email@adres.com

Turizm satırlarına geri dönüş…

Tüm memlekette ana konumuz siyaset, seçim, ayrışma, savaş ve şiddetken yüz binlerin ekmek parası olan turizmi onlar unutsa da biz unutmamalı, unutturmamalı, üstüne az da olsa kafa yormalıyız.

Takipçilerim farkındadır, bu yazıdan önceki son makalemi aylar önce, Ocak 2015’de yazmıştım. Bu kabuğuna çekilmeyi ister tefekkür, ister bir adım geri atarak objektif izlemi arttırma çabası, ister tembellik deyin. Bu molayı vermek gerekiyordu ve verildi.

Tesadüf bu ya, turizm sektörünün en baba krizlerinden birisinin yaşandığı bu sezonda yazılarıma mola vermişim. Ortalık karışık, henüz dinmiş de değil. Bu sezonun acı seyrinin maalesef 2016 sezonunda da devam edeceği apaçık görünüyor.

Turizm sektörü, tarihi ve doğal güzellikleri sükûnet ve barış ortamında yaşanmak arzusu ile demlenen, huzurun olmadığı, risklerin olduğu destinasyonlarda ise sadece belgesel dizilerin konusu olan bu mekan ve yerlerin maceraperestler tarafından risk alınarak ziyaret edilmesi ile limitli şekilde beslenen bir sektördür. Velhasıl kelam, bizim bunca güzelliğimiz tarihimiz yakın zamanda belgesellerde sıklıkça mevzu olmaya başlarsa o zaman anlayın ki millet gezmeye gelemiyor diye yapımcılar izletmeye geliyor. Buradan da yine vahşeti ile tehlike saçan Amazon ormanlarına geçerler. Belgesellere bizler konu olmaya başladıkça İşte o zaman durum eyvahlarlar olsun tablosuna girer.

Peder bey bana çocukluğumda hep aynı nasihati tekrarlar dururdu ki, aslında çokça da nasihat veren sıkıcı tiplerden değildir. Mantıklı düşünen, bilim adamı kimliği ile derdi ki; ‘Think yourself in the others boots’ (Tercümesi: Kendini diğer kişilerin çizmeleri içinde düşün) Evet bunu da İngilizce söylerdi ki İngilizcemiz gelişsin.

Şimdi bakanlık, bürokrasi, tur operatörü, acente, otelci, pansiyoncu, dükkancı, işportacı, hanutçu, deveci, bu sektörde kim var, kim yok kendini birde huzurlu memleketinden buralara gelen yabancı turistin yerine koyup aşkım Anadolu topraklarına tatilinin geçirmeye gelir miydi sarığı, şapkayı, huniyi kafalarında ne varsa onu önlerine koyup düşünüversinler bakalım; Kendisi yabancı turist olsa buraya gelir miydi? Yoksa belgeselden mi izlerdi?

Not: Biz turizmcilerde huni daha yaygındır…

Turist ne ister? Bizde var mı? Kontrol listesi.

Huzur: Basından takip ettiğimiz kadarı ile topraklarımızda bu konuda sıkıntı var. Sınırlarımızda savaş, topraklarda terör.

Can ve Mal güvenliği:
Can güvenliği fakirlik ve cahilliğin arttırdığı adli vakaların yanı sıra yine cahilliğin beslediği siyasi vakalar ile ciddi risk altında. Ortalıkta canlı bombaların elini kolunu sallaya, sallaya dolaştığını sadece bizim basınımız değil, emin olun yabancının basını da yazıyor. T.C. Kültür ve Turizm bakanlığı kaç ülkede KIRMIZI (tehlikeli-riskli) destinasyon olarak açıklandığımızı bildirse morallerimiz tam çöker de Allahtan onlarında tam olarak bilgisi olmadığından bildiremiyorlar.

Topraklarda yoğun miktarda ülkelerinden kaçmak zorunda bırakılmış, aç göçmen var. Bunun yanı sıra yine ülkede gizli açlık hüküm sürmekte. Açlık suç potansiyelini arttırıyor. Bırakın turisti, kendimizi bile güvenli topraklarda hissetmiyoruz. Asker ve polis sayısı, doktor ve öğretmen sayısından fazla. Neymiş demek ki güvenliğin sağlanması ihtiyacı varmış. Bu rakamları yüzdesel olarak gelişmiş devletlerle karşılaştırmayalım moralimiz çöker. Dünyada en çok polisi olan ilk 3 ülkeden birisiyiz. Askeri gücümüz zaten malum.

Halkın iletişim kurma becerisi: Muhtelif bahaneler ile turist başına en düşük yabancı dil konuşan destinasyon halkı kitlesi mevcut. Asıl kötü yanı bununda farkında değiliz.

Ulaşım sorunları: Uykusuz tur otobüsü şoförlerinden kaynaklı ölümlü kaza sayısı artarak devam ediyor.

Arz-Talep dengesi: Fizibilitesiz, emmioğlu tavsiyesi ile yapılan turistik tesisler çevreye verdikleri zararın yanı sıra sektöre de zarar veriyor. Kısa vadeli olarak siyasiler bundan memnun. İnşaat sektörü para kazanıyor, inşaat işçisi para kazanıyor. Sonra tesisler iflas edip atıl kalırsa… o zaman değin ne o siyasileri, ne de o bürokratları görürüz. Turizm sektörünün uzun vadeli sağlığı inşaat sektörünün kısa vadeli getirisine kurban ediliyor mu desek.

Hep şikayet ediyoruz ‘turist kalitesi düşüyor’ diye. Tabi düşer, aklı başında, dünyayı takip eden, özgürlüklere hassas, etik değerleri önemseyen okuyan ve izleyen turist artık gelmiyor. Gelen turist okumayan, dünyayı takip etmeyen ve de umursamayan, hatta kendi ülkesinin bakanlıklarının ‘tehlikeli destinasyon’ uyarısından bile haberi olmayan cahil turist.

Daha çoooookkkk işimiz var, çooookkkk….


Bu Makale 10.11.2015 - 12:32:29 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • suat oral - 30.10.2015 - 05:39

    Mülayim. Can alıcı noktalara değinmek istemişsin. Ancak, yumuşak olmuş. Aç gözlü yatırınmcının yüksek beklentisi ve ülkenin içinde bulunduğu her türlü, gerçek kaos( daha önceleri üstünü kapatıyorduk. İletşim bu kadar yaygın değildi)ve savaş hali yerli ve yabancı gezerlerin yaşam risklerinden dolayı, turistik bölgelerin kazanclı olmasını engellemiş olup,zarar hanesine yazılmaya başlamıştır. Bir zamanlar İran-Irak harbi sırasında, basında çıkan savaş görüntüsünün, harita üzerinde alevlerin çizimi, Türkiye ye de uzanıyor diye, Amerika ve Avrupadan gelecek olan iş adamları, ülkemizin durumu nasıl? diye sorarlardı. Son zamanlarda da, Türkiye ye bu şartlar da gelirlerse, hayat sigortası kapsam dışında olduklarından, ülkemizde sorun olmadığından iyice emin olmak isterlerdi. Benim yanıtım her zaman; "merdivenden düşmezseniz veya trafikte biraz dikkatli olursanız sorun yok" olurdu. Bu günler böyle değil. Daha riskli, daha sorunlu. Sevgilerimle.

  • Zafer Cengiz - 30.10.2015 - 03:55

    Uzun lafın kısası: Hızla büyüyen ve kabuğuna sığmayan Türk Turizmine, ciddi çalışmalarla hazırlanan yeni kostüm olarak 9 yıl önce RESMEN Devreye sokulan Ulusal 2023 Stratejisi, halen YOK Farz edilmektedir. Yıllardır Lafla yürütülen PEYNİR GEMİSİ misali bocalayan ve bunalım girdaplarına kapılmış olan Turizm Camiası ise, halen yeni gelecek olan Sihirli değnekli TURİZM BAKANI Bekleyerek medet ummaktadır. Stratejide öngörülmüş olan YEREL KONSEYLER Modeli ile, her Destinasyonun kendi yöresini düze çıkarabilmesi fırsatlarıı neden tepilmektedir? CEVAP Olarak: Burası Türkiye den başka geçerli bir yanıt bulamayız! Altın yumurtlayan Kaz Çiftlikleri, sürdürülen Zihniyetlerle iflah olmaz düzeylerde TELEF olmaktadır. Değerli görüşlerinize katkı olarak Bilginize sunulur..

  • Tarık Elbüstan - 30.10.2015 - 03:52

    Birazda paket programlarla alakalı sorunların getirisi sanki bu tip turist ler Mehmet Bey!, Ülkemizin ne kadar hassas dengeler üzerine kurulmuş bir yapısı varmış, en ufak sarsılmalardan bile büyük kazalarla geatlatıyoruz maalesef... Yüreğinize ve emeğinize sağlık

En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.