TÜRSAB'dan ve Murtaza Yakaryılmaz'dan o iddiaya yanıt

TÜRSAB'dan ve Murtaza Yakaryılmaz'dan o iddiaya yanıt

TÜRSAB ve kurumun eski denetim kurulu üyesi Mustafa Yakaryılmaz, bir internet sitesinde yer alan iddialara ilişkin ayrı ayrı açıklama yaptı. Açıklamalarda, söz konusu haberin art niyetle ve çıkar amacıyla yapıldığı ileri sürüldü.


Bir internet sitesinde yayınlanan “Görevini yapmayan TÜRSAB’a Bakanlık el koydu” başlıklı haberle ilgili TÜRSAB'dan ve Mustafa Yakaryılmaz'dan ayrı ayrı açıklama yapıldı. Söz konusu haberde, FETÖ'cülükle suçlanan Yakaryılmaz'ı TÜRSAB'ın görevden almadığı bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın devreye girdiği iddia edilmişti.

TÜRSAB'dan yapılan açıklama şöyle:

''12.08.2019 tarihinde bir internet sitesinde yayınlanan; “Görevini yapmayan TÜRSAB’a Bakanlık el koydu” başlıklı haber tamamen masa başında hazırlanmış, hayal ürünü, TÜRSAB’ın kamuoyundan ve Bakanlık nezdinden itibarını düşürmeye yönelik art niyetli ve karalama amacı taşıyan, maksatlı bir haberdir.

2018 seçimlerinde delegelerin oylarıyla Birliğimiz Denetim Kurulu Üyeliğine seçilen Murtaza Yakaryılmaz, geçtiğimiz haziran ayında hakkında açılan bir dava nedeniyle 22 Temmuz 2019 tarihinde TÜRSAB’daki görevinden istifa etmiş ve yerine Denetim Kurulu Yedek Üyesi Yusuf Sandıkçı geçmiştir. Aynı tarihte bu görev değişikliği TÜRSAB web sitesinde yer alan Denetim Kurulu sayfasından da duyurulmuştur.

Her seçim döneminde maddi menfaat sağlamak için para karşılığı yalan haberlerden oluşan bülten servis ederek, basın ilkelerine uymadan haberciliğin hiçbir etik kuralını uygulamayan ve hakkında birçok dava açılan sitenin yalan haber yazarı Özkan Altıntaş ile ilgili TÜRSAB, tüm hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır.''

Mustafa Yakaryılmaz da açıklama yaptı

Konuyla ilgili açıklama yapan Mustafa Yakaryılmaz ise, adı geçen sitenin, şahsı üzerinden TÜRSAB'ı yıpratmayı hedeflediğini belirtti. Beraat ettiği davayla ilgili olarak isminin sürekli FETÖ'yü çağrıştıracak şekilde kullanıldığını kaydeden Yakaryılmaz, davayla ilgili süreci şöyle anlattı:

''2011 ve 2013 yılları arasında, başta Adıyaman Valiliği ve Adıyaman Emniyet Müdürlüğü olmak üzere birçok kamu kurumu, kuruluşu ve STK’ların gezi turlarını düzenliyordum. O yıllarda şirketimden hizmet alan dernek ve vakıflar arasında, sonradan FETÖ yapılanması içinde olduğu ortaya çıkan bir takım vakıf ve STK’lar da vardı. Bahsettiğim yıllarda Adıyaman’da 6 -7 tane seyahat acentası vardı. Bunların bir kısmı, uçak bileti satarken diğerleri de Hac ve Umre işi yapıyordu. Adıyaman’da tur düzenleyen tek seyahat acentesi bana ait olan Adıyaman Turizm’di.

Eğitim alanında faaliyet gösteren ve o dönemde herhangi bir suç isnat edilmeyen bu dernek ve vakıflardan gelen talepler doğrultusunda, çeşitli zamanlarda Çanakkale Şehitliği, Konya ve Kapadokya gezileri organize ettim. Bunların da çoğunluğu, kentte tur düzenleyen tek seyahat acentası olmam münasebetiyle “doğrudan temin” yoluyla gerçekleşti.

Birçok meslektaşımın da bildiği gibi “doğrudan teminde” üç teklif alınır ve iş en uygun olana verilir. Şehirde ihaleye teklif verebilecek başka bir şirket yoksa da STK yetkilileri prosedürleri kendileri halleder.

Beraat ettim

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında açılan, Adıyaman FETÖ Çatı davası kapsamında, söz konusu yapıya bağlı dernek ve vakıfların, tüm ticari faaliyetleri mercek altına alındı. Bu süreçte, benim gibi, söz konusu kurumlarla iş yapan birçok şirketin yetkilisi sorgulandı ve haklarında davalar açıldı. Şahsımın da dahil edildiği davada, FETÖ üyeliğiyle ilgili yöneltilen tüm suçlamaların asılsızlığı ortaya çıktı ve beraat ettim. Fakat davanın ticari boyutunda, “doğrudan temin” yoluyla aldığım işler sebebiyle, ihale kanuna muhalefetten suçlu bulunarak ceza aldım.

Aynı dönemde, Adıyaman Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’ne yine “doğrudan temin” usulüyle verdiğim hizmetler ise araştırmaya bile gerek görülmedi.

Davanın açıldığı dönemde Ak Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordum. Yargılama sürecinde şaibe yaratmaması adına ve partimin zedelenmemesi için bu görevimden kendi isteğimle istifa ettim.

TÜRSAB Denetim Kurulu Üyeliği görevimden ise, yargıya doğrudan veya dolaylı yönden hiçbir etkisi olmayacağı için istifa etme gereği görmedim. Fakat dava sonuçlanıp, ticari boyutu nedeniyle ceza alınca, şirketimi Şanlıurfalı bir işletmeciye satarak devrettim. TÜRSAB’daki görevimle ilgili istifamı da Yönetim Kurulumuza sundum.''

“Beraat etmeme rağmen Fetö’cü damgası vurmaya çalışıyor”

Birçok meslektaşımızın başına gelen ve gelebilecek olan ticari kusurdan kaynaklı böylesi bir sürecin, ısrarla “FETÖ üyeliği” olarak dile getirilme gayretinin altında ise kurumumuz TÜRSAB’ı yıpratma çabaları ve Özkan Altıntaş’ın kişisel menfaat temin çabalarının olduğu aşikâr.



Bu Haber 14.08.2019 - 16:34:21 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...
En Çok Okunanlar
Bunları Okudunuz Mu?
Yazarlar
Tüm Yazarlar
GÜNCEL HABERLER
SEKTÖREL HABERLER

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.