Turizm Güncel
DOLAR48.8009+0.1017+%0.21EURO56.0250+0.1264+%0.23STERLİN65.4228+0.2298+%0.35ALTIN6.844,38-11.8842-%0.17DOLAR48.8009+0.1017+%0.21EURO56.0250+0.1264+%0.23STERLİN65.4228+0.2298+%0.35ALTIN6.844,38-11.8842-%0.17
|15 okunma

Turizm sektörüne uyarı: 'Türkiye bu paraya değmiyor' düşüncesi sorun yaşatır

Petrol fiyatları, savaşlar, ekonomik dengeler gibi birçok unsurun 2027 turizmini etkileyeceğini ifade eden Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Türkiye için asıl büyük tehlikenin ise "Türkiye bu paraya değmiyor" algısı olacağını söyledi.

Turizm sektörüne uyarı: 'Türkiye bu paraya değmiyor' düşüncesi sorun yaşatır

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2026 sezonunun bitimine haftalar kala turizm sektörünün şimdiden 2027 için çalışmalara başladığını aktardı. Yavuz, pandemi sürecinden bu yana turizm hareketliliğini öngörmenin zorlaştığını ifade etti. Bu yıl yaşanan gelişmeler ve sektördeki deneyimlerden hareketle 2027’de sektörü en fazla etkileyecek dört başlığın petrol fiyatları, savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesi olduğunu kaydetti. Reklam kampanyaları, tanıtımlar ve turizm fuarlarının da sektör için önemli olduğuna dikkat çeken Yavuz, bunların dört temel etkenin oluşturduğu koşulları tek başına değiştiremeyeceği söyledi.

TURİZMDE 2027 HİKAYESİ
DHA'nın haberine göre 2027’de turizmin yeni ve büyük bir küresel sarsıntı yaşanmaması durumunda daralmadan çok yön değiştirebileceğini bildiren Yavuz, Avrupa Seyahat Komisyonu'nun 2026 ilkbahar ve yaz dönemine ilişkin araştırmasının da seyahat isteğinin güçlü kaldığını gösterdiğini söyledi. Turistlerin artık güvenliği, toplam maliyeti ve hava koşullarını beraber değerlendirdiğini belirterek, 2027’de asıl sorunun insanların tatile çıkıp çıkmayacağından çok nereye, ne zaman ve hangi bütçeyle gideceği olacağını kaydetti.

PETROLDEKİ BELİRSİZLİK PLANLARI ETKİLİYOR
Turizmin hareket anlamına geldiğini vurgulayan uzman isim; uçak, otomobil, otobüs veya gemi ile yapılan seyahatlerde enerji fiyatlarındaki büyük artışların doğrudan veya dolaylı olarak tatil maliyetlerine yansıdığını bildirdi. Özellikle havacılıkta sorunun sadece yakıtın pahalı olması değil, gelecekteki maliyetlerin öngörülememesi olduğuna da dikkat çekildi. Tur operatörlerinin 2027 programlarını hazırladığını söyleyen Yavuz, hava yollarının kapasite planladığı ve otellerin kontrat yaptığı dönemde yakıt maliyetlerindeki belirsizliğin fiyatlandırmayı zorlaştırdığını ifade etti.

TURİSTLERİN TERCİHLERİNİ ETKİLEYECEK
Ham petrol fiyatları ile uçak yakıtı maliyetlerinin bire bir aynı hareket etmediğini, döviz kuru, yakıt tedariki ve hava yollarının fiyat sabitleme anlaşmalarının da sonucu etkilediğini belirten Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı, kişi başına uçak biletinde yaşanacak 100 euroluk bir artışın 4 kişilik aile için 400 euro ek masraf anlamına geldiğini vurguladı. Yavuz, böyle bir durumda turistlerin tatilden vazgeçmeden önce daha yakın bir ülkeyi, daha kısa süreli konaklamayı ya da başka bir tatili tercih edeceğini ifade etti.

TURİSTLER İÇİN GÜVENLİK İLK SIRADA
Savaşların sadece yaşandığı ülkenin turizmini etkilemediğini vurgulayan Yavuz, komşu ülkelerin, hava sahalarının, uçuş rotalarının ve turistin zihnindeki bölge algısının savaşlar nedeniyle etkilendiğini bildirdi. Turistlerin tatil planı yaparken savaş haberleri nedeniyle psikolojisinin ve tercihlerinin etkilendiğini söyleyen uzman isim; turistin tatilde yeni şeyler yaşamak istediğini, ancak güvenliğinden endişe etmek istemediğini kaydetti.

Avrupa Seyahat Komisyonu'nun araştırmasında güvenliğin destinasyon seçiminde ilk sırada yer aldığına dikkati çeken Yavuz, İspanya’nın 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 46,6 milyon uluslararası turiste ulaşarak önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 büyümesinin, seyahat talebinin canlılığını gösterdiğini söyledi. Yavuz, İspanya'nın başarısının yalnızca savaş bölgelerine uzaklığıyla açıklanamayacağını; uçuş bağlantıları, ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve yıllar içinde oluşturulan güvenin de önemli olduğunu ifade etti. Yavuz, Türkiye açısından meselenin yalnızca güvenli olmak değil, bu güveni doğru ve tutarlı biçimde anlatabilmek olduğunu söyledi.

TURİSTLERİN TALEBİ İLKBAHAR VE SONBAHARA KAYIYOR
2027 turizminin üçüncü önemli başlığının iklim değişikliği olduğunu belirten Yavuz, aşırı sıcaklar, orman yangınları, su sıkıntısı ve şiddetli hava olaylarının destinasyonların hazırlık yapması gereken somut risklere dönüştüğünü söyledi. Akdeniz'in yıllarca deniz, kum ve güneşle pazarlandığını hatırlatan Yavuz, güneşin fazlasının özellikle ileri yaştaki turistler ve çocuklu aileler açısından tatilin cazibesini azaltabileceğine dikkati çekti.

Akdeniz'in cazibesini kaybetmesinden çok, talebin bir bölümünün temmuz ve ağustostan ilkbahar ve sonbahara kaymasını beklediğini belirten Yavuz, Antalya için bunun önemli bir fırsat oluşturabileceğini söyledi. Nisan, mayıs, ekim ve kasım aylarının kültür, doğa, spor ve ileri yaş turizmiyle daha güçlü değerlendirilebileceğini ifade eden Yavuz, iklim değişikliğinin tek başına 12 ay turizm getirmeyeceğini; uçak seferleri, açık oteller, etkinlikler ve turistik ürünlerin de buna göre planlanması gerektiğini kaydetti.

ÖDEDİĞİ PARAYA UYGUN HİZMET TALEBİ
Enerji, personel, gıda, finansman ve ulaşım giderlerinin tatil fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yavuz, maliyetlerin yükselmesinin müşterinin her fiyatı kabul edeceği anlamına gelmediğini söyledi. Turistin artık yalnızca "Kaç para" diye sormadığını, "Bu paraya ne alıyorum" sorusuna da yanıt aradığını belirten Yavuz, fiyat/değer dengesinin gelecek dönemin en önemli ölçülerinden biri olacağını ifade etti.

Tatil için 2 bin euro ayıran bir turistin ödediği paraya uygun hizmet beklediğini belirten Yavuz, restoran, plaj, taksi veya otelde kendisini kandırılmış hisseden turist açısından meselenin fazladan ödediği 20 veya 50 eurodan ibaret olmadığını söyledi. Yavuz, turistin güvenini kaybetmesi halinde tepkisinin tek işletmeyle sınırlı kalmayıp bütün destinasyona yönelebileceğine dikkati çekti. Mısır gibi rakiplerin de yalnızca ucuzluk üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Yavuz, konaklama, hava bağlantıları ve kültür gezilerinin birlikte sunduğu toplam değerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“TÜRKİYE BU PARAYA DEĞMİYOR” ALGISI TURİSTLERİ FARKLI ÜLKELERE YÖNELTEBİLİR
Türkiye açısından özeleştiri yapılması gerektiğini belirten Yavuz, pahalılığın yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını, başka ülkelerde de fiyatların yüksek olmasının Türkiye'deki fiyatları turistin gözünde kendiliğinden haklı çıkarmayacağını söyledi. Asıl tehlikenin turistin “Türkiye artık ödediğim paraya değmiyor” demeye başlaması olduğunu vurgulayan Yavuz, bu kanaatin yaygınlaşması halinde fiyat yükselirken değer algısının geride kalacağını ve müşterinin başka ülkelere yönelebileceğini kaydetti. Çözümün sürekli indirim yapmak olmadığını belirten Yavuz, hizmetin iyileştirilmesi, ek ücretlerin baştan açıklanması ve verilen sözün tutulması gerektiğini söyledi.

2027’DE TURİZM NASIL OLACAK?
2027 turizmine ilişkin öngörüsünü dört başlıkla özetleyen Yavuz, “Petrol mesafeyi, savaş destinasyonu, iklim zamanı, fiyat ise son kararı belirleyecek.” dedi. Yavuz, uzak destinasyondan vazgeçen turistin daha yakına gelebileceğini, temmuz sıcağından kaçanın ekimi seçebileceğini, pahalı bulduğu ülkeden ayrılanın ödediği paranın karşılığını daha iyi aldığı yere, güvenlik kaygısı taşıyanın ise başka bir bölgeye yönelebileceğini belirtti. Yavuz, bütün bu değişime rağmen turistin seyahat etmeye devam edeceği ve seyahatlerin artacağı öngörüsünde bulundu.

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

Yorum göndererek KVKK Aydınlatma Metni uyarınca kişisel verilerinizin işlenmesini kabul etmiş olursunuz.