddia edildiği üzere ‘...Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli hale getirilmesi için bu tesislerin plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşulları ile projelendirilmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek’ olmayıp sadece 4-5 yıldızlı, büyük sermaye gruplarına ait otel ve tatil köylerinin yapılaşma haklarını artırmayı, kıyı alanlarını diğer tesisler ve kamu aleyhine özel kullanımlarına dahil etmeyi hedeflediği açıktır.

''Düşük gelir gruplarının kullanımındaki son alanlar da büyük sermaye gruplarının kullanımına tahsis edilecek''

Bu tür bir düzenleme ile hâlihazırda geniş halk kesimlerinin kullanımına ve kamu yararına büyük oranda kapatılmış olan sahil şeritlerinde düşük gelirli grupların kullanımına olanak sağlayan son alanların da büyük sermaye gruplarının kullanımına tahsis edileceği açıktır. Bu tutum açık ve net bir şekilde Anayasa`ya, Kıyı Kanunu’na ve Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ruhuna aykırıdır. Ayrıca sahil şeritlerinde yer alan orman vasıflı alanların turizme açılması turizm merkezi kıyılarında son kalan orman alanlarının da yapılaşarak yok olmasına sebep olacak, ülkemizde her geçen gün etkilerini olumsuz biçimde hissettiğimiz iklim değişikliğini hızlandıracaktır. Söz konusu madde bağlamında değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin, amacının tersine, sürdürülebilir çevre şartlarını sağlamak bir yana, var olan kıyı kesimi orman alanlarının yağmalanmasının önünü açacağı, talebi bu alanlara yönlendireceği ve yapılaşmayı hızlandıracağı açıkça görülmektedir.''



Bu Haber 18.07.2019 - 08:57:52 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.